16 sonuç gösteriliyor

Elektrik Bas

Temel Teknik ve Teori

Sale!

Türkülerden Seçmeler – 100 Temel Eser

7,00 6,30

Türküler; halkın acısını, derdini, mutluluğunu, kısacası duygu ve düşüncelerini genellikle hece ölçüsü kullanılarak anlatan, bentler ve nakaratlardan oluşan sözlü gelenek ürünleridir.

Bu kitap, türkü ile ilgili araştırma yapmak, türkülerimizi okumak ve tanımak isteyen toplumun her kesimine hitap edecek nitelikte bir eserdir. Bu eserde okuyucular, hem türkü kavramı ve çeşitleri ile ilgili bilgi sahibi olabilecek hem de yurdumuzun çeşitli yöresinden seçilmiş türkülerle buluşabilecektir.

Kültürümüzün sonraki nesillere taşınması adına bir katkı olması dileğimizle…

Sale!

Mozart ve Deyyuslar

14,00 12,60

Müziğin bir süsten, bir oyuncaktan, boş hayatlarınızı süsleyen sesli bir duvar kağıdından daha fazla bir şey olduğu bilmem hiç aklınıza geldi mi krallar, kraliçeler, asilzadeler? İlahınıza ulaşmak için dua etmek, tespih çekmek yetmez. Bu ancak müzikle olur – duanın dilinden daha yükseğe erişen o dil, insan ruhunu ilahi varlığa bağlayan o narin zincir. Sizin için bir kulak şekerlemesi, yutup unuttuğunuz bir sufle, ardından geğirdiğiniz bir kadeh şarap. Ama müzik, Tanrının daha fazla yüceltilmesi için dinibütünlerin elleriyle yapılmış bir katedraldir. Bunu inkar ettiğiniz için zındıksınız. Zındık olduğunuz için lanetlenmişsiniz. Lanetlenenler nereye gider bilirsiniz. Bu gecek parodi karşısında müzik melekleri utançla yüzlerini gizlediler. Aman uşak efendiler, beni dışarı atmak için beyaz eldivenlerinizi kirletmeyin. Zaten gidiyorum.

Sale!

Türk Musikisi Üzerine Görüşler (Analiz Ve Yorumlar)

18,00 16,20

Bu çalışma, Türk müziğinin zengin repertuarı içerisinde hitap edilen aslında ne kadar az eserin olduğu düşüncesinden yola çıkılarak hazırlanmıştır.
Kendi müziğimizin devam etmesinin en önemli garantisi bunun çocuklarımıza öğretilerek, gelecek kuşaklara ulaştırılmasıdır.

Sale!

Mozart Tanrıların Sevdiği

18,00 16,20

Salzburg, Viyana ve büyük Avrupa başkentleri arasında geçen bir hayat…
Kusursuz yapıtlar: Saray’dan Kız Kaçırma, Figaro’nun Düğünü, Son Giovanni, 40 Senfoni,
Cosi fan tutte, Sihirli Flüt… 180 belge.
Wolfgang Amadeus Mozart 6 yaşındayken ilk menuet’ini besteledi. 11 yaşındayken ilk operasının yazdı. Bu pudralı ve perukalı harika çocuk imajının yıkılması uzun zaman alacak ve bunun bedeli bir hayli acılı ve çileli olacaktı. Genç Mozart’ın müzikal dehası, özgürlüğüne kavuştuğu Viyana’da çiçeklenmeye devam etti. Zorluklarla dolu son yıllarında başyapıtlarının doğumuna tanık olundu: Piyano konçertoları, oda müziği partisyonları, vokal müzik eserleri – 1791 yılının bir kasım gününde son bulan eşsiz bir yolculuktu yaşadığı, o zaman Requiem henüz yapım aşamasındaydı. Mozart’ın hayatında gülüşler her zaman gözyaşlarıyla atbaşı gitmişti. Ancak gizem hâlâ varlığını koruyor: Mozart’ın müziği nasıl oluyor da ruha bu kadar etki edebiliyor? Michel Parouty “Tanrıların sevdiği” Mozart’ın kısa ama çarpıcı hayatını anlatıyor.

Leyla Gençer: Operanın Türk Divası

Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi beş kadın sesinden biri… Avrupa ‘dan Amerika’ya en güç aryaların bülbülü… Opera sanatının doruk kurumu La Scala’yla bütünleşen bir ses… Canlı kayıtlarından üretilen korsan CD’lerin kapışıldığı bir önemli opera belgesi, bir tarih O… Sadece olağanüstü icracılığı, ses ve sahne gücü değil, eğiticiliğiyle de unutulmayacak bir sanatçı… Sevda-Cenap And Müzik Vakfı’nca 1994’de Onur Ödülü Altın Madalyası ile ödüllendirildi. Bu kitapta gazeteci-yazar Zeynep Oral’ın kaleminden Leyla Gencer’in 45 yılı aşan çok renkli meslek yaşamının öyküsünü bulacaksınız.

Sale!

Derleme Notları 1. Kitap

16,00 14,40

“Derleme Notları” Üzerine

Anadolu’da Geleneksel Müzik Yaşamı Üzerine Notlar”1937-1952Ankara Devlet Konservatuvarı Folklor Arşivi için, 1937 – 1952 yılları arasında birçok ilde, ilçede, köyde derlemeler yapıldı. Sözlü – sözsüz halk müziği değerlerini saptamak amacıyla yapılan bu derlemelere A. Adnan Saygun, U. Cemâl Erkin, N. Kâzım Akses, H. Ferit Alar, Halil Bedi Yönetken, Muzffer Sarısözen gibi, o dönemin önde gelen bestecileri ve araştırmacıları katıldılar. Binlerce halk müziği (sözlü-sözsüz) balmumu plaklara kaydedildi ve bunlar Folklor Arşivinde biriktirildi.

Bu derlemelerin bazılarına katılan Halil Bedi Yönetken, başkalarının yapmadığı bir şeyi yaptı: Derleme sırasında notlar tuttu ve bunları yazıya dönüştürerek 1940’lı yıllarda yayımladı. Elinizdeki bu kitap, yaşamın içiden derlenmiş böyle bir çalışmanın ürünüdür. Ve bize, 1940’ların Türkiye’sinden insan manzaraları sunar; o dönemin müziklerinden, halk oyunlarından bilgi verirken, geleneklerine – göreneklerine ve daha genel bir deyişle o dönemin kültürüne ait çok önemli saptamalar yapar. Düşünür müsünüz: O tarihlerde radyo henüz yaygınlaşmamış, televizyon yok, plak-CD bugünkü gibi yurt çapında pazarlanmıyor; ulaşım ve iletişim gelişmemiş, insanların yaşayışları ve insanlararası ilişkiler bugünküne benzemiyor; o tarihlerle bu günler arasında, bunlar gibi pek çok fark var. İşte, Yönetken’in kitabının önemli bir yanı da bu: O günlerin henüz yozlaşmamış müzik – kültür ve yaşayış verileri konusunda notlar almak, bunları “Derleme Notları” içinde toplamak; 1940’ların halk yaşayışına – halk kültürüne ışık tutmak, tanıklık etmek. İçerdiği bilgilerin yanısıra, bu özelikleriyle de “Derleme Notları” önemli bir “kaynak kitap” değerindedir.

O günlerin sosyo – kültürel yaşamı hakkında bilgi edinmek isteyen, Anadolu insanının kültürel yaşamıyla (Folklor) tanışmak isteyen herkes, bu kitapta, bilgilerini çoğaltıcı örneklerin yanısıra, kendi yaşamını zenginleştirici örnekler de bulacaktır.

“Derleme Notları”nı yayınama olanağını bize veren, Orkestara Dergisinin sahibi, değerli müzisyen ve düşünür, sevgili dost Panayot Abacı’ya teşekkür ederiz.

Muammer SUN

Rock Çağı

Ağustos 1945. İkinci Dünya Savaşı Hiroşima’nın üzerinde çakan şimşekle sona ermişti. Amerikan askerleri barış ve huzur özlemi içinde evlerine dönüyorlardı. Ama eski değerler can çekişiyordu. Gençler Siyah şarkıcıların alaycılığını ve canlılığını yetişkinler dünyasının köhnemiş ritimlerine tercih ediyorlardı. Utangaç bir oğlan onları taklit etmeye çalışıyordu. Bu oğlanın adı Elvis Presley’di.

Ud Metodu

20. yüzyılın en önemli udilerinden ŞERİF MUHİDDİN TARGAN’ın, ud öğrenmek isteyenler için kaleme almış olduğu ders notları ilk defa yayınlanmıştır. Eşi Sayın Safiye AYLA’nın özel izniyle, Süleymaniye Kütüphanesindeki aslından aynen alınarak kitap haline getirilmiştir.

ŞERİF MUHİDDİN TARGAN, ud’da bir virtüözdür. O’nun için Amerika’da verilen unvan: Paganini’nin kemanda yaptığını, ud’da yapan san’atkârdır.

ŞERİF MUHİDDİN TARGAN, ud’da yapılabilecek her pozisyon ve sesi metodunda belirtmiş ve eserlerinde uygulamıştır. Çalışma temrinleri ve bilgileri ile bütün eserlerinin notalarını birlikte bulabileceğiniz bu eşsiz eser, titiz bir çalışma neticesinde günümüze gerekli açıklamalarla dip notları halinde, Zeki YILMAZ tarafından kazandırılmıştır.

Metod, üç bölüm halinde hazırlanmıştır.

1- Ud derslerine başlangıç,

2- Ud derslerinde ilerleme,

3- Bütün eserleri.

1892 yılında Istanbul’da doğan Şerif Muhiddin TARGAN, 6 yaşında ud çalmaya başladı. Doğuştan yeteneği ile çok çabuk tanındı. Ud’un yanı sıra Violonsel sazını da mükemmel bir şekilde icra eden TARGAN, Batı Müziği ile Türk Müziğini mükemmel bir şekilde kaynaştırmıştır. 1924 – 1928 yılları arasında Amerika’da bulunmuş ve bu ülkede verdiği konserlerle haklı bir şöhretin sahibi olmuştur.

1934 – 1948 yılları arasında Irak’ta Bağdat Konservatuarını kurdu. Pek çok talebe yetiştirdi.

1948 yılında tekrar döndüğü Istanbul’da Konservatuar İlmi Kurul Heyeti Başkanlığı yaptı. Bu görevini 1950 yılına kadar sürdürdü.

1950 yılında Türk Müziğinin en ünlü seslerinden Safiye AYLA ile evlendi.

Şerif Muhiddin TARGAN, aynı zamanda çok iyi bir ressamdı. Resimleri zaman zaman sergilenmektedir. Bütün eserleri ve resimleri Süleymaniye Kütüphanesi arşivindedir.

Sale!

Sanat Felsefesi Üzerine

17,00 15,30

Cevad Memduh Altar, sanat tarihçisi, müzikolog, araştırmacı ve eğitmen kimliğiyle ömrünü ülkesinin çağdaş ve evrensel sanat yolunda ilerlemesine ve hak ettiği yere gelmesine adamış önemli bir kültür adamı. Sanat Felsefesi Üzerine, Altar`ın, güzelin ve güzelliğin yorumu, sanatta estetik yargı, sanatsal yaratıda özgürlüğün rolü, estetik duyarlılık, sanat yaratıcılığında temel öğeler, estetiğin antik dönemden bu yana kronolojik evrimi, güzel sanatların oluşturduğu estetik yargı, müzik estetiği ve müzik sanatının anlatım gücü gibi konular üzerine yazdıklarını bir araya getiren değerli bir referans kitabı. Cevat Memduh Altar, Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konsertuvarı`nda lisansüstü program çerçevesinde verdiği Sanat Felsefesi ve Müzik Estetiği derslerinin notlarından oluşan bu kitabında, sanatın ve müziğin güzelliğini algılayabilme yolundaki düşünce ve kavramları örnekleriyle bizlere aktarıyor.

Rembetika

1920`lerde, Büyük Mübadele`nin ardından ortaya çıkan, Pire`nin esrar tekkelerinde serpilip büyüyen, sonraları Atina`nın kulüplerinde kendine yer bulan bir müzik türü rembetika. Doğu Akdeniz duyarlılığı müziğe sinmiş; sözlerse, hem Ege insanının hüznüne, tutkusuna, aşkına yer veriyor, hem de şehirli yeraltı dünyasının pek de saygıdeğer olmayan hayatına. 1965 yılında ilk kez gittiği Yunanistan`da karşılaştığı bu müzik türüne duyduğu ilgiyi kitaplaştıran Gail Holst, Avustralyalı bir müzikolog. Ortaya koyduğu eser, Yunanistan`da dört baskı yapmış. Kuru bir dille yazılmış uzmanlık tezi değil, rembetikanın tüm sıcaklığını duyuran, aynı zamanda bu müziğin tarihçesini ve ana ögelerini tanıtan bir çalışma. Kitabın değerini daha da artıran çok sayıdaki belgesel fotoğrafla, rembetika şarkı sözlerinin çevirisi.

Sale!

Çocuklarla Felsefe

50,00 40,00

Nuran Direk, Çocuklarla Felsefe’de eleştirel düşünmenin olanaklarını sunuyor çocuklara ve yazınsal metinlerle başlayıp felsefi metinlere geçerek düşünmeye ve felsefe yapmaya çağırıyor onları.