1–18 / 135 sonuç gösteriliyor

Sale!

Evrensel Darbuka Metodu

35,00 31,50

Darbuka ustası Hamdi Akatay’ın kaleme aldığı metot.

Sale!

Müzik Kültürü

22,00 19,80

Atatürk ve Köy Enstitülerinde Müzik Eğitimi

1953 yılında İvriz Köy Enstitüsü’ne giren Prof. Dr. Ali Uçan, Atatürk ve Cumhuriyet Aydınlanması’nı içselleştiren, ”sanatçı|bilimci|eğitimci” kişiliği ile ömrünü eğitim ve öğrenime adamış, kutsanmış bir bilge kişi.

Bakınız bir başka bilge kişi, Mahmut Makal, kitaba yazdığı önsözün ilk paragraflarında ne diyor:

”Köy Enstitüleri, Türkiye’de ve dünyada ezberci eğitime teslim edilmiş çocuklara gerçek eğitimin yolunu açan Türk buluşu özgün eğitim kurumlarıdır.”

Köy Enstitülerinin kapanışı büyük bir talihsizlik olmuştur. Türkiye’nin kentlere göç nedeniyle değişen demografik yapısına uygun bir eğitim politikası saptanamamış, eğitim politik amaçlarla istismar edilen bir alan olmuştur.

İhsan Toksöz

Sale!

Anonim Bir Türkü: Musa Eroğlu

15,00 13,50

Anonim Bir Türkü: Musa Eroğlu, önemli bir bağlama ustası ve türkü sanatçısı Musa Eroğlu’nu bilimsel zeminde ele alıp anlatan bir kitap. Bu kitap aslında, “Türkü Kültüründe Değişim Süreci ve Musa Eroğlu” adıyla hazırlanan doktora tezinin ilgili bölümlerinden oluşmakta.

Söz konusu tezin danışmanlığı yapmış olmam nedeniyle, kitabın yıllara yayılan ortaya çıkış serüvenindeki titizlik ve özeriye yakından tanıklık ettim. Buna bağlı olarak da, bir kültür taşıyıcısı bilincine sahip Musa Eroğlu’nun yaşamını inceleyen ve son dönem türkü kültürünün şekillenmesinde üstlendiği rolü değerlendiren bu kitabın, yarınlara kalacak önemli bir belge niteliği taşıdığı kanaatindeyim.

Prof. Dr. İbrahim Dilek

Sale!

Türkülerden Seçmeler – 100 Temel Eser

7,00 6,30

Türküler; halkın acısını, derdini, mutluluğunu, kısacası duygu ve düşüncelerini genellikle hece ölçüsü kullanılarak anlatan, bentler ve nakaratlardan oluşan sözlü gelenek ürünleridir.

Bu kitap, türkü ile ilgili araştırma yapmak, türkülerimizi okumak ve tanımak isteyen toplumun her kesimine hitap edecek nitelikte bir eserdir. Bu eserde okuyucular, hem türkü kavramı ve çeşitleri ile ilgili bilgi sahibi olabilecek hem de yurdumuzun çeşitli yöresinden seçilmiş türkülerle buluşabilecektir.

Kültürümüzün sonraki nesillere taşınması adına bir katkı olması dileğimizle…

Sale!

Beethoven

52,00 46,80

Genç yaşından itibaren işitme duyusunu yitirmeye başlayan ve ömrünün son on yılında hemen hemen tamamen kaybeden Ludwig van Beethoven (1770-1827), bize armağan ettiği bestelerin bir kısmını, örneğin Dokuzuncu Senfoniyi kendisi dinleyememiştir. Eserin ilk icrasının salonda yol açtığı alkış tufanını sahneden duyamamış, ancak birisi onu kolundan tutup arkasına döndürdüğünde görebilmiştir. Bu durumuyla bile insanlık tarihinin en güzel bestelerinden bazılarını üreten ve müzikte büyük bir değişim yaratan büyük devrimci, dehanın beden bulmuş halidir.

Düşünülebilecek en pis ve dağınık evlerde yaşayan, ömrünü huysuz, kaba, savruk, pasaklı bir adam olarak geçiren Beethovenın beste çalışmalarınaysa büyük bir titizlik, kesinlik ve ayrıntıcılık hakimdir. Bu açıdan bireyin dünya üzerindeki süfli varlığıyla çağların ötesinden insanın ruhuna uzanan dehanın ulvi sanatsal varoluşu arasındaki karşıtlığın en dokunaklı örneğidir.

Sitemkâr olduğu kaderini en az dehası kadar büyük irade gücü sayesinde kabullenmiş ama kurulu düzenin kendini konumlandırdığı yere hayatı boyunca razı olmamıştır. Nobranlık sınırını zorlayan bir gerçekçilikle, üstelik yıllarca kendisine maddi destek sağlayan Prens Lichnowskye, “Siz doğumunuzdaki rastlantıyla bugünkü siz oldunuz. Binlerce prens olmuştur ve olacaktır oysa yalnızca bir tek Beethoven vardır” der. Kraliyet arabasını gördüğünde eğilip selam veren Goethenin tersine, sırtını dönüp uzaklaşır. Bir eserini ithaf ettiği kralın karşılık olarak gönderdiği mücevher sahte çıkınca iade etmesine etrafındakiler zor engel olur. Sadece aristokrasiye değil, sanatının ticarileşmesine, yayıncıların iznini almadan ve yeterince telif ödemeden eserlerini basmasına da itiraz eder: “İnsan beyni satılabilir bir mal değildir.”

Sale!

Carl Czerny Op.599

20,00 18,00

Piyano eğitiminde yaklaşık 150 yıldır standart olarak kullanılan Czerny Op.599 alıştırmalar, bestecisinin ve yaşadığı dönemin müzik ve eğitim anlayışlarını da içeren geniş açıklamaları ve + CD kaydıyla, tüm öğretmen ve öğrencilere yeni bir bakış açısı ve motivasyon getirmeyi amaçlamaktadır.

Müziğin Kilometre Taşları

Müziğin Kilometre Taşlarından özel açıklamalara yer veren bu kitap Türk pop müziğinin gizli tarihini de gözler önüne seriyor. Müzik endüstrisinde 1970’ler, 1980’ler ve 1990’lara damgasını vuran müzisyen ve yorumcuların müzik yaşamlarına ait özel itirafları aynı zamanda müzik dünyası ve tarihi hakkında öneli ipuçları veriyor.Müzik tarihinin inişli çıkışlı yollarında ürettikleri ile birer kilometre taşı katan müzisyenlerin açıklamaları sadece müzik meraklıları için değil aynı zamanda müziğe ilgi duyan ve müzik dünyasına giriş yapmak isteyenlere de özel bir rehber olarak derlendi.‘’Michael Kuyucu ile Müziğin K.M. Taşları’’ programı sırasında, öncesinde ve sonrasında yapılan özel sohbetler ve radyo söyleşilerinin özetini içeren bu kitapta tarihe canlı tanıklık yapacak geçmişi bugünün gözü ile değerlendirme fırsatını bulacaksınız.
Bu kitapta yolu müzikten geçen herkesin alacağı hayat dersleri var.

Sale!

Kürt ve Alevi Tarihinde Horasan

40,00 36,00

“Horasan” olgusu, özellikle Kuzey Kürdistan ve Anadolu Alevi Kürtler`i için, hayati denecek ölçüde son derece önemli bir konudur. Nasıl olmasın ki! Son birkaç kuşaktan Alevi Kürtler`in önemli bir bölümü, neredeyse ağızbirliği etmişcesine “Horasan`dan geldikleri ve Türk oldukları” savıyla, bilerek veya bilmeyerek bir “kimlik saptırması ya da karartması” içine girerlerdi… Alevi Türkmenler`in büyük çoğunluğu da, Orta Asya yerine Horasan`dan geldiklerini söylerdi. İşin daha garip ve ilginç yanı ise, Horasan`dan geldiklerini iddia eden bu insanların yine büyük çoğunluğu; biri Hazar denizi`nin güneydoğusunda “Horasan” adıyla bir eyaleti, Erzurum`a bağlı bir “Horasan” kazasının ve Güney Kürdistan`da bu adla anılan bir yerleşkenin bulunduğunu bilmeden, sözkonusu söylemi tekrarlayıp dururlardı.