Basından

Kitaptan bir bölüm

Yazar biyografisi

Yazarın Pan Yayıncılık'tan yayınlanmış diğer kitapları:
Fener Beyleri'ne Türk şarkıları
Refik Bey Refik Fersan ve Hatıraları
Son Osmanlılar
Sultani Besteler
Şahbaba (Yeni)



MARAGALI ABDÜLKADİR
Murat Bardakçı
Birinci Baskı: Aralık 1986
Nota Yazım ve Grafiği: Ganime Altun
Hattat: Sabri Mandıracı
Kapak Grafik: Final Reklamcılık
Fiyatı:

... Biz, bu kitapta eski çalışmalardan yararlanan, ancak şimdiye dek gözden kaçmış bazı kayıt ve belgeleri ön plana çıkartan bir inceleme sunuyoruz. İncelemenin temeli Abdülkadir'in biyografisine dayandırıldığından, ses sistemi, diziler, ika' formlar ve çalgılar gibi teknik konularda yüzeysel kalınarak bahislerin şerhine girilmemesi tercih edilmiştir...


Basından

Murat Bardakçı'nın "Maragalı Abdülkadir"i, Itrî, Dede Efendi'yle birlikte Türk musikisinin en önemli üç bestecisinden biri kabul edilen sanatçı hakkında ansiklopedilerle dergilerde bulabileceğimiz yazılar sayılmazsa, Rauf Yekta Bey'in 1902'de yayımladığı Hace "Abdülkadir-i Merâgî" adlı incelemeden sonra ikinci kapsamlı çalışma. Rauf Yekta Bey'in kitabından, bu çalışmanın eski harflerle, ağdalı bir dille yazılmış olması ve ancak kütüphanelerde bulunabilmesi yüzünden, musikiciler bile yeterince yararlanamamaktaydı, ayrıca, kitaptaki bilgiler de bugün için doyurucu olmaktan uzaktı. Bardakçı'nın amacı, Abdükadir'in daha eksiksiz bir biyografisini vermek, bunun yanı sıra, kitaplarının içerdiği teorik bilgileri kısaca tanıtmak. Maragalı'nın Türkiye'de şimdiye kadar yayımlanan biyografilerinde, karanlıkta kalmış noktalar, tarih hataları, kimi yazılar arasında da çelişkiler bulunduğu görülür. Bunun en önemli nedeni, konuyla ilgili ana kaynaklara başvurulmamasıydı. Yazar işte bu kaynaklara ve bestecinin elyazması kitaplarına eğilerek belirsiz noktaları açıklığa kavuşturuyor, tarih hatalarıyla çelişkileri gideriyor. Diyebiliriz ki, Türkçede şimdi Abdülkadir'in daha doğru, daha güvenilir bir biyografisi vardır.
(Bülent Aksoy, Cumhuriyet, 19 Mart 1987)

Murat Bardakçı bu kitabında Abdülkadir Meragi'yi hurafelerin karanlığından çıkarıp bilim nesnesi haline getirmeyi başarmıştır. Başka araştırmacılara örnek olması gereken bir başarıdır bu. Klasik Türk Musikisi geleneğinin karanlıkta kalmış noktalarından birinin titiz bir çalışmayla tarih konusu haline gelmiş olması sevindiricidir. Bardakçı bu arada sık sık ihmal edilen bir tarihsel gerçeği ısrarla vurgululyor. Abdülkadir Meragi'nin yaşadığı dönem Arap, Fars ve Türk musikilerinin henüz birbirlerinden -hiç değilse nazarî olarak- ayrılmadıkları, İslam Ortak Musikisi adını verebileceğimiz ortak potadan henüz dökülmedikleri dönemdir. Abdülkadir'in aslen Türk olduğunu ileri sürmek bu gerçeği değiştirmez. O dönemlerin müzik pratiğiyle ilgili bilgilerimiz de Arap, Fars ve Türk müzikleri şeklinde kesin bir ayrım yapmamıza izin vermez. Dolayısıyla, yersiz bir övünç kaynağı olarak Abdülkadir'i Klasik Türk Musikisi geleneğine sorgusuz sualsiz ithal etmenin tarihsel ya da müzikolojik bir dayanağı yoktur. Kaldı ki, gerek musiki formları itibariyle, gerekse makam ve usûl yapısı ve kullanımları açılarından Klasik Türk Musikisi geleneğini 16. Yüzyıl'ın ikinci yarısından öncelerine götürmek bizce mümkün değildir. Yani, bir ucunu tutmakta olduğumuz bir geleneğin (müzikolojik kıstaslar kullanarak) öbür ucunu, ne kadar zorlarsak zorlayalım, ancak Abdülkadir'in ölümünden bir yüzyıl sonrasına götürebiliyoruz.
(Cem Behar, Gösteri, Nisan 1987, sayı 77)


Kitaptan Bir Bölüm

Maragalı Abdülkadir, bu musıkinin en önemli kişilerinden biri olmasına rağmen, ne ayrıntılı hayat hikâyesi, ne eserleri, ne de sonraki kuşak musıkicilerine etkisi konusunda tam bir bilgiye sahip olunamayan kaynaklardandır. Onun hakkında 1902 yılında ilk çalışmayı yapan merhum Rauf Yekta Bey'in verdiği bilgilere bugüne kadar hiçbir önemli ek yapılmadığı gerçeği de ortadadır.

Bu kitapta eski çalışmalardan yararlanan, ancak şimdiye dek gözden kaçmış bazı kayıt ve belgeleri ön plana çıkartan bir inceleme sunuyoruz. İncelemenin temeli Abdülkadir'in biyografisine dayandırıldığından, ses sistemi, diziler, ika' formlar ve çalgılar gibi teknik konularda yüzeysel kalınarak bahislerin şerhine girilmemesi tercih edilmiştir.


  © 1998 Pan Yayıncılık. Her hakkı saklıdır.
  Web tasarımı EBİ