1–18 / 21 sonuç gösteriliyor

Sale!

Müzik Etnolojisi

14,00 12,60
Sale!

Has-Bağçede Ayş u Tarab

34,00 30,60

Nedîmler Şâîrler Mutrîbler

Sale!

İstanbul’da Eğlence

9,00 8,10

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı, Kültürel Miras ve Müzeler Direktörlüğü tarafından yürütülmekte olup İstanbul Kültür Mirası ve Ekonomisi Envanteri adlı proje kapsamında yayınlanmakta olan bu kitapta, eğlence İstanbul toplumsal yaşamının önemli bir bileşeni olarak ele alınmaktadır. İstanbulda eğlence hayatının tarihini de inceleyen eser, özellikle Cumhuriyet tarihinin son kırk yılını mercek altına alıyor. İstanbul eğlence hayatının hem mekânsal, hem de sosolojik çeşitliliğinin öne çıktığı bu derleme, okura bu çeşitliliği bir arada inceleme ve çeşitli cevrelerin eğlenceye yaklaşımının değişimini izleme fırsatı sunuyor. Volkan Aytar ve Kübra Parmaksızoğlu tarafından derlenen eser; Bizanstan günümüze, rock müzikten arabeske, türkü barlardan “cafe”lere uzanan İstanbulun eğlence hayatını birçok araştırmacı, gazeteci ve uzmanın kaleminden yirmi makaleyle sunmaktadır.

Sale!

Kömür’ün Cenneti

12,00 9,60

Elinizde tuttuğunuz bu kitap yaramaz kedi Kömür’ün maceralarından ilkidir.
Bu kitapta kedi Kömür elindekiyle yetinmeyip daha fazla mal kazanmanın peşindedir.
Ama kötü yollardan para kazanmanın sonunda hüsrana uğrayıp her şeyini yitirir.
Yalnızlık içindeyken gerçeği bulur.
Uslanır mı?
Kimbilir?

Sale!

Almanya’da ”Hayali Türkiye”nin Müziği

39,00 35,10

Günümüzde yaşanan küreselleşme olgusu sosyal bilimlerin de kültüre, kültürel ürünler ile toplum arasındaki ilişkilere bakış açısını değiştiriyor. “Kültüre” artık eskiden olduğu gibi sınıflandırılmış, belli bir coğrafi alan içinde, durağan, bileşenleri birbirine bağlı, kapalı bir alanı kapsayan tek bir birim ya da bunun yarattığı bir sistem olarak bakılmamakta; tersine artan hareketlilik ve kültürün, kültürel ürünlerin dolaşımı sonucunda ortaya çıkan farklı etkileşim kanalları, bunların yarattığı değişik boyutlar özellikle kültürel saha araştırmalarında yeni yöntemleri zorunlu kılmaktadır.
Bu aynı zamanda ulusların “hayali cemaatler” olarak tanımlanması gibi “kültürlerin” de kendi içlerinde yarattıkları sözde doğal ilişki ve sonuçların son k ertede “hayali” bir şey olarak ele alınması sonucunu doğurmaktadır. Bu alanda en hareketli süreç ise etno-müzikoloji konusunda yapılan saha araştırmalarında ve bu anlamda “müzik kültürünün” tasvirinde yaşanmaktadır.

Kendisi de bir etno-müzikolog olan Martin Greve, altı yılı aşkın bir süre içinde çok boyutlu araştırmalar yaparak yazdığı eserinde, Almanya’da yaşayan Türkiyeli göçmenlerin yaratmış olduğu müzik yaşamını tüm boyutlarıyla ele alıyor. Kendi tanımlamasıyla “Hayali Türkiye”de müzik yaşamının oluşumunu, Alman şehirlerindeki “Türk müzik yaşamı”nı, müzisyenleri, müzik eserlerini, buralardaki “müzik alemi”nin yarattığı ticari olanakları vb. inceliyor.

Sale!

Ahmet Rasim’in Gözüyle İstanbul Folkloru

10,00 9,00

Büyük bir imparatorluk şehri olan ve tarihi boyunca pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmış olan İstanbul çok zengin bir folklor mirasına sahiptir. Yüzyıllar boyunca sürekli değişen ve kültürler arasında değişerek birbirine aktarılan bu folklor mirası geniş bir araştırma konusu oluşturur. Bu çalışmada İstanbullu bir yazar olan ve İstanbulu eserlerine konu edinip pek çok yönüyle yansıtan Ahmed Rasimin eserlerinden hareketle İstanbul folklorunu tespit etmek amaçlanmıştır.

Sale!

İstanbul’un Festivalleri

9,00 8,10

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Kültürel Miras ve Müzeler Direktörlüğü tarafından yürütülmekte olup İstanbul Kültür Mirası ve Ekonomisi Envanteri adlı proje kapsamında yayınlanmakta olan bu kitap festival olgusunu incelerken kentin geniş katılımlı kültür ve sanat etkinliklerinin değerlendirmesini yapıyor. hem İstanbulun kamusal alanda birarada eğlenme kültürünü hem de sanat etkinliklerinin daha geniş bir kitleye yayılma yönünde gösterdiği çabayı inceleyen eser bunların şehir ekonomisi açısından önemini de vurguluyor. Serhan Adanın derlediği kitap İstanbulda özel ve sivil girişimler tarafından düzenlenen festivaller kadar merkezi ve yerel yönetimler eliyle düzenlenen etkinlikleri de ele alarak okura festivalleri siyasal ve ekonomik bağlamında değerlendirme ve sürdürülebilirliklerini sorgulama fırsatı sunuyor.

Sale!

Mevlevîlikde Semâ Eğitimi

10,00 9,00

Mevlevîlik, Allah’a ulaşmak için müracaat edilen sayısız yollardan sadece biridir. Sevgiyi, aşkı temel alan bu düşünce tarzı, insanın içine işleyen müziği de kullandığı için yalnız Anadolu’da değil, Osmanlı Devleti’nin yayıldığı her coğrafyada ilgi görmüştür. Günümüzde bile Avrupa ve Amerika’da Mevlânâ’nın duygu ve düşünceleri büyük bir ilgiyle karşılanmakta, hattâ ABD’de en çok okunan kitaplar arasında Mesnevî ilk sırada bulunmaktadır.

Türkiye için benzer sözleri kullanmak maalesef mümkün değildir. Bu topraklardan doğan, buram buram aşk kokan bu düşünce tarzı, ülkemizde bir tek Mevlânâ ihtifalleri sırasında hatırlanmakta, birkaç gün sonra anma törenleri sona erince Mevlânâ ve felsefesi yine unutulmaya terkedilmektedir.

Bu eserin ilk baskısı Türkiye dışında büyük bir ilgiyle karşılanmış, Rus oryantalistler tarafından Rusça’ya çevrilerek kendi okuyucularına da ulaştırılması için çalışmalara başlanmıştır.

Eserin bu baskısı baştan sona kadar gözden geçirilerek tamamen yeniden ve ilâvelerde bulunularak yazılmış, ayrıca son zamanların aktüel konusu olan “Kadın Semâzenler”e daha geniş yer verilmiştir.

Sale!

Müzikte Geniş Soluklar

25,00 22,50

” ‘Müzikte Geniş Soluklar’… müzik üzerine düşünme, müziğe düşünsel bir içerik katma konusunda bir hayli çorak olan ülkemizin sanat yaşamında gerçekten ‘geniş soluk’ aldırtacak bir çalışma, ciddi ve önemli bir adım sayılmalıdır.”
-İlhan Usmanbaş-

“Leyla Pamir ‘Müzikte Geniş Soluklar’… ile giderek bir ses çöplüğüne dönüşen günlük müzik dünyamızda bir ‘vaha’, bu yozlaşmadan ötürü sürekli ‘getto’laşan kaliteli müzik çevremize de bir geniş soluk alma fırsatı oluşturuyor… Mutlaka öğrenilmesi, anlaşılması gereken büyük çağdaş müzik yapıtlarına yaklaşmak isteyenler, Leyla Pamir’in ‘Müzikte Geniş Soluklar’ kitabını mutlaka okumalılar.”
-Onat Kutlar-

“Yazar, 18. yüzyıldan 20. yüzyıl ortalarına kadar belli başlı bestecilerin sanatından, bu sanatçıların tekniğinden, üslubundan ve özgünlüklerinden söz ederken, felsefeye, edebiyata, resim ve tiyatro sanatlarına gönderide bulunuyor. Böylece, çağdaşlık kavramının, sanat ve düşünce alanından bağımsız bir kavram değil, bu türlerin bir toplamı olduğunu gösteriyor bizlere. ‘Müzikte Geniş Soluklar’, müzik literatürümüzde bir eşi olmayan soluk ve boyutta bir inceleme / deneme. Meslekten müzisyene olduğu kadar, tüm sanatçılara, yazarlara, şairlere, düşünürlere ve aydın müzikseverlere sesleniyor.”
-Ferit Edgü-

“Sayın Pamir’in, Viyana Klasiklerinden günümüze kadar gelen dönemlerin en önemli yaratıcılarını, büyük ve yorucu bir emekle inceledikten sonra kaleme almış olduğu bu özlü eser… uzun zamandır çok az sayıda eserle yetinmeye adeta alışmış olan çok-sesli müzik kitaplığımızı harekete geçirmiş, hatta canlandırmıştır…”
-Cevad Memduh Altar-

Sale!

İki Dahi Üç Opera

22,00 19,80

Figaro’nun Düğünü, Don Giovanni ve Cosi fan tutte…
Bu üç operayı Mozart’ın bestelediğini herkes bilir, oysa operaların metin yazarı neredeyse hiç bilinmez.
Bu kitap, günümüzde sadece “Mozart’ın Metin Yazarı” olarak tanınan Lorenzo Da Ponte’nin maceralı yaşamından yola çıkarak, üç operanın besteleniş öyküsünü, müzikal açıklamalarını ve döneminin perde gerisini bizlere aktarıyor.
Lorenzo Da Ponte’nin 1749 yılında küçük bir İtalyan kasabasında başlayan ve 1838 yılında New York’ta noktalanan uzun yaşamının her dönemi, birbirinden ilginç maceralarla doludur. Özellikle, 1780’lerde “Saray Şairi” olarak görev yaptığı Viyana’da sahnelenen operaların pek çoğunun librettosu, onun kaleminden çıkıyordu. Birlikte çalıştığı besteciler arasında Antonio Salieri, Vicent Martin i Soler, Giuseppe Gazzaniga, Vincenzo Righini gibi devrin en ünlü isimleri vardı. Yazdığı 40’a yakın librettonun içinde üç tanesi, dehasını olabildiğince göstermesini sağladı, çünkü bu metinler müzik tarihinin gördüğü en büyük dahilerden biri tarafından bestelenmişti.
Bu maceralı yaşamın sizin de ilginizi çekeceğini umuyoruz.

Sale!

Mûsıki Edebiyâtı

24,00 21,60

Elinizdeki Kitap bazı üniversitelerimizin bünyesinde yer alan konservatuarların bir kısımının Türk Musikisi bölümlerinde aynı adla okutulan dersin müfredatını karşılamak düşüncesiyle kaleme alınmıştır ve sahasında hem ilk hem de tektir. Kitapta musikide kullanılan edebi türlerin (güftelerin) nazım şekilleri, edebi sanatlar bol örneklerle açıklanırken konuyla ilgili mazmunların, terimlerin de açıklandığını göreceksiniz. Son kısımda ise örnek metinler bulacaksınız. Kitabın Türk musikisi sahasında öğrenim gören gençlere, bu dersi öğreten hocalara ve meraklılara bir el kitabı olduğu kanaatindeyiz.

Sale!

Tanıklarıyla Türkiye’de Musikinin Yakın Tarihi-1 Nevzad Atlığ’ın Tanıklığında

20,00 18,00

Türk Musikisi’nin Dev İsmi Nevzat Atlığ’ın Tanıklığında Türk Musiki Tarihi

“Klasik Türk Musikisi” denilince akla gelen ilk isimlerden biri olan Nevzad Atlığ’ın şahsi tarihi, bir bakıma Türk Musikisi’nin de yakın tarihi anlamını taşıyor. Zira Türkiye’de 1940’ların sonundan günümüze kadar, Atlığ’ın odağında yer almadığı neredeyse tek bir musiki olayı dahi yok.

Kişileri ve kurumları anlamak ve anlamlandırmak açısından vazgeçilemez öneme sahip olmaya başlayan “sözlü tarih” kavramı, artık tarihin ciddi kaynakları arasında sayılıyor. Ve Nevzad Atlığ’ın hafızasından süzülen zengin hatıralar, musiki tarihimize hatırı sayılır bir ışık huzmesi düşürdüğü gibi, toplumsal hafızamızı tazelememize de yardım ediyor.

Türk Musikisi dünyasının en kıdemli sanatçılarından olan Nevzad Atlığ’ın hikayesi, kendi kültürümüzün çok önemli bir dalının zaman içinde yaşadığı macerayı bir film gibi heyecanla seyretmemizi sağlarken, Türk aydınının kendi kültürüne karşı iki farklı tavrının; ‘yabancılaşma’ ve ‘sahip çıkma’ şeklinde kendini gösteren eğilimlerinin, tarihi ve amansız mücadelesini de gözler önüne seriyor.

Sale!

Yirminci Yüzyılda Dans Sanatı

35,00 31,50

Yirminci Yüzyılda Dans Sanatı” salt bir dans tarihi çeviri eseri olmadığı gibi, yalnızca dans öğrencileri veya araştırmacılarını değil, sosyoloji, sosyal antropoloji, kültürel etkiler, felsefe, estetik ve eleştirel teori ile ilgilenen sanatçı, akademisyen ve kültür yöneticilerini de ilgilendiren, dans alanının farklı yönlerinin ele alan bir derleme. Özellikle üçüncü bölüm, yalnızca dans sanatını değil, genel olarak tüm dans formlarını birer kültürel çalışmalar alanı olarak kurgulayarak, bunun mümkün kıldığı birtakım tartışma alanlarına dikkat çekmekte ve bu alanda günümüzün önde gelen araştırmacılarının seçilmiş makalelerinden oluşmaktadır.