Hadi ULUENGİN/hadiuluengin@taraf.com.tr

İLHAN Abi New York’ta ve seksen altı yaşında öldü!

Vasatlık gazetecisini değil kompozitör ve müzikolog İlhan Mimaroğlu’nu kastettim.

Cenazesi dün yine aynı şehirde yapılan törenle kaldırıldı.

İlhan Abi filtresiz “Lucky Strike” kalmamış, siz yine şu cigaranın ucunu kopartıverin!

***
BEKLİYORDUK. Haberlerini haftada iki üç defa Rüstem’den (Batum) alıyordum.

Hastanenin yoğun bakım ünitesinden arada bir Columbia Üniversitesi’ndeki evine taburcu edildiğini öğrensem bile mukadder sonun hızla yaklaştığını hepimiz biliyorduk.

Güngör Abla’nın, Rüstem’in ve tabii ki dünya müzik camiasının başı sağolsun.

***

BESTELEDİĞİ ve icra ettiği türün yabancısı olduğum için burada tınıları yorumlamak gibi bir cüretkârlığa kalkışmayacağım. Haddim değil! Çizmeyi fena hâlde aşmış olurum.

Dolayısıyla, “Ş” harfinin mutlaka majüskülle yazılacağı “Şahsiyet”ten bahsedeceğim.

Ve hemen söyleyebilirim ki muhtemelen bütün öncü yaratıcılar, daha doğrusu evrensel tabirle bütün“avangard” dâhiler gibi İlhan Mimaroğlu da su katılmamış bir provokatördü!

Nitekim başta ABD olmak üzere Batı ülkelerindeki herhangi bir kalburüstü müzik mağazasına girip“Mimaroğlu” reyonunda duran bestelerinin isimlerine şöyle bir bakın:

“Can Çekişme”
“Çıldıran İblisin Kanatları”“Sırtından Vurulmuşlara Ağıt”, vs…

Kulak daha notaların yadırgatıcılığına alışmadan provokatörlük buradan başlar.

***
ZATEN provokatör kelimesini kullanmakla irkilticiliği baştan vurgulamış oldum.

Fakat bilhassa, meydan okumanın yansıttığı sorgulama dürtüsünü kastediyorum.

Meselâ 8. Cadde’deki ofisin asansörüyle aşağı inmişiz ve zemini paspaslamakta olan siyahî adam “sağ taraf henüz ıslak, lütfen soldan yürüyün” dedi.

İlhan Abi dönecek ve, “Yarım asırdır şu memlekette yaşıyorum, bana ‘sol’dan gitmemi tavsiye eden ilk insan sizsiniz. Minnettarım” diye iltifat yağdıracaktır. Burada hangi Amerika?

Veya “gerici” bulduğu için örneğin Mozart plaklarını geceyarısı kapı dışarı edecektir.

Güngör Abla da o yattıktan sonra toplayıp gizlice saklayacaktır. Burada hangi müzik?

Veya, Charlie Mingus’e de tını ürettiği o efsanevi “Blue Note” kulübünde caza inmişiz.

Etraf “Mimaroğlu geldi” diye fısıldaşadursun, İlhan Abi izmaritini barmene göstererek “Tabureye ilişmemi istiyorsan tütün yasağı tabelasını kaldır” diyecektir. Burada hangi doğru?

***

UZUN seneler önce galiba “Türklerin ‘El Turco’su nerede” başlıklı bir yazı yazmıştım.

Aile fi tarihinde ve Osmanlı tebaası olarak göçtüğü için yukarıdaki lâkapla anılan fakat aslında Arap olan o zamanki Arjantin Cumhurbaşkanı’ndan yola çıkarak, etnik anlamda Türk sayılanların Yeni Dünya’da niçin başarı kazanamadıklarını sorgulamaya çalışıyordum.

İşte Ertegün biraderler hariç aynı istisnayı bozan belki tek kişi İlhan Mimaroğlu’dur!

Her hangi bir dünya ansiklopedisini açın, sultanlar ve siyaset simaları dışında ismine rastlayabileceğiniz tek tük Türk kökenliden birisi mutlaka İlhan Abi olacaktır!

Ve ben haklı olarak provokatörlüğüne de değindim ama Mimaroğlu’nun bu statüye erişmesindeki neden onun her anlamda evrenselliği yakalamış olmasından kaynaklanıyordu.

Hayır, yanlış söyledim! Öyle evrenseli yakalamış olmasından falan kaynaklanmıyordu.

Çok daha ötesi, bizzat o evrenseli üretmiş ve pekiştirmiş olmasından kaynaklanıyordu.

Doğu’yu ve Batı’yı özümsemiş engin kültür; anadil gibi vâkıf olunan yabancı lisanlar; kâinatın başkenti New York’ta ikameti seçmiş sağduyu! İlhan Mimaroğlu bunların hepsiydi!

İlhan Abi filtresiz “Luck Strike” kalmamış, ucunu kopartıp dumanı hırsla “Çıldıran İblisin Kanatları”na üfleyin ki, siz yaratıcının o meydan okuma provokatörlüğü asla bitmesin!

Taraf, 21 Temmuz 2012

Etiketler:
X