|
|
|
|
|
HATIRAT "TUNA BOYUNCA ANILARLA EZGİLER" Eugenia Popescu-Judetz 2007, "Şehrimizde yaşam acelesiz bir tempoda sürerdi. Evimiz kahveler ve tavernalarla çevrili küçük üçgen bir meydanı olan şehir çarşısına yakındı. Hemen hemen her gün oradan geçerdim. Çarşının demirbaşlarından biri her renk ve şekilde acadele satan bir Türk şekerleme satıcısıydı."
Annemden Duyduklarım
Radyoda Bir Gün
Evveli nokta ahiri nokta, Noktadan noktaya ömrü hayatım
Yeşil Tahtalar
Sultan II. Abdülhamid'in Sürgün Günleri (1909-1918)
EFSANEDEN TARİHE ANKARA YAHUDİLERİ Bozkırın ortasında bir kasabadan bir başkent yaratıldı. Ankara'yı konu eden yazılarda buna benzer anlatımlar yer alır. Antik çağlardan başlayan parlak geçmişini yok sayarak... Hititlerin Ankuva dedikleri kente tüm bölgeye adını veren Galatlar Ankyra mı demiş? Denize uzak bu şehrin arması neden bir çapa? I. yüzyılda Roma İmparatorluğu'nun üçüncü en büyük görkemli şehri. Tarsuslu bir Yahudiyken İsa'nın havarisi kesilen St. Paul bu şehre neden iki kez gelip vaazda bulunuyor? O yıllarda bu havalide çok mu Yahudi vardı? İncil'de "Galatlara Mektup" başlığı altında ona atfedilen yazı neden zehir zemberek? Murat Hüdavendigâr 1360'ta Ankara'yı aldığında şehirde bulunan Yahudi cemaati Türkçe biliyordu. Bizans etkisinden kurtulamamış sinagogda dualarını Grekçe yapıyordu. Yerlilere Eşkenazlar, İberik yarımadasından gelenler katıldı, kaynaştı, bir toplum oluşturdu... Neden bir varlık gösteremedi? Güvenlik açısından yerinde bir seçim. 13 Ekim 1923'te Ankara resmen başkent kabul edilir. Üç gün üç gece şenliklerle kutlanır. İstanbul basını ve yabancı elçiler karşı çıkmaktadır. Evet, bir kasaba her alanda gelişti, Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti oldu. Yahudi toplumu da o oranda değişti, Yahudi mahallesinin dışına taştı. 1950'lerde ise Ankara'yı terk başladı ve 1990 sonrasında Ankara Yahudi Cemaati tarihe karıştı. Bir zamanlar yaşadıkları mahallede sanat eseri bir sinagog tanıklık eder geçmişlerine...
GELDİM GÖRDÜM GEÇTİM GİTTİM "Ünlü bestecimiz İlhan Mimaroğlu, müzik yaşantısının yanı sıra çocukluk gençlik yıllarının İstanbul'unu, Ankara'sını, daha sonra yerleştiği New York'u anlatıyor özgeçmişinde. Alışılmış kronolojik bir özgeçmiş değil, Geldim Gördüm Geçtim Gittim. Toplumsal değişimin kaçınılmaz gücünün, eski semtlere, insanlara, müziğe ve genel olarak sanata etkileri, Mimaroğlu'nun keskin gözlem gücü, sanatçı duyarlığı ve eleştirel bakışıyla her satıra sinmiş.
NEYZENLER KAHVESİ "Cavit Abi'nin dükkânını kimsecikler bilmez. Çünkü oranın adı'Dede'nin oradır. Yahut, "Hadi Dede'ye gidelim" kabilinden, kısaca 'Dede' denir geçilir. 'Mekân' dediğimiz de, altı kişinin yer iskemlelerinde ancak diz dize sığabildikleri minnacık bir kahve ocağı" Ahmet Doğan Özeke bu kitabında, Beyazıt Çadırcılar Caddesindeki, "Cavit Abi"nin, neyzenler tekkesi haline gelen kahve ocağındaki anılarını kaleme almış.
ŞAHBABA Murat Bardakçı'nın titiz bir araştırmayla topladığı ve bugüne kadar hiçbir yerde yayınlanmamış belgelere dayanarak kaleme aldığı "Şahbaba" sadece Sultan Vahideddin'in değil, ailesinin ve yakın çevresinin de hikayesi...
BUZUKİ EROL Erol Örter'in yedi bestesinin notasının da yer aldığı kitaptan, buzuki hakkında bilgiler de edinebileceksiniz...
ERTESİ GÜNCE ..."Günce" deyip dururken, baktım "günlük" demeye başlamışlar. Yumurta gibi. Buldum en iyisini! Yumurta niyetine alın bu kitabı...
GÜNSÜZ GÜNCE ...Gerçekte bu kitap başlıyor sayılmaz. Bitiyor da sayılmaz. Başlıyor gibi görünüyorsa da bir yerde (1984), başladığı yer orası değil. Hiçbir yer...
MÜZİKLİ KARELER
Çocuktan Al Haberi
|
|
|
|
© 1998 Pan Yayıncılık. Her hakkı saklıdır.
Web tasarımı EBİ