1–18 / 21 sonuç gösteriliyor

Sale!

Ney Metodu

25,00 22,50

Yardımcı Nota Kitabı

Sale!

Gürültüden Müziğe

15,00 13,50

Önce kaos vardı… Ve gürültüler…
Jacques Attali bu gözlemden yola çıkarak müziğin ekonomi-politiğini inceliyor ve şu sonuca varıyor: Müzik ileriyi görür.
İlkçağlardan başlayarak toplum, iktidar ve müzik arasındaki bağları ele alan Attali, bu kitabında müziğin, kurban ayinlerinden saraya isyanlardan uzlaşmalara, iktidardan ekonomiye uzanan bütün tezahürlerini inceliyor. Gürültünün bir silah, müziğinse onun biçim verilmişi, evcilleştirilmişi olduğunu gösterirken, dünyanın gürültülerine kulak vermenin, geleceği görmemize ve düzenlememize yardımcı olacağını ileri sürüyor. Attaliye göre gramafonun icadı gibi yenilikler, insanların yerini makinelerin alacağını ve her şeyin seri olarak kopyalanacağını bildirmişti; kayıt teknolojisi ise tüketim toplumunu… Sanatçıların ve müzik yayıncılarının telif hakkı talepleri, tüketim toplumunda korsanlığa zemin hazırlayacaktı…

Sale!

Alevi Müzik Uyanışı

16,00 14,40

Bu çalışmada, Orta ve Doğu Anadolu’dan İzmir’in Limontepe Mahallesi’ne göç eden Alevilerin ritüel içi-ritüel dışı müzik pratikleri, ‘Alevi müzik uyanışı’ çerçevesinde ele alındı. Ekonomik ve politik etkenlerden dolayı İzmir’in Limontepe Mahallesine göç eden Alevi cemaati, 1994’te, içinde cem evi de bulunan ‘Ehl-i Beyt İnanç Eğitim ve Kültür Vakfı’nı kurdu. Bu çalışma, dört yıl süren inceleme, alan araştırması, gözlem ve görüşmelere dayanmaktadır.

Aleviler, karma etnik topluluklardan oluşmuş, Ortodoks Müslümanlardan oldukça farklı inanç pratiklerine sahip Heterodoks Müslümanlardır. Hilafette Hz. Ali’nin yanını tutmaktadırlar, soydan gelen dini liderlere (dede) sahiptirler ve şiir, müzik ve dansla (cem) ibadet etmektedirler.

Müziksel bir terim olarak uyanış, çağdaş yaşamın gereği olarak sönmekte olduğuna inanılan bir müzik geleneğinin, kültürünün ya da üslubunun, paradoksal bir biçimde hızla revaç bulmaya başlaması olarak tanımlanabilir. Türk yöresel müziği formatındaki Alevi müziğinin, tıpkı diğer yöre müzikleri gibi Cumhuriyet Dönemi müzik politikalarının etkisiyle kayıt edilmesi, notalanması ve arşivlenmesi durumunu, Alevi müzik uyanışının bir startı olarak görmek gerekir. Türkiye’de 1980’lerde başlayan serbest piyasa ekonomisinin kültür endüstrisine ve TRT dışındaki kitle medyası oluşumuna katkısı ise, Alevi müzik uyanışını körükleyen diğer bir unsurdur. Alevi müzik uyanışıyla, öncelikle kitle medyası ve müzik endüstrisi ile ilişkili endüstriyel pratiklerin ve çeşitli icra ortamlarında gerçekleştirilen endüstriyel olmayan pratiklerin, daha önce görülmedik ölçüde canlanmasına işaret edilmektedir.

Sale!

Uzman ve Öğretmene Göre Müzik Programı

18,00 16,20

Eğitim programları eğitim süreçlerinin temel unsuru olarak daima tartışma konusu olmuştur.

Bilindiği gibi ülkemizde yıllardan beri süregelen davranışçı yaklaşıma dayalı hazırlanan programlar terk edilmiş ve 2005-2006 öğretim yılı itibarı ile yurt genelinde yapılandırmacı yaklaşıma dayalı yeni program uygulanmaya başlanmıştır. 2006 da kabul edilen müzik programı ise 2006-2007 öğretim yılında zorunlu kılınmamış, 2007-2008 yılı itibarı ile tam anlamıyla uygulanmaya başlanmıştır. Çok yeni olan bu programın uygulamasındaki sorunlar, yeterlilikleri ve eksiklikleri ile ilgili çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Bundan dolayı da uygulanmakta olan programın değerlendirilmesi gerekmektedir. Programa yönelik yapılacak bir değerlendirme için uygulamayı bizzat yürüten öğretmenlerin ve alanda uzman eğitimcilerin görüşlerine başvurulması gerekmektedir. Bu genel gerekçelerden hareketle yapılan doktora tezimin, 2007-2008 öğretim yılında uygulamaya konan müzik eğitimi programına yönelik bir değerlendirme yaparak program geliştirme çabalarına katkı sağlayacağı umulmaktadır.

Araştırmanın başlangıcından sonuna kadar pek çok kişinin emeği ve katkısı olmuştur. Öncelikle tezimin her aşamasında fikirleri ve yönlendirmeleri ile bana yardımcı olan danışmanım Yard. Doç. Dr. Oktay Aydına teşekkür ederim. Ayrıca verilerin toplanmasında bana büyük destek sağlayan MÜZED İstanbul başkanı Alp Özerene sonsuz şükranlarımı sunarım.

Sale!

Kuramdan Uygulamaya Müzik Eğitiminde Yeni Yaklaşımlar

26,00 23,40

Bu eser, müzik öğretiminde yeni yaklaşımların uygulama örnekleriyle sergilenmesi bakımından alanında ilk olma özelliği taşımaktadır. Bu özellik nedeniyle kitaptaki uygulama örneklerinin ilköğretim, ortaöğretim ve üniversite düzeyinde müzik eğitimi-öğretimi sürecinde uygulanabilir olmasını sağlamak amacıyla hassas bir çalışma süreci gerçekleştirilmiştir.

Sale!

20. Yüzyıl Aşık Şiiri Geleneğinde Kadın Aşıklar

12,00 10,80

Bu kitap, kadın âşıkların, âşık şiiri geleneği içindeki durumlarını ve âşık şiirine katkılarını incelemektedir. Eserde âşık tarzı şiir sanatının bakış açısından kadın âşıklara bakmak suretiyle incelemeler derinleştirilmekte, kadın âşıkların, âşık şiiri geleneği bağlamında sanatçı kişilikleri değerlendirilmektedir. Kadın âşıkların âşık sanatına başlamaları, âşıklıkları, usta – çırak geleneği ile ilgileri gibi veriler değerlendirilmekte ve şiirlerinden yola çıkılmaktadır. Burada adı geçen isimler kadın âşıkların gelenek içindeki durumlarını belirlemek için örnek olarak seçilmişlerdir.

Kimi zaman ailesinde tanınmış âşıkların bulunmasıyla saz ve söz meclisleriyle küçük yaştan tanışma imkânı bulmuş, kimi zaman da saza el sürmesine, şiirlerini çevre ile paylaşmasına izin verilmemiş olan kadınlar son yıllarda ‘er meydanı’ âşıklar meclislerinde boy göstermeye başlamışlardır. 20. yüzyılda âşıklık geleneğinin içinde bulunduğu değişim-dönüşüm kadın âşıkların lehine olmuştur. Kadın sanatçı sayısının eski yüzyıllara oranla fazla olması ve âşık şiirinin hemen her çağı gibi bu çağın da kendi özelliklerini göstermesi ve usta kadın saz şairlerinin yetişmiş olması sebebiyle konu 20. yüzyıl kadın âşıkları olarak belirlenmiştir.

Kadınlar, sözlü şiir geleneğinde merkezî öneme sahip isimsiz halk sanatkârları, sözlü geleneğin en önemli icracısı ve aktancisıdırlar. Ancak sözlü şiir sanatına âşık olarak katkıları yakın zamana kadar gereken ilgiyi görmemiş ve eserleri çoğu kez anonim halk şiiri hanesine yazılmıştır.
(Arka Kapak)

Sale!

İstanbul’da Eğlence

9,00 8,10

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı, Kültürel Miras ve Müzeler Direktörlüğü tarafından yürütülmekte olup İstanbul Kültür Mirası ve Ekonomisi Envanteri adlı proje kapsamında yayınlanmakta olan bu kitapta, eğlence İstanbul toplumsal yaşamının önemli bir bileşeni olarak ele alınmaktadır. İstanbulda eğlence hayatının tarihini de inceleyen eser, özellikle Cumhuriyet tarihinin son kırk yılını mercek altına alıyor. İstanbul eğlence hayatının hem mekânsal, hem de sosolojik çeşitliliğinin öne çıktığı bu derleme, okura bu çeşitliliği bir arada inceleme ve çeşitli cevrelerin eğlenceye yaklaşımının değişimini izleme fırsatı sunuyor. Volkan Aytar ve Kübra Parmaksızoğlu tarafından derlenen eser; Bizanstan günümüze, rock müzikten arabeske, türkü barlardan “cafe”lere uzanan İstanbulun eğlence hayatını birçok araştırmacı, gazeteci ve uzmanın kaleminden yirmi makaleyle sunmaktadır.

Sale!

Teodora’nın Düşmanları

17,50 15,75

İstanbul’un kalabalık ve karanlık bir konağında yaşar Teodora. Konağın üst katında orta halli memur ailesi, en ait katında sefil hizmetliler, orta katında zengin beyzadeler ve ithal madamlar…

Konağın dışı ise nice insanın daracık dünyasından oluşan yoğun bir bulutla sarılıdır. Kunduracı Platon, sütçü Hayriyanım, kasap İraklı, Saliha öğretmen, berber Niko, ekmekçi Garabet, sobacı David, doktor Halil, ütücü Foti ve daha niceleri…

Aşuresi, ştrudeli, mevliti, kabul günü, danslı daveti ve bezik partileriyle, gelenekle yenilik arasında bocalayan bir ortam. Teodora ise bu uğultudan kaçtığında düşler dehlizindekı özgürlüğüne doğru süzülür.

Onun için yaşamın tek kuralı yalnız ve yalnız “MÖsyö’ye hizmettir, bre.”
Ya düşmanları?

Önce Radyo Vardı

Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri atıldıktan sonra, 1930’lu yıllardan itibaren , özellikle de 1940’lı yılların başlamasıyla birlikte, Türkiye Halkı ne öğrendiyse öncelikle radyodan öğrendi. Sözgelimi Türk Müziği’ni, Halk Müziği’ni, Senfonik Müziği, Tiyatro denilen bir sanat dalını ve belki de güzel ve doğru konuşabilmeyi bile… Ta 1928’lerden günümüze kadar âdeta bir Halk Üniversitesi… Bugünlerin “Açık Öğretim Kurumu”… Öte yandan bu radyolarımız, kendi sanatçıları, programcıları, spikerleri ve teknik görevlileri için de, tam anlamıyla farklı bir okul…

Bizleri kültür ve sanat yönünden bugünlere taşıyan, sözgelimi bir Nurettin Artam’ı, Feridun Tülbentçi’yi, Falih Rıfkı Atay’ı, Vedat Nedim Tör’ü, Muzaffer Sarısözen’i, Hasan Ferit Alnar’ı, Refik Ahmet Sevengil’i, Baki Süha Edipoğlu’nu, Mesut Cemil Bey’i, Sarı Recep’i ya da Perihan Altındağ’ı unutmak mümkün mü?

Teoman Yazgan bu kitabıyla, bizleri kültür yönünden bugünlere taşımış, çoğu unutulmaya yüz tutmuş Nurettin Artam, Falih Rıfkı Atay, Feridun Fazıl Tülbentçi, Mesut Cemil Bey gibi böylesine büyük insanları, yeni kuşaklara tanıtmayı amaçlarken, önemli bir görevi yerine getirdiğine inanıyor.

Sale!

Duyuşlardan Köçekçe’ye

20,00 18,00

Türk Beşleri’nin en duygulusu… Yapıtlarında hep duygusallık egemen oldu. Cumhuriyet dönemi ilk kuşak bestecilerimizin en lirik olanıydı, kuşkusuz… Halk müzikleri ve eski makamsal müziğimizden esintileri, duygusallığıyla bütünleştirince ortaya kolay unutulmayacak yapıtlar çıktı. Dans rapsodisi “Köçekçe” adeta çoksesli ulusal müziğimizin öncelikli simgesi haline geldi. 1991’de Sevda-Cenap And Müzik Vakfı’nca Onur Ödülü Altın Madalyası ile ödüllendirildi. Bu kitapta öğrencilerinden, viyola sanatçısı, orkestra şefi Prof. Koral Çalgan’ın kaleminden Erkin’in yaşam öyküsünü, hakkında yazılanlar ve eserleriyle ilgili ayrıntıları bulacaksınız.

Sale!

Kerkük Türk Halk Müziği

15,00 13,50

İçindekiler

Önsöz

Giriş

I. Bölüm: Irak’ta Türk Tarihine ve Türk müziği Tarihine Kısa Bir Bakış

II. Bölüm: Kerkük Türk Halk Müziğine Genel Bir Bakış

III. Bölüm: Kerkük Türk Halk Müziği Sanatçıları

IV. Bölüm: Türkm Müziği Ses Sistemi Açısından Kerkük Türk Halk Müziği

Sale!

John Cage Seçme Yazılar

35,00 28,00

Kar güneş değildir,
                              müzik sessizlik değildir,
güneş kardır,
                    sessizlikse müzik.
(Halin Evet-ve-Hayır olması gerekir,
                                                       ya o-ya bu değil.)
Sessizlikle müziğin,
                              sanatla yaşamın,
karla güneşin arasında
                                    bir adam duruyor.
O adam John Cage
                               (aradaki hiçliğe
adamış kendini).

Octavio Paz, Reading John Cage’den

Kemal Batanay

Hâtıra, belge, kayıt ve fotografla titiz bir araştırma sonucu hazırlanmış, Kemal Batanay´ın hayatı, şahsiyeti, eserleri ve renkli hat örneklerinin yeraldığı bu çalışma Türk kültür ve sanat hayatına sunulmaktadır.