37–54 / 70 sonuç gösteriliyor

Sale!

Üflemeli Çalgıcının Anatomisi

10,00 9,00

Üflemeli çalgı ile hobi maksatlı ve profesyonel dlarak uğraşan herkesin bilmesi gereken konularla ilgili hazırlanmış, belki de ilk türkçe kaynağı elinizde tutmaktasınız. “Üflemeli Çalgıcının Anatomisi”; bu konuyla ilgili literatürün çok detaylı incelenmesi ve uzun yıllar süren araştırmalar sonucunda ortaya çıkmış, bilgi edinimlerinin kağıda dökülmüş halidir. Üflemeli çalgılarda nefes ve üfleme tekniği ve bu tekniğe yardımcı olan organlarımızın yapılarına/görevlerine ilişkin bilgileri içeren kılavuz niteliği taşıyan bu kaynak ile eğitiminize katkıda bulunabilmeyi umuyorum. (…) Elinizde tutduğunuz bu kaynağı değerlendirirken birkaç temel hususa dikkatinizi çekmek isterim. Nefes tekniği ve organların yapısı ile ilgili anatomik bilgiler tüm üflemeli çalgılar için bilinmesi gereken esas konulardır. Fakat üfleme tekniği ve dudak pozisyonları açısından üflemeli sazlar arasında bazı temel farklar vardır. Bu çalışmada, trompetist olmam sebebiyle bir noktadan sonra konular, sadece pirinç üflemeli branşına ve hatta trompete indirgenmek durumunda kalmıştır. Bu sebeplerden dolayı bu metodu incelerken bu detayın göz ardı edilmemesini tavsiye ediyorum. Bununla birlikte bu kaynağın genel oarak tüm üflemeli çalgıların ve şancıların faydalanabileceği önemli ortak bilgileri içirdiğini de düşünüyorum. Saygılarımla. Altuğ Öztunç (Önsözden)

Sale!

Müziksel Yazma Eğitimi ve Ezgi Bankası 4

20,00 18,00

Öğrenme; zeka, yetenek, öğrenme ortamı, araç-gereç, yöntem ve teknik, ilgi-istek vb, birçok ögenin planlı ve programlı biçimde örgütlenmesiyle oluşabilen karmaşık bir süreçtir. Müziksel öğrenmede durum daha karmaşıktır. Çünkü, ana gereç durumunda bulunan “ses”in, beş duyu organından yalnızca işitme organıyla algılanabilmesi ve değerlendirilmesinin birçok psikofiziksel etkene bağlı oluşu müziksel öğrenmeyi güçleştirir. Söz konusu öğrenme, müzik eğitiminin odağında bulunan Müziksel İşitme Okuma olduğunda, bu güçlük daha farklı bir boyut kazanır. Çünkü, “Müziksel Davranış Mühendisliği” olarak kabul edilen Müzik Öğretmenliği Programına ilişkin birçok müziksel temel davranışın kazandırılması sorumluluğu Müziksel İşitme Okuma öğretimine verilmiştir, Bu durum yalnızca Müzik Öğretmenliği Programında değil, Güzel Sanatlar Liseleri, Konservatuvarlar hatta Askeri Mızıka Okulu programları için de böyledir.

Kitabın son bölümünde, ezgisel belleği geliştirme amacıyla oluşturulan, tonal ve makamsal onlarca, hatta yüzlerce özgün ezginin yer aldığı bir ezgi bankası bulunmaktadır.

Sale!

Davulların Hakimi

25,00 22,50

Davul Metodu günümüz gençliğini tercihleri doğrultusunda hazırlanan, müzik eğitim kitaplarının sadece biridir. Metod içeriği; en basit çalışmalardan başlayıp davul ve baterinin tamamında örneklerle notaları sunulmuş, ayrıca MP3 ile duyabilecekleri seslerle kitap zenginleştirilmiştir. Bu metodun amacı daha önce denenmiş ve başarılı olan öğrenme tekniklerini değişik bir bakış açısıyla bir araya getirmektir. Bu kitap genel kabul görmüş doğru yolları gösterir.

Onun Yolu

Frank Sinatranın kendi izni olmadan, mahkeme kararıyla yayınlanan biyografisi… 20. Yüzyılın en ünlü şahsiyetlerinden biri olan Frank Sinatra hakkında yazılan bu sıradışı biyografi, Sinatranın yalnızca müzik ve sinema yaşamını anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda Amerikan Mafyasının ünlü babalarıyla olan yakın ilişkilerini de gözler önüne seriyor.

– Frank Sinatranın Amerikanın ünlü Mafya patronlarıyla yakınlığı ve bu nedenle açılan FBI soruşturmaları.
– Ava Gardner, Mia Farrow, Elizatbeth Taylor, Lauren Bacali gibi yıldızlarla yaşadığı aşklar.
– Başkan Kennedy ve Ronald Reaganla arkadaşlığı
– Dostları ve Hollywood ünlüleriyle katıldığı seks partileri
– Ünlü Türk plakçı Ahmet Ertegüne olan kızgınlığı
– Yaşam öyküsünün yazılmasına karşı çıkması Tüm bunları bu kitapta bulacaksınız.

Sale!

Atatürk, Saygun Ve Özsoy Operası

20,00 18,00

Ahmet Adnan Saygun (1907 – 1991) kendi sesinden Atatürk ve İlk Türk Operası Özsoy’u anlatıyor.

Sale!

Dar Köprünün Dervişi

15,00 13,50

Türk musikisini yepyeni bir sanat anlayışıyla yönelten, her türlü insani duyguyu dile getirebilecek, insan ruhunu kanatlandıracak, özünü halktan alan çoksesli bir müzik yaratmayı amaçlayan, evrenselliğe ulaşan çağdaş ulusal müziğimizin en önemli yaratıcılarından olan, her biri bir “anıt” yüzlerce esere imza atmış Ahmed Adnan Saygun’un biyografik romanı. Yazar, Ahmed Adnan Saygun’un hayatının yanı sıra tarihi arka planda genç Cumhuriyet’in değişim sancılarına ve yer aldığı toplumsal yaşama da ayna tutuyor.

Sale!

Bel Canto’nun Efsane Ustası

20,00 18,00

Türkiye’den yetişen sayılı uluslararası şan sanatçıları arasında erkek sesi olarak bir numara Ayhan Baran… Gelmiş geçmiş en önemli bas sesler olarak kabul edilen Şalyapin, Boris Christoff gibi isimlerle karşılaştırılıyor… Kral Philipp, Mephisto, Sarastro gibi unutulmaz rollerle Avrupa başkentlerinde ve Moskova’da hala anımsanan Ayhan Baran, türkülerin operatik yorumuyla da kitlelerin sevgisini kazanan bir sanatçı… Mayasındaki sanat yeteneği sadece müzikle sınırlı değil… Herkesin opera sanatçısı olarak tanıdığı Ayhan Baran, aynı zamanda bir ressam, heykeltraş, fotoğraf sanatçısı, mimari tasarımcı… Müzik kültürü operayla sınırlı değil… Gerektiğinde kendi kendine eşliğini en mükemmel biçimde yapacak düzeyde iyi bir piyanist… 2004 Sevda-Cenap And Müzik Vakfı Onur Ödülü Altın Madalyası ile ödüllendirilen “Devlet Sanatçısı” Ayhan Baran kimdir? Nasıl yetişti, nasıl ünlendi? Hangi badireleri nasıl atlattı? Aşırı tevazuu, mükemmeliyetçiliği ve tatilinden ödün vermemesi nedeniyle uluslararası alanda hak ettiği zirveye tırmanmasa da adını opera tarihine altın harflerle yazdıran Ayhan Baran’ın ilginç yaşam öyküsü ve başarılarını, gazeteci-yazar Şefik Kahramankaptan’ın kaleminden okuyacaksınız.

Sale!

Blues

9,50 8,55

Önceleri bir kaynak tür olarak kabul gören Blues, artık bağımsız ve özellikli bir müzikal ifade biçimi olarak dünyanın dört bir tarafında ilgi görüyor. Kökenlerindeki başkaldırı ve hüznün yenilikçi bir müzikal from olarak yeniden doğuşu, yaratıcılıklarını bu alanda sivrilten birçok öncünün varlığıyla mümkün olabilmiştir. Bugün Blues adı altında toplanan müziklerin evrensel niteliği, her türlü kaynak çözümlemesinin özünde bulunan bir insanlık durumuyla bu müzikal biçimin yarattığı benzersiz uyumda aranmalı. Konunun saygın uzmanlarından Herzaft’ın kaleminden “Tarihsel ve çağdaş bir Blues panoraması”.

Sale!

A. Adnan Saygun

6,00 5,40

Çağdaş Türk Müziğinin ulu çınarı Saygun, Cumhuriyet döneminin en başta gelen bestecisidir. Eserlerinde insani değerleri yücelten Saygun, 1942 yılında bestelediği Yunus Emre Oratoryosu ile Batı müziğini Anadolu müziğine indirgedi. Böylece doğu ile batı arasında evrensel bir müzik köprüsü kurulmasını sağladı. Adnan Saygun, Cumhuriyet kültür ve tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan müzik devriminde önde gelen bir besteci olarak önce ülkemizde, daha sonra da tüm dünyada derin akisler uyandıran eserleri ile modern Türkiye Cumhuriyetinin kültür ağacında yerini aldı. Kurumlaşan çok sesli çağdaş Türk müziği Bestekarı’nın besteleri 5 Operası, Yunus Emre Oratoryosu, 5 Senfoni, 5 Konçerto, 6 Yaylı Çalgılar Kuarteti ve sayısız eserleri ile çağdaş Türk müziğinin anıt ismi Adnan Saygun, müzik tarihimize damgasını vurmuş, yurtiçinde ve yurtdışında aldığı başarı ödülleri yanında, Türkiye’de ilk Devlet Sanatçısı ve ilk müzik profesörü olan bu değerli müzik adamının biyografisi, araştırmacı yazar Olcay Kolçak’ın özenli kaleminden sizlerle…

Sale!

Çöpteki Çiçekler

23,00 20,70

Tarihçi ve duayen müzik yazarı James Miller, bu kitapta rock ‘n’ roll’un dönüm noktalarını, gençlik idollerinin doğuşunu -ya da yaratılışını- mercek altına alıyor, çağımızın en yaygın ifade biçiminin varolu koşullarını, geçirdiği evreleri tahlil etmekle kalmıyor, ‘kahramanlar’ın hayatlarını ve ‘yıldızlarının parladığı an’ı öykülüyor, ayrıntılı, bol anekdotlu bir döküm sunuyor. 1947’den 1977’ye, yarım asırlık bir dönem içinde, toplumsal kültürün müzikteki tezahürünü, rock ‘n’ roll’un öne çıkan bir müzik tarzı olarak ‘zamanın ruhu’nu temsil edişini akıcı ve bugüne dek rastlanmayan bir dille anlatan James Miller’ın, nesnel olgularla öznel tercihleri, izlenimleri kışkırtıcı bir üslupla harmanlayarak kaleme aldığı “Çöpteki Çiçekler”, yalnız bugünün gençleri için değil, dünün ve yarının gençleri için de eğlenceli ve düşündürücü bir kültür tarihi gezintisi olduğu gibi, geniş yelpazeli bir başvuru kaynağı vasfını taşıyor. Frank Sinatra’nın “My Way”inin, Elvis ve Sid Vicious yorumlarıyla nasıl üç ayrı Şarkı haline geldiğini, rock ‘n’ roll sözcüğünün nasıl icat edildiğini, üç dakikalık şarkıların ruh dünyamızda niye bu denli etkili olduğunu merak edenler için…

Sale!

Tekboynuz – Karaboğdan Voyvodası Dimitri Kantemir

20,00 18,00

Besteci, müzik kuramcısı, tarihçi yazar olan Dimitri Kantemir, babasının voyvodalığı sırasında İstanbul´a rehine olarak gönderilmiş, 1688-1710 arasında Fener ve Ortaköy´de yaşamıştır. İstanbul´daki yaşamı boyunca Eflâk ve Boğdan beyi olabilmek için kıran kırana bir mücadeleye girişen Kantemir, bu romanda en büyük emeline kavuşmak için hasımlarını kullanmayı, onlara kara çalmayı; tuzak kurmayı, tuzaklardan korunmayı; ihanet etmeyi, ihanete uğramayı bir arada yaşayacaktır.

Gevrekzade Hafız Hasan Efendi ve Musiki Risalesi

Gevrekzade Hafız Hasan Efendi (1727-1801), Sultan I. Abdülhamid Han ve Sultan III. Selim Han dönemlerinde Osmanlı Devleti’nde hekimbaşı olarak görev yapmıştır. Geleneksel İslam tıbbı yanında Arapça ve Farsça’ya olan vukufu sayesinde, başta tıp olmak üzere bir çok konuda telif ve tercüme eserler vermiştir. Geleneksel Osmanlı Hekimliğinin son temsilcilerinden biri olan Gevrekzade’nin er-Risaletü’l-Müsikiyye mine’d-Devai’r-Ruhaniyye adlı eseri, psikolojik ve fiziksel bazı rahatsızlıkların müzikle tedavi ve bu tedavinin yöntemlerini konu almaktadır. Konusunun yalnızca müzikle tedaviye tahsis edilmesi, tek nüsha olması ve müellif hattıyla yazılması gibi özelliklerinden dolayı eser son derece önemlidir.

Dansçı

Bu kitabın yazarı Colum McCann, kendisiyle yapılan bir söyleşide, “Rudy, büyük bir siyasal düşünce adına Batı’ya sığınmadı. Bunu yalnızca dansçı olduğu için yaptı,” diyor ve şöyle sürdürüyor: “Daha çok dans etmek, daha az klasik ortamlarda dans etmek için Batı’ya sığındı. Ama onu politik bir ikon olarak kullandılar. İşin ilginç yanı da bu. Bence Rudy, bir bakıma ülkesinin yaşamını daha önceden yaşadı. Bu kitap, Rudolf hakkında bir inceleme değil, bir biyografi hiç değil. Bu, Rudolf Nureyev adında bir karakterin, çeşitli olaylar ve anlatılanlar üzerine bir gölge gibi yansıdığı bir roman. Romanın kahramanı pekâlâ başka adda biri de olabilirdi. Dansçı ile ilgili olarak beni çok mutlu eden bir deneyim yaşadım: Rudy’nin eski sevgilileri Londra’da beni bulup boynuma sarıldılar; Rudy’nin ölümünden bu yana, onu tüm olağanüstü özellikleriyle ilk kez bu romanda bulduklarını söylediler. ‘Rudy’nin fotoğraflarına bakabiliyoruz, odadaki eşyalarına dokunabiliyoruz, ama kendisini ilk kez bu sayfalarda bulduk,’ dediler.”