|
|
|
|
|
Françoise Giroud 2008, Yetenekli bir kadındır Alma, çekicidir, yetenekli erkeklere hayrandır. Viyana'nın 1900'lerin başındaki hareketli kültür hayatı içinde önemli bir yeri vardır. 17 yaşındayken Wagner repertuvarını ezbere bilen, 20 yaşındayken 100 kadar lied bestelemiş bulunan bu genç kadın, "Bundan böyle tek bir mesleğin var, beni mutlu etmek. Besteci rolü de, çalışan rolü de bana düşüyor; seninki ise seven bir yoldaş, anlayışlı bir arkadaş rolü." diyen Mahler'in isteğini kabul ederek onunla evlenir. Oysa bu rol Alma'ya göre değildir. O da çıkışı yeni sevgililerde bulur. Aldatır, yıkar, ama hayatına giren bütün erkeklerin yeteneklerinin doruklarında eser vermelerini sağlar, hayatındaki erkekleri birer tanrı yapar. Mahler, Gropius, Kokoschka, Werfel onun kare asıdır, ama diğerleri de Alma'nın yüksek yaratıcı enerjisini kullanırlar. Müzik dünyası erkeklerin gölgesinde kalan yetenekli kadınlarla doludur. Alma Mahler'in mektuplar ve anı defterlerinden alıntılarla zenginleştirmiş öyküsü de bunlardan biri...
Utku Özmakas 2008, Şiirimizde Milenyum Kuşağı şiir eleştirimizde pek rastlanmayan türden bir çalışma. Utku Özmakas genç yaşına rağmen henüz ilk kitabında, hemen herkesin şiiri ve şairliği hakkında uzlaştığı isimler yerine büyük bir çoğunluğu 2000'li yıllarda şiir yayımlamaya başlayan genç şairleri merkeze alarak riskli bir alanı tarıyor. Hazır bilgi derleme kolaycılığına kaçmadan, özgün ve cesur tespitlerle çıkıyor okurun karşısına. "Şiirimizde Milenyum Kuşağı" günümüz şiirinin Türk şiirindeki yeri hakkında fikir edinmek isteyen herkesin yararlanabileceği temel bir kaynak… "Türk edebiyatı tarihini oluştururken genellikle yerleşmiş, Kabul edilmiş şairlerden başlanıyor. Bu da güvenli bir ilk adım oluyor. Konu genç şairlere gelince… Üzerinde uzlaşılmış, risk taşımayan bir şiir anlayışını devam ettiren şairler seçiliyor; ancak buradaki düşünsel işlemi geçersizleştiren temel paradoks, şiir tarihine girmiş pek çok şairin önündeki geleneği yıkmayı erek edinmiş başka bir gelenek kurmaya çalışmasıdır. Bu noktada önümüze sıklıkla çıkan temel sorun; Türk edebiyatı tarihçilerinin yeniliğe karşı önyargı taşıması. Yenilik karşısında kuramsal bir bakışa değil de yeni gelenin verili durumları sarsma denemesi karşısında bir kaygıya sahip olunması. Yeni fetişizmi ile yenilir önyargısını dengeleyen ya da ortalayan değil her ikisini de geçersiz kılacak bir bakış açısına gereksinim oldugu ortada. Bu nedenle tarihin yalnızca geçmişin değil aynı zamanda şimdinin de bilgisi olduğu yollu varsayımdan yola çıkarak tarih ve kuram arasındaki dikişi izlerini sürdürebilecek bir bakış açısı gerekiyor. Söz konusu bakış açısı ise şimdiyi anlamak için dönülecek tarihin nerede ve nasıl olduğu yollu soruyu yeniden ve yeniden sormamızı gerektiriyor." - Utku Özmakas
Haz./Hrsg.: Erhan Altan – Thomas Eder 2008, Avusturya ve Türk şiirinden dörder genç şair 2008 yılının Mart ve Haziran aylarında İstanbul ve Viyana'da biraraya gelerek eserleri üzerinde tartıştılar. Şairlerin gelenekle deney konusu üzerine hazırladıkları metinler ve çevrilmiş şiirleri bu buluşmaya temel oluşturdu. Almanca ve Türkçe olmak üzere iki dilde yayımlanan bu kitap, genç Avusturya ve Türk deneysel şiirlerinin günümüzdeki durumu, spesifik ilişkileri ve özel perspektiflerine ışık tutmayı amaçlıyor. Kitapta yer alan şairler: Ann Cotten, İdil Kızıloğlu, Petra Nachbaur, Mehmet Öztek, Lisa Spalt, Ömer Şişman, Anja Utler, Murat Üstübal. Çeviriler: Erhan Altan, Sara Heigl, Burak Özyalçın, Hayati Yıldız.
Güngör Dilmen 2008, Güngör Dilmen Ben, Anadolu adlı bu oyununda üç farklı dönemle - Eskiçağ, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi - Anadolu'yu anlatırken, bu topraklarda yaşamış ve yaşayan kadınları anlatıyor. Anadolu kâh Tanrıça Kübele olarak çıkıyor karşımıza, kâh Nasreddin Hoca'nın karısı, kâh Halide Edip, kâh bugünün bilinen kadınları... Her kadının kişisel öyküsü, karışıyor Anadolu'nun öyküsüyle. Ve Anadolu kadın oluyor, kadın Anadolu. "Ben Anadolu, mitologyanın öncesiz zamanlarından günümüze Anadolu kadınını canlandıran büyüleyici bir oyun. Türkiye dışında İngiltere, Almanya, Amerika, Rusya, Özbekistan, Danimarka, Kanada, Hollanda, Singapur, Kıbrıs gibi ülkelerde başarıyla sahnelendi." – Talat S. Halman
Burak Acar 2008, Oceania dört tarafı karayla çevrili su parçasısın dört tarafı insanla çevrili insan parçasıyım içimden dalga dalga sular çekildi bitti evlerin evciliği, tuza yara basmalar bu şairlerden çektiğimiz bitti artık dalıştım bu sözlere verba volant scripta volant gül bunu bir yere.
Mehmet Öztek 2008, Mehmet Öztek ben... Birinin çakal dediği, çimdiklediği, tühkürtttdediği; ötekinin koluna girdiği, bu tekinin birey budur dediği, düşmez kalkmaz bir Allah bir de kendisi, ya da kovoluş tasarlayan birisi, kendideşen birisi, böyle şeyler yazınca kendinden, tarihinden, ve sırf tarih kelimesine ahbaplık etsin diye, Balıklı Göl'den ve İbrahim Halil'in atıldığı beşikten sıkılmayan birisi, bunlar, bütün bunlar olmuş birisi... Kakmak ve kalkmak arasındaki derinliğin ayırtında; sırf bu yüzden sürekli kalkık, kenetli, şık ve kemikli birisi.
Mehmet Can Şaşmaz 2008, "Her yazarın, bir de kitaplarında görünen ve biyolojik yaşı süresince, kendi içindeki yolculukları nasıl geçirdiğini gösteren bir yaşı vardır. Henüz 22'sindeki Mehmet Can Şaşmaz'ın, satırlarını dolduramadığı ilkokul defterine ithaf ettiği bu ilk kitabını, yaptığı hatırı sayılır uzunlukta, yalnızlıkta ve güçlükteki yolculuklar sonunda yazdığı anlaşılıyor. Bu yolculuklarda, başkalarının "ben"lerini de kendi "ben"i kadar iyi görebilmiş, gördüklerini ışıklı ayrıntılarla yansıtabilmiş Şaşmaz. Öykülerinden birinde bir doktor: "Tedavisi yok, böyle doğmuş, böyle ölecek! Ağır vaka yaz." diyerek teşhis koymuş. Ben de Mehmet Can Şaşmaz'ın bu öykülerini okuyunca abartmadan şöyle bir teşhis koyabilirim: "Tedavisi yok. Yazar doğmuş, yolculuğunu sürdürecek ve çok iyi bir yazar olarak ölecek." Böyle umut verici kitaplar okudukça, öykü yazınımız adına seviniyor insan." Mehmet Zaman Saçlıoğlu
Behruz Kia 2008, Behruz Kia, ressam, şair ve gazeteci. 1937 yılında Tahran'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Tahran ve Beyrut'ta, üniversite eğitimini ABD'de tamamladı. Sayısız televizyon çalışmasında imzası bulunan Kia'nın 83 belgesel filmi vardır. Yaklaşık yirmi yıldır Türkiye'de yaşayan sanatçı, pek çok kişisel sergi açtı. Türkçeye çevrilmiş ve Türkçe/İngilizce yayımlanmış iki şiir kitabı vardır.
2008, heves Şiir-Eleştiri dergisinin 17. sayısı yine dopdolu. Osman Konuk'un Küllük serisi bu sayıda İstanbul, İzmir, Adana ve Üsküp değinileriyle devam ediyor. "Edebiyat yapmadan" edebi bir metin yazılabilir mi? Bu sorunun cevabı Küllük'te saklı. Ersun Çıplak, "İzzz-et Olmak" adlı yazısında İzzet Yasar şiirini, şairin Dil Oyunları adlı kitabından hareketle masaya yatırıyor. Utku Özmakas, Osman Konuk'un Tehlikeli Belki adlı kitabını çözümledi; "süreksizlik" kavramı etrafında şekillenen yazı Osman Konuk şiiriyle ilgili bugüne kadar yazılan en isabetli yazılardan biri... Bu sayının son yazısı Avusturyalı genç şair Ann Cotten'ın avangardın geleneği üzerine notları. heves XVII'de şiirleriyle yer alan isimler: Ahmet Güntan, Murat Üstübal, Mehmet Öztek, Emrah Altınok, Mehmet Mümtaz Tuzcu, Fahri Güllüoğlu, Burak Acar, Gülce Başer, Bülent Keçeli, Hayati Yıldız, İdil Kızoğlu, Murat Sözer, Ron Padgett, Sadık Yaşar, Ersun Çıplak, Yavuz Altınışık, Ann Cotten.
Ulaş Özdemir 2008, Maraş, Malatya, Antep yörelerinde yaşayan Alevi-Bektaşi toplumunun yakından tanıdığı Âşık Mücrimî (1882-1970), ne yazık ki günümüzde yayınlanan hiçbir Alevi-Bektaşi şiir antolojisinde kendisine yer bulamamış bir halk ozanıdır. Özellikle müzik piyasasında, "Şu diyâr-ı gurbet elde", "Yüce dağ başına kar yağmış gibi", "Gönlüm sağ yâre", "Aşkınla perîşân oldum" gibi deyişleri pek çok sanatçı tarafından okunmuş olsa da, hakkında yazılı hiçbir belge bulunmayan Âşık Mücrimî'nin şiirleri toplu bir şekilde ilk kez bu kitapla gün ışığına çıkmaktadır.
Richard Klapholz/Alex Klarman 2007, Bu kitap, ticari kuruluşlarda satış sürecinin, Darboğaz Yönetimi (TOC) araçlarıyla sistematik olarak nasıl yönetileceğini bir roman şeklinde tartışmaktadır.
Rudy Rucker Haziran 2007, Felix Rayman ilgisiz öğrencilerine matematik anlatmakla günlerini geçiren, Cantor'un Süreklilik Problemi'yle boğuşan ve boş vakitlerinde ofiste yerde uyuyan bir matematik öğretmenidir. Rüyaları ona sonsuzluğa ulaşmanın yollarını gösterecektir. Böylece Einstein ve Cantor ile karşılaşacak, bir hamam böceği ile birlikte Beyaz Işık'a doğru yola çıkabilecektir.
Beki L. Bahar Nisan 2007, "Şiir dünyasında bir elli yıl ve yaş seksen. İlk şiir kitabım Yakamozlar'ın ön kapağına: Demokles kılıcı, ta kendisi Atom, füze, roket, hidrojen Söz senindir Diyojen.. ...
Şiir Eleştiri Cilt:14 Ali Özgür Özkarcı, Mehmet Öztek, Ömer Şişman Nisan 2007, heves Şiir-Eleştiri 14. sayısıyla kitapçılarda. Bu sayının yazıları Erhan Altan, Ömer Şişman, Efe Murad ve Mustafa Celep'ten. Erhan Altan eleştiri deneme kıvamında bir yazıyla şiirimizde yürüyüşe çıkıyor; Efe Murad, Nâzım Hikmet'e madde şiir perspektifinden bakıyor; Mustafa Celep, T. S. Eliot'tan yola çıkarak şiirin toplumsal işlevini irdeliyor; Ömer Şişman, Sezai Sarıoğlu'nun bir cümlesine değiniyor. Eren Rızvanoğlu'nun çevirdiği, Roland Barthes'ın "Yazarın Ölümü" isimli önemli yazısı da heves sayfalarında.
Bülent Keçeli Mart 2007, gen tecrübeleri, Bülent Keçeli'nin ilk kitabı... Ağırlıklı olarak heves Şiir-Eleştiri ve Ücra dergilerinde yayımlanan şiirlerden oluşan kitapta özel bir dil kullanıyor Bülent Keçeli... Bildik okuma yöntemlerinden, okurla uzlaşmaktan bilinçli bir şekilde kaçan, özel ve zor bir dil... Kendi okurunu yaratan ve her okumada kendini yeniden yazdıran şiirler... "Dizgedışılık" kavramının, sadece verili şiir anlayışının dışına çıkma değil, aynı zamanda şairin kendi şiir dizgesinin statikleşmesine de bir reddiye olduğunu anlıyoruz bu kitapla... gen tecrübeleri, alışıldık şiirlerden sıkılan okurlar için kaçırılmaması gereken bir kitap.
Aslı Serin Mart 2007, bu benim.zip, 1977 doğumlu şairin ilk kitabı. Riskli bir şiir yazıyor Aslı Serin. Malumatfuruşluk adına şiirden kovulan gündelik hayat, Aslı Serin şiirinin esas malzemesi. Gündelik hayatın birey üzerindeki etkileri, şairaneliğe prim vermeyen, rahat, akıcı bir dille anlatılıyor. bu benim.zip, şairin benliğini saran çevreyle diyaloglarını tuttuğu kayıtların adı mı? Olmayabilir de, ama bu kitaptaki şiirlerin, bireye "öteki"yle sorunlu temasını unutturmamanın kayıtları olduğu söylenebilir rahatlıkla... Aslı Serin'den kayıtsız kalınamayacak cesur bir ilk kitap...
Kriton Dinçmen Şubat 2007, Kriton Dinçmen ruhu gösteren bir aynayı kodlayıp kitap yapmış. Muhteşem! Ve yapmış gene yapacağını… Şifreleri masanın üzerine bırakıyor, bize oda oda aratıyor. Her sayfada bir kod ve karşılık notası. İnsanların ruh problemi olur da, ruhların insani problemi olmaz mı? Ruh doktoru bir insan mı yoksa insan doktoru bir ruh mu? Murat Birsel
Şiir Eleştiri Cilt:13 Ali Özgür Özkarcı, Mehmet Öztek, Ömer Şişman Ocak 2007, heves Şiir-Eleştiri seçkisinin 13. cildi (Ocak 2007) çıktı. Kasım 2003'ten bu yana 3 ayda bir yayımlanan seçkiyi Mehmet Öztek, Ali Özgür Özkarcı ve Ömer Şişman yayına hazırlıyor. Günümüz Türk şiirindeki yenilikçi eğilimlere imkân tanıyan bir yayın anlayışının hâkim olduğu seçkide, şiir ve eleştirilerin yanı sıra şair ve eleştirmenlerle yapılan söyleşilere de yer veriliyor.
Daniel Moyano Aralık 2006, Gitarist Ricardo Moyano'nun kendisi gibi müzisyen olan babası Daniel Moyano'dan müzikli öyküler.
Sohrab Sepehri Aralık 2006, İran'ın çağdaş şairlerinden ve ressamlarından olan Sohrab Sepehri 6 Ekim 1928'de Kum kentinde dünyaya geldi. Kaşan'da büyüdü. Sepehri 1950'li yılların sanatçılarındandır. Ahmed Şamlu'nun ifadesiyle "Bu neslin sanatçılarının en belirgin özelliği karmaşık dünyanın karşısında nerede durduklarını ve kendi kimliklerine nasıl sahip çıkacaklarını bilmeleriydi."
Ayfer Kalsın, Sema Olgaç Aralık 2006, Bu kitap, seramik sanatçısı, ressam Ayfer Kalsın'ın 21-24 aralık 2006 tarihleri arasında İstanbul Çağdaş Sanat Fuarında sergilenmek üzere hazırladığı 20 adet kedi figürlü büyük boy tuval; sanat yazarı, eleştirmen Sema Olgaç'ın şiirsel anlatımlı Kömür'ün Cenneti öyküsü çerçevesinde kitaba dönüştürülmüştür.
Şiir Eleştiri Cilt:12 Ali Özgür Özkarcı, Mehmet Öztek, Ömer Şişman Ekim 2006, heves Şiir-Eleştiri seçkisinin 12. cildi (Ekim 2006) çıktı. Kasım 2003'ten bu yana 3 ayda bir yayımlanan seçkiyi Mehmet Öztek, Ali Özgür Özkarcı ve Ömer Şişman yayına hazırlıyor. Günümüz Türk şiirindeki yenilikçi eğilimlere imkân tanıyan bir yayın anlayışının hâkim olduğu seçkide, şiir ve eleştirilerin yanı sıra şair ve eleştirmenlerle yapılan söyleşilere de yer veriliyor.
Büyüklere Bir Masal Kriton Dinçmen Nisan 2006, Kriton Dinçmen, heybeli'de tanrı ve adam kitabında, ölümünden sonra yargılanan bir adamın hikâyesini masalsı bir dille sunuyor okura. Tanrı yargılama sırasında adama şöyle sesleniyor: "Ve de… çarpık düşünceler, sapık değer yargıları, çifte standartlar, ucuz faydalılık öğeleri, düşmanlık tohumları sana yerleştirilmek istendiğinde… neden insan olmanın en has ifadesi olan hayır deme gücünü göstermedin?" Dünyayı kasıp kavuran, insanlığı yok eden savaşlara ve şiddetin her türlüsüne "hayır deme gücü"nü gösteren herkesin okuması ve okutması gereken bir eser. (Arka kapaktan)
Jostein Gaarder Çeviri: Sabir Yücesoy Nisan 2006, "Astronotlar üzerinde yaşam olan başka bir gezegen keşfetse, herkes müthiş şaşırır, ama kendi gezegenlerinin varlığı hiç de şaşırtmıyor onları." Jostein Gaarder, Sofie'nin Dünyası'ndan önce kaleme aldığı İskambil Kâğıtlarının Esrarı'nda, insanın kendine ve dünyaya bakışını sorguluyor. İskambil kâğıtlarının kişileştirildiği, gerçek ve hayalin iç içe işlendiği kitapta, dünyaya kendini kaptıranlarla görünenin ardındakini gören 'Jokerler' arasındaki karşıtlık sunuluyor okura. "Kendini arayan gençlere…" (Arka kapaktan)
Jostein Gaarder Çeviri: Ferihan Hasan Panayır 240 sayfa, 60 gr. ISBN 975-8434-88-8 Fiyatı:
Arka kapak yazısı:
Nefrin Tokyay ISBN 975-8434-86-1 13,5x19,5 cm, 160 sayfa Fiyatı:
Nefrin Tokyay :
Kitap hakkında:
Hüsrev Hatemi 2004,
Yunus Emre, Türk dillerinin, Anadolu Türkçesi alt başlığının
Jostein Gaarder 2004,
Sofie'nin Dünyası kitabıyla bütün dünyada haklı bir üne kavuşan Norveçli yazar Jostein Gaarder'in yeni kitabı Portakal Kız Pan Yayıncılık tarafından yayımlandı. Gaarder bu kitabında da hayatı, ölümü, aşkı felsefi bakışıyla sorguluyor.
Tahir Abacı 2000, Tahir Abacı, "Yahya Kemal ve Ahmet Hamdi Tanpınar'da Müzik" adlı kitabına yazdığı "Peşrev"de, Yahya Kemal ve Ahmet Hamdi Tanpınar'ın, eserlerinde müziğe verdikleri yerin, sadece bizim edebiyatımız açısından değil, Dünya Edebiyatı açısından da benzersiz bir durum oluşturduğunu vurguluyor. Kitap, üç ana bölümden oluşuyor. "Yahya Kemal'in Sentezi" bölümünde şairin şiir dünyasının oluşumu, genel olarak yönelişleri ve temaları üstünde duran Abacı, "Yahya Kemal: Şiir ve Müziğin Birkaç Hali" bölümünde ise müziğin şiirin bir iç sorunu olarak hemen her şair tarafından önemsendiğini, ancak Yahya Kemal'de müziğin bir tema olarak öne çıkması, dahası bir uygarlık temsilini üstlenmesi nedeniyle bu durumun büsbütün özgül bir nitelik kazandığını vurguluyor. Yahya Kemal'in yakın çevresinde bulunmuş yazarlardan da ilginç gözlemler aktaran bölümü bitirirken, Yahya Kemal'in şiirlerinde yer alan müzikle ilgili temellendirmeleri, Tanpınar'ın romanlarında izlemek gerektiğini belirtiyor. "Güzel, Derin ve İmkânsız: Tanpınar'da Müzik" başlığını taşıyan bölümde, Tanpınar'ın romanlarında müziğin yeri, Tanpınar'a çeşitli yaklaşımlar, onun birkaç romanına birden konu olan ÒMahur BesteÓnin hikâyesi, rüya ile müzik arasında kurduğu özdeşlik ve daha pek çok ayrıntı inceleniyor. Kitapta sadece edebiyata değil, müziğe dair de pek çok saptama ve gözlem yer alıyor. Hem edebiyatla ilginenlere, hem müzik severlere seslenen bir kitap.
İlhan Başgöz 1994, Telsizler Gibi
HAYAT KISA "VİTA BREVİS" "Hayat Kısa-Vita Brevis"te Floria Aemilia, bir yanda dünyevi arzularıyla mücadele eden, bir yanda da ruhunu kurtarma çabasındaki bir papazı kadın gözüyle sunuyor okura...
KARAC'OĞLAN Ömrüm bir tepeye vurmuş gün gibi Ay yanaklar domur domur terlemiş
SANATTAN GÜNCEL YAŞAMA Elinizdeki kitapta hem sanatlararası etkileşimle ilgili incelemeler, hem de sanatı kültür kapsamında ele alarak ülkemizdeki sanat eğitiminin temel sorunlarını irdeleyen yazılar bulacaksınız...
SOFİ'NİN DÜNYASI "Sofi'nin Dünyası" yayınlandığı 1991 yılından bu yana aralarında Korece, Rusça, Japonca, Arapça gibi diller de olmak üzere kırka yakın dile çevrilmiş ve yayınlandığı her ülkede en çok satan kitap olma başarısını elde etmiştir...
AYNADAKİ MUAMMA
Sofi'nin Dünyası, İskambi Kağıtlarının Esrarı, Hayat Kısa romanlarıyla Türk okurlarının yakından tanığı Norveçli yazar Jostein Gaarder bu romanıda, ölüm döşeğindeki bir kız çocuğu ile bir melek arasında geçen konuşmalarla, etten kemikten bir beden içinde bu dünyada yaşamakla, Tanrı'ya yakın olan meleklerin dünyasında yaşamak arasındaki benzerlik ve farkları ele alıyor.
YOKİSTAN TASARISI Elinizdeki elkitabında İlhan Mimaroğlu, olmayan ama olabilecek en iyi yerin nasıl bir yer olması gerektiğini tasarladı...
YUNUS EMRE Ben dost ile dost olmuşam
|
|
|
|
© 1998 Pan Yayıncılık. Her hakkı saklıdır.
Web tasarımı EBİ