10 sonuç gösteriliyor

Sale!

Modern Bağlama Metodu-1 (DVD’li)

27,00 24,30

Ritim uygulamalı bağlama, bona, solfej eğitim metodu

Sale!

Müziğin Kadim Yolculuğu

15,00 13,50

Müzik, gözle görülmeyen ancak etkileri çok derin hissedilen bir olgu olarak insan için her zaman merak konusu olmuştur. İşin ilginç yanı, -kendi ifadelerine bakılırsa- birçok müzisyenin deneyimi, mistiklerin deneyimleriyle paralellik göstermektedir. Bunun temel nedeni, insanın iç ve dış dünyası arasındaki ilişkide saklıdır. Bu iki dünyaya ait iki farklı zaman algısı bulunur. İçsel zaman, psikolojik zaman olarak da tanımlanabilir. Dışsal zaman ise objektif zaman olarak adlandırılır ve saatin de bunu göstermesi beklenir. Kitap, gökbilim ve müziğin aynı ortak kökenden ortaya çıktığını işaret ediliyor. Tarih öncesi dönemlerden kalma bir bilginin, farklı alanlardaki uygulamaları olduğu vurgulanarak, müziğin tarihsel yolculuğuna ilgi çekici bir kapı aralıyor.

Müziğe farklı bakış açılarıyla yaklaşman; matematiksel hesaplar ve canlılar üzerindeki etkisi hakkında yazdıkların, müziğin “ses” dışındaki etkisi için önemli bir katkıdır. Ayrıca kitabınız bu konuyla ilgili olan okuyuculara bir öncü olabilecek nitelikte. Çalışmalarını gönülden kutlarım…
– Ercan Irmak, Neyzen-

İşitsel algımızın evrimi ve hatta kalıtsal mirasımızdan önceki kodlara değinilmiş bu kitapta müziğin mitolojisi ile fütürolojisi aynı anda anlatılıyor. Okuduktan sonra seslere kulak kabartıp armoni ismini taktığımız, kozmik mucizeden payınıza vahiyler arayacaksınız!
-Cihan Gülbudak, Ses Mühendisi ve Teremin Sanatçısı-

Sale!

Popun Kralı Michael Jackson

19,90 17,91

Michael Jackson; Elvis Presley ve Mariah Carey’nin ardından, 9 adet Platin Plak kazanmış tek müzik sanatçısıdır.

“Thriller albümü Billboard listelerinde tam seksen hafta İLK 10a girmiş ilk albümdür. MJ bir albümünden (Off the Wall) k tane “İLK 10’a giren şarkı” çıkarmış ilk şarkıcıdır. mj tek albümden [Bad) 5 tane “1 numara” çıkarmış olan ilk ve tek şarkıcıdır.

“Bad” albümü tam 38 hafta üst üste “Billboard 200” listesinde kalmıştır ki bunu şimdiye dek başka bir albüm başaramamıştır.

M J ve Stephen King’in birlikte yazdığı ve Michael’ın beş ayrı rolü aynı anda oynadığı “Ghosts” adlı 38 dakikalık film, müzik tarihinin en uzun video klipidir. MJ ve Janet Jackson’nın birlikte oynadığı, 7 milyon dolar bütçeli “Scream” adlı video klip, tarihin en pahalı video klipidir.MJ ve Sony’nin 1991 yılında imzaladığı 890 milyon dolarlık sözleşme sanat tarihinin en pahalı plak sözleşmesidir.

MJ, 1984 Grammy ödüllerinde bir kerede 8 ödül alarak büyük bir rekor kırmıştır. Aynı rekor 2001’deyine 8 ödül kazanan Carlos Santana tarafından egale edilmiştir. MJ’nin 1982 tarihli “Thriller” albümü hâlâ dünyanın gelmiş geçmiş en çok satan plağıdır.

MJ sattığı yaklaşık 800.000.000 plakla Elvis Presley, The Beatles ve Bing Crosby’nin ardından tüm zamanların “en çok satan

dördüncü şarkıcısı” durumundadır.

Ölmeseydi, çıkacağı “İşte Budur” adlı 2009 dünya turnesinin biletleri sadece k saat içinde 700.000 satarak dünya rekoru kırmıştır.

MJ resmi albümleriyle Türkiye’de bile 1.500.000 satış rakamını geçmiş İlk ve tek (ve muhtemelen de son) yabancı şarkıcıdır. MJ müzik tarihinin toplamda en fazla Ödül kazanan sanatçısıdır.

Hepsinden iyisi ve önemlisi, Michael Jackson aralarında AİDS Destek Vakfı, Amerikan Kanser Birliği, Birleşik Siyahlar Üniversite Fonu ve Dünyayı İyileştirin Vakfının bulunduğu tam 39 hayır derneğine sürekli ve büyük bağışlar yaparak tarihe geçmiş en hayırsever sanatçıdır.

İnsan Sesinin İyileştirci Gücü

“İnsan sesinin iyileştirici bir güç olarak kullanılmasında yetkin bilgiler ve uygulamalı egzersizlerle zenginleştirilmiş mükemmel bir kitap. Kesinlikle öneriyorum!”

JONATHAN GOLDMAN, İyileştirici Sesler kitabının yazarı

“İnsanoğlunun ses ile kendine özgü ve ikili bir ilişkisi vardır- sesleri çıkarabildiğimiz gibi duyabiliriz de. James D’Angelo ürettiğimiz seslere olan yolculuğumuzda bizlere ilgi çekici ve sezgisel bir rehberlik yapıyor. İnsan Sesinin İyileştirici Gücü’ndeki bilgiler ve egzersizler, hayatlarında denge ve sağlık arayan herkes için çok büyük bir değer taşıyor.”

JOSHUA LEEDS, psiko-akustik müzik yapımcısı ve Sesin Gücü ile Sesin Simyası kitaplarının yazarı

Bebekliğimiz ve çocukluğumuzdan itibaren ihtiyaçlarımızı ve duygularımızı ifade etmek için sesimizi kullanırız. Büyüdükçe bu sesler sistemli bir lisana dönüşür. Batı medeniyetlerinde duygularımızı ifade ettiğimiz seslerin kullanımının bastırılması oldukça yaygındır çünkü bu durum ya çocukça görülür ya da aşağılanır. Yine de büyük bir enerjiyle gülerken, inlerken, mırıldanırken, ağlaşırken ve içimizi çekerken çıkardığımız sesler iyileştirici bir güce sahiptir. İnsan Sesinin İyileştirici Gücü ‘nde James D’Angelo sesle tedavinin ardındaki kavramları bizlere tanıtıyor ve basit, uygulaması kolay egzersizler aracılığıyla bu kavramları hayata geçirmemizi sağlıyor. İnsan sesinin her türlü iyileştirici etkisini, sesli ve sessiz harflerden başlayıp gülerken ya da ağlarken çıkardığımız seslere kadar ayrıntılı bir biçimde anlamları ve özellikleriyle açıklıyor. Şarkı söylemenin gücünü ve birlikte şarkı söylemenin beden ve ruh sağlığımızda ortaya çıkardığı olumlu etkileri gözler önüne seriyor. Aynı zamanda dünya üzerindeki farklı kültürlerin geleneksel otantik ilahileri ve mantralarıyla beraber çakralarımızdaki tıkanıklıkları açabilmek için kendi mantralarımızı oluşturmamızda kullanabileceğimiz çeşitli vokal yöntemlerini de bizlere sunuyor. Armonik sesler yaratmada kullanılan tekniklerle beraber habsi geçen her türlü ses törensel bir düzenle sıraya konuluyor ve bedenimizi içsel bir dengeye, sağlığa ve huzura kavuşturabilmemiz için basit hareketlerle destekleniyor. Üstelik yazar kitabın CD’sinde belli başlı tüm vokal tekniklerini örneklerle açıklıyor- mantraları, büyük dinlerdeki ilahileri, doğal sesleri ve heceleri, armonileri- ve bu sesleri kendi başımıza çıkarabilmeniz için tüm yöntemleri de anlatıyor.JAMES D’ANGELO Amerikalı bir müzisyen, besteci, eğitmen ve İngiltere’de bir müzik atölyesinin lideridir. 1992 yılından beri İngildere’de,Avrupa’da ve Amerika Birleşik Devletleri’nde iyileştirici sesler ve hareketler üzerinde çalışmalar yapmış ve uygulamıştır, ses ile tedavi konusunda uzman olarak kabul edilmektedir.

Sale!

Oynayarak Eğlenerek Müzik Öğreniyoruz

12,75 11,45

Bahar Perisi’nin Gezisi

Her yıl ilkbaharın gelişini özlemle beklerdi. Bahar Perisi’ni karşılamak için en renkli giydilerini giyerdi. Çiçekten taçlarla süslerlerdi dallarını. Sonra çayır çimene uyanmaları için fısıldarlardı.

O yıl da öyle oldu. Kış boyunca yağmurlar, karlar yağdı. Toprak beyaz yorganın altında derin bir uykuya daldı. Günler geçti, minik bir gün ışığı bulutların arasından sıyrıldı. Karların üzerinde dans etmeye başladıo. Onu gören arkadaşları da bulutlara binip yere indiler. El ele vererek oynayıp eğlendiler.

Sihirli Yosunlar

Sevimli fok Copcop kocaman bir kayanın üzerine uzanmış güneşleniyordu. Kapkara gözleriyle den,izin üzerinde oynaşan ışıklara dalmış, gitmişti. Güneş ışınları dalgaları aşıp suyun dibine kadar ulaşıyordu. Sanki suyun altında kocaman bir fener yanar gibi derinlikler aydınlanmıştı.

Sıkıntıyla içini çekti. Çoktandır kendini yalnız hissediyordu. Çevrede çok az arkadaşı kalmıştı. Bir an eski günler gözünün önüne geldi. Eskiden ailesi ne kadar da genişti. Hep birlikte denize dalıp çıkarak dalgalarla oynarlardı.

Sale!

Müziğin Görselliği

15,00 13,50

Hangi ortam olursa olsun müzik dinleme eyleminin tekrara yönelik bir yapısı vardır. Radyo ve televizyon gibi izleyicilerin yayınları kontrol edemedikleri ortamlarda bile, müzik parçalarının yayın akışında tekrarları olmaktadır. Yeni piyasaya çıkmış olan müzik parçalarının bu tekrar sıklığı daha fazladır. Bireylerin kendi seçtikleri müzikleri dinledikleri ortamlarda da yine tekrar durumu söz konusudur, çünkü insanlar dinlemekten hoşlandıkları müzik parçalarını tekrar tekrar dinleyebilirler. 1951 yılında bir radyo yayıncısı olan Storz’un aklına parlak bir fikir geldi. Neden kendi radyo istasyonlarında da plakları bar müşterilerinin juke-box’ta çaldığı şekilde tekrar tekrar çalmasınlardı? Bu yeni uygulamanın başarılı olabilmesi için radyo yayın akışının hızlandırılarak sıkıcılıktan kurtarılması gerekiyordu. Spikerler haberleri hızlı okuyacak, önceden kaydedilmiş reklamlar karışık seslerle neşelenecek ve disc jokeyler programlarını yayınlarken, şakalar, espriler eşliğinde programlarını kişiselleştirdikleri duygusunu yansıtacaklardı. Şüphesiz müzik dinleyicisi açısından tekrarın önemini anlayan ilk kişi Storz değildi. Az sayıda birkaç popüler şarkıyı yayınlama düşüncesi, en azından on yılı aşkın sürede ayakta duran Your Hit Parade adlı Amerikan yayıncılık kurumu kadar eskiydi. 1934’te radyoda başlayıp, 1950’de televizyona taşınan bu haftalık şov ülkenin en sevilen şarkılarını on numaradan bir numaraya doğru çalarak tekrarlıyordu…

Sale!

Osmanlı Toplumunda Aile

15,00 12,00

Kitap hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız. Bizim başlığımız olan, `Osmanlı ailesi` çok geniş içerikli bir kavramdır. Tuna kıyısında yahut Rodoplar`da yaşayan Hıristiyan Bulgar aile gibi, Bulgar dilini sakladığı halde Türklerin dinini kabul eden ama örneğin teaddüd-ü zevcat`ın (polygyny) kapıdan girmediği `Pomak` aile de Osmanlıdır. Hicaz`ın Arabları, Lübnan`nın Marunî veya Melkit Hırıstiyanları, Anadolu`nun Sünni şehirli, Alevi köylü Türkleri; Türkmen obası, Kürt aşiretindeki aile, Adalı ve Egeli Rumlar, üç dine mensup Arnavut dağlılar, Bosna`nın Müslümanları, yedi iklim dört bucaktaki Yahudi ailelerin hepsi Osmanlı ailesidir. Ayrı hukuk sistemlerine tâbi olsalar da yaşamlarındaki `Osmanlı ailesi` niteliği, sadece Osmanlı siyasî hâkimiyeti dolayısıyla değil, uzun bir tarihin yoğurduğu kültürel coğrafyayı paylaşmak dolayısıyla vardır. Kültürlerinde ayırımlardan çok müşterek yönler hâkimdir. Yunanlının `nomos`u Arabın dilindeki `namus, nevamis` kadar, bütün hatlarıyla pederşahî düzen; kentlerde bile aile-sülale silsilesine yönelik fizik dokulanma, Balkanlar ve Ortadoğu`da her yerde görülür. Osmanlı aile yaşamında farklılıklar dinî olmaktan çok bölgeseldir, hattâ etnik olmaktan çok coğrafîdir. (Arka Kapak) Tarihçiliğimizin çok önemli ismi olan Prof. Dr. İlber Ortayılı`nın bu eseri, beni iki bakımdan memnun etti: İlber neredeyse yirmi seneden beri konferanstan kongreye, TV programından seminere kadar hemen her yerde sadece konuşuyor ama neredeyse hiçbirşey yazmıyordu. Ben, öncelikle, bu tarih üstadının kalemi yeniden eline almasından büyük memnunluk duydum; sonra Osmanlı aile kavramının bugüne kadar pek bilinmeyen yönlerinin onun kaleminden ortaya çıkmasına sevindim. Osmanlı ailesinde İslami kuralların ve geleneklerin asırlar boyunca nasıl uygulandığını, devletin gayrımüslim ailelere nasıl yaklaştığını ve Osmanlı aile hukukunun nasıl olduğunu öğrenmek istiyorsanız Prof. Ortaylı`nın bu son kitabını mutlaka okuyun. Murat Bardakçı, Hürriyet, 24 Aralık 2000 Bu kitap 08.01.2001`de Raşit Çavaş`ın Açık Radyo için hazırladığı Keşke Ben Yayımlasaydım adlı programa konu olmuştur. Programın kaydını okumak için tıklayınız.

Sale!

Altay Bilik

15,00 12,00

Altay Bilik, kadim Türk Tanrı dini (Tenricilik) esaslarına dayanan bir bozkır yaşam felsefesidir. Binlerce yılın süzgecinden geçen bir Türk yaşam tecrübesi, bir halk bilgeliğidir. Türklerin geleneksel imparatorluk dinidir. Bilgi, marifet, bilgelik ve bilimin bir sentezidir. İlahî uyum ve ilahî dengeden bahseden bir inançtır. Yaratılmış herşeyin Yaratıcı ile bir Bir`lik teşkil ettiğini vurgulayan, İslamî terminoloji ile söylemek gerekirse, kendine mahsus kavrayışı ile vahdet-i vücudcu bir anlayıştır. Ona göre insan, yaradılmışların en yücesidir; makro kosmosun bütün bilgi ve enerjilerini ihtiva eden bir mikro kosmostur. Evrenin sırrını anlamak icin insana bakmak yeterlidir! Tanrı ile insan arasında mutlaka bir aracı gerekmez. İnsan aslında mutlak Bir ile sürekli iletişim halindedir, ama bu arada üçüncü gözü (gönül gözü) kapanan insan bunun farkında değildir. Yüzeysel bakıldığında Altay inancı bugün çok kaotik bir resim arzediyor. Genel anlamda kabul gören bir adı, bir tanımı yoktur. Tenricilik, Altay Can, Kamlık ve benzeri adlarla anılıyor. Tanrılar, kudaylar, burkanlar, ruhlar, iyeler, göksel ve yersel enerjiler, ışınlar ve benzeri gizemli terimlerden bahsediyor. Putperest mi, tek tanrılı mı, çok tanrılı mı? İnsanın zihnini karıştırıyor. Fakat anlamaya çalıştıkça sır veriyor: Çokluğun arkasındaki nihaî Tek`likten, küllî akıldan, mutlak yaratıcıdan, bilinen ve bilinmeyen herşeyin birliğinden, âlemlerden, ruhun boyutlarından, göksel ve yersel enerjilerden, kutsal doğadan, maddenin dördüncü boyutundan sözediyor. Canlı yaş ağaç dalının ateşe atılmasını yasaklıyor. Tanrı insanı yaratırken, onun kendisine benzemesini istedi. diyor. Altay Bilik, Altay Türklerinin kadim Türk kültür zenginliği bazında ulusal kimliklerini yeniden diriltme yolunda bir milli uyanış denemesidir. Kökü binlerce yıl öncesine dayanan bir çağdaş efsane, bir mutlu geçmiş arayışıdır.