8 sonuç gösteriliyor

Sale!

Türkü Yazıları

10,00 9,00

Ülkemizde Alman Dili ve Edebiyatı araştırmaları Türk edebiyatı ve kültürüyle ilişkileri, kesişme noktaları üzerinde yoğunlaştırmak konusundaki çabalarımın genç bilim adamlarımızca benimsendiğini gördükçe seviniyorum.

Konya Selçuk Üniversitesi doçentlerinden Dr. Ali Osman Öztürk’ün, Alman “Volkslied” (halk türküsü) lerini araştırırken edindiği yöntem bilgisini Türk edebiyatı ve folklor ürünlerine uyarlaması ve araştırma alanını ve etkinliğini genişletmesii, övgüye değer bir tutum.

Sale!

Besteci ve Ulus

25,00 22,50

… Bu kitabında müziğe yeni bir bakışla yaklaşımı, besteci, orkestra şefi ve müzik eleştirmeni Virgil Thomson’un, Finkelstein’ı New York Herald Tribune’un müzik eleştirmenleri arasına almasını sağladı…

Leyla Gençer: Operanın Türk Divası

Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi beş kadın sesinden biri… Avrupa ‘dan Amerika’ya en güç aryaların bülbülü… Opera sanatının doruk kurumu La Scala’yla bütünleşen bir ses… Canlı kayıtlarından üretilen korsan CD’lerin kapışıldığı bir önemli opera belgesi, bir tarih O… Sadece olağanüstü icracılığı, ses ve sahne gücü değil, eğiticiliğiyle de unutulmayacak bir sanatçı… Sevda-Cenap And Müzik Vakfı’nca 1994’de Onur Ödülü Altın Madalyası ile ödüllendirildi. Bu kitapta gazeteci-yazar Zeynep Oral’ın kaleminden Leyla Gencer’in 45 yılı aşan çok renkli meslek yaşamının öyküsünü bulacaksınız.

Sale!

Bale Sözlüğü

23,00 20,70

Bale Sözlüğü, ülkemizde bale sanatı tekniğini içeren ilk kitap olup, çok önemli bir mesleki boşluğu doldurmaktadır. Kitabın, bale öğrencileri, bale sanatçıları ve baleseverlerin en temel gereksinimlerini karşılayacağını umuyoruz.
Bale Sözlüğü’nü, ülkemizdeki bale sanatının yetkili bir kişisinin, uzun yıllar Ankara Devlet Konservatuarı Bale Bölümü Başkanlığı yapmış olan İnci Kurşunlu’nun çevirisiyle sunmaktan ayrıca övünç duymaktayız.
Aziz ÇALIŞLAR

Sale!

Org Metodu 1

23,00 20,70
Sale!

‘Ulus’un Dansı

32,41 25,93

Türk Halk Oyunları

Sale!

100 Opera

20,00 18,00

Opera sanatının anayurdu İtalya’dır. Rönesans’ın başlıca merkezlerinden biri olan Floransa, çağımız müzikli sahne eserlerinin de beşiği sayılır. İncelemelerden, opera fikrinin bu şehirdeki bazı müzikçi ve şairlerin birleşerek eski Yunan oyunlarına benzer eserler yazmak istemelerinden doğduğu anlaşılıyor. Örnek olarak “Yunan Trajedisi” alınınca, eşlik edecek müziğin nasıl olacağı ve Peri tarafından 1594 de bestelenen ‘Dafne’ adlı ilk opera sanat çevrelerinde büyük heyecan uyandırmıştı.

Sale!

100. Doğum Yılında Cemal Reşit Rey

60,19 48,15

“100. doğum yılında Açık Radyo’da CEMAL REŞİT REY Özel Programı”

Sale!

102 Klasik Gitar Repertuarı

22,00 19,80

102 Klasik Gitar Repertuarı CD’li – Murat Danabaş Klasik gitara başlayanların öğrenim aşamasında yararlana bilecekleri kaynak kitap.

Sale!

17. Yüzyılda Topkapı Sarayı

27,00 24,30

17.yüzyılın ünlü gezgini Jean Baptiste Tavernier, Anvers’ten Paris’e göçmüş bir “harita tüccarı”nın oğluydu. 1627’de 22 yaşındayken, komşu ülkeleri dolaşmaya koyulan genç Tavernier’in aklındaki büyüleyici kent İstanbul’du kuşkusuz. Buraya ilk kez 1631 kışında gelir ve bir yıl kalır. Tavernier’in payihattaki bu bir yılı, İstanbul’un kapıkulu eylemlerine sahne olduğu; sarayı basan azgın zorbaların veziriazamı parçaladıkları; “Padişaha sözümüz vardır!” bağırışlarıyla, IV.Murad’a ayak divanına çıkarttıkları kritik bir evreye rastlar.

Sale!

2 Çello İçin Repertuar Vol. 1

17,00 15,30

Kitabın içeriğinde oluşturulan repertuar, kapsamlı bir müzik literatürü taraması sonucunda, çeşitli halkların (halk müziği ve danslar), dönem, stil, biçim ve akımların materyali içinden seçilmiştir. Eserlerde müziğe zarar verilmeden ve icracıya uygun tonalitede sunularak, düzenlemeler ve uyarlamalar yapılmıştır. Kullanılan nota materyali (iki eser dışında) daha önce hiç viyolonsel düeti için uyarlanmamıştır.

Aynı türde çalgıların ansamblı (2 viyolonsel) için materyalin eğitimi, öğrencinin ritmik ve entonasyon temizliğinin gelişmesinde, partneri ile birliktelik tekniğinin ilerlemesinde büyük fayda sağlar. İcracılık tekniği bakışı açısından ses temizliğini sağlamak için teknik kültüre dikkat edilmelidir; entonasyon temizliği ve acelitenin gelişimi tuşe kültürüne dayanmaktadır. Bundan başka düo çalma öğrencide ansambl hissini geliştirerek, işitme hassasiyetini ve genel müzikalite duygusunu geliştirir; sadece kendini değil, partnerini de duymayı, ritmik uyum sağlamayı ve müzikteki ana fikri yakalayarak, diğer öğelerin bu ana fikre tabi olduğunu ayırt edebilmeyi de öğretir.

İkinci parti de öğrenci için uygundur, nitekim eğitimci de bu partiyi çalarak öğrenciye eşlik edebilir. Uygulamada öğrenci karşı partiyi takip edebilir; hatta kontrol ve aynı anda uyum becerisinin gelişimi için öğrenciler partilerini değişebilirler. Burada sadece dikkat edilmesi gereken yay tekniğinin ve parmak acelitesinin gelişimi değil de, aynı zamanda viyolonsel sayesinde müziği anlama ve müzikal yeteneğin gelişiminin sağlanması, düşünülmesi ve önemsenmesidir. Her öğrenciye imkân dâhilinde melodi kuruluşunun biçim ve öğeleri, polifonik hareketin kuralları, armoni, ritim, dinamik ve müzik komposizyonun karşılıklı bağlantıları ile tanıştırmak gerekmektedir.

Sale!

20. Yüzyıl Aşık Şiiri Geleneğinde Kadın Aşıklar

12,00 10,80

Bu kitap, kadın âşıkların, âşık şiiri geleneği içindeki durumlarını ve âşık şiirine katkılarını incelemektedir. Eserde âşık tarzı şiir sanatının bakış açısından kadın âşıklara bakmak suretiyle incelemeler derinleştirilmekte, kadın âşıkların, âşık şiiri geleneği bağlamında sanatçı kişilikleri değerlendirilmektedir. Kadın âşıkların âşık sanatına başlamaları, âşıklıkları, usta – çırak geleneği ile ilgileri gibi veriler değerlendirilmekte ve şiirlerinden yola çıkılmaktadır. Burada adı geçen isimler kadın âşıkların gelenek içindeki durumlarını belirlemek için örnek olarak seçilmişlerdir.

Kimi zaman ailesinde tanınmış âşıkların bulunmasıyla saz ve söz meclisleriyle küçük yaştan tanışma imkânı bulmuş, kimi zaman da saza el sürmesine, şiirlerini çevre ile paylaşmasına izin verilmemiş olan kadınlar son yıllarda ‘er meydanı’ âşıklar meclislerinde boy göstermeye başlamışlardır. 20. yüzyılda âşıklık geleneğinin içinde bulunduğu değişim-dönüşüm kadın âşıkların lehine olmuştur. Kadın sanatçı sayısının eski yüzyıllara oranla fazla olması ve âşık şiirinin hemen her çağı gibi bu çağın da kendi özelliklerini göstermesi ve usta kadın saz şairlerinin yetişmiş olması sebebiyle konu 20. yüzyıl kadın âşıkları olarak belirlenmiştir.

Kadınlar, sözlü şiir geleneğinde merkezî öneme sahip isimsiz halk sanatkârları, sözlü geleneğin en önemli icracısı ve aktancisıdırlar. Ancak sözlü şiir sanatına âşık olarak katkıları yakın zamana kadar gereken ilgiyi görmemiş ve eserleri çoğu kez anonim halk şiiri hanesine yazılmıştır.
(Arka Kapak)

Sale!

20. Yüzyıl Türk Müziği İcrasında Perde Anlayışı/21. Yüzyıl Türk Müziği İcrasında Perde Anlayışı

40,00 36,00

Usta müzisyenlerin icraları üzerine yapılmış en kapsamlı frekans analizleri

Sale!

201 Pop Gitar Repertuarı

26,00 23,40

Gitar , Piyano, Org çalıp da bir çok popüler şarkıyı bir arada bulamayan, bulup da şifrelerin (Akorların) nasıl basılacağı konusunda bilgi veren kitap ve kaynakların sınırlı olmasından usanmış olanların uzun zamandır aradığı, gitar akorları, şarkı sözleri ve ritim, arpej bilgilerinin de yer aldığı akorları ile birlikte 201 şarkılık bir gitar repertuarıdır. Kitabın giriş kısmında, akor şifrelerinin okunuşu, sağ ve sol el parmak numaraları, akor cetveli ve ritim/arpej kalıplarının çalınışı konusunda temel bilgiler yer almaktadır.

Sale!

25 Yıla 25 Besteci

23,15 18,52

Pan Yayıncılık’ın 25. Kuruluş Yılı Hatırası olarak Murat Bardakçı’nın zengin nota koleksiyonundan hazırlanan bir seçki. Hafız Post’tan, Itrî’den Münir Nureddin Selçuk’a kadar Türk müziğinin usta bestecilerinin elyazılarından eserleri.

Sale!

32 Usta’dan 102 Pop Rock Repertuarı

22,00 19,80

102 Pop Rock Repertuarı kitabımız bir çok enstrumanda kullanılabilmesi için üst düzey çalışma yapılarak oluşturulmuştur. Bu nedenle; İntroları yazdık, parçanın tonu için. Tablatürü ekledik, notayı kullanılmayanlar için. Ölçüleri yazdık, parçanın trafiğini takip için. Kontürşanları ve Soloları ekledik, eşlik partisi için. Kitabımızla müzik eğitimine dikkat çekmek istedik. Eğitime katkısı olması ümidiyle. Kitapta yer alan besteci ve yorumcu sanatçılarımıza, müzik eğitimine kattıkları renklerden dolayı teşekkür ediyoruz. (Kitabın İçinden)

50 Türk Müziği Bestekârı

Klasik Türk Musikisinin Abdülkadir Merâgi’den Yesari Asım Arsoy’a kadar olan temel direklerini çatan bir derlemedir. Musiki meraklılarının bestekârlar hakkında bilgi sahibi olmalarına hizmet etmek maksadıyla hazırlanmış ve elli bestekârla sınırlandırılmıştır. İlgili bölümlerde öncelikle bestekârların hayatı anlatılır. Musiki hakkındaki görüşleri, çağlarındaki ve kendilerinden sonraki çağlardaki tesirleri, eserlerinin nitelikleri değerlendirilir. Bütün sanatçıların çeşitli formlardaki eserlerinden notalarıyla birlikte örnekler verilir. Bu haliyle eser musikimizin ana duraklarını belirlemeye ve tarih içindeki seyrini gözlemeye imkân vermektedir. Eski musikimizi dolayısıyla bizi anlamak isteyenlerin mutlaka edinmeleri gereken bir eser.

50. Sanat Yılında Selâhattin İçli ve Besteleri

Büyük bestekâr Prof. Dr. Selâhattin İçli’ye Türk Kültürüne Hizmet Vakfı’nın 50. sanat yılı armağanıdır.

Sale!

60’lardan 70’lere 45’lik Şarkılar

29,00 26,10

Unutmaktan mıdır, alışmaktan mıdır bilinmez; sık sık geçmişi gözden yitiririz. Oysa geçmiş, bir yere gitmez. Yanına “bugün”ü alarak “yarın”a akar.
Türkiye’de 60’lı ve 70’li yıllar, popüler müzik adına önemli adımların atıldığı yıllardır. Halk şarkılarını Batı’nın popüler enstrümanlarıyla icra etmenin; Doğu ve Batı enstrümanlarının bir arada kullanılmasının; halk şairi örneklerinin Batılı formlarda bestelenmesinin; Batılı çalışmalara Türkçe söz yazılmasının ve bütün bu çerçeve içinde ortaya konan “sentez” çalışmalarının o yıllarda yarattığı tartışmalar, müzik hayatımıza önemli bazı değişimleri de beraberinde getirmiştir.

Sale!

9/8 Roman Dansı

25,00 22,50

Kültür, Kimlik, Dönüşüm ve Yeniden İnşa

Sale!

A. Adnan Saygun

6,00 5,40

Çağdaş Türk Müziğinin ulu çınarı Saygun, Cumhuriyet döneminin en başta gelen bestecisidir. Eserlerinde insani değerleri yücelten Saygun, 1942 yılında bestelediği Yunus Emre Oratoryosu ile Batı müziğini Anadolu müziğine indirgedi. Böylece doğu ile batı arasında evrensel bir müzik köprüsü kurulmasını sağladı. Adnan Saygun, Cumhuriyet kültür ve tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan müzik devriminde önde gelen bir besteci olarak önce ülkemizde, daha sonra da tüm dünyada derin akisler uyandıran eserleri ile modern Türkiye Cumhuriyetinin kültür ağacında yerini aldı. Kurumlaşan çok sesli çağdaş Türk müziği Bestekarı’nın besteleri 5 Operası, Yunus Emre Oratoryosu, 5 Senfoni, 5 Konçerto, 6 Yaylı Çalgılar Kuarteti ve sayısız eserleri ile çağdaş Türk müziğinin anıt ismi Adnan Saygun, müzik tarihimize damgasını vurmuş, yurtiçinde ve yurtdışında aldığı başarı ödülleri yanında, Türkiye’de ilk Devlet Sanatçısı ve ilk müzik profesörü olan bu değerli müzik adamının biyografisi, araştırmacı yazar Olcay Kolçak’ın özenli kaleminden sizlerle…

Sale!

Abdülkâdir Merâğî ve Şerhu’l Edvâr’ı

18,00 16,20

İçindekiler :
ÖN SÖZ

KISALTMALAR

GİRİŞ

BİRİNCİ BÖLÜM: ABDÜLKÂDİR MERÂĞÎ’NİN HAYATI VE ESERLERİ
I-HAYATI
1- Yaşadığı Çevre
2- Doğduğu Yer ve Doğum Tarihi
3- Ailesi ve Çocukluğu
4- Eğitimi ve Tahsili
5- Çalıştığı Siyaset Adamları
6- Mûsikîye ve Şiire İlgisi
7- Bestekârlığı ve Şahsiyeti

II-ESERLERİ
İKİNCİ BÖLÜM: XIV. YÜZYIL TÜRK MÛSİKÎSİ NAZARİYATI VE ŞERHU’L-EDVÂR’IN YERİ
I- XIV. YÜZYILDA TÜRK MÛSİKÎSİ
II- ŞERHU’L-EDVÂR’IN XIV. YÜZYIL TÜRK MÛSİKÎSİ NAZARİYÂTINDAKİ YERİ
A- ŞERHU’L-EDVÂR’IN ÖZELLİKLERİ
1- Şerhu’l-Edvâr’ın İçeriği
2- Şerhu’l-Edvâr’ın Nüshaları
3- Şerhu’l-Edvâr’ın Kaynakları
B- ŞERHU’L-EDVÂR’IN İNCELENMESİ
1- Abdülkâdir Merâğî’nin Mûsikî Anlayışı
a- Ses Teorisi
b- Perdeler ve Uzunluk Oranları
c- Aralık ve Aralıklarda Uyum ve Uyumsuzluk
d- Makam Âvâze ve Şubeler
e- Ud Tellerinin Düzeni ve Seslerin Çıkartılmısa
f- Abdülkâdir Merâği’de İkâ’ ile ilgili Devirler
g- Ud’da Mızrap Vuruş Tarzı ve Bazı Beste Örnekleri
2- Abdülkâdir Merâğî’nin Şerhu’l-Edvâr’da Getirdiği Yenilikler
3- Şerhu’l-Edvâr’ın Türk Mûsikîsi Açısından Önemi

SONUÇ

EKLER
I- ŞERHU’L-EDVÂR’IN TÜRKÇE TERCÜMESİ
II- ABDÜLKÂDİR MERÂĞÎ’NİN KULLANDIĞI BAŞLICA MÛSİKÎ TERİMLERİ
III- ŞERHU’L-EDVÂR’IN ORJİNAL NÜSHASININ KAPAK İLK VE SON SAYFA SURETLERİ
IV- ŞERHU’L-EDVÂR’IN TOPKAPI NÜSHASI

Sale!

Adorno Sözlüğü

34,00 30,60

Adorno’nun eseri için bir başvuru kitabı, bir “çapraz düşünme” daveti.

“Üç yüz temel sözcük çağında, yargıda bulunmak için çaba gösterme yeteneği kayboluyor ve böylelikle doğru ile yanlış arasındaki fark da ortadan kalkıyor.” (Aydınlanmanın Diyalektiği). Bu kitapta Adorno’nun düşüncesine giriş yapılan ve rehberlik edilen çok daha az sayıdaki “temel sözcük” bulunuyor: amaç çaba göstermekten kaçınmak değil, tam tersine çaba göstermeyi kışkırtmaktır.

Ahmed Adnan Saygun / Doğu-Batı Arası Müzik Köprüsü

“Sibelius Finlandiya, De Falla İspanya ve Bartók Macaristan için ne ifade ediyorsa Türkiye için onu ifade eden, Türkiye’nin büyük ve yaşlı müzik adamı.” 15 Ocak 1991 tarihli İngiliz The Times gazetesinin ölüm haberleri sütununda yer alan bu cümle, tüm yaşamını büyük yapıta giden yolları aramaya adamış, en dipte yatan mirasına dek kazdığı “geleneği” Batı müziğinin çoksesli diliyle tüm dünyaya aktaran bir büyük bestecinin ve filozofun, Ahmed Adnan Saygun’un ardından yazılmış. “Türkiye’nin büyük ve yaşlı müzik adamı…” Saygun’u ne kadar iyi anlatan bir söz! Böyle bir sanatçının yaşamı ve yapıtları hakkında bugüne dek kapsamlı bir araştırma yapılmamış olmasının yarattığı boşluk da o kadar büyük! Ahmed Adnan Saygun: Doğu-Batı Arası Müzik Köprüsü, bu boşluğu dolduruyor. Türk Beşleri’nin -kimilerine göre- en önemli ve yurtdışında en çok tanınan üyesi Saygun, besteci ve orkestra şefi Emre Aracı’nın dört sene süren titiz araştırmalarının, Londra-Paris-İstanbul-Ankara arasında dokuduğu mekiklerin, sayısız belge, anı ve dokümandan yaptığı derlemelerin sonucunda ortaya çıkan bu kitapta hem müzisyen, hem yurttaş, hem de birey olarak çıkıyor karşımıza. Kitap, Saygun’un yaşamına ve yapıtlarına bugüne dek hiç açılmamış pencereleri açmakla kalmıyor, yetmiş yıl boyunca Türkiye Cumhuriyeti’nde izlenen kültür-sanat politikalarına da anılar ve anlatılanlar aracılığıyla ışık tutuyor.

Sale!

Ahmed Avni Konuk: Görünmeyen Umman

34,00 30,60

Görünmeyen bir ummandır Ahmed Avni Konuk. Adını, eserlerini ve kişiliğini çok az kişi bilir.

Hâfızdır, şâirdir, büyük bir müzik adamı ve büyük bir tasavvuf üstadıdır. Mevlevîdir ve en kapsamlı Mesnevî şerhinin yazarıdır.

Aynı zamanda önemli bir devlet adamıdır. Uzun yıllar PTT’nin genel müdür yardımcılığını yapmış, “Postacı Ahmed Avni” ünvânıyla anılmıştır.

Çok yönlü, müstesnâ bir şahsiyet olmakla beraber bir o kadar da az bilinen Ahmed Avni Konuk, anlamaya ve anlatılmaya lâyık büyük değerlerimizden birisidir.

Bu kitap, mahviyeti nedeniyle hakkında çok az bilgi bulunan Ahmed Avni Konuk’u günümüze ve geleceğe tanıtmak için, Konuk’un meşk silsilesine mensup olan Savaş Ş. Barkçin’in yürüttüğü uzun süren araştırmaların meyvesi.

Görünmeyen Umman’da Barkçin, Konuk’un kişiliği, hayat çizgisi, yaptığı işler, içinde bulunduğu kurumlar ve ortaya koyduğu eserleri anlatıyor. Bunun yanı sıra onu çevreleyen insanları, üstadlarını, dostlarını, talebelerini ve gönül dünyasını da çok boyutlu bir çerçevede ele almaya çalışıyor.

Sale!

Ahmed Oğlu Şükrullah

46,30 37,04

Şükrullah’ın risalesi ve 15. yüzyıl şark musikisi nazariyatı

Sale!

Ahmet Rasim’in Gözüyle İstanbul Folkloru

10,00 9,00

Büyük bir imparatorluk şehri olan ve tarihi boyunca pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmış olan İstanbul çok zengin bir folklor mirasına sahiptir. Yüzyıllar boyunca sürekli değişen ve kültürler arasında değişerek birbirine aktarılan bu folklor mirası geniş bir araştırma konusu oluşturur. Bu çalışmada İstanbullu bir yazar olan ve İstanbulu eserlerine konu edinip pek çok yönüyle yansıtan Ahmed Rasimin eserlerinden hareketle İstanbul folklorunu tespit etmek amaçlanmıştır.

Akdeniz Müziğinin Türk ve Yunanlı Kökenleri

Antik dönem uygarlıklarından başlayarak, müziğin Anadolu’daki serüvenini incelediğimiz bu kitapta, 13. Yüzyıl2dan itibaren kaynaşan Rum ve Türklerin, günümüzdeki Akdeniz Müziğini nasıl oluşturduklarını ortaya koyduk. Bu süreç sadece müzik boyutuyla değil iki kültürğn günümüze kalmış kültürel değerleri üzerinden de tartışılmıştır. Anadolu’da yaşayan Rumlarla Türklerin arasında kültürel genişliği sağlayan karamanlılar -ki onlar Hıristiyan Türklerdi- Kitabın ayrıcalıklı araştırma konularınndan birisini oluşturmuştur. Bunun nedeni de karamanlıların yazıda yunan alfabesi kullanarak sözel anlatımlarda Türkçeyi kullanarak 13. Yüzyılda Anadolu’da Türkçe’yi koruma savaşı vermiş olmalarıdır. Günümüzde Yunanistan’da bir Ortodoks ilahisşni dinlediğimizde, mevlevi müziğinin mistik yapıyla büyük bir benzerlik hisstememizi nedni ise kilise modları ile Türk müziği makam dizileri arasındaki benzer yapılardır. Tüm bu yapıların neler olduğuna kitibaın içinde ayrıntılı olarak yer verilmektedir. Kitabın Girit bölü İzmir Çeşme Alaçatı’dan gök eden üçüncü kuşak mübadillerin Girit’te oluşturdukları müzik dağarı konusunda bilgiler içermektedir. Bu kitabın ortaya çıkış nedeni mübadiller arasında söylenen şu sözlerde gizlidir: İlk kuşak mübadiller özlemle geldikleri toprakları ararlar, İkinci kuşak mübadiller refah içinde yaşayabilmek için parayı ararlar, Üçüncü kuşak mübadiller kendi kültürel temsillerine ulaşabilmek amacıyla köklerini ararlar.

Sale!

Akılla Bir Konuşmam Oldu

22,00 19,80

Fazıl Say’ın müzik ve fikir paylaştığı yazılardan oluşan bir kitap

Sale!

Akor Pozisyonları

17,00 15,30

Uzun yıllardır gitar çalıcılarının arzulanan bir akor bulmanın kolay yolunu çabucak verebilecek bir yöntemin bulunmadığının farkına vardım.
Yöntemin çok basit bir sınıflandırma sisteminin yardımıyla çok kolay ve çabuk bulunabilecek 2.400 pozisyonu içermektedir.
Kitabın içindekiler kısmında tonalitenin ayırdına varabilmesi için bir indeks bulunmaktadır. Örneğin Do – Re bemol – Mi – Fa – Sol bemol – Sol – La bemol – La – Si bemol – Si. Sayfanın öte yanında akorun türünü bulmak için bir başka indeks yer almaktadır: Majör, minör, artmış beşli, minör beşli, majör altılı, minör altılı, dominant yedili, artmış dokuzlu, minör yedili, minör dokuzlu ile onüçlü, artmış yedili, eksik yedili, artmış beşli ile yedili, minör beşli ile yedili, dokuzlu, minör dokulu, artmış beşli ile dokuzlu, minör beşli ile dokuzlu, artmız yedili ile dokuzlu, artmış onbirli ile onbirli, onüçlü.
Her grafik, akorun notalarının üzerinde bulunduğu bir dizeği ve aşağıda belirten şekillerde klavyenin bir kesitini içermektedir;
Pozisyonun ilk tonu bir romen rakamı ile,
Her klavye şeklinin altında her notanın ismi ve parmak numaraları arap rakamları ile gösterilmiştir.
Metodun başlangıçında akorların oluşumu üzerine küçük bir özet yer almaktadır.
Faydalı olması dileğiyle Bemol Müzik başarı ve mutluluklar diler.

Saygılarımızla,
Haydar İldan

Sale!

Aleksandır Borodin

8,00 7,20

Dinçer Yıldız’ın açık seçik Türkçesiyle yazılmış, zevkle okunacak bir kitap. Rus toplumunun gelişimi, Rus Beşleri ve onların içinde Borodin’in özel yaşamı, kişiliği eserleri vb. konularda bilgi veren, yorumlar getiren az rastlanır güzellikte bir kitap. İlginç ve güzel.

Sale!

Alevi Bektaşi Edebiyatında Ermeni Aşıkları

30,00 27,00

Osmanlı’da Kızılbaş-Hristiyan İlişkileri
Kızılbaş-Ermeni İlişkileri ve Kürtçe “İncil”
Şiire Yansıyan Osmanlı-Ermeni İlişkileri
Eski Anadolu Şiirinden Aşıklık Geleneğine
Aşıklık Geleneği ve Ermeni “Aşuğ”ları
Türk Literatüründe Ermeni Aşıkları
Biyografi ve Şiirleriyle Ermeni Aşıkları
Ermeni ve Süryani Harfli Kürtçe “İlahi” ve “Lawj”ler

Sale!

Alevi Bektaşi Nefesleri

41,00 36,90

XIII. yüzyıl, Anadolu’da, Türk diliyle meydana gelen edebiyatın bir dönüm, bir ayrım devirler. Bu devirde yetişen ve devirler aşan büyük şair Yunus Emre, bir yandan İran edebiyatından aldığımız kelimelerle örülmüş, aruzla meydana gelmiş şiirlerle, çağdaşı Sultan Veled gibi divan edebiyatını hazırlarken öbür yandan heceyle ve yabancı kelimelerden kaçınarak oldukça katıksız bir Türkçeyle yazdığı şiirlerle halk edebiyatına tükenmez bir ilham kaynağı sunuyordu.

Sale!

Alevi Müzik Uyanışı

16,00 14,40

Bu çalışmada, Orta ve Doğu Anadolu’dan İzmir’in Limontepe Mahallesi’ne göç eden Alevilerin ritüel içi-ritüel dışı müzik pratikleri, ‘Alevi müzik uyanışı’ çerçevesinde ele alındı. Ekonomik ve politik etkenlerden dolayı İzmir’in Limontepe Mahallesine göç eden Alevi cemaati, 1994’te, içinde cem evi de bulunan ‘Ehl-i Beyt İnanç Eğitim ve Kültür Vakfı’nı kurdu. Bu çalışma, dört yıl süren inceleme, alan araştırması, gözlem ve görüşmelere dayanmaktadır.

Aleviler, karma etnik topluluklardan oluşmuş, Ortodoks Müslümanlardan oldukça farklı inanç pratiklerine sahip Heterodoks Müslümanlardır. Hilafette Hz. Ali’nin yanını tutmaktadırlar, soydan gelen dini liderlere (dede) sahiptirler ve şiir, müzik ve dansla (cem) ibadet etmektedirler.

Müziksel bir terim olarak uyanış, çağdaş yaşamın gereği olarak sönmekte olduğuna inanılan bir müzik geleneğinin, kültürünün ya da üslubunun, paradoksal bir biçimde hızla revaç bulmaya başlaması olarak tanımlanabilir. Türk yöresel müziği formatındaki Alevi müziğinin, tıpkı diğer yöre müzikleri gibi Cumhuriyet Dönemi müzik politikalarının etkisiyle kayıt edilmesi, notalanması ve arşivlenmesi durumunu, Alevi müzik uyanışının bir startı olarak görmek gerekir. Türkiye’de 1980’lerde başlayan serbest piyasa ekonomisinin kültür endüstrisine ve TRT dışındaki kitle medyası oluşumuna katkısı ise, Alevi müzik uyanışını körükleyen diğer bir unsurdur. Alevi müzik uyanışıyla, öncelikle kitle medyası ve müzik endüstrisi ile ilişkili endüstriyel pratiklerin ve çeşitli icra ortamlarında gerçekleştirilen endüstriyel olmayan pratiklerin, daha önce görülmedik ölçüde canlanmasına işaret edilmektedir.

Sale!

Alevî, Bektaşî, Tahtacı Nefesleri

23,00 20,70

Dârü’l-Fünun İlâhiyat Fakültesi’nde ihdas ettiği ve okuttuğu Akvam-ı İslâmiyye Etnografyası dersleriyle ve ayrıca Alevîler ve Tahtacılar üzerinde yaptığı saha araştırmalarıyla yazar, Kültürel Antropoloji’nin bağımsız bir ilim olarak kurulmasına yardımcı olmuştur. Alevîlik konusunda yapmış olduğu araştırmalar, ilk defa Hayat mecmuasında (22 Kânunuevvel 1927), bir yıl kadar sonra da Dârül-Fünun İlâhiyat Fakültesi Mecmuası’nda yayımlanmaya başlamıştır. Bu yazılar, 1927 yılı öncesi Anadolu Alevîleri’nin sosyal ve sırrî hayatları hakkında güvenilir ve tarafsız bilgiler vermektedir. Yerli ve yabancı pek çok araştırıcı tarafından kaynak olarak kullanılan bu yazılar Dr. Turhan Yörükân tarafından derlenmiş ve onun eklediği notlarla birlikte tekrar Anadolu’da Alevîler ve Tahtacılar adıyla yayımlanmıştır.

Elinizde bulunan Alevî, Bektaşî ve Tahtacı Nefesleri adlı kitap ise, Prof. Yörükân’ın araştırma yaptığı dönemde, Alevîlerin kutsal kitaplarında, defter ve cönklerinde bulduğu, Dernek ve Cemlerinde, saz eşliğinde söyledikleri nefesleri bir araya getirmektedir.

Alevî ibadetinde sıklıkla kullanılan bu nefesler, aynı zamanda, Yusuf  Ziya bey’in daha önce yayımlamış olduğumuz kitaplarını, özellikle de Anadolu’da Alevîler ve Tahtacılar ile Şamanizm adlı kitaplarını tamamlamaya ve onları daha iyi anlamamıza yardımcı olacaktır.

Sale!

Alışılmadık Sesler

5,00 4,50

“İlk başta güzel yurdumuzda pek az bilinen ve hayatı sürdürebilmemin yegane sebebi olan bazı gruplar/müzisyenlerle ilgili bir derleme düşünmüştüm; ama daha rock üzerine doğru dürüst yazıların çıkmadığı bİr ortamda Gregor Cürtens’den bahsetmek pek anlamlı olmayacaktı. Bu yüzden hiç bir türe sığmayan bu müzisyenler yerine, bunlara kaynaklık eden, Batı-dışı yaklaşımları başlatan bazı kilometretaşı Batılı müzisyenlere odaklandım…”

Sale!

Almanya’da ”Hayali Türkiye”nin Müziği

39,00 35,10

Günümüzde yaşanan küreselleşme olgusu sosyal bilimlerin de kültüre, kültürel ürünler ile toplum arasındaki ilişkilere bakış açısını değiştiriyor. “Kültüre” artık eskiden olduğu gibi sınıflandırılmış, belli bir coğrafi alan içinde, durağan, bileşenleri birbirine bağlı, kapalı bir alanı kapsayan tek bir birim ya da bunun yarattığı bir sistem olarak bakılmamakta; tersine artan hareketlilik ve kültürün, kültürel ürünlerin dolaşımı sonucunda ortaya çıkan farklı etkileşim kanalları, bunların yarattığı değişik boyutlar özellikle kültürel saha araştırmalarında yeni yöntemleri zorunlu kılmaktadır.
Bu aynı zamanda ulusların “hayali cemaatler” olarak tanımlanması gibi “kültürlerin” de kendi içlerinde yarattıkları sözde doğal ilişki ve sonuçların son k ertede “hayali” bir şey olarak ele alınması sonucunu doğurmaktadır. Bu alanda en hareketli süreç ise etno-müzikoloji konusunda yapılan saha araştırmalarında ve bu anlamda “müzik kültürünün” tasvirinde yaşanmaktadır.

Kendisi de bir etno-müzikolog olan Martin Greve, altı yılı aşkın bir süre içinde çok boyutlu araştırmalar yaparak yazdığı eserinde, Almanya’da yaşayan Türkiyeli göçmenlerin yaratmış olduğu müzik yaşamını tüm boyutlarıyla ele alıyor. Kendi tanımlamasıyla “Hayali Türkiye”de müzik yaşamının oluşumunu, Alman şehirlerindeki “Türk müzik yaşamı”nı, müzisyenleri, müzik eserlerini, buralardaki “müzik alemi”nin yarattığı ticari olanakları vb. inceliyor.

Sale!

Alternatif Gitar Etütleri

10,00 8,00

Bilgiye ulaşmak için elinizden gelen tüm çabayı sarfetmiyorsanız, büyük başarılar elde etmeniz mümkün olmaz. Yakın ve uzak “Geleceğinizi” ayrı bir şekilde planlayıp, hedeflerinizi ona göre seçin. Sosyal yaşamın keyiflerinden uzakta, odanızda gitarla boğuşmak sıkıcı gelebilir çoğu zaman.

Sale!

Altkültür

13,00 11,70

Kimiz biz? Toplumsal varlığımızı ortaklıklar mı? yoksa farklılıklar mı tanımlıyor? Aynı toplum içinde yaşarken bizi birleştiren nedir? Yoksa toplum denen denizde birer ada mıyız? Sosyolojinin merkezine oturan toplum kavramı bu adacıkları zorla birbirine bağlayan keyfi bir analiz aracı, birlik ve beraberlik söylemi uyum yerine çatışma yaratan bir istek olmasın? Toplum ve toplumsallık üzerine çok fazla düşünülmüş olmasına rağmen farklılık bilgisi çok az, neden? Bir proje olarak sıkça tasarlanan toplumsallığın barındırdığı sonu gelmez çatışmaların bir nedeni de farklılık bilgisinin eksikliği olamaz mı? Belki de artık incelenmesi gereken ortaklık kültürü değil, farklılık kültürüdür! Peki, bu tartışmaların arasına sıkışmış olan altkültür nedir? Altkültür kavramı Chris Jenks`e göre toplumbilimlerinin yüzleşmesi gereken önemli bir paradoksu barındırır. Altkültür fikri farklılığı yalıtsa da, farklılık odağındaki ortaklığı anlatır. Jenks, bu kavramın toplum bilimler içerisindeki çözümlemesiyle işe başlıyor; Tönnies, Durkheim ve Marx ile Weber gibi usta kuramcıların çerçevesinde yaptığı arkeolojik kazıyla, altkültürün tarihöncesini açığa çıkartıyor. Parsons`ın sistemler sosyolojisi ile birlikte kavramın son yapısal izi sürülürken, Stuart Hall ve Birmingham Okulu`nun çığır açan eserleri, Althusser ve Gramsci`nin ideoloji anlayışıyla birlikte kavramın haritasını tamamlıyor. Jenks`in gözler önüne serdiği bu haritada ilkel toplumların tabuları, organik ve mekanik yapılar, iç içe geçmiş sistemler, kapitalizmin gözden çıkardığı lümpenler, toplumsallaşan benlikler, canlı bir kent, tutunamayan esrarkeşler, sefil göçmenler, avangard bohemler, açık fikirli mafya babaları, asi gençler, kayıp ötekiler ve derinden derine bir sınır deneyiminin dünyası var. İşte bu sınır deneyiminin yok sayılması kültür kavramını postmoderniteye bağlayarak onun zayıflığını açığa vurur: Jenks`e göre farklılığı anlamlandırmak onu sınırlandırmayı gerektirir ve bu sınırı bir tek toplumsal olan belirleyebilir. Tıpkı postmodernitenin modern sınırları çoğaltarak silmeye çalışması gibi, altkültür de beyhude bir çabayla ortak kültürün sınırını geri almaya uğraşır. Altkültür kavramı, diyor Jenks, hiçbir kuramcının elinde faydalı bir araca dönüşmedi; aksine, kuramcının yalıtmasını sağladı. Toplumsalı farklılıkla açıklamak, toplumsalı toplumsalla açıklama vaadini hiçe saymak, farklı olanı ortak dünyadan dışlamaktır. Altkültürleri yeni kimlik kaynakları, yeni farklılık göstereni olarak almak,; farklılığı ortaklıklar üzerinden tekrar düşünmek ve öteki benliğin haritasından silmemek isteyenlere… Altkültür kavramını ciddi ve dikkatli bir şekilde masaya yatıran bir kitap… incelikli ve içgörülü. – Jim McGuigan

Sale!

Altkültür: Tarzın Anlamı

20,00 18,00

“Hebdige in Altkültür’ü oldukça iyi bir kitap: Kolay anlaşılır olması yanında, punk’ı entelektüel bir içerikle ele alan ilk eser. Hebdige, İngiltere’de savaş sonrasında ortaya çıkan tedler, modlar, rockçılar, dazlaklar ve punklar gibi, müzik merkezli ‘beyaz işçi sınıfı’ alt kültürleri üzerine bir çalışma yapmış. ”
Rolling Stone

“Bu kitap, son on beş yılda İngiltere’de ortaya çıkan çeşitli gençlik-protest hareketleri, özellikle Roland Barthes’ın öncülüğünü yaptığı Marksist, yapısalcı, göstergebilimsel analiz teknikleri aracılığıyla değerlendiren bir çalışma. Rock çağının en etkileyici müzikleri hakkında taze bilgi sahibi olmak isteyen herkese samimiyetle tavsiye edilebilecek bir kitap. ”
New York Times

Anadolu Türküleri ve Musikî İstikbâlimiz

Yazarın 1928’de eski harflerle yayınlanmasından sonra neredeyse unutulmaya terk edilen bu önemli ve temel eseri Prof. Mehmet Salih Ergan ve Ahmet Şahin Ak’ın on yıl süren özverili gayretleriyle kültürümüze yeniden kazandırılmıştır. Henüz derleme çalışmaları başlamadan yapılması ve mukayeseli bir tarzda yazılması sebebiyle bugün dahi istifadeye açık bir temel eserdir. “Halk şarkısı”nı tanımlar; Halk Müziğimizin ve Klâsik Müziğimizin menşeini, Batı Müziği ile iletişim kurduğu bazı etnik müziklere olan tesirlerini inceler. Musiki folklorunda usûl, Batıdaki musiki halkiyat (folklor) tetkikleri, halk türkülerinin notaya alınması, klâsik makamlar ve Anadolu ezgileri, halk türkülerinde ritim, halk sazları, Türk raksları gibi konuları aydınlatır. Türk Dünyası memleketlerinin folklor ve müzikleri ile ilk musiki folklorcularımızdan bahseder. Kullandığı sosyolojik metod sayesinde musiki istikbalimiz hakkında fikir yürütmek için bugün dahi ihtiyaç duyduğumuz bir görüş genişliğini muhtevidir.

Anadolu’da Kadın ve Müzik

Kadın Kimliği ve Halk Kültürü İçerisinde, Kadın’ın Müzikal İfade Biçimleri

Sale!

Anadolu’dan Klasik Gitar Çeşitlemeleri

17,00 15,30

Müziğin tüm duygularımıza seslenebildiğini düşünürsel müziğe emeği geçenlere bir borcumuz var.

Müzikle ilgimizin olmadığını söyleyebilir miyiz.

Böylesine güzel yapılan işleri duymazlıktan gelmek doğru mu.

Sanatçılarmıza elimizden gelen yüreğimizdeki desteği göstermemiz gerekiyor.
– Selmiye İldan
(Kitabın İçinden)

Sale!

Anatol Türküleri – 1896

39,00 35,10

Osmanlı İmparatorluğu’nda İlk Türkü Mecmuası

Sale!

Anılar: 19. Yüzyılda Saray Haremi

12,00 10,80

Çocukluğunun ve gençliğinin en güzel yıllarını Çırağan Sarayı’nda geçiren Şair Leyla Hanım, son derece ince, zarif ve eşsiz zenginlikteki ortamı betimlerken, görkemli oldukları kadar kibar da olan sultanların ve saray’da yaşayan kızların, yani kısacası saraylıların yaşamlarını mükemmel akıcı bir dille aktarıyor.

Sale!

Anılardaki Adnan Saygun

37,04 29,63

2011’in Mart – Eylül ayları arasında dostları, öğrencileri,
yorumcularıyla yaptığım 41 görüşmede, ölümünün 20’nci yılında Adnan
Saygun’un tüm canlılığıyla hafızalarda yaşadığını gördüm. Dostluklar,
kırgınlıklar kadar şükran duygularıyla da…

Sale!

Anılarla Sarılmış Bir Yaşam

14,00 12,60

Anadolu’nun en ortak, en birleştirici, en kutsanmış müzik aygıtı sazdır. Aşık denen az ustaları da kutsanmış kişilerdir. Anadolu insanının evinde onlar için her zaman hazır bir köşe vardır. Alevi ritüelinde, sazı ve ustasını kutsamak aynı zamanda dinsel ritüelin bir parçası haline gelmiştir. Ve sevgiyi kutsamıştır bir ritüel. Sevgiyi, insan sevgisini alıp en yüce mertebeye oturtmuştur.

Sale!

Ankara Devlet Konservatuvarı’nın Kuruluşu: Prof. Carl Ebert’in Raporları

10,00 9,00

İçindekiler

Önsöz

Kısaltmalar

Ankara Musiki Muallim Mektebi'nden Ankara Devlet Konservatuarı'na

Carl Ebert'in Hasan Ali Yücel'e Sunduğu Raporlar

Raporların Almanca Asılları

Ekler

Kaynaklar

Dizin

Ankara Yahudileri / Efsaneden Tarihe

Bozkırın ortasında bir kasabadan bir başkent yaratıldı. Ankara`yı konu eden yazılarda buna benzer anlatımlar yer alır. Antik çağlardan başlayan parlak geçmişini yok sayarak… Hititlerin Ankuva dedikleri kente tüm bölgeye adını veren Galatlar Ankyra mı demiş? Denize uzak bu şehrin arması neden bir çapa? I. yüzyılda Roma İmparatorluğu`nun üçüncü en büyük görkemli şehri. Tarsuslu bir Yahudiyken İsa`nın havarisi kesilen St. Paul bu şehre neden iki kez gelip vaazda bulunuyor? O yıllarda bu havalide çok mu Yahudi vardı? İncil`de Galatlara Mektup başlığı altında ona atfedilen yazı neden zehir zemberek? Murat Hüdavendigâr 1360`ta Ankara`yı aldığında şehirde bulunan Yahudi cemaati Türkçe biliyordu. Bizans etkisinden kurtulamamış sinagogda dualarını Grekçe yapıyordu. Yerlilere Eşkenazlar, İberik yarımadasından gelenler katıldı, kaynaştı, bir toplum oluşturdu… Neden bir varlık gösteremedi? Güvenlik açısından yerinde bir seçim. 13 Ekim 1923`te Ankara resmen başkent kabul edilir. Üç gün üç gece şenliklerle kutlanır. İstanbul basını ve yabancı elçiler karşı çıkmaktadır. Evet, bir kasaba her alanda gelişti, Türkiye Cumhuriyeti`nin başkenti oldu. Yahudi toplumu da o oranda değişti, Yahudi mahallesinin dışına taştı. 1950`lerde ise Ankara`yı terk başladı ve 1990 sonrasında Ankara Yahudi Cemaati tarihe karıştı. Bir zamanlar yaşadıkları mahallede sanat eseri bir sinagog tanıklık eder geçmişlerine… (Arka Kapak)

Sale!

Anonim Bir Türkü: Musa Eroğlu

15,00 13,50

Anonim Bir Türkü: Musa Eroğlu, önemli bir bağlama ustası ve türkü sanatçısı Musa Eroğlu’nu bilimsel zeminde ele alıp anlatan bir kitap. Bu kitap aslında, “Türkü Kültüründe Değişim Süreci ve Musa Eroğlu” adıyla hazırlanan doktora tezinin ilgili bölümlerinden oluşmakta.

Söz konusu tezin danışmanlığı yapmış olmam nedeniyle, kitabın yıllara yayılan ortaya çıkış serüvenindeki titizlik ve özeriye yakından tanıklık ettim. Buna bağlı olarak da, bir kültür taşıyıcısı bilincine sahip Musa Eroğlu’nun yaşamını inceleyen ve son dönem türkü kültürünün şekillenmesinde üstlendiği rolü değerlendiren bu kitabın, yarınlara kalacak önemli bir belge niteliği taşıdığı kanaatindeyim.

Prof. Dr. İbrahim Dilek

Sale!

Apollon ve Müzik

16,00 14,40

Müzik sanat dallarının olasılıkla en eskisidir. İlkçağ düşünürleri, müziğin temelini içinde yaşadığımız evrenin doğal ritmik düzenine ve uyumuna bağlamışlardır. Ay, güneş, gezegenler, gece-gündüz, mevsimler, her biri belli bir ritim içinde devinen, belli bir uyum sergileyen nesneler ve olaylardır. Ayrıca insan bedeninin yapısı, işleyişi de müzikteki gibi ritim ve uyum öğelerini taşır. Bugün karmaşık bir sanat dalı olarak uzun yılların eğitimini ve emeğini gerektiren müzik sanatı, diğer sanat dalları arasında en ilkel ve en temel güdülerden kaynaklanmış olanıdır. İlk insanın doğa seslerini yansıtması, kendi sesini rüzgârın, denizin, kuşun sesine benzetmesi, ezginin doğması yolundaki ilk adımlar olmuştur.

Antik Dönem’de gerek günlük yaşam gerekse inanç sistemleri gereğince insanlar özel günler için çok sayıda enstrüman kullanmışlardır. Bu çalgıları iki kategoride incelemek mümkündür. Kültüre ve bölgeye özel, diğeri ise kültürlerin paylaştığı çalgılardır. Çok tanrılı dinlerde tanrı, tanrıların ve yarı tanrıların sembolleri olması gelenektir. Olympos’un 12 büyük tanrısından olan Apollona da şekli, sesi evrimleşerek günümüze kadar uzanan lyra ve kithara atfedilmiştir. Hellen toplumunda müzik yapmak bir ibadetti. Tanrıyla iletişim kurma yoluydu ve şenliklerde insanlar tanrılara müzikle teşekkürlerini sunuyorlardı. Şenliklerde yapılan müzik, dini amaçlıydı, kutsaldı ve ancak tanrılar için yapılabilirdi. Bu müzikten zamanla din dışı birçok yeni form doğmuştur. İşte bu toplumsal işlevlerde çalınan çalgıların en yaygınlarında birisi de lyradır.

Sale!

Arabesk Toplumsal Ve Müzikal Bir Analiz

26,00 23,40

Bu kitap, hem bir icracı hem de bir bilim insanı olarak müzikle ilgilenen Uğur Küçükkaplan’ın, saman alevi gibi parlayıp sönen yüzeysel tartışmaların dilsiz öznesi olan arabeske müziğin içinden yaklaşma çabasının ürünüdür.

Sale!

Arabesk ve Müslüm Gürses: Kültürel Dünyamızı Anlamak

18,00 16,20

Bu kitap, iki akademisyenin uzun zaman alan incelemesinden ortaya çıkmış bir çalışmadır. 1997 yılında başlayan inceleme, son dört yılda bilgilerin de güncellenmesiyle son şeklini almıştır. Çalışma bir yandan arabeski anlama ve anlamlandırma sorununa eğilirken diğer yandan bir fenomen haline gelen MÜSLÜM GÜRSES’in serüvenini ele alıyor. MÜSLÜM GÜRSES ne zaman keşfedidi? Hangi yıllarda gündeme oturdu? Arabesk MÜSLÜM GÜRSES’e ne verdi, MÜSLÜM GÜRSES arabeske ne kattı? Zamanla hayranları ve fanatikleri oluşan MÜSLÜM GÜRSES fenomeni bugün arabeskin neresindedir? MÜSLÜM GÜRSES; dışlanmışların, mağdurların, altta kalmışların müziğini mi temsil ediyor? Bunun gibi birçok soru bu çalışmada karşılığını buluyor. Alanında tek ve en kapsamlı eser olan bu çalışma, başta iletişim fakülteleri, sosyoloji bölümleri, müzikoloji ve konsevatuarlar olmak üzere birçok alanda kaynak eser olma özelliği taşıyor.

Arabeskin Anlam Dünyası: Müslüm Gürses Örneği

“Kültürel bir çözümleme, kültürel gösterenlerin saptanması ve yorumlanması ile mümkündür. Ne Doğulu ne Batılı olmayışımız, modern ile gelenek arasındaki alışverişimiz Türk kültürel hayatının özgün göstergelerini sunmaktadır. Batılılaşma olarak modernleşme projesi ile Anadolu kültürünün manevi aurası ve anlam katmanları karşılaştığında ortaya çıkan sentez, kendine özgü bir yorumlamayı gerektirmektedir.

Arabesk, müzikal bir oluşumun ötesinde kültürel bir durumu tanımlamakta, modern olmaya çalışırken geleneğin şekil verici özelliğini gözler önüne sermektedir. Müslüm Gürses arabeski, arabesk müzik içinde ‘damardan arabesk’ olduğu için bizatihi kendine özgü bir kültürel algılayışın en belirgin işaretlerini ve davranış kalıplarını karşımıza çıkarmıştır. Müslümcülerin anlam dünyası üzerine konuşmanın kendisi bizzat haddi aşmaktır. Fakat bu çalışma;

‘Kırk yılın başında halim hatırım
Sorulsa ne yazar sorulmasa ne!’
diyen Müslüm Gürses’in ve bu anlamda Müslümcülerin halini hatırını sorma çabasıdır.”
(Arka Kapak)

Sale!

Aralık Bilgisi (Uygulamalı)

14,00 12,60

Kitap, seslerin aralıklarını öğreten bir defter-kitap özelliğindedir.

Oku – Gör – Yap – Öğren – Denetle yöntemiyle yazılmıştır.

Konservatuvarlarda, müzik öğretmeni yetiştiren üniversitelerde, Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Müzik bölümlerinde, öğretmenin ve öğrencinin işini kolaylaştıran bir el kitabı olarak tasarlanmıştır.

Sale!

Araştırmalarda Rapor Hazırlama

20,00 18,00

Araştırma ve öğrenme ile kalkınma süreçleri arasındaki sıkı ilişkinin anlaşılmasıyla, bilimsel araştırma yöntem ve tekniklerini geliştirme ve öğrenme çabaları yaygınlaşmakta; bu ayrı bir uzmanlık alanı olarak ortaya çıkmaktadır.

Belli bir model bütünlüğü içinde sunulmadıkça, araştırma ve inceleme sonuçlarından beklenen etkinin sağlanabilmesi zordur. Bu nedenle “rapor hazırlama”, araştırma yöntem teknikleri içinde önemli bir yer tutar.

Bu kitap, araştırma raporları içinde uygun bir model geliştirmek amacıyla yapılan bir araştırmanın ürünüdür. Kitapta, her türlü araştıma ve inceleme raporlarında bulunması gereken içerik ve bunların sunulmasında uyulacak biçim örnekleri gerekçeleriyle tanıtılmıştır.

Sale!

ArGe Yönetimi

55,56 44,44

Metodoloji Önerileri – Şirketlerden Örnekler – Araştırma Sonuçları

Sale!

Arkadaşım Piyano

35,00 31,50

Bu metot piyano öğretmeni Ümit Sürekli’nin yılların birikimini yansıtıyor. Çeşitli yaş gruplarının uzun yıllar piyano öğretmenliğini yapan Sürekli, yaş gruplarının piyanoya başlarken ve sonrasında ortaya koydukları heves, yetenek, ilgi ve becerilerini gözlemledi. Bu kitapta derlediği metodun, farklı yaş gruplarına hatta geç başlayanlara bile son derece keyif verdiğini ve gelişmelere büyük ivme kattığına tanık oldu.

Sale!

Armoni 1

30,00 27,00

ARMONİ – 1 Kitabını yazarken, amacım; kolay anlaşılır sade bir dilde konservatuar müfredatına uygun bir yardımcı kitap oluşturmaktı. Dudois ve Henry Challan egsersiz ve ödevleriyle birlikte yürütülmesi önerilen bu kitabın, armoniye girişi kolaylaştıracağına inanıyorum. Yıllarca konservatuarda ders verirken gözlemlediğim öğrencilerin en çok yanıldığı konuşarı özellikle belirterek, yanılgının azalmasına yardımcı olacağına inandığım bu kitabın sonuna, 2000 yılına kadar İ.Ü.D.K. armoni sınavlarında sorulmuş, Duygu ÜNAL ve benim tarafımdan hazırlanmış bazı ödevleri de ekleyerek öğrencilerin bilgilerini pratiğe dönüştürmelerini istedim. Duygu ÜNAL’a bu desteğinden ötürü teşekkürü bir borç bilirim.

Y.Doç. Mine MUCUR

Sale!

Armoni Karadeniz Müzik Yazıları

18,52 14,81

“Eskiden televizyonlarda Karadeniz denilince Süreyya Davulcuoğlu, Kâmil Sönmez dışında hiçbir şey göremezdik, geriye kalanlar mahalli statüde olduğu için seslerini bile duyuramazdı ekrandan. Bazıları TRT radyoları sayesinde kendilerine bir mecra bulsalar da Karadeniz ezgileri yıllarca çok az kişiyle temsil edilegeldi.

Çok eskilere baktığımızda Karadeniz müziğinin temellerini atan Giresunlu Picoğlu Osman, Maçkalı Hasan Tunç, Hüseyin Dilaver gibi büyük ustaların özünü bozmadan derledikleri eserler, yıllar sonra kendini bu alanda göstermeye başlayan genç kuşağa adeta fener gibi yol gösterdi. 90’lı yıllara gelindiğinde eşikten bize selam veren birkaç öncünün çabalarıyla bambaşka bir kültürün kapıları da aralanmış oldu. Sonrasında ise bu değerli isimleri takip edenler, kendilerinden önce yollarını açmış insanlardan aldıkları cesaretle daha da derinlere inmeye çabaladılar. … Kendilerini müzikleriyle, sözleriyle, tavırlarıyla var etme çabası gösteren çoğu 20’li yaşlarını süren birçok genç Karadeniz’in farklı hallerini anlatma çabasına girişti.

Mehmet Akif Ertaş’ın … Karadeniz’in çoksesli, çok dilli, çok kültürlü yapısına vurgu yapan, Karadeniz’in derinlerine inme gayreti gösteren ve bu nedenle de yerleri hep ayrı kalacak isimlerine yaptığı bu “zoom”lama çalışması sayesinde Karadeniz müziğinin gerçek temsilcilerini de yakından tanıma imkânı bulunabiliyor. …

Ben okurken, her bir kişinin şarkısıyla farklı bir yolculuğa, belki Karadeniz’in engin dalgalarına, belki yüksek ve heyecan verici dağlarına, köylerine, yaylalarına doğru bir yolculuğa çıktım. Siz de bu kitabı okuyarak Karadeniz müziğinin doğru notalarını bulmuş olacaksınız, hayde hayde…”

Uğur Biryol

Sale!

Armoni Klasik Batı Sistemine Rus Ekolü Yaklaşımları

25,00 22,50

Seslerin ses uyumu içerisindeki bağlantısına ve bu bağlantılardan ortaya çıkan akor dizilerine Armoni denir.

Müzik eserlerinin gelişiminde armoninin önemli yeri vardır. O, melodiye çeşitli renk ve duygular verme özelliğine sahiptir. Bu özellik, bir melodik dokunun farklı alt yapılarla seslendirilmesinde daha çok kendini göstermektedir.

Çeşitli ses bağlantılarının uyumuna veya akorların bağlantı ve kuruluşuna (yani kısaca Armoni bilimine) da Armoni denir. Armoni bilimine bu açıdan yaklaştığımızda, onu bir müzik ekolü olarak incelememiz doğru olmazdı. Çünkü klasik Batı müziğinde Alman, Rus vb. gibi bir anlayışlar olmamaktadır ve müziğin evrenselliği gibi armoni bilimi de evrensel bir anlayıştır. Fakat armoniyi ulusal müzik düşünce tarzı olarak ele alırsak, Rus müziği armonisi kendi öz yapısı ve tarihi gelişimiyle dikkat çekmektedir. Rus müziği armonisinin bu gelişimi Batı müziğiyle daima sıkı alakalarda olmuştur. Bu armoni sistemi Batı müziği armonisinin aynı gelişim yollarından geçse bile, bu gelişim farklı tarihi zamanlarda ve farklı kültürel ortamlarda gerçekleşmiştir.
Bu kitapta, klasik Batı armoni sistemine Rus ekolü bestecilerinin getirdikleri yenilikler ve bu yansımada fonksiyonel armonide ortaya çıkan farklılıklar incelenmiştir. Aynı zamanda, evrensel klasik Batı armoni sisteminin genel konuları da yer almıştır.

Sale!

Armonide Çözümleme ve Uygulaması

26,00 23,40

“Armonide Çözümleme ve Uygulaması” adlı bu eser üslup ve terminoloji açısından açık bir nettir, yeni kavramlara yer verilmiştir, kitabın, uygulama bölümü ünlü müzisyenlerini eserlerinden seçmelerdir. Güzel Sanatlar Müzik bölümü öğrencileri, Müzik fakültelerinde ve konservatuvarlarda, askeri mızıka ve bandolarında görev yapan müsizyenler, operalarda, senfoni orkestralarında, devlet ve amatör korolarında çalışan müzisyen, müzikle uğraşan tüm öğretmen, öğrenci ve herkesin bu kitaptan çok faydalanacığını umuyoruz.

asdasd

o, bunu anladı. reçetesini ağlayarak alıp, oraya.
gelip, içme eylemi:
hz. etki etmeme prensibi.
kol hep ağırıdı bir hayvanın konuşmaya başlayan dili üzerine,
susmaksızın uzaktan izlence nehiri düşünerek –
şüphesiz konacak yer bulamamak hakkında idir de hiç.

Sale!

Aşık Tarzı Edebiyat Geleneği ve İstanbul

30,00 27,00

Aşık Tarzı Edebiyat ve Kültür Geleneği: XVI. yüzyıldan XIX. yüzyıla kadar kahvehane odaklı olarak sözlü kültür ortamında sürdürdüğü hayatiyetini, XIX. yüzyılda İstanbul Cağaloğlu Babıali’de gerçekleşen yazılı kültür ortamı ve XX. yüzyılda da İstanbul Unkapanı Müzik Çarşısı ile de ‘elektronik kültür ortamı’na taşıyarak ülkemizin en geniş yerli ve kitlesel popüler kültür kategorisini oluşturmuştur. Görülüyor ki, İstanbul her üç kültürel üretim kategorisinde de bu geleneği oluştuğu merkez konumundadır. O halde, aşık tarzı ile ilgili yüzyıllık romantik tasavvurlarımızı bir yana bırakarak konuya gereken önemi vermek ve onu mevcut delillerden hareketle kendi gerekliliği içinde değerlendirmek zamanı gelmiştir.

 

 

Sale!

Âşık Tarzı Kültür Geleneği Ve Destan Türü

25,00 22,50

Bugüne kadar aşık tarzı destanlar konusunda yapılan çalışmaların kahir ekseriyetini cönklerden derlenen destanların yeni harflere aktarılmasıyla ya bilinen bir aşığın yeni harflere aktarılan destanında yer alan tarihi olaydan hareketle yaşadığı yüzyılla ilgili tesbitlerindeğerlendirilmesi ya da destanına istinaden bilinmeyen bir aşığın tanıtılması oluşturmuştur. Bunların dışında kalan bir kaç tanım ve tasnif çalışmasında da çoğu zamanmehaz bile göstermeye gerek duyulmayacak kadar harcıalem bilgiler tekrarlana gelmiştir. Oysa, “sözlü kültürün gerçek arşivi kütüphaneler değil insan hafızasıdır” aforizmasının işaret ettiği sözlü kültür ortamının mahsulü olan aşık tarzı şiir ve kültür geleneği, bağımsız bir sosyo-kültürel kurum hüviyeti ile ortaya çıktığı 16. yüzyıldan günümüz ekadar, Türk kültür hayatı içinde yer alan Ermeniler başta olmak üzere gayri aTürk unsurlarını da içine alacak şekilde Türk toplumunun bütün sosyo-kültürel katmanlarınca özümsenen ve asırlar süren “Osmanıl barışı”nın -zümreler ne kelime, milliyet ve dinlerüstü- ortak kültürel kodlarını veya referans noktalarını oluşturan en önemli sosyo kültürel kurumdur.

Âşıklık Geleneği ve Âşık Edebiyatı

Bu kitapta aşıklık geleneği ve aşık edebiyatının, kültürel değişim ve gelişim bakış açısıyla tanıtılması amaçlandı. Birinci bölümde, aşık ve aşıklık kavramı ile aşık edebiyatını hazırlayan etmenler ve aşık edebiyatı çalışmaları; ikinci bölümde aşık edebiyatının Anadolu´da oluşumu ve gelişimi, oluşumla ilgili farklı görüşler, aşıklık geleneğini oluşturan sosyo-kültürel koşullar, aşıklık geleneğinin oluşumuna ilişkin kuramlar incelendi. Aşıkların, halkın ve aydın kesimin aşık edebiyatına bakışları yine bu bölüm içinde değerlendirildi. Üçüncü bölüm ise aşıkların yetişmelerine ayrıldı. Dördüncü bölümde günümüzde yeniden yapılanarak şekillenen ve gelenekselleşmeye başlayan aşık toplantıları ve aşık fasılları incelendi. Beşinci bölümde biçim ve tür yönünden ele alınan aşık edebiyatı, altıncı bölümde üslup, yedinci bölümde içerik yönünden değerlendirildi. Sekizinci bölümde ise aşıklık geleneğinin günümüzdeki sosyo kültürel boyutu, rolü, işlevi ve geleneğin bugünkü durumu değerlendirildi. Dokuzuncu bölümde aşıklık geleneği ve aşık edebiyatı terimlerine yer verildikten sonra onuncu bölüm gelenekte yer edinmiş aşıklara ve şiirlerinden örneklerine ayrıldı.

Sale!

Aşk Olmayınca Meşk Olmaz

27,78 25,00

Osmanlı/Türk kültürünün dayandığı temel öğretim yöntemi ‘meşk’tir. Musıkîden hat sanatına kadar geleneksel estetiğin doğasını şekillendiren bu yöntem, aynı zamanda usta-çırak ilişkisi etrafında örülen toplum ahlâkının da aynası olmuştur.

Sale!

Aşk Türkülerimiz

32,50 29,25

Aşkla Dans

Mim Kemal Öke, bu denemesinde kendi metafiziksel derinliğinin bilincine varamayan çağımız insanının varoluşsal ıstırabına değinmekte ve sormaktadır: Nereye gidiyor bu dünya? ATM ile AVM arasında tüketilen ömürlerle sahi uygarlaşmanın neresindeyiz şu 21. yüzyılda?

Asıl önemlisi; ÖKE Türk’ün tarihi yolculuğunu müzik aracılığıyla aktarmakta ve tasavvuf musikisinin Türk kişilik, kimlik ve ruhu üzerindeki etkilerini irdelemektedir. Özetle, bu kitapta “keşf-i aşk” metodolojisinin şifreleri sunulmakta ve bu definenin yol haritasının da Türk’ün jeokültüründe bulunduğu savunulmaktadır.

Kim bilir belki küreselleşme devrinin mustarip insanının beklediği de bu e(st)etik reçetedir.

Sale!

Asri Kemençe

17,50 15,75
Sale!

Atalar Mirası Gönül Yarası Türküler

8,00 7,20

Anadolu insanı yıllar yılı türküleri kendine dert ortağı edinmiş, onları tercüman kılmıştır yaralı yüreğine. Bu yüzden türkülerin her biri mutlaka bir olayın mirasıdır zaten… Çoğu aşk, sevda, ayrılık üzerine yakılmış; ama hasret de var içinde, dert de çile de… Vuslata erememek de var ölüm de zulüm de… Bir milleti anlamanın en kısa yolunun tarifidir türküler ve bu yüzden “Türk’ü tanımak için türkü dinlemek gerekir.” Türküler, insanlarımızı geçmişe bağlayan en önemli köprülerden biridir ve Anadolu toprağı, bu kutlu mekân var oldukça türküler de var olacak ve her bir yanından yepyeni türküler doğacaktır…

Sale!

Atatürk Devrimlerinin Simgesi Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’na Armağan

20,00 18,00

Çoksesli müziğin Türkiye’deki tarihi kadar eski ama aynı zamanda Atatürk devrimlerinin simgesi bir kurum: Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası. En eski orkestramız, öğrencilik yıllarımızda ayakta dinlemeyi göze aldığımız, gelmeyen müzikseverin boş yerini kolladığımız, Carmina Burana seslendirildiğinde gişesi önünde kuyruklar olduğumuz…

Atatürk ve Köy Enstitülerinde Müzik Eğitimi

1953 yılında İvriz Köy Enstitüsü’ne giren Prof. Dr. Ali Uçan, Atatürk ve Cumhuriyet Aydınlanması’nı içselleştiren, ”sanatçı|bilimci|eğitimci” kişiliği ile ömrünü eğitim ve öğrenime adamış, kutsanmış bir bilge kişi.

Bakınız bir başka bilge kişi, Mahmut Makal, kitaba yazdığı önsözün ilk paragraflarında ne diyor:

”Köy Enstitüleri, Türkiye’de ve dünyada ezberci eğitime teslim edilmiş çocuklara gerçek eğitimin yolunu açan Türk buluşu özgün eğitim kurumlarıdır.”

Köy Enstitülerinin kapanışı büyük bir talihsizlik olmuştur. Türkiye’nin kentlere göç nedeniyle değişen demografik yapısına uygun bir eğitim politikası saptanamamış, eğitim politik amaçlarla istismar edilen bir alan olmuştur.

İhsan Toksöz

Sale!

Atatürk, Saygun Ve Özsoy Operası

20,00 18,00

Ahmet Adnan Saygun (1907 – 1991) kendi sesinden Atatürk ve İlk Türk Operası Özsoy’u anlatıyor.

Sale!

Atlıkarıncada Bir Tur Daha

37,04 29,63

Atlıkarıncada Bir Tur Daha alternatif şifa yöntemlerini merak edenler için ve ben kimim sorusunun peşine düşenler için bir başucu kitabı.

Avrupa Piyano Metodu

“Müzik, tüm insanların anladığı bir dildir. Avrupa Birliği’nin gelişim sürecinde çocuklarımızın, müzik eğitimleri aracılığıyla diğer ulusların kültürlerini tanımaları gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle, Avrupa’nın farklı bölgelerinden parçalara ve şarkılara burada yer verdim. Bununla beraber, yer sıkıntısından dolayı, şarkıların sözlerini tüm Avrupa dillerine çevirmek mümkün olmadı.”
-Friz Emonts-
(Tanıtım Bülteninden)

Sale!

Avrupa Saraylarından Yıldız’a İstanbul’da Bir Hoş Sada

14,00 12,60

19. yüzyılın en meşhur kadın konser piyanistlerinden –edebiyatçı Rainer Maria Rilke’nin kuzeni– Anna Grosser Rilke, Avrupa saraylarında krallara ve kraliçelere konserler verirken, Istanbul onun için uzak bir diyarın adından başka bir şey değildi.

Ancak kader onu beklemediği biçimde Istanbul’a getirecek, burada Osmanlı sarayında müzik yapacak, gazetecilik kariyerine mecburi bir adım atacak, Balkan Savaşı felaketzedeleri için çalışacak, Büyük Savaş’ın rüzgârıyla doğduğu topraklara geri dönmek zorunda kalacaktı.

Anna Grosser Rilke, Istanbul’da Bir Hoş Sada ile hem bir yüzyıl öncesinin Istanbul’una hem de Avrupa müzik dünyasına tanıklıklarını okuyucuya sunuyor:

Liszt’in Weimar’daki evinde verdiği müthiş müzik derslerinden, Şehzade Burhaneddin’in konağındaki müzik akşamlarına; Latife Hanım’ın aldığı piyano derslerinden, Yıldız Sarayı’ndaki küçük entrikalara; Istanbul’un az bilinen Alman cemaatinin yaşamından, Kayzer Wilhelm’in olaylı ziyaretine; Beyoğlu’nda tahtırevanla yapılan küçük yolculuklardan, Boğaz’daki sayfiye âdetlerine, pek çok meraklı anı…

Sale!

Aycan’la Gitar Dersi

20,00 18,00

Bu kitapta gitara başlarken ihtiyaç duyulacak tüm bilgi ve kavramlar eksiksiz şekilde veriliyor. Kitabın amacı ezbere dayalı olmayan kalıcı bir müzik altyapısı kurmaktır. Bunu da işlenen tüm konuları kapsamlı uygulamalarla pekiştirerek sağlamaya çalışıyor. Temel nota bilgisi, penanın nasıl tutulacağı, gitarın nasıl akortlanacağı gibi yeni başlayan bir gitaristin bilmesi gereken her şeye kitap içerisinde yer veriliyor. Gitar üzerindeki tüm notaları CD içerisindeki müziklerin üzerine aynen bir şarkıya eşlik eder gibi çalarak zevkle öğrenebilirsiniz. Yine tüm major ve minör gamları tüm detayları ile öğrenip müzik ile beraber çalabilirsiniz. Kitap içerisindeki 10 adet akor formunu öğrendiğinizde diğer tüm akorları bu formlar yardımı ile elde edebileceksiniz, böylece ayrı bir akor kitabına ihtiyacınız kalmayacak. Elektro gitar, klasik gitar ve akustik gitar öğrenen tüm gitaristlerin kullanabileceği bir kitap.

Sale!

Ayla’yı Dinler misiniz?

25,00 22,50

Aylanın sesini, sözünü, kalbini dinler misiniz? Söyleyecekleri çok derinden geliyor. Ona bir kulak verin.
Keman sanatçısı Ayla Erduranın yaşam öyküsü Evin İlyasoğlu’nun kaleminden şiirsel bir dil ve ince gözlemlerle romanlaşıyor. Üstün yetenekli bir çocuğun çileleri, tutkuları, aşkları, dünyanın en büyük hocalarıyla çalışmaları, en görkemli sahnelerdeki konserleri, coşkuyla anlatılıyor.
Ayla Erduranınki kadar, çağın birçok ünlü sanatçısının da insani yönleri, Aylanın çok özel bakış açısıdan yansıyor.
Aylayı dinleyin. Sahnedeki ışıkları, perde arkasındaki karanlığı, sanatın ölümsüzlüğünü keşfedin…

Sale!

Ayrılık Çeşmesi

18,50 16,65

Bir Neyzenin Yolculuğu

Sale!

Azeri Kırımlı Kazanlı Türklerin Folklor Musikisi

15,00 13,50

Bu kitap Azeri Kazan ve Kırım Türkçesi eserler ile Rusça kaynaklara dayanılarak hazırlanmıştır. Özellikle de Azeri, Kırım ve Kazanlı kardeşlerimizin folklor ve musikileri hakkında bilgi edinmek isteyenlere, bu alanda araştırma yapacaklara yardımcı olabilmesi amacı güdülmüştür.

Sale!

Bach – Son Füg

13,00 11,70

“Evrenin düzeni basittir. Su akar, ağaçlar büyür, çiçekler açar, taşlar öylece durur, zaman geçer, ot biter, deniz yükselir ve çekilir, mevsimler değişir ve geri gelir, Dünya döner, güneş parlar, ölüm canlıları ele geçirir, yaşam doğar, Tanrı susar, hayvanlar hareket eder; elma ağaçları elma verir, ayakkabı tamircisi ayakkabı tamir eder, besteciler beste yapar. Evrenin düzeni karmaşıktır. Su akar, ağaçlar büyür, taşlar öylece durur, zaman geçer, deniz yükselir, Tanrı susar…”

Bach, Son Füg, dâhi besteci Bach’la ilgili en derinlerde kalan gerçeklere parmaklarınızın ucuyla dokunmanızı sağlayacak bir portre denemesi. Bir yazarın gizli kahramanının hikâyesi…

Bach’ın en güzel portresini bir müzenin duvarında değil, bir kitapçı rafında bulacaksınız. Gözünüzü kapayın ve sayfaların arasından yükselen müziğe doğru yol alın.

Sale!

Bach Yürürken

19,00 17,10

Müzik uğruna gece-gündüz yürüyen çocuğun öyküsü…

O, müziğe öylesine âşıktı ki, bu büyük aşkı uğruna hiç uyumamaya, sabahlara dek çalışmaya, günlerce aç kalmaya, dahası kilometrelerce yol yürümeye razıydı. Ona gerekli olan şey, kâğıt-kalem ve biraz ay ışığıydı… Büyük besteci Johann Sebastian Bach’ın serüven dolu yaşam öyküsü, kendisi de bir müzik insanı olan yazarımız Göknil Genç’in ustalıklı kaleminden…

Sale!

Bach– Şatoda Üç Saat: Klasik Müzik Masalları 2 (CD’li)

30,50 27,45

Bu diziyle çocuklar, klasik müzik dünyasına adım atacak. Resimli masallarla; Vivaldi, Bach, Mozart ve Beethoven’ı tanıma fırsatı bulacak. Kitaba eşlik eden CD’deki müzikleri dinlerken de ünlü bestecilerin eserlerini keşfedecek.

Bay Majör’le sihirli müzik yolculuğuna var mısınız?

Sale!

Bagateller Op. 14 (Bir Piyanistin Özdeyişleri ve Düşünceleri)

17,00 15,30

“Biliyorum” demek cesarettir. “Bilmiyorum” demek daha büyük cesarettir. Ancak çok iyi bilenler bu cesarete sahiptir. Sanatçı, kuşkusuz özgündür. Piyanist Ateist dahi olsa, çaldığı sırada farkında olmadan dua eder. Sanatta en can sıkıcı şey, gelecek olanı önceden tahmin ettirmektir. Pedal, obur bir sömürgendir, eseri yiyerek beslenir.

Sale!

Bağlama Düzeni Metodu -1

25,00 22,50

Saz kursu eğitimi, son 30 yılda Ankara ve İstanbul başta olmak üzere ülkenin her yerinde aralıksız sürdürülmektedir. Bu eğitimin ortak dili yoktur. Çünkü bağlama eğitimi, kursu veren hocanın bilgi ve birikimi oranındadır. Hal böyle olunca ortak amaçları bağlama öğrenmek olan kursiyerlerin ortak bir eğitim kitabı bulunmamaktadır. Bu düşünceler bana bu kültüre gönül veren bağlama öğrencilerine yönelik bir kitap çıkarmayı düşündürdü. Amacım saz kursu öğrencilerine öğretilecek belli başlı konuları belli bir sıralama ile öğretmektir.

Her eğitimde olduğu gibi bağlama eğitiminde de belli aşamalar vardır. Örneğin, kursa yeni başlayan öğrenci, ilköğretime yeni başlamış bir öğrenci konumundadır. Haftalar ve aylar geçtikçe öğrencinin seviyesi gelişir. Bu gelişme sınıf atlama olarak değerlendirilmeli ve öğrencinin bilgi ve birikimi oranında dersler yoğunlaştırılıp geliştirilmelidir. Nasıl ki ilköğretimden sonra lise, liseden sonra üniversite, üniversiteden sonra mastır, doktora, doçentlik ve profesörlük varsa bağlama eğitimine de bu mantığı uygulamalıyız. Bu aşamalar öğrenciye yeri ve zamanı geldikçe anlatılmalı, neyin ne zaman öğretileceği konusunda fikir verilmelidir.

Elinizdeki bu metot ve serileri, bu mantık üzerine yazılmıştır. Amaç bağlama öğrencilerine bağlama eğitimi sırasında ders notlarını kitap halinde sunmak, bu işin derinliğini ve önemini hissettirmektır.

Sale!

Bağlama İçin Akor Şemaları

16,00 14,40

Bağlama; Anadolu’da en yaygın kullanılan telli bir türk halk sazıdır. ‘Iklığ’ dan sonra bağlamanın atası olarak bilinen ‘Kopuz’un 2000 yıllık geçmişi olduğu tanımlanır. Bağlama; tekne, göğüs (ses tahtası) , sap (klavye) , eşikler (alt ve üst eşik) , düzen (akort) burgular (kulak) , perdeler, alt takoz ve tellerden oluşmaktadır.

Tekne kısmı dut, ardıç, vengi, kestane, ceviz, gürgen vb gibi ağaçlardan oyma veya yaprak tekne olarak, günümüzde abanoz, maun ve kelebek ağaçlarından da yapılmaktadır. Göğüs kısmı (ses tahtası) ladin, çam veya köknar ağaçlarından yapılmaktadır. Sap kısmı (klavye) için gürgen, ak gürgen, ardıç, kelebek, ceviz gibi sert ağaçlar kullanılmaktadır.

Sale!

Bağlama İçin Besteler / Erdal Erzincan (CD’li)

100,00 90,00

Bağlama, Bozuk, Misket ve Müstezat Düzenlerinde

Sale!

Bağlama Metodu – Bağlama Düzeni

20,00 18,00

Temel düzeyde bir başlangıç metodu
Usuller
Makamlar
Basit tartımlar
Sağ ve sol el teknikleri

Sale!

Bağlama Metodu (DVD’li) / Kenan Durul

37,04 33,34

Bağlama Düzeni – Temel Pozisyon