7 sonuç gösteriliyor

Sale!

Çağdaş Türk Müziğinde: Dörtlü Armoni

20,00 18,00

İçindekiler

I.BÖLÜM

Üç sesli uygular
Uyguların İncelenmesi
Uyguların Bağlanışları
Katlama ve Eksiltmeler
Geçişler
Çalışmalar
Tam kalış – Kırık kalış
Kalıp yürüyüşler
Geçki
Değiştirimler
Süslemeler

II.BÖLÜM

Ezgi
Ezgide ikinci ses
Dört partili uygulama
Örnekler
Geçki kalıpları
Makam dizileri
Yapıtlardan örnekler

Sale!

Müziğin Okul Öncesi Eğitimde Kullanılması

17,00 15,30

Çocukların müzikal duyarlılıkları, okul öncesi dönemde başlamaktadır. Bebeklikten itibaren çocuklar, müziğe tepki ve tepkilerin çoğu zaman vücut hareketlerini kullanmaktadırlar.

Sale!

Sanatta ve Siyasette İlham Gencer

12,00 10,80

“…İlham Gencer ülkemizin yetiştirdiği ve uzun yıllar benzeri gelmeyecek bir kişilik. Atatürk’e olan ortak sevgimizle milli günlerimizde her zaman birlikte olduğumuz İlham Gencer’e sağlıklı, mutlu bir ömür diliyorum.”

Ülkü Adatepe

“Öğrettiği Üsküdar şarkısıyla beni dünyaya tanıtan, meşhur ve zengin eden müzisyen”

Eartha Kitt

“İlham Gencer benim için yaşam sevgisidir. Hayata bağlılığın, yaşama sımsıkı sarılmanın simgesidir. İlham ağabey, umuttur, çoşkudur, yaşamdır!”

Hıncal Uluç

Sale!

Mevlevîlikde Semâ Eğitimi

10,00 9,00

Mevlevîlik, Allah’a ulaşmak için müracaat edilen sayısız yollardan sadece biridir. Sevgiyi, aşkı temel alan bu düşünce tarzı, insanın içine işleyen müziği de kullandığı için yalnız Anadolu’da değil, Osmanlı Devleti’nin yayıldığı her coğrafyada ilgi görmüştür. Günümüzde bile Avrupa ve Amerika’da Mevlânâ’nın duygu ve düşünceleri büyük bir ilgiyle karşılanmakta, hattâ ABD’de en çok okunan kitaplar arasında Mesnevî ilk sırada bulunmaktadır.

Türkiye için benzer sözleri kullanmak maalesef mümkün değildir. Bu topraklardan doğan, buram buram aşk kokan bu düşünce tarzı, ülkemizde bir tek Mevlânâ ihtifalleri sırasında hatırlanmakta, birkaç gün sonra anma törenleri sona erince Mevlânâ ve felsefesi yine unutulmaya terkedilmektedir.

Bu eserin ilk baskısı Türkiye dışında büyük bir ilgiyle karşılanmış, Rus oryantalistler tarafından Rusça’ya çevrilerek kendi okuyucularına da ulaştırılması için çalışmalara başlanmıştır.

Eserin bu baskısı baştan sona kadar gözden geçirilerek tamamen yeniden ve ilâvelerde bulunularak yazılmış, ayrıca son zamanların aktüel konusu olan “Kadın Semâzenler”e daha geniş yer verilmiştir.

Sale!

Renklerle Org Öğretimi

28,00 25,20

Sevgili Çocuklar, İnsanların yaşayabilmeleri için iki tür besin maddesine gereksinimleri vardır. Bunlardan biri bedensel, diğeri ise ruhsal gereksinimlerini gidermek içindir. Bedensel gereksinimler bir takım yiyecek ve içeceklerin “yeterli ve dengeli” olarak alınmasıyla sağlanabilmektedir. Ruhsal gereksinimlerimizi nasıl karşıladığımızı biliyor musunuz? Tabii ki sanatla.

Sale!

Şiirimizde Milenyum Kuşağı

15,00 12,00

Şiirimizde Milenyum Kuşağı şiir eleştirimizde pek rastlanmayan türden bir çalışma. Utku Özmakas genç yaşına rağmen henüz ilk kitabında, hemen herkesin şiiri ve şairliği hakkında uzlaştığı isimler yerine büyük bir çoğunluğu 2000`li yıllarda şiir yayımlamaya başlayan genç şairleri merkeze alarak riskli bir alanı tarıyor. Hazır bilgi derleme kolaycılığına kaçmadan, özgün ve cesur tespitlerle çıkıyor okurun karşısına. Şiirimizde Milenyum Kuşağı günümüz şiirinin Türk şiirindeki yeri hakkında fikir edinmek isteyen herkesin yararlanabileceği temel bir kaynak… Türk edebiyatı tarihini oluştururken genellikle yerleşmiş, Kabul edilmiş şairlerden başlanıyor. Bu da güvenli bir ilk adım oluyor. Konu genç şairlere gelince… Üzerinde uzlaşılmış, risk taşımayan bir şiir anlayışını devam ettiren şairler seçiliyor; ancak buradaki düşünsel işlemi geçersizleştiren temel paradoks, şiir tarihine girmiş pek çok şairin önündeki geleneği yıkmayı erek edinmiş başka bir gelenek kurmaya çalışmasıdır. Bu noktada önümüze sıklıkla çıkan temel sorun; Türk edebiyatı tarihçilerinin yeniliğe karşı önyargı taşıması. Yenilik karşısında kuramsal bir bakışa değil de yeni gelenin verili durumları sarsma denemesi karşısında bir kaygıya sahip olunması. Yeni fetişizmi ile yenilir önyargısını dengeleyen ya da ortalayan değil her ikisini de geçersiz kılacak bir bakış açısına gereksinim oldugu ortada. Bu nedenle tarihin yalnızca geçmişin değil aynı zamanda şimdinin de bilgisi olduğu yollu varsayımdan yola çıkarak tarih ve kuram arasındaki dikişi izlerini sürdürebilecek bir bakış açısı gerekiyor. Söz konusu bakış açısı ise şimdiyi anlamak için dönülecek tarihin nerede ve nasıl olduğu yollu soruyu yeniden ve yeniden sormamızı gerektiriyor. -Utku Özmakas