Yazar, gazeteci. 23 Aralık 1924 tarihinde Samsun-Çarşamba’da doğdu, 20 Ocak 2013 tarihinde İstanbul’da öldü. Konya Lisesini bitirdi (1942). İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümüne bir süre devam etti. 1950’de Vatan’da gazeteciliğe başladı. Ulus, Demokrat İzmir, Kim, Cumhuriyet, Demokrat dergi ve gazetelerinde çalıştı. 1960’ta Londra’da basın ataşeliği yaptı. Cumhuriyet gazetesinde müessese müdürlüğü ve köşe yazarlığı yaptı. ‘Olaylar ve Görüşler’ ve ‘Haftanın Raporu’ başlıklarıyla fıkralar yazdı. Biyografik kitaplar kaleme aldı. 20 Ocak 2013 tarihinde hayatını kaybeden Sadun Tanju, İstanbul’da Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Şiirleri: Bir Küçücük Dere Vardı (Çocuk şiirleri, 1962).
Biyografileri: Miho Gibi Adam (Halikarnas Balıkçısı’nın hayatı, 1978), Hacı Ömer (1983), Yahya Kemal ve Halikarnas Balıkçısı (1983), Doludizgin (Ali Naci Karacan’ın hayatı, 1986), Sadıka Ana (Sadıka Sabancı’nın hayatı, 1987), Çetin Emeç-Bir Basın Şehidinin Anatomisi (1992).
Röportajları-incelemeleri: Daha Güzel Bir Dünya (1975), Kıbrıs: Şarkısız Halk (1975), Kutsal İnekler (1976), Macaristan Notları (1976), Tepedeki Dört Adam: Genel Seçim Sonuçları Işığı Altında 1969’dan 1981’e Türkiye’nin Siyasal ve sosyal Oluşması Üzerine Bir
Araştırma (1978), Atatürk’ün Yanındakiler Karşısındakiler (1981), Asil Kan: Ümmet Olmaktan Ulus Olmaya Giden Dokuz Altın Yıl (1994), Gururla Yaşanan 70 Yol: Şark 1923-1993 1995). Hatıraları: Eski Dostlar (1996), Bazı Anılar (1998), Adnan Saygunlar’da Çay Sohbetleri (2012).

Sale!

Adnan Saygun’larda Çay Sohbetleri

12,00 9,60

“Bundan 23 yıl önce tutulmuş bu sohbet notlarını kitap haline getirirken o günleri hatırladım. Adnan beylerde geçirdiğim çay saatleri hoşuma giderdi. Fırsat buldukça, Ulus Mahallesinde otobüs durağının hemen yanındaki Bağ apartmanının 10 numaralı daire kapısını çalar, “yine ben geldim” derdim. Kapıyı hep Adnan bey açardı. İçerden Nilüfer hanımın taze taze yaptığı kek kokuları gelirdi. Adnan beyi dinlemeye doyamazdım. Hep anlatacak birşeyleri vardı. Bana, yaralı bir yüreği olduğunu hissettirirdi. Benim zamanımın her gerçek aydını biraz yaralıdır…”

Sale!

Ay’da Buluşalım / Dedem Sadun Tanju ile Mektuplaşmalarım

16,00 12,80

“Ben bir 20. yüzyıl insanıyım Nazlıcığım, insanlık tarihi boyunca meydana gelmiş bütün eşitsizliklerin acısını ve utancını duydum. İlk kez benim yaşadığım dönemde dünya tam bir bütünlük kazandı, ilk kez dünyalılar birbirlerinin varlığını bilerek, duygu ve düşüncelerine ortak olarak, kederde ve sevinçte paylaşmayı hissederek yaşamayı öğrendiler. Henüz başındayız yeni bir hayatın ve en büyük sorun bence kadının yaşayışta hak ettiği yeri alması…”Bu satırlar Sadun Tanju’nun Paris’te Sorbonne Üniversitesi’nde tiyatro eğitimi alan torununa yazdığı bir mektuptan… Gençlerin bilgi bombardımanı altında yalnızlık çektiği ve yol bulmakta zorlandığı 21. yüzyılda Nazlı şanslı bir genç. Dünyayı tanımasını sağlayan, kendine yol bulmasını kolaylaştıran bir rehberi var. Bir mektubunda dedesine, “Her mektubunuzda kitapların verdiği bilgiler ve bir dedenin torununa esprili bir şekilde açıklamaları var. Ben bunları başka dede ve torunlar da görsün isterim” diyerek bu şansını diğer gençlerle paylaşmak istiyor.Karşılıklı sevgi ve saygının her satırından yansıdığı bu mektuplar toplanarak Ay’da Buluşalım başlığıyla kitap haline getirildi.Gençlerin basın dünyasının çınarlarından Sadun Tanju’dan öğrenecekleri pek çok şey var…

X