6 sonuç gösteriliyor

Sale!

Türk Müziğinin Kökeni – Gelişimi

12,50 11,25
Altaylar’dan günümüz Türk Cumhuriyetlerine kadar Türk Müziğinin işlendiği geniş kapsamlı bir deneme, bir araştırmadır. Türk Müziğinin kökenini ve bu güne kadar seyrini inceleyen araştırmacı ve ilgililer için başvurulabilecek bir çalışmadır.

Müzik ve Yabancılaşma

Müzik teorisi bizde az tartışılan konulardan biridir. Toplum öteden bere müziğe yakınlık duyduğu halde müzik teorisine aynı yakınlığı duymamıştır. Ünsal Oskay oldukça bakir olan bu alanda müzik tartışmasını Aristoteles ve Huizingadan ama öncelikle Adornodan yola çıkarak sürdürüyor.

Sale!

Refik Bey… Refik Fersan ve hatıraları

30,00 24,00

Refik Fersan’ın hatıraları, iki devrin romanıdır: Osmanlının son zamanlarıyla Cumhuriyet’in ilk yıllarının… Okuyucu, hatıralarda sadece geçmişin parlak musiki hayatını değil, can çekişen bir imparatorluğun aristokrat sınıfında yaşanan çizgiyi koruma mücadelesini ve genç cumhuriyetin ilk sancılarını bulacaktır.

Murat Bardakçı bu kitabında, Türk Müziği’nde 18. yüzyılın son çeyreğinde başlayan modernleşme hareketlerini ve Refik Fersan’ın hayatıyla musikisini ele alıyor. Bunu, hatıratın tam metni izliyor…

Türkiye’de bir Türk Müziği bestecisinin bizzat kaleme aldığı hatıraları ilk kez bu yayınla kitap haline gelirken, müziğimize besteci olarak büyük eserler vermiş ve bir tarza öncülük etmiş olan Refik Fersan, ölümünden 30 sene sonra yayınlanan hatıralarıyla, müzik literatürümüze de öncülük ediyor.

Sale!

Ertesi Günce

25,00 20,00

Arka kapakta kitabı sattıracak sözler gerektiğine göre bu yolda bir çaba göstersem iyi olur. Reklamları örnek alsam? Sizi şaşırtacağız. Ben de sizi şaşırtmak istediğim için bakalım nasıl şaşırtacaklarmış. Giyim kuşam bir adam, deveye binmiş. New York sokaklarında geziyor. Şaşırdınız mı? Ne ki, kitabıma vereceğiniz paranın deve olacağını sanabileceğiniz için, sakınsam iyi olur bu örnekten. Aşkın rahminde gözü görmez balıklar gibiyiz. Pantolon satılabiliyorsa bu sözle, kitap niye satılmasın? Olmadıysa bunlar, kitabımın içindekileri sayıp dökmeye başlasam olacağı tutar belki. Neler yok neler! Var olmak ya da olmamak, dünyanın bir türlü gelmeyen sonu, ıslık çalan gökdelen, Kafokistan`da kopan kıyamet, beni alıp götürmeye geldikleri gün… Postmodern de var kitabımın içinde, sanatın işe yarayıp yaramadığı da var. Hele hele müzik de var. Pavarotti, Paul McCartney, İbrahim Tatlıses, Michael Jackson, Led Zeppelin, Mussolini`nin piyano çalan oğlu, oturma odası kertenkeleleri… Madonna da var. Biliyor musunuz polis ne demiş Madonna`ya? O da var. Mozart da var. Kambersiz düğün olur mu? Gene mi bir reklam? Kulaklarınızı gece okuluna gönderiniz. Altında Mozart`ın resmi. Kulaklarınızı gece okuluna küçük bir gece okuluna küçük bir gece müziği için mi göndereceksiniz? Onadn da söz ediyorum kitabımda. Ama sözünü daha çok ettiğim, gündüzlerin koskoca bir hiçlik müziği: Eine grosse Nichtigkeitmusik. Yetti mi? Yetmediyse şu da var. Günce deyip dururken, baktım günlük demeye başlamışlar. Yumurta gibi. Buldum en iyisini! Yumurta niyetine alın bu kitabı.