Hasan ERSEL

Bir lise öğrencisi olarak Klasik Batı Müziği konusunda bilgimi artırmam gerektiğini düşündüğümde İlhan Mimaroğlu’nun Musiki Tarihi adlı kitabını almış ve defalarca okumuştum. Mimaroğlu, besteci ve yazarlığının yanı sıra ütopya denemesi bulunan bir insan.

İTÜ Dr. Erol Uçer Müzik İleri Araştırmalar Merkezi 2006 “MIAM Onur Ödülü”nü Sayın İlhan Mimaroğlu’na verme kararı almış. Ödül töreni 12 Aralık 2006 akşamı İTÜ Maçka Kampusu’nda yapılacak bir toplantıda verilecekmiş. Bunu okuyunca çok sevindim. Nedenim bencilce. Bir lise öğrencisi olarak Klasik Batı Müziği konusunda bilgimi artırmam gerektiğini düşündüğümde İlhan Mimaroğlu’nun Musiki Tarihi (İstanbul: Varlık Yayınları, 1961) adlı kitabını almış ve defalarca okumuştum. Hemen arkasından çağdaş müzikle ilgimi kurmamı sağlayan da yine onun Onbir Çağdaş Besteci (Ankara: Forum Yayınları, 1961) adlı kitabı oldu. Sayın Mimaroğlu’na bana bu dünyayı açtığı için çok teşekkür borçluyum. Ben kendisi ile sadece bir kere görüşme/konuşma fırsatı buldum. Ama ne kadar teşekkür borçlu olduğumu ifade edebilmiş olduğumu sanmıyorum. MIAM, bu ödülü Sayın Mimaroğlu’na verirken benim bu duygularımı da aktarmış olacak diye avunuyorum.

Yazar İlhan Mimaroğlu
İlhan Mimaroğlu’nun yazdığı ilk iki kitabı okuyamadım. Bunlar Amerika Sesleri (Ankara: Doğuş, 1956) ve Caz Sanatı (İstanbul: Yenilik Yayınları, 1958) Ama daha sonraki yıllarda yazdıklarını okuma fırsatını elde ettim. Bunlardan Elektronik Müzik (İstanbul: Pan Yayınları, 1991) yanılmıyorsam halen bu alanda Türkçe tek kitaptır. Elektronik müzik alanında öncüler arasında yer alan yazarın Columbia Üniversitesi’ne 1966 yılında verdiği lisansüstü tezine dayanan bu yapıt, konuyu çeşitli boyutlarıyla ele alıyor. Konuyu merak edenler için öğretici, konunun içinde olanlar için de herhalde düşündürücü bir kitap.
Sayın Mimaroğlu’nun kendine özgü diliyle yazdığı yedi kitabı daha var. Bu kitaplarında sadece müziği değil, toplumsal yaşamın çeşitli boyutlarını ve tüm bunlar içinde insanı ele alıyor. Mimaroğlu’nun “dili” eleştirel, muzipçe ve yer yer de iğneleyici. En hoş tarafı da sözü uzatmaması. Bu kitaplarda yer alan yazıları, gereğinde, birkaç satırdan oluşan bir paragraftan ibaret bile olabiliyor. Ama yazıyı okuyup biraz düşününce eski deyişle “efradını cami, ağyarını mani” ettiği görülüyor. Bu kitaplardan dördü yapıları itibariyle bir grup oluşturuyor. Bunlar Günsüz Günce (İstanbul: Pan Yayıncılık, 1989), Ertesi Günce (İstanbul: Pan Yayıncılık, 1994), Karşı Köşe (İstanbul: İyi Şeyler Yayıncılık, 1996), Geldim, Gördüm, Geçtim, Gittim-Bir Özgeçmiş (İstanbul: Pan Yayıncılık, 2001). Bu kitapları anlatmaya kalkışmanın anlamı yok. Okumak gerek. İlhan Mimaroğlu, İngilizce yazılarını da Other Words (İstanbul: Pan Yayıncılık, 2003) adlı kitabında toplamış. Bunların önemli bir bölümü müzikle ilgili. Yazarın farklı bir alanda son derece ilginç bir kitabı da New York Kapı Dışı Sanatı (İstanbul Yapı ve Kredi Yayınları, 2002). Bu kitabında Mimaroğlu New York sokaklarında gördüğü duvar resimlerini ele alıyor.

Besteci İlhan Mimaroğlu
“İlhan Mimaroğlu’nun kitaplarıyla lise öğrencisiyken tanıştığına göre müziğini de o yıllarda tanımışsındır” diye düşüneceksiniz… Nerede! Türkiye’de en zor işlerden birisi bir Türk bestecisinin yapıtını dinleyebilmektir. Durum şimdi eskiye oranla daha iyi ama hâlâ çok kötü. Anımsayabildiğim kadarıyla İlhan Mimaroğlu’nun oturup dikkatle dinleyebildiğim ilk yapıtları Criminal Record (Finnadar, 7-91305-2, 1989) adlı CD’de yer alanlar oldu. Bu CD’de yer alan yapıtlardan elektronik olanlar Columbia-Princeton Elektronik Müzik Merkezi’nde hazırlanmış. 1961 yılında faaliyete geçen bu merkez dünyada elektronik müziğin birkaç öncü kurumundan birisi. Bu kurumda çalışan ilk müzikçiler arasında Otto Luening, Vladimir Ussachevsky, Mario Davidovsky ve iki de Türk besteci, Bülent Arel ve İlhan Mimaroğlu var. Söylemeye gerek yok ki, uzun süre, Türkiye’de yaşayan bizlerin dünyada böyle öncü bir hareketin içinde Türk sanatçıların olduğundan haberimiz bile olmadı. O yıllarda, dünyada çok daha önce piyasaya sürülmüş bazı malların montajını yapmayı becerebildiğimizle övünmekle meşguldük.
İlhan Mimaroğlu’nun müziğini Türkiye’de kolay kolay bulamazsınız. Gerçi bir istisnası var: Galatasaraylı Besteciler (Muzikotek Muz 0011, 1997) adlı albüm. Ancak bu albümde de sadece sanatçının iki yapıtından alınmış iki kısa bölüm var. Oysa, yıllar önce taa Çin’de bir firma sanatçının Criminal Record adlı CD’sinin kasetini -galiba izinsiz olarak- çıkarmıştı!
Benim bilebildiğim kadarıyla İlhan Mimaroğlu’nun müziğini içeren, değinmediğim 4 CD daha var. Bunlardan ilki sanatçısının Prelude No. 8 (Edgard Varese’in anısına) adlı elektronik müzik parçasının yer aldığı Columbia-Princeton Electronic Music Center (1961-1973) (The New World Records, 80521-2, 1998). Outstanding Warrants (Southport, S-SSD 0086, 2000) ve Agitation (Locust Music, 59,2004) bestecinin elektronik müzik alanındaki yapıtlarından oluşan iki CD. Son CD’deki sözler Alexander Bakünin, Bertold Brecht, Jean-Baptiste Clement, Mahir Çayan, Nâzım Hikmet, Peter Kropotkin, Mao Çe-Tung, Karl Marx ve Eugene Pottier’in metinlerinden hareketle besteci tarafından yazılmış.
Bestecinin son derece ilginç bir yapıtı da Sing me a Song of Songmy başlığı taşıyor. İlk kez 1971’de yayımlanan bu albüm 2003 yılında CD olarak yayımlandı (Atlantic, 81227 3669-2). Bu yapıt caz beşlisi, konuşmacılar, koro, yaylılar orkestrası, Hammond orgu, birleştirilmiş (synthesized) ve süreçten geçirilmiş sesler için. Yapıtın sözleri Sören Kirkegaard, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Nha Khe, Che Guevera ve bestecinin. Dünyayı saran gaddarlık ve insanlığın kendisini yok edişine bir başkaldırış. Bu icrada Freddi Hubbard ve beşlisi yer alıyor, Arif Mardin Hammond orgunu çalıyor ve yönetiyor.

Düş Ülkeci (Ütopyacı) İlhan Mimaroğlu
İlhan Mimaroğlu’nun yedinci kitabı ise bir düş ülke (utopia) çalışması… Adı Yokistan Tasarısı (İstanbul: Pan Yayıncılık, 1997). Thomas Moore’un Utopia’sı, Adam Şenel’in Teleandregenos Ütopyasında Evlilik Hayatı adlı kitaplarında olduğu gibi bir toplum düzeni arayışı denemesi. Yokistan, Varistan’ın zıddı. Varistan’da olanlar orada yok. Ama o nedenle Yokistan insanların daha mutlu yaşayacakları bir düzen. Kitabı okuyunca Varistan’ın ABD olduğunu anlıyorsunuz. Bu araştırmaya girmesinin nedenini şöyle açıklıyor Mimaroğlu: “Olmaması gereken dünyaların en kötüsünde yaşama zorunda kalmak, yakın ya da uzak geçmişlerde olduğu gibi, olabilecek dünyaların en iyisini düşünme dürtüsünü sağlıyor” (Yokistan Tasarısı, s. 5). Yokistan’da “komünist-kapitalist” ekonomi vardır. Çünkü, yazara göre “…ancak kapitalizmin işleyen ve amaçlarını gerçekleştiren bir ekonomik dizge [sistem] olduğu anlaşılmış[tır]. Bununla birlikte, kapitalizmin yalnız ve yalnız kamu yararına çalışan bir dizge olarak işleyebilmesi, temelde değilse de olagelmiş kapitalizmin bazı özelliklerinde değişiklikler yapılmasını gerektirir” (Yokistan Tasarısı s. 11, parantez içindekiler benim). Komünizm boyutu ise yazarın önerdiği değişikliklerle oluşuyor. Yazar uyarıyor: “…komünizm, kapitalizmin tam tersine, dünyanın hibir ülkesinde (özellikle kendisine komünist tanımını yakıştıran ülkelerde) var olmuş değildir” (Yokistan Tasarısı s. 13). Sonra da önerdiği düzeni sağlayacak “yok”ları saymaya başlıyor. Ücret farklılıkları yok, nakit para yok, vergi yok, mülkiyet yok ve daha pek çok şey yok… Yokistan olabilir mi? Yazara göre Yokistan küçücük bir ülke olacaktır. Havası suyu iyi bir yerde (Ömer Madra’nın kulakları çınlasın). Ama insanlar bu ülkeye özenmeyeceklerdir. Çünkü insanların çoğunluğu kötüye özenir (Yokistan Tasarısı s. 7) Üstelik onu yaşatmak istemeyecek olan Amerika (Varistan) da var olacaktır. (Yokistan Tasarısı s. 61)
İşte böyle çok yönlü ve bütün yönleriyle Türk kültür yaşamına uzaklardan bıkmadan usanmadan katkı yapmayı sürdürmüş bir insan, İlhan Mimaroğlu. MIAM’a teşekkür ediyorum.

Referans, 9 Aralık 2006

Etiketler:
X