3 sonuç gösteriliyor

Sale!

Müzik Sözlüğü

8,00 7,20

Önceleri bir çalışmanın en zor bölümü herhalde önsözü yazmaktır diye düşünüyordum. Gerçekten de öyle oldu. Ancak inanıyorum ki; önsözde ne yazılırsa yazılsın okuyucunun son sözü önemlidir. Bu çalışmamı hazırlarken son sözü söyleyecek olan müzikseverlere yararlı olacağım düşüncesiyle yola çıktım. Bu yolda gerek, öğrenciler, gerekse öğretmenlerin müzik terim ve işaretleri konusunda sık sık başvuracak bir başucu kitabı olmayışı veya az oluşları nedeniyle bu alanda biraz “kulaktan kulağa”nın oynandığını gördüm. Yaptığım kaynak tarama çalışmalarında birçok eksik ve farklı anlamlarda kullanılan terim ve işaretlerle karşılaştım. Mümkün olduğunca en sık ve kendi dilinde kullanılanı almaya çalıştım. örneğin sadece “Armoni” kelimesinin yirmiye varan farklı dillerde yazılış şekillerine ulaştım. oysa kendi dilinde olması ve anlamını tam olarak verebilmek yeterliyde benim için. “Müzik İşaretleri ve Terimleri” sözlüğünü iki bölüm halinde sundum. Birinci bölümü eklemekteki amacım Müzik kuramları veya armoni bilgilerinden çok, ikinci bölümdeki müzik terimlerine görsellik ve uygulama açısından destek sağlamasıdır. Çalışmanın müzik eğitimi alanında yararlı bir kaynak olacağını umarak çıkmıştım yola. Çalışmaya gösterilen ilgi ve destek bunu doğruladı. Değerli müzik eğitimcilerinin yapıcı eleştirilerini de göz önünde bulundurarak ikinci baskıda yeni eklemeler ve düzenlemeler yaparak çalışmayı biraz daha geliştirdim… Murat Özden Uluç

Sale!

Piyanist – Besteci – Dünya Yurttaşı: Fazıl Say

19,90 17,91

Dünyanın birçok ülkesi, dünyaca ünlü bu piyanisti onurlandırmak üzere birbiriyle yarışıyor. Aldığı otuza yakın uluslararası ödül bunun kanıtı. Avrupa Birliği onu “Kültür Elçisi” unvanıyla doğu ve batı ülkelerinin kültürleri arasında köprü kurmakla görevlendiriyor. Salzburg Festivalinin açılış konseri onun dünya prömiyeri ile açılıyor.
Japonya, 2009da Tokyoda adına bir festival yapıyor. Fransa ve Almanyada ona özel geceler düzenleniyor. O ise, sanatıyla ve tüm varlığıyla, insanlığın müzikal sesini yükseltme çabasıyla yaşıyor.

Fazıl Say, dünya mükemmel olmadığı için sanat var, diyen ve kendisini dünya yurttaşı olarak tanımlayan bir insan. “Türkiyenin önümüzdeki 55 yıl içerisinde uluslararası platformda politik anlamda etkin bir rolü olacağını ve dünyada önemli ilk on ülke arasına gireceğini düşünüyorum. Fakat kültürel yaşama gelince: bir sanatçı için Türkiyede yaşamak günümüzdeki kadar zor olmamıştı.” diyerek, derdini ortaya koyan bir sanatçı. “Ülke, çağdaş anlayışta olanlar ve devleti yöneten partiyi oluşturan İslamcılar olmak üzere, ikiye bölünmüş durumda. Onların sözü geçiyor. Bu nedenle diğer taraf -ki ben de kendimi burada görüyorum- çok dertli. Haksız da değil. İran gibi mi olacağız sorusunu yöneltmek sıradan bir kuruntu değil; bir ölçüde gerçeğin ta kendisi.” Diyebilecek kadar cesur biri.

Her çağda ve her coğrafyada görülen, gericiliğe muhalefet etme görevini yerine getiren tüm gerçek sanatçılar gibi, Fazıl Say da, ülkesindeki çarpıklık ve bozukluklara dikkat çekmeyi görev ediniyor. Fazıl Sayın sanatçı duyarlılığıyla ortaya koyduğu bu muhalif tutumu, yurdumuzun emperyalizm ve yobazlık kıskacından kurtuluşu yolunda
verilen mücadeleye katkı sağlıyor. Elinizdeki kitap, Fazıl Sayın özel yaşamına ve sanat kariyerine dair bilinmeyen pek çok konuya ışık tutmanın yanı sıra bu katkının da altını çiziyor.

Arabeskin Anlam Dünyası: Müslüm Gürses Örneği

“Kültürel bir çözümleme, kültürel gösterenlerin saptanması ve yorumlanması ile mümkündür. Ne Doğulu ne Batılı olmayışımız, modern ile gelenek arasındaki alışverişimiz Türk kültürel hayatının özgün göstergelerini sunmaktadır. Batılılaşma olarak modernleşme projesi ile Anadolu kültürünün manevi aurası ve anlam katmanları karşılaştığında ortaya çıkan sentez, kendine özgü bir yorumlamayı gerektirmektedir.

Arabesk, müzikal bir oluşumun ötesinde kültürel bir durumu tanımlamakta, modern olmaya çalışırken geleneğin şekil verici özelliğini gözler önüne sermektedir. Müslüm Gürses arabeski, arabesk müzik içinde ‘damardan arabesk’ olduğu için bizatihi kendine özgü bir kültürel algılayışın en belirgin işaretlerini ve davranış kalıplarını karşımıza çıkarmıştır. Müslümcülerin anlam dünyası üzerine konuşmanın kendisi bizzat haddi aşmaktır. Fakat bu çalışma;

‘Kırk yılın başında halim hatırım
Sorulsa ne yazar sorulmasa ne!’
diyen Müslüm Gürses’in ve bu anlamda Müslümcülerin halini hatırını sorma çabasıdır.”
(Arka Kapak)