14 sonuç gösteriliyor

Sale!

Punk: Bir Altkültürün Oluşumu

9,00 8,10

– Lou Reed, Velvet Underground ve Exploding Plastic Inevitable – Glitter Rock ve New York Dolls: Cinsiyet Muğlaklığı ve Kıyametimsi Görünüş – CBGB & OMFUG – Punk Tarzının Billurlaşması: Sex Pistols – Fanzinler ya da başka bir deyişle kitle iğnenin dantelli büfeyle muharebesi (Arka Kapak)

Sale!

Bela Bartok’un Türk Halk Müziği Derlemeleri Üzerine Çalışmalar

10,00 9,00

Çalışmayı çok beğendim. Perspektifi ve ona bağlı sonuçlar beni gerçekten mutlu etti. Bu tür konuları ele alırken boyutlu bakabilmenin çok güzel örneği verilmiş. Geçmişte de benzeri konular üzerine yazılar yazıldı ancak birçoğu öncelikle müzikal daha sonra ise gerek sosyolojik gerekse tarihsel inceleme açısından eksikler içerdiğinden itiraf etmeliyim ki beni çok tatmin etmemişti. Kutlamak isterim.
Cem İdiz

Öteden beri müzik hakkında, besteleme süreçlerinin içinde veya kuluçka dönemlerinde iken düşünegeldiğim konuları bu çalışmada yoğun bir şekilde okumak ve tekrar gözden geçirmek olanağını buldum; sezip de ifade edemediğim ya da bazısını kendi kendime düşünüp ama dile getirmediğim noktaları böyle net çözümlenmiş ve güzel ifade edilmiş görmek çok aydınlatıcı oldu.
Ayşe Tütüncü

Sale!

Müziğin Görselliği

15,00 13,50

Hangi ortam olursa olsun müzik dinleme eyleminin tekrara yönelik bir yapısı vardır. Radyo ve televizyon gibi izleyicilerin yayınları kontrol edemedikleri ortamlarda bile, müzik parçalarının yayın akışında tekrarları olmaktadır. Yeni piyasaya çıkmış olan müzik parçalarının bu tekrar sıklığı daha fazladır. Bireylerin kendi seçtikleri müzikleri dinledikleri ortamlarda da yine tekrar durumu söz konusudur, çünkü insanlar dinlemekten hoşlandıkları müzik parçalarını tekrar tekrar dinleyebilirler. 1951 yılında bir radyo yayıncısı olan Storz’un aklına parlak bir fikir geldi. Neden kendi radyo istasyonlarında da plakları bar müşterilerinin juke-box’ta çaldığı şekilde tekrar tekrar çalmasınlardı? Bu yeni uygulamanın başarılı olabilmesi için radyo yayın akışının hızlandırılarak sıkıcılıktan kurtarılması gerekiyordu. Spikerler haberleri hızlı okuyacak, önceden kaydedilmiş reklamlar karışık seslerle neşelenecek ve disc jokeyler programlarını yayınlarken, şakalar, espriler eşliğinde programlarını kişiselleştirdikleri duygusunu yansıtacaklardı. Şüphesiz müzik dinleyicisi açısından tekrarın önemini anlayan ilk kişi Storz değildi. Az sayıda birkaç popüler şarkıyı yayınlama düşüncesi, en azından on yılı aşkın sürede ayakta duran Your Hit Parade adlı Amerikan yayıncılık kurumu kadar eskiydi. 1934’te radyoda başlayıp, 1950’de televizyona taşınan bu haftalık şov ülkenin en sevilen şarkılarını on numaradan bir numaraya doğru çalarak tekrarlıyordu…

Sale!

Dildeki, Gönüldeki, Teldeki Güfteler

37,00 33,30

Müzik hayatın neşesi, ruhu, sevinci, ve her şeyidir. Güfte ise ruh güzelliğinin dışa vurumudur bir bakıma. Bu dışa vurum, bir renk, bir söz, bir ses olmuş; dilde, gönülde, telde şekillenmiştir. Özetle Güfte, bir müzik eserinin veya parçasının sözleridir. Bu sözlerin derin ve asil duygularını en çok duyabilen ve duyurabilen ise güfte yazarları, yani şairlerdir. Günümüze kadar yayımlanmış nice güfte kitabı vardır. Derleyenleri şükranla anıyorum. Ancak, bu kitaplarda TRT repertuvarının dışına çıkılmadığı görülmektedir. Ben sizleri 2002 yılı sonu itibariyle çoğu yılın şarkısı seçilmiş ve hafızalara yerleşmiş Türk Sanat Müziğimizin seçkin eserlerini ve bir kısım fantezi eserlerin mümkün olduğu kadar sağlıklı biçimde hatasız ve eksiksiz olarak elinizdeki Dildeki, Gönüldeki, Teldeki Güfteler adlı kitabımda sunmaya çalıştım. Refik Özcan Acem makamından Zavil makamına kadar 2060 eser…

Sale!

Seks İsyanları: Toplumsal Cinsiyet, Başkaldırı ve Rock`n`Roll

27,00 24,30

Rock konserlerinin sponsorlarca desteklenmesine evet mi, hayır mı? Dev bir Amerikan şirketinin bir rock festivaline adını vermesi kabul edilebilir bir şey mi? O festivale katılmalı mı yoksa protesto mu etmeli? Bütün bunlar tartışılırken, genel kabul gören, tartışılmayan bir şey var: Rock`ın düzendışılığı. Seks İsyanları`nın derdi de tam bu noktada başlıyor. Çünkü kitabın yazarlarına göre rock, asi olmasına asi ama devrimci bir müzik değil! Kapitalizmle, düzenle uyum gösteren yanları var; elbette isyankar ama bu rock`çıların her sınırı zorladıkları anlamına gelmiyor…

Sale!

Müzikli Geziler

15,00 13,50

Filiz Ali’nin 1982-2010 yılları arasında farklı ülkelerdeki müzik etkinlikleri için yazdıklarının bir araya getirilmesinden oluşan Müzikli Geziler kitabı, okuru klasik müzik dünyasında uzun soluklu ve çok sesli bir geziye çıkarıyor. Besteciler, yorumcular, eserler, salonlar, etkinlikler hakkında çok şeyin anlatıldığı kitap, kentlere, kent yaşamına dair ilginç ve önemli ayrıntılara da yer veriyor.
Filiz Ali’nin fotoğraf koleksiyonuyla görsel bir şölene dönüşen bu yazılar, haritalardan silinip gitmiş ülkeleri ve oralardaki sanat ortamını hatırlatırken, bugün artık yaşamayan sanatçıları da selamlıyor.
“Buradaki yazıların çoğu Berlin Duvarı’nın ve Doğu Bloku’nun yıkılmasından, soğuk savaşın sona ermesinden önceki döneme ait beklenti dolu, demokrasi ve özgürlüklerin ufukta göründüğü yıllarda yazılmıştı. Avrupa müzik dünyasının yaratıcılık açısından en verimli olduğu dönemin tanıklığıdır bu yazılar. Henüz “globalizm” sözcüğü ardına gizlenen tekdüze, evrensel sıradanlıkların egemen olmadığı bir dönemdi bu dönem. ”

Kayıp Seslerin İzinde

Müzikolog, besteci ve orkesta şefi Emre Aracı’nın doksanlı yılların sonundan günümüze uzanan, çeşitli dergi ve gazete eklerinde yayımlanmış olan makalelerinden bir seçki ilk defa Kayıp Seslerin İzinde başlıklı kitabında bir araya geldi.

YKY tarafından yayımlanan Kayıp Seslerin İzinde başlıklı kitaptaki 56 makalede okurlar, Emre Aracı ile birlikte opera binaları, konser turneleri, kompozitör evleri ve portreleri, Michael Tippett ve Metin And gibi sanatçı ve akademisyenlerden hatıralar, Osmanlı’nın melez çoksesli müziği, bazı müzik dışı yazılar, Adnan Saygun’un hayatı ve eserleri, tozlu arşiv raflarında unutulmuş notalar arasında bir yolculuğun tadına varabilecekler. Bazen hüzünlü, bazen keyifli bu metinlerde Wagner’den Bosna-Hersek Valisi Ömer Paşa’nın Macar asıllı besteci eşine, Kraliçe Viktorya ile vals yapan Osmanlı sefirinden -piyanist hünkâr Sultan V. Murad’a pek çok çarpıcı kişilik, Boğaz’dan Malta’ya, Edinburgh’dan Barcelona’ya pek çok opera salonu ve tarihi bina okurların sanki yanıbaşına taşınıyor. Emre Aracı’nın Kayıp Seslerin İzinde başlıklı kitabına, kendi arşivindeki nadir belgeler ve resimler de eşlik ediyor.

Sözden Müziğe: Şairler ve Bestecileri

(Salı Toplantıları 2009)
Besteci şiiri nasıl seçer? Seçtiği şiirden bestesine ne türlü katkı yapmasını bekler? Şiir mi besteciyi etkiler, yönlendirir? Şair, şiirinin bestelenmesini nasıl karşılar? Şiirinin başka bir evrene taşındığını mı düşünür, şiirinin etkisini artırdığını mı? Sonuçta şairin ve bestecinin memnun oldukları ya da olmadıkları şeyler nelerdir?

Bunlara ve benzeri sorulara Yapı Kredi Kültür Merkezi’ndeki edebiyat etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen Salı Toplantıları’nda yanıtlar arandı, tartışmalar yapıldı.

Beş hafta süren şair-besteci buluşmalarında Hilmi Yavuz-Gönül Paçacı, Lâle Müldür-Selim Atakan, Tarık Günersel-Selman Ada, Oruç Aruoba- Mehmet Nemutlu, Güven Turan-Meliha Doğu-duyal ikilileri, Hasan Ersel’in moderatörlüğünde verdikleri örnekler ve yaptıkları yorumlarla, hayata şiir-müzik birlikteliğinden yeni pencereler açmaya çalıştılar.