12 sonuç gösteriliyor

Elazığ Müzik Kültürü 1 – 2

Elazığ-Harput Müziği, deyim yerinde ise tam bir Türk Müziği Harmanı’dır. Öyle ki, Türk Müziği’nin ana damarlarını belirleyen eser çeşitleri, Elazığ-Harput Havaları içerisinde de mevcuttur. Hem de hatırı sayılır nitelik ve nicelikte.
“Şarkı, Türkü, Hoyrat, Gazel
Nağmeleri sade, güzel
Türk Müziği sever isen
Bir de bir gün Harput’a gel”
Yukarıdaki dörtlüğüm bu fikri biraz daha açıklıyor sanırım.
Yöre havalarının ülkemiz müzik kültürü içerisindeki önem ve değerine gelince; zaten ulusal ve yöresel birçok sanatçı ve araştırmacının uzun yıllar ötesinden günümüze uzanan bilimsel yazı ve yorumları, bu durumu çok açık olarak tespit ve teslim etmiştir. Hakikaten ritmik hoyratları, mayası, divanı, şirvanı, peşrevi, çalgıları, gazelleri, çaydaçırası, versağı, müstezatı, muhalifi, tecnisi, oyun havaları, tasavvuf eserleri ile Elazığ Yöresi; ülkemiz müzik kültürünün en önemli ve en özgün kalelerinden biridir.
Evvelce Salih Turhan’la beraber yazdığımız ve Elazığ Belediye’since 2009 yılı şubat ayında bastırılan “Elazığ-Harput Havaları” külliyat kitabımızda, yöreye ait toplam 335 eserin notası ve standart güftesi yer almıştı.
Fakat yöre müziği, hem nağme hem de güfte yönünden çok dinamik ve canlıdır. Mahalli Sanatçıların bu alanda sanki dokunulmazlığı vardır. Aynı hoyratı-gazeli ve türküyü her sanatçı kendine göre yorumlar ve kendi seçtiği mani ve sözlerle icra eder. Bu nedenle de bazen aynı ezgiyi, değişik sanatçıların yorumu ile ayrı ayrı notaya almak zorunda kalmışızıdır. Gerçi yorumların tümünü notaya almak mümkün değil ise de, sözlerin tümünü metin olarak kitaplara almak mümkündür.
Kitap, mahalli sanatçıların kendine has bu özgün hallerine ve Elazığ’da mahalli musıkî yaşantısının geçmişine ışık tutmak amacıyla iki cilt olarak hazırlanmıştır. İkinci cilt, tamamen mahalli sanatçıların sanatsal ağırlıklı hayat öyküleri, hatıraları ile arşiv fotoğraflarına ayrılmıştır. Bu hayat öyküleri içerisinde, Harput’un hakikaten o büyüleyen musıkîsi ve folkloru hakkında çok ilginç, değişik ve heyecan verici bilgiler mevcuttur.
Kısaca ikinci ciltte son yüzelli yıllık bir dönemde yaşamış yüzlerce mahalli ses ve saz sanatçısı ile bazı ilgili kültürel şahsiyetlerin sanatsal yaşamları incelenmiş; değişik araştırma konuları, çok sayıda eski düğün-meşk ve konser fotoğrafı ile içerik desteklenmiştir.
Birinci ciltte ise; genel Elazığ müzik kültürü bilgileri yanında, yöre ezgilerinin tümünün yaşayan tam ve en doğru güftelerini bulacaksınız. Sanatçıların okuyuşlarından derlenen ve binlerce ses kaydından ve mevcut yazılı kaynaklardan kıyaslamalı olarak doğrulanan güftelerin kıta ve manilerinin karşısında, çoğu zaman okuyucularının ismi de belirtilmiştir. Ayrıca eser başlıklarının hemen altında kronolojik sıraya göre eserin kayda değer güfte derleyicileri, kaynak kişileri ve makam ve usûl bilgileri verilmiştir. Sayfa altlarında ise ezginin önemi, özellikleri vs. hakkında gerekli açıklama ve notları bulacaksınız. Bu açıklama ve notların sizleri bazen Elazığ-Harput Havaları konusunda çok çarpıcı ayrıntılara ulaştıracağını rahatlıkla söyleyebilirim.
Birinci ciltte toplam 339 adet Elazığ ezgisine yer verilmiştir. Bunlardan 294 adedi sözlü, 45’i ise oyun havası ve saz eseridir. Sözlü olanların 189’u türkü, 44’ü hoyrat ve uzun hava, 14’ü gazel ve 47’si ise tasavvuf eseridir.
İlave olarak 10 adet yöresel beste, 41 adet yakın bölge türküsü, 15 adet klasik gazel ve bazı ulusal kahramanlık türkülerimizin güftesi de yine bu ciltte yer almaktadır.
‘Elazığ-Harput Müziği’nin Tarihi Gelişimi’nden ‘Yeni Derlenmiş Türkü Hikâyeleri’ne; ‘Harput’ta Kürsübaşı Geleneği’nden ‘Harput Gazellerinin Türkçe Anlamı’na; ‘Harput Müziği Form Tanımları’ndan ‘Harput Müziği’nde Şiirler’e; ‘Elazığ’ın Ünlü Türküleri Listesi’nden ‘Örnek Harput Fasılları Listeleri’ne; ‘Elaziz Halkevi-1936 Notalı Derleme Listesi’nden ‘İshak Sunguroğlu’nun Notalı Derleme Listesi’ne; ‘TRT Repertuarındaki Elazığ Ezgileri Listesi’nden ’nden ‘Elazığ-Harput Müziği Hakkında Kitaplar’a; Elazığ Meşklerindeki Türk Sanat Müziği Fasıl Listeleri’nden ‘Elazığ Tarih ve Coğrafya Bilgileri’ne ve Gakgoş’un Tanımı’na kadar onlarca konu başlıklı bilgi-belge ve fotoğraf da, birinci cildin diğer içeriğini oluşturmaktadır.
Çalan-söyleyen, yöneten, araştıran, derleyen-notalayan ve özetle uzun yıllar kaynağından yetişen bir kültür gönüllüsü olarak, Harput-Elazığ Müzik Kültürü üzerine yeni, doğru ve güncel kitaplar yazılması ihtiyacını görmek, benim için elbette zor değildi. O halde;
“Kültürel bir uğraşı olarak işe başladım,
Zaman içinde uzmanlaştım,
Üzerime görev düştüğünü anladım,
Bu kitap böyle çıktı ortaya”… diyorum.
Hazırladığım bu kitapta da (yazarı bulunduğum “Elazığ-Harput Havaları” kitabında olduğu gibi), mevcut yayınlara oranla tam iki kat daha fazla Elazığ Türküsü yer almaktadır.
Sonuç olarak 25 yıllık bir araştırma sonucu 165 adedi tarafımızca ilk defa derlenip kayıtlara geçirilmiş toplam 340 eserlik Elazığ Havaları Güldestesi’nin güfte-metin ve inceleme bilgileriyle, onları nakış nakış işleyip günümüze ulaştıran mahalli sanatçıların hayat öyküleri ve hatıralarını kapsayan genel bir “Elazığ Müzik Kültürü” kitabından bahsediyorum.
Faydalı olması dileği ile…

Şemsettin TAŞBİLEK
Yük. Müh.
Araştırmacı Sanatçı

Sale!

Melodika Ve Sen

15,00 13,50
Sale!

Okulöncesi Müzik Etkinlikleri Eğitimi

25,00 22,50

Dünyanın taş yüreklilerini, asık suratlılarını yumuşatan yegâne varlık olan çocuklar, insanlığın pür yalın ve en doğal varlıklarıdır. Sorgulama tekniklerinin doğallığı ile dünyayı ve insanı tanıdıkça insanlaşan, toplumsallaşan çocuk bireyselleştikçe sorgulamanın ayıpsanacağı bir ortamla karşılaşınca her şeyi içine atıyor. Anlatılan masallar, söylenilen ninniler, tekerlemeler, soyuttan somuta dönüştükçe Cengiz Aytmatov’un “Gün Olur Asra Bedel” Kitabındaki şu satırlar geliyor aklıma:

“Küçük çocuklar büyüklerin her şeyi çok iyi bildiklerini, çok akıllı ve her zaman da haklı olduklarını sanırlar. Ama biraz büyüyünce bunun pek doğru olmadığını anlarlar. Onları terbiye edenlerin, yani biz ana babaların bazen ne kadar gülünç, acınacak halde olduğunu görürler. Zaman çarkı dönüş hızını artırıyor. Bununla birlikte kendi kuşağımız için son sözü yine kendimiz söylemeliyiz. Atalarımız bu maksatla bazı efsaneler, masallar söylemiş ve kendilerinden sonraki kuşaklara ne kadar büyük insanlar olduklarını anlatmak, kanıtlamak istemişlerdir. Biz de bugün atalarımız hakkındaki yargımızı bu efsanelere bakarak veriyoruz…” (Cengiz Aymatov: Gün Olur Asra Bedel. Sayfa: 188 Çev: Refik Özdek, Ötüken Yayınları.)

Sale!

Müzik Eğitimi

17,50 15,75

İnsanlar, potansiyel (gizli güç) yaratıcılığımızın olduğunun farkına, biraz emek verip yeti ve yeteneklerini geliştirdiklerinde varıyorlar. Bu gizil yaratıcılığımızın, daha iyi işlenmesi ve de geliştrilmesi çocukluktan başlayarak varlığımının sonuna dek süre-gidecek bir devinimin anlamlılığıdır. Yaratıcı gizil gücü geliştirebilmemiz için; merak olgumuzun her zaman olması, nasıl, niçin sorularının sorulması, sürekli tekrar yapılması, hayal kurulması, dinlenerek çözüm aranması, tüm görüş ve önerilere kulak kabartılması, yılgınlık içinde olunulmamasını gerektirir. Sınırları aşmak, dogmaları yıkmak, her şeye şüphe (ikircikli-kuşku) ile bakmak, sorunun olmazsa olmaz koşuludur…

Sale!

Keman Metodu

13,50 12,15
Sale!

Bağlama Metodu 1 (Pozisyonlarla Kısa Sap)

40,00 36,00

Bu metotta yer alan tüm teknik çalışmalar,yıllarca bireysel ve toplu bağlama öğretiminde,çeşitli yaş ve meslek grubundaki sayısız kişilerle çalışılmış,sonuçları değerlendirilmiş,değişiklikleri yapılarak son haline getirilip bu kitapta toplanmıştır.

KONU BAŞLIKLARINDAN BAZILARI;

• Metod bilgileri
• Bağlama ailesi ve bağlamanın tanımı
• Oturuş ve bağlamanın tutuşu
• “Re” notası ve bağlı sekizlik tartım kalıbı
• “Mi” notası • Dörtlük notası
• Bağlı bir sekizlik iki on altılık tartım kalıbı
• Bağlı iki on altılık bir sekizlik tartım kalıbı
• Bağlı dört on altılık tartım kalıbı.

Sale!

Tekerlemeler ve Türkülerle Piyano Çalmayı Öğreniyorum-1

28,50 25,65

Bu kitapla,küçük yaştaki çocukların bildikleri tekerlemeler ve tanıdıkları Türk ezgileriyle piyano öğrenerek müziği okuyabilir ve yazabilir olmaları amaçlanmıştır.Bu nedenle seçilen bilindik tekerlemeler ve halk türküleri piyano eğitim sürecine uygun olarak tekrar düzenlenmiştir.Sistematik bir ilerleme ile iki el beş parmağın gereğine uygun çalış pozisyonu öğretilmeye çalışılmıştır.Her okutulan ve çalınan eserin devamında yazdırılmasıyla çocukların yazdıkları bu dili öğrenirken beklenen yeni davranışları daha rahat kavrayacakları ve pekiştirebilecekleri düşünülmektedir.Bu kitap,piyano eğitimi veren öğretmenlerin kullanacağı yararlı bir kaynak olması ve dolayısıyla öğrencileriniz müzik kültürüyle donatılmış bireyler olması dileğiyle hazırlanmıştır.