7 sonuç gösteriliyor

Sale!

İlk Çocuklukta Müzik Nasıl Öğretilir

21,00 18,90

Temel müzik eğitiminde amaç çocuğun müzik kültürü ile donatılmasıdır. Diğer bir anlatımla temel müzik eğitiminin amacı müzik kültürü ekmektir.
İnsan beyni, ritmik olan şeyleri algılayabilme özelliğindedir ve müzik sayesinde beyne ritmik uyaranlar gönderebilmektedir. Örneğin şarkı söyleyen çocuğun beyni yüzlerce kez ritmik uyarılmaktadır.

Çocuk müzik kültürüyle okuldan önce aile ortamında tanışır. Müzik eğitimcisi ne kadar donanımlı olursa olsun, okulda verilen eğitim okulda kalıyorsa ve ailede desteklenmiyorsa eksik kalacaktır. Müzik sanatının süzülmüş örnekleriyle bebeklik döneminde tanıştırılan çocuğun estetik beğeni düzeyi daha yüksek olacaktır.

Ailede eğer geleneksel müziklerle (Geleneksel Halk Müziği, Geleneksel Türk Müziği) veya evrensel çok sesli müzik türleriyle ilgileniyorsa ve bu müziklere konser salonlarında dinleyici olunuyorsa ya da aile bireyleriyle birlikte çalma ve şarkı/türkü söyleme geleneği varsa çocuk için sağlıklı bir müzik kültürü var demektir.

Anne-baba kendi tercihlerinin en güzel örneklerini kendileri için yaşarken bu kültürü farkına varmadan çocuklarına aktarırlar. Müzik sanatını hayatın neşe kaynağı olarak çocuğa hissettirmek en önemli kazanımdır.

Müzik Çalışalım (1997) , Oyunlu Şarkılar (1998) ve Eğitimde Yaratıcı Dramaya Merhaba (1999) kitapları yine yayınevimizden çıkan müzik eğitmeni Mahiye Morgül’ün eğitimcilere, öğretmen adaylarına ve anne-babalara yönelik hazırladığı yeni kitabını sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz.

Sale!

Tanburi Küçük Artin

25,00 20,00

Bu kitap, Dimitrie Cantemir ile Abdülbaki Dede`nin devirleri arasında, Türk müziği tarihinde yazar, müzisyen ve tanbur hocası olarak özel bir yeri olan Tanburi Küçük Artin`in Ermeni harfleriyle Türkçe olarak 18. yüzyıl Osmanlı sanat müziğinin icra kuramı üzerine kaleme aldığı çalışma üzerine derinlemesine yapılmış bir incelemedir. Hem Sultan I. Mahmut`un hem de İran`ın Nadir Şah`ının saraylarında müzikçi olarak bulunan Artin, Istanbul`dan Hindistan`a yaptığı seyahat sırasında bu bölgelerin müziğine ilişkin bilgiler derlemiş, pek çok renkli anektodu bir araya getirmiştir. Eugenia Popescu-Judetz`in, Artin`in orijinal metnini, nota örneklerini, geniş bir yorum ve analiz ile karşılaştırmalı tabloları içeren bu çalışması hem müzisyen hem de müzikologlar için değerli bir kaynak kitap niteliğindedir.

Esatiz-i Elhan

Rauf Yekta Bey (1871-1935), Türk müziğinin ünlü isimlerini konu alan bir dizi risale yazmış, bunlardan Zekai Dede, Abdülkadir Meragi ve Dede Efendi`ye ilişkin olanlarını yayımlayabilmiştir. Meraklısı, bu risalelerin çeviriyazılarını bu kitapta birarada bulabilecektir.

Sale!

Bir Zamanlar Çıfıt Çarşısı

15,00 13,00

Benimle röportaj yapmaya gelenlerin genelde ilk sordukları doğum yerim olur. Yanıtım yıllardır değişmez: Edirneli bir anneden ve Bursalı bir babadan İstanbul`da doğdum, Ankara`da büyüdüm, Eskişehir kökenli bir aileye gelin gittim. Bu beş şehir üstüne üç çeyrek yüzyılı geride bırakırken birikim dağarcığımı saçtım ortaya. Hayal gücümü frenledim. Tarih çerçevesinde zaman dilimini, kişilerin yaşadıkları çevreyi, inançlarını, gelenek göreneklerini araştırarak gerçekleri yansıtmaya özen gösterdimse de sudan bir derleme, ne ararsan bulunur bir çıfıt çarşısı çıktı ortaya. Çıfıt günümüzde unutulmaya yüz tutmuş, genç kuşağın bilmediği bir sözcük. Arapça yehuddan Farsçaya cuhud, Farsçadan da Türkçeye çıfıt olarak geçmiş. Bizans döneminde İstanbul`un günümüzdeki Eminönü sahili hem Yahudilerin oturduğu hem de gemilerin boşaltma yükleme yaptıkları bir koydu. Porta Judeca olarak adlandırılmıştı. İstanbul`un fethinden sonra Türkçe karşılığı olan Çıfıt Kapısı denmiş, çok daha sonra da Bahçekapı adını almıştır. Yahudilerin yoğun olarak yaşadıkları yerleşim bölgelerine de çıfıt adı yakıştırılırdı.