55–72 / 74 sonuç gösteriliyor

Sale!

Tekboynuz – Karaboğdan Voyvodası Dimitri Kantemir

20,00 18,00

Besteci, müzik kuramcısı, tarihçi yazar olan Dimitri Kantemir, babasının voyvodalığı sırasında İstanbul´a rehine olarak gönderilmiş, 1688-1710 arasında Fener ve Ortaköy´de yaşamıştır. İstanbul´daki yaşamı boyunca Eflâk ve Boğdan beyi olabilmek için kıran kırana bir mücadeleye girişen Kantemir, bu romanda en büyük emeline kavuşmak için hasımlarını kullanmayı, onlara kara çalmayı; tuzak kurmayı, tuzaklardan korunmayı; ihanet etmeyi, ihanete uğramayı bir arada yaşayacaktır.

Gevrekzade Hafız Hasan Efendi ve Musiki Risalesi

Gevrekzade Hafız Hasan Efendi (1727-1801), Sultan I. Abdülhamid Han ve Sultan III. Selim Han dönemlerinde Osmanlı Devleti’nde hekimbaşı olarak görev yapmıştır. Geleneksel İslam tıbbı yanında Arapça ve Farsça’ya olan vukufu sayesinde, başta tıp olmak üzere bir çok konuda telif ve tercüme eserler vermiştir. Geleneksel Osmanlı Hekimliğinin son temsilcilerinden biri olan Gevrekzade’nin er-Risaletü’l-Müsikiyye mine’d-Devai’r-Ruhaniyye adlı eseri, psikolojik ve fiziksel bazı rahatsızlıkların müzikle tedavi ve bu tedavinin yöntemlerini konu almaktadır. Konusunun yalnızca müzikle tedaviye tahsis edilmesi, tek nüsha olması ve müellif hattıyla yazılması gibi özelliklerinden dolayı eser son derece önemlidir.

Dansçı

Bu kitabın yazarı Colum McCann, kendisiyle yapılan bir söyleşide, “Rudy, büyük bir siyasal düşünce adına Batı’ya sığınmadı. Bunu yalnızca dansçı olduğu için yaptı,” diyor ve şöyle sürdürüyor: “Daha çok dans etmek, daha az klasik ortamlarda dans etmek için Batı’ya sığındı. Ama onu politik bir ikon olarak kullandılar. İşin ilginç yanı da bu. Bence Rudy, bir bakıma ülkesinin yaşamını daha önceden yaşadı. Bu kitap, Rudolf hakkında bir inceleme değil, bir biyografi hiç değil. Bu, Rudolf Nureyev adında bir karakterin, çeşitli olaylar ve anlatılanlar üzerine bir gölge gibi yansıdığı bir roman. Romanın kahramanı pekâlâ başka adda biri de olabilirdi. Dansçı ile ilgili olarak beni çok mutlu eden bir deneyim yaşadım: Rudy’nin eski sevgilileri Londra’da beni bulup boynuma sarıldılar; Rudy’nin ölümünden bu yana, onu tüm olağanüstü özellikleriyle ilk kez bu romanda bulduklarını söylediler. ‘Rudy’nin fotoğraflarına bakabiliyoruz, odadaki eşyalarına dokunabiliyoruz, ama kendisini ilk kez bu sayfalarda bulduk,’ dediler.”

Sale!

Perikles ve Verdi – François Chatelet`nin Felsefesi

7,00 6,30

Bu kitap bir konuşma metninden oluşuyor. Perikles ve Verdi arasında nasıl bir bağ kurmak mükündür? M.Ö` nün Atina demokrasisi ile 19. yüzyıla ait bir müzisyenin birbirine bağlanması ne demek? Bu iki ayrışık tarihin üst üste gelmesi ne demek? Bu çok önemli gibi duran bir yaklaşım. Pozitivist bir anlayışın tamamen dışında duruyor. Tarih, ilerleyip geride bırakanlarla işlemekten çok üst üste gelmelerle işliyor. İkisini birleştiren çizgi nedir öyleyse?

50 Türk Müziği Bestekârı

Klasik Türk Musikisinin Abdülkadir Merâgi’den Yesari Asım Arsoy’a kadar olan temel direklerini çatan bir derlemedir. Musiki meraklılarının bestekârlar hakkında bilgi sahibi olmalarına hizmet etmek maksadıyla hazırlanmış ve elli bestekârla sınırlandırılmıştır. İlgili bölümlerde öncelikle bestekârların hayatı anlatılır. Musiki hakkındaki görüşleri, çağlarındaki ve kendilerinden sonraki çağlardaki tesirleri, eserlerinin nitelikleri değerlendirilir. Bütün sanatçıların çeşitli formlardaki eserlerinden notalarıyla birlikte örnekler verilir. Bu haliyle eser musikimizin ana duraklarını belirlemeye ve tarih içindeki seyrini gözlemeye imkân vermektedir. Eski musikimizi dolayısıyla bizi anlamak isteyenlerin mutlaka edinmeleri gereken bir eser.

Sale!

Yüzyüze

23,15 18,52

Şu veya bu nedenle Tan Oral`ın kalemine takılan tanıdık, tanımadık yüzlerce bildik yüz çizimleri. İstanbul Schneidertempel Sanat Merkezi`nde açılan sergi için 1000 adet basılmış ve numaralandırılmıştır. Şu ya da bu nedenle kalemime takılan yüzlerce yüz, yıllarca dosyalarda üst üste yığılarak biriktikten sonra, bu kez bu kitapta toplaşmayı ve bir sergi ile insan yüzüne çıkmayı başardılar. Özel bir çaba ve özel bir seçim yapmadım, eklemedim, çıkarmadım. Ne var ki, bu kitaba çok azı girebildi. Gerçekten de günlük yaşam, çalışmalar, görev ve etkilenmeler içinde kalem oynatırken, bazen not alırcasına hızla, ya da sabır isteyen yoğuun emekle kağıt üstüne düşen bu izler, içinde yüzdüğüm insan denizinin bana vuran kimi dalgalarını oluşturuyor gibiydi. Yüzler zihnimizde yer edip arşivlenirken, belki fazla yer tutmasİn diye en can alıcı, en akılda kalıcı birkaç ayrıntı ve oranlama ile saklanıyorlar. Gerçeği ile artık bir ilgisi kalmamış, ama gerçeğinin ta kendisi olarak hem de… Tanıdığımız bir yüzü hatırlarken, içindekileri ayrıştıramadığımız ve tanımlayamadığımız ama iyi bildiğimiz bir lezzet gibi, sadece bir tat gelir dilimize. İşte o, artık O`dur, deriz. Onu bir başkasına hatırlatmak için de ayrıntılara boğulmuş bilgi yumağı ve anatomik açıklamalar yerine, işte o lezzetten bir damla tattırmak yeterli olacaktİr. Belleğim, o karmaşık arşivinden anında bulup çıkaracaktır o lezzetin sahibini. Çünkü daha önce tadı damağımda kalmıştır da ondan. Fazla teferruat ve malumat ise ağız tadını kaçıracaktır.

Sale!

Neden New York Neden İstanbul

18,52 14,81

Neden New York Neden İstanbul isimli kitabımda iki kentin ortak yönlerini ele almaya çalıştım. Bu fikir 1992`de, bir iş nedeniyle gittiğim Venedik`te oiuşmaya başladı ve on sene sonra New York`ta tamamlandı. Bu çalışma, hem İstanbul`u bir Venedikli gözüyle görebilmemi sağladı, hem de İstanbul`un dil, din ve kültürde New York`u andıran bir açik kent olabilmesi için neden Osmanlıların gelişini beklediğini anlayabilmeme yol açtı. Bu bağlantı iki kentin benzerliklerini araştırmamda çıkış noktam oldu. Aralarındaki 8000 km.`lik mesafe ve 300 senelik zaman farkına rağmen bu iki etnik merkezin açık kent olmada edindikleri başarılar inanılmaz benzerlikler göstermektedir.

Sale!

Metin Erksan Sineması

13,89 11,11

Tutku, mülkiyet gibi temalara eğitmesi, yalnız, saplantılı kişilerin hikâyelerini anlatması, büyük fotoğraflar, mankenler gibi görsel öğeleri kullanması ve özellikle 196O`lı yıllardan itibaren yaptığı filmlerde gözlenen sinema dilinin ortaklığı dolayısıyla Metin Erksan`ı sinemamızın az sayıda `aufeur`lerinden biri ve önde geleni kabul etmek gerekir. Metin Erksan`ın filmlerinde kullandığı düşünce yapılarını incelediğimizde; mülkiyet, mülke sahip olma İsteğinin doğurduğu suç ve ceza, yine bu düşünce yapılarına bağlı olarak tutku, tutkunun uzantısı olarak cinsellik ve gerçekçilik temalarıyla karşılaşırız.

Müziği Okumak Cilt 2

Müziği Okumak isimli bu kitap, İrkin Aktüze`nin 1985 yılından günümüze kadar Uluslararası İstanbul Festivali`nin program kitapları için yaptığı parça açıklamalarını temel almaktadır. İrkin Aktüze ayrıca festival için yapılan ancak program değişikliği nedeniyle yayınlanmayan, çeşitli özel konserler ile radyo yıllarında hazırladığı programları ve besteciler için önemli gördüğü bazı eserlerin yanısıra Türk bestecilerinin radyolarımızda, plaklarda ve konserlerde seslendirilen eserlerini de alarak, kitabı zenginleştirdi. Kısa ya da ayrıntılı özgeçmişler bestecilerle ilgili kitaplarda bulunabileceğinden, 400 kadar bestecinin solo, oda müziği, orkestral, vokal, koral gibi her türde eserinin açıklamalarını içeren ve bu nedenle de çok geniş kapsamlı olan Müziği Okumak`ta, bestecinin yaşamındaki yeri ve bestelenmesinde etkin olan olayları ya da duyguları anlatmayı yeğlerken, az çalınan ve az tanınan besteciler için de birer özgeçmiş verildi. Bu ciltte yer alan besteciler: Cabezon, Caccini, Cage, Casals, Castello, Castelnuovo-Tedesco, Casterede, Castrucci, Cavalli, Cernohorsky, Chabrier, Charpentier, Chausson, Cherubito, Chopin, Cilea, Cimarosa, Copland, Corelli, Couperin, Cowell, Crumb, Crusell, Czerny, Çaykovski, Dalvimare, Damase, Daniel-Lesur, Darmar, Debussy, Delerue, Delibes, Delius, Demiriş, Devienne, Diabelli, Domeniconi, Dondeyne, Desire, Donizetti, Doppler, Doqland, Dubois, Dukas, Duparc, Dupre, Durante, Durufle, Dusek, Dutilleux, Dvorak, Eben, Elgar, Enescu, Erdeli, Erkin, Falla, Faure, Feld, Franck, Françaix, Frescobaldi, Froberger, Furchheim, Gabrieli, Galuppi, Geminiani, Genee, Gerhard, Gershwin, Ginastera, Giordani, Giuliani, Glazunov, Glinka, Gluck, Godard, Godefroid, Göldberg, Goltermann, Gorecki, Gorzanis, Gounod, Granados, Gretry, Grieg, Grofe, Grosskopf, Guastavino, Gubaidulina, Guerrero, Guinjoan, Güneş.