1–18 / 102 sonuç gösteriliyor

Sale!

Bûselik Şarkılar Klasik Türk Musikisi Seçmeler 13

10,00 8,00

İçindekiler

# Bûselik Peşrev / Nikolâki
# Cefâsı Âşıka Yârin / D.İsmail Efendi
# Dün Gece Bir Bezm-i / Şerif İçli / Ahmet Rasim Bey
# Bir Pür Cefâ Hoş Dilberdir / III.Selim
# Lâleler Her Yıl Açar / Teoman Alpay / Mahmut Nedim Güntel
# Geçti Bahar / Fehmi Tokay / Melahat Akan
# Dil-bestenim Meshûrunum / Muhlis Sabahaddin / Recâizade Mahmut Ekrem
# Gözümde Özleyiş / Selahaddin İnal / Şemsi Belli
# Aman Cânâ Beni Şâd Et / Fehmi Tokay
# Dün Gece Sende / Şakir Ağa
# Boş Kalbimi Bir Hatıranın.. / Suphi Ziya Özbekkan / Hikmet Münir Ebcioğlu
# Saçlarıma Ak Düştü / Sadettin Kaynak / Ramazan Gökalp Arkın
# Fikrimden Geceler / (Âzerî) / Anonim
# Ömrümün Güzel Çağı / Emin Ongan / Mecdi Nevin Tanrıkorur
# Rüzgâr Kırdı Dalımı / Selahaddin Erköse / Fuad Edip Baksı
# Güle Sor Bülbüle Sor / İsmail Baha Sürelsan / Nahit Hilmi Özeren
# Bana Bir Aşk Masalından / Erol Sayan / Erol Sayan
# Sen De Gözden Çıkarıp / Cinuçen Tanrıkorur / Eyyûbî Ali Rıza Bey
# Dağlara Çen Düşende / (Âzerî) / Anonim
# Bûselik Sazsemâîsi / Ferit Sıdal

Sale!

Suzinak Şarkılar Klasik Türk Musikisi Seçmeler 10

10,00 8,00

# Sûninâk Peşrev / Tatyos Efendi
# Cânâ Firâk-ı Aşkın ile / Dede Efendi
# Sonbahar Goncası mı / Mustafa Nafiz Irmak / M.Nafiz Irmak
# Hâl-i Dilimi Şerhedemem / Şekerci Cemil Bey / M.Sadi Bey
# Durmadan Aylar Gecer / Münir Nurettin Selçuk
# Hüsn Âlemini Tuttu / Hacı Ârif Bey / M.Sâdi Bey
# Kuzucağım Ne Kaçarsın / Hacı Fâik Bey
# Bir Gamlı Hayal / Cevdet Çağla
# Hasretle Yanan Kalbime / Emin Ongan / Hilmi Soykut
# Sâzın Gibi Al Sînene / Cevdet Çağla / M.Nafız Irmak
# Dokunma Kalbime / Gavsi Baykara
# Ayrı Düştüm Sevgilimden / Yesârî Âsım Arsoy
# Benim Yârem Gibi Yâre / Lâtif Ağa
# Sen Bezmimize / Hasan Âli Yücel / H.Âli Yücel
# Hasreti Kadehlerden / Rüştü Eriç / Şadi Kurtuluş
# Uzun da Kavak Dalında / (Ege) / Anonim
# Gökyüzünde Türen Olsam / Necmi Pişkin / Karac’oğlan
# Aylardan Gül Yüzünü / Erol Sayan / Erol Sayan
# Şimdi Uzaklardasın / Zeki Müren / Zeki Müren
# Geçti Âlâm-ı Firâkın Cânıma / Klarnet İbrahim Efendi
# Yârim Gitti Çeşmeye / (İstanbul) / Anonim
# Gözlerin Bir İçim Su / Ferit Sıdal / K.Şakir Yakar
# Sûzinâk Longa / Turhan Yalçın

Cüneyt Kosal Sanatı Ve Hayatı

Türk mûsikisine büyük hizmeler vermiş olan Kanuni Cüneyt Kosal´ın hayatını, sanatını ve eserlerini anlatan “Cüneyt Kosal Sanatı ve Hayatı” adlı kitap Keşkül Yayınlarından çıktı. Kitap Keşkül Yayınları Mûsiki dizisinin de İlk kitabı.

Klasik Kemence Sanatçısı Sertaç Tezeren tarafından kaleme alınan kitapta, Kosal´ın müzikle dolu hayat serüvenini, anılarını ve kendi el yazısından kitaba aynen alınan bestelerini bulacaksınız. Kitap aynı zamanda bir dönemin mûsiki hayatına ışık tutan, müzikle dolu radyolu günlerini anlatan, fotoğraflarla desteklenmiş bir çalışma.

Kitabın arka iç kapağında Kosal´ın eserlerinden müteşekkil birde CD yer alıyor, CD´de Ahmet Özhan, İsmet Olgaç, Kültür Bakanlığı İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu ve bizzat Kosal´ın kendisi tarafından seslendirilmiş eserler bulacaksınız.

Zevkle okuyacağınız okurken de CD´sini büyük bir zevkle dinleyeceğiniz bu güzel çalışma henüz hayatta olan bir musikişinası konu alan nadir kitaplardan biri olma özelliğini de tadıyor.

Sale!

Kraliçenin Büyüsü – Onno Tunç’un Anısına

5,00 4,50

Dünya insanlığına tanıklığıyla
Sevgi ve emek ateşini armağan eden kadınlar,
Yürüdükleri tarih sahnesinde
“Şarkılar söylüyorlar, resimler yapıyorlar, yazılar yazıyorlar,
danslar ediyorlar, konuşmalar aktarıyorlar, oyuncu oluyorlar…”
Bütün bunların toplamını;
Ne güzel ki ülkemizde alkışa boğan,
Ne can alıcı ki yaşam nefesi haline getiren
O kraliçenin büyüsünden yansıyan ışıkla,
Bir Sezen Aksu karşımıza çıkıp selam veriyor…
Hangi şarkıya dokunsak,
Düşünmeden, şaşırmadan kalkamıyoruz…
Bir kraliçenin sabah ya da şafak vakti
Sokaklarda gezdiğini gördünüz mü?
Ben gördüm ve o sisli sabahı unutamıyorum.
Onun için düşündüklerimde yanılmadım!
Onun “aşk”a koşan çocukluk tarihiyle
Onun masum dünyasından akan pınarda
Öyle gerçekler gün yüzüne çıktı ki!…
Sanırım; Tülay German, Sümeyra Çakır,
Mercedes Sosa, Edif Piaf, Sabahat Akkiraz
Sonsuz hayat notalarını onunla paylaşmıştır.
Şimdi dünya insanlığının canı yanarken,
“Aşk”ın yüzü suyu hürmetine
Anadolu uygarlığından yeryüzü çocukluğuyla
Kraliçenin bahçesine koşalım mı?

Sale!

Cemal Reşid Rey ”Orkestra” Yazıları

12,00 10,80

Çoksesli müziğe gelince: İstanbulda çoksesli müzik yok muydu? Vardı. Ama bu müziği, daha çok hariçten gelen müzisyenler yapardı. Bu müziğe, o zamanlar, “alafranga” teksesli müziğe de alaturka denirdi. Sonradan bu tabirler ortadan kalktı. Darülelhanda bu iki türlü müzik de tedris ediliyordu.
Bir yandan, çoksesli müzikte solfej, armoni, kontrpuan ve hatta fügtedris edilir, öte yandan teksesli müzikte bütün usuller makamlar vs. öğretilirdi. Batı müziği derslerini verenlerden biri de bendim. Şehzadebaşı konağında yapılan çalışmalar, bende unutulmaz bir hatıra bıraktı. Memleketimizin müzik sahasındaki kabiliyeti o zaman ortaya çıktı.

Sale!

Virginia Hamilton: Biyografi Paul Robeson: Otobiyografi

20,00 18,00

Virginia Hamilton’un Biyografisini ve Paule Robeson’un Otobiyografisini ayrı ayrı basmak yerine ikisi de aynı insanı anlattığı için tek kitapta toplamanın ve önce biyografi sonra otobiyofrafi olmasının daha doğru olacağını düşünüp böyle yayınladık
(Kitabın İçinden)

Paul Robeson bir atlet, akademisyen, şarkıcı ve aktördü. Kendisi ve tüm insanlar için eşitlik istedi ve bunu savunmaktan da asla korkmadı. Robeson’un doğduğu yıllarda (1898) siyahlar için Amerika’nın herhangi bir yerinde herhangi bir haktan bahsetmek mümkün değildi ve Paul henüz okul yıllarında iken birşeyler yapmaya karar vermişti, yaptı da. Kolejde okudu, bir avukat odu ve daha sonra yüzünü tiyatroya döndü. 1920’lerin sonlarına gelindiğinde iyi tanınan aktör ve şarkıcı olmuştu. 1930’lar ve 40’larda popülaritesinin doruk noktasındaydı ve tüm dünya tarafından seviliyordu.

Bir yıl sonra ise ülkesi onu reddetti; politik fikirleri uymuyordu ve kariyeri darbe aldı. Ne olursa olsun bugün milyonlarca insan hümanist ve politik eylemci Paul Robeson’u sevmeye ve alkışlamaya devam ediyor.

Sale!

Türk Halk Müziği Solfej – 1

15,00 13,50

Türk Halk Müziği, kulaktan kulağa aktarılarak geçmişten günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. Bu aktarım sürecinde bağlama da, usta çırak ilişkisi içersinde öğretilmiştir. İletişim ve toplumsal değişimin yavaş olmaıs, yapılan aktarımın dış kültürlerden etkilenmesini de büyük ölçüde önlemiştir.

Günümüzde teknolojinin gelişmesi, kitle iletişim araçlarının yaşamımızın her alanına girmesi, kültürler arası etkileşim ve kültürlerin birbiri üzerine baskını artırmıştır.

Sale!

Keman ve Piyano İçin Çok Seslendirilmiş Türkü Demeti

13,50 12,15

Keman ve piyano için düzenlenmiş 20 adet halk türküsünün yer aldığı kitapta tüm parçaların seslendirildiği bir CD ve keman partilerinin ayrıca basımı bulunmaktadır.

Sale!

Orkestra Yazıları

15,00 13,50

Türk müziğini tanıtmak, yaymak konusunda yaptığı olağanüstü çalışmaları takdir etmemek olanaksızdır. Bu denli kapsamlı, programlı çalışma yapabilecek ikinci bir kişi düşünmek pek olası değil. Yazık ki bunu kavrayabilecek durumda olmayan yöneticilerimiz de vardır.

Kimi yöneticilerimizin, Hikmet’in müzik çalışmalarımızın olumlu yönde gelişmesi doğrultusunda önerdiği ve kimi zaman tek başına ya da yakın arkadaşlarıyla yaptığı çalışmaları idrak edememeleri, müzik sanatımızın geleceği bakımından, çok düşündürücü.

Sale!

Mevlevilikte Sema Ve Musiki

50,00 45,00

Birçok değerli araştırma ve kitaba imza atmış olan, dostluğuyla iftihar ettiğim Prof.Dr.Fuat Yöndemli, bu kez “Mevlevîlik” konusunu ele almış, çok geniş bir literatür taramasıyla meydana getirdiği “Mevlevîlikte Semâ ve Musikî” adlı çok kapsamlı kitabıyla Mevlevîliğin âdeta tomografisini çıkarmış. Kendisini ne denli tebrik etsek azdır. Biz, olgulara “gönül” ile değil, “akıl” ile bakmak zorundayız. Prof. Yöndemli, eşsiz değerdeki bu eserini böyle vücuda getirmiştir. Onu ne kadar övsek azdır.

(Burhan Oğuz’un bu eser için yazmış olduğu önsözden)

Özüne bakacak olursak, İslam’da ne var, ne yok; cevap çok nettir, İslam’da dans ve şarkı görmüyoruz. İslam’ı, ritüellerinde dans ve şarkı olmayan din olarak tarif edebiliriz. Alevîlikte ise hem dans ve hem de şarkı olduğunu görüyoruz. Demek ki varsa yoktur. Bu o kadar öyledir ki, Konya’daki “döner dervişler” uzun zamandır, sağlam Müslümanlar tarafından hoş karşılanmamıştır, eskiden sadece turistler ilgileniyorlardı. Şimdi her işimiz turistik olmaya başladı. Nerede o eski Müslümanlar, diyoruz ve arıyoruz…

(Yalçın Küçük: Ders 1 Küçülme Savaş, s.374)

“Semazenlerin hiç başı döner mi?” ve “Semazenlerin başı neden dönmüyor?” soruları, Konya’ya sema törenlerini seyretmeye gelenlerin en çok sordukları ve cevabını aradıkları sorulardır. Bu eser bir hekim gözüyle, bu sorulara cevap vermek için planlanmıştır. Ancak böyle tıbbî bir konuya girmeden önce, Mevlâna ve Mevlevîlik hakkındaki genel bilgiler okuyucuya aktarılmıştır. UNESCO tarafından 2007’nin “Mevlâna yılı” olarak ilan edilmesi dolayısıyla, bu eser yeniden gözden geçirilerek, önceki baskılarda bulunmayan yeni bölümler ilave edilmişti

İnsan Sesinin İyileştirci Gücü

“İnsan sesinin iyileştirici bir güç olarak kullanılmasında yetkin bilgiler ve uygulamalı egzersizlerle zenginleştirilmiş mükemmel bir kitap. Kesinlikle öneriyorum!”

JONATHAN GOLDMAN, İyileştirici Sesler kitabının yazarı

“İnsanoğlunun ses ile kendine özgü ve ikili bir ilişkisi vardır- sesleri çıkarabildiğimiz gibi duyabiliriz de. James D’Angelo ürettiğimiz seslere olan yolculuğumuzda bizlere ilgi çekici ve sezgisel bir rehberlik yapıyor. İnsan Sesinin İyileştirici Gücü’ndeki bilgiler ve egzersizler, hayatlarında denge ve sağlık arayan herkes için çok büyük bir değer taşıyor.”

JOSHUA LEEDS, psiko-akustik müzik yapımcısı ve Sesin Gücü ile Sesin Simyası kitaplarının yazarı

Bebekliğimiz ve çocukluğumuzdan itibaren ihtiyaçlarımızı ve duygularımızı ifade etmek için sesimizi kullanırız. Büyüdükçe bu sesler sistemli bir lisana dönüşür. Batı medeniyetlerinde duygularımızı ifade ettiğimiz seslerin kullanımının bastırılması oldukça yaygındır çünkü bu durum ya çocukça görülür ya da aşağılanır. Yine de büyük bir enerjiyle gülerken, inlerken, mırıldanırken, ağlaşırken ve içimizi çekerken çıkardığımız sesler iyileştirici bir güce sahiptir. İnsan Sesinin İyileştirici Gücü ‘nde James D’Angelo sesle tedavinin ardındaki kavramları bizlere tanıtıyor ve basit, uygulaması kolay egzersizler aracılığıyla bu kavramları hayata geçirmemizi sağlıyor. İnsan sesinin her türlü iyileştirici etkisini, sesli ve sessiz harflerden başlayıp gülerken ya da ağlarken çıkardığımız seslere kadar ayrıntılı bir biçimde anlamları ve özellikleriyle açıklıyor. Şarkı söylemenin gücünü ve birlikte şarkı söylemenin beden ve ruh sağlığımızda ortaya çıkardığı olumlu etkileri gözler önüne seriyor. Aynı zamanda dünya üzerindeki farklı kültürlerin geleneksel otantik ilahileri ve mantralarıyla beraber çakralarımızdaki tıkanıklıkları açabilmek için kendi mantralarımızı oluşturmamızda kullanabileceğimiz çeşitli vokal yöntemlerini de bizlere sunuyor. Armonik sesler yaratmada kullanılan tekniklerle beraber habsi geçen her türlü ses törensel bir düzenle sıraya konuluyor ve bedenimizi içsel bir dengeye, sağlığa ve huzura kavuşturabilmemiz için basit hareketlerle destekleniyor. Üstelik yazar kitabın CD’sinde belli başlı tüm vokal tekniklerini örneklerle açıklıyor- mantraları, büyük dinlerdeki ilahileri, doğal sesleri ve heceleri, armonileri- ve bu sesleri kendi başımıza çıkarabilmeniz için tüm yöntemleri de anlatıyor.JAMES D’ANGELO Amerikalı bir müzisyen, besteci, eğitmen ve İngiltere’de bir müzik atölyesinin lideridir. 1992 yılından beri İngildere’de,Avrupa’da ve Amerika Birleşik Devletleri’nde iyileştirici sesler ve hareketler üzerinde çalışmalar yapmış ve uygulamıştır, ses ile tedavi konusunda uzman olarak kabul edilmektedir.

Sale!

Mevlana’dan Çocuklara Masal Şarkılar

20,00 18,00

Mevlânâ’dan çocuklara renkli kuşe kağıda baskılı 96 sayfa masal kitabı hediyeli.

Sale!

Mavi Bilye

10,00 9,00

Eğitim, kişinin topluma yararlı olabilecek nitelikte yetiştirilmesini amaçlar. Bu, her ulusun vazgeçemeyeceği ortak bir özelliktir. Ancak eğitim, sözcük olarak bir bütünü belirler. Ayrıntıya girildiğinde, kişinin, sanatsal, sosyal, kültürel ve bilimsel yönden gelişimi söz konusu olur. Yine bu ayırım da bir genellemedir. Sadece “sanat” dendiğinde bile hepimizin usunda, müzik, resim, tiyatro canlanıverir. Her dalda olduğu gibi bu dallarda da başarıya ulaşmanın yolu, eğitimden geçer. Müzik eğitimi, her yaş grubu ve dönemine göre değişik uygulamalarla yapılabilir. Ancak eğitilmesi gereken kişi, ya da kişiler, 3 -12 yaş grubu içindeki çocuklarımızsa ilk amaç, onlara oyundan yola çıkılarak şarkılara tüm güzellikleri sevdirmek olmalıdır. Bu da yukarıda belirtilen yaşlardaki çocuklarımızın, temel müzik eğitimiyle bilinçli olarak yetiştirilmeleri sonucu sağlanabilir. Bir şarkının kolay öğrenilmesi ve öğretilmesinde söz -müzik uyumu (prozodi) nun büyük önemi vardır. Hem söz-müzik uyumuna, hem de eğitsel olmasına özen göstererek, okul müziği dağarcığımıza katkıda bulunmak amacıyla bir demet şarkı oluşturdum. “Mavi Bilye”deki şarkıların çoğunluğu okul öncesi dönemdeki çocuklarımızla, ilköğretim okulu öğrencilerine işitsel yöntemle (kulaktan) kolayca öğretilecek düzeydedir. Bu sonuç, şarkıların öğretiminde yakından gözlenecektir.

Sale!

Divan Şiirinin Penceresinden Osmanlı Toplum Hayatı

45,00 40,50

Edebî metinlerin bir özelliği de ait olduğu milletin sosyal hayatına dair başka kaynaklarda rastlanmayacak orijinal bilgiler içermesidir. Bu anlamda divan şiirimiz, sanılanın aksine, Osmanlı toplum hayatını ve gündelik yaşantısını anlamada eşsiz birer kaynak durumundadır. Çeşitli dinî unsurların, kültürel değerlerin, örf ve âdetlerin orijinal bir bütünlük içinde yer aldığı, bugün ise zamanın ve coğrafyanın değişmesiyle birlikte uzağımızda kalan bu hayat tarzını “mükemmelliği” esas alan bir şiir anlayışının penceresinden öğrenmeye çalışmak aynı ölçüde anlamlı olacaktır. Elinizdeki eser, Osmanlı toplum ve devlet hayatını anlama çabalarının yoğunlaştığı günümüzde kendi alanında bu döneme ışık tutmaktadır.

Sale!

Okulöncesi Müzik Etkinlikleri Eğitimi

25,00 22,50

Dünyanın taş yüreklilerini, asık suratlılarını yumuşatan yegâne varlık olan çocuklar, insanlığın pür yalın ve en doğal varlıklarıdır. Sorgulama tekniklerinin doğallığı ile dünyayı ve insanı tanıdıkça insanlaşan, toplumsallaşan çocuk bireyselleştikçe sorgulamanın ayıpsanacağı bir ortamla karşılaşınca her şeyi içine atıyor. Anlatılan masallar, söylenilen ninniler, tekerlemeler, soyuttan somuta dönüştükçe Cengiz Aytmatov’un “Gün Olur Asra Bedel” Kitabındaki şu satırlar geliyor aklıma:

“Küçük çocuklar büyüklerin her şeyi çok iyi bildiklerini, çok akıllı ve her zaman da haklı olduklarını sanırlar. Ama biraz büyüyünce bunun pek doğru olmadığını anlarlar. Onları terbiye edenlerin, yani biz ana babaların bazen ne kadar gülünç, acınacak halde olduğunu görürler. Zaman çarkı dönüş hızını artırıyor. Bununla birlikte kendi kuşağımız için son sözü yine kendimiz söylemeliyiz. Atalarımız bu maksatla bazı efsaneler, masallar söylemiş ve kendilerinden sonraki kuşaklara ne kadar büyük insanlar olduklarını anlatmak, kanıtlamak istemişlerdir. Biz de bugün atalarımız hakkındaki yargımızı bu efsanelere bakarak veriyoruz…” (Cengiz Aymatov: Gün Olur Asra Bedel. Sayfa: 188 Çev: Refik Özdek, Ötüken Yayınları.)

Sale!

Müzik Eğitimi

17,50 15,75

İnsanlar, potansiyel (gizli güç) yaratıcılığımızın olduğunun farkına, biraz emek verip yeti ve yeteneklerini geliştirdiklerinde varıyorlar. Bu gizil yaratıcılığımızın, daha iyi işlenmesi ve de geliştrilmesi çocukluktan başlayarak varlığımının sonuna dek süre-gidecek bir devinimin anlamlılığıdır. Yaratıcı gizil gücü geliştirebilmemiz için; merak olgumuzun her zaman olması, nasıl, niçin sorularının sorulması, sürekli tekrar yapılması, hayal kurulması, dinlenerek çözüm aranması, tüm görüş ve önerilere kulak kabartılması, yılgınlık içinde olunulmamasını gerektirir. Sınırları aşmak, dogmaları yıkmak, her şeye şüphe (ikircikli-kuşku) ile bakmak, sorunun olmazsa olmaz koşuludur…