1–18 / 22 sonuç gösteriliyor

Sale!

Müzik Yazıları

10,00 9,00

Elinizdeki kitapta yer alan bir çok yazının, müzik dünyasında tartışılması gereken bazı alanlara girmeye çalıştığını belirtmeliyiz. Sadece girmeye çalıştı ve kendi düşüncesini ifade etti. Bunu yaparken de, herhangi bir “taraf”a saplanıp kalmadı. Ele alınan bazı konular, üzerinde daha ayrıntılı ve daha titiz çalışılması düşüncesini gerektiriyor olabilir, bu doğru. Ama en azından okuyucuya konuyla ilgili fikir vermenin ve onunla bir şeyleri paylaşmanın da önem taşıdığına inanıyoruz. Müzik Yazıları bu amaçla biraraya toplanan bir dizi yazıdan oluşmaktadır.

Sale!

Kemanımla Sana Bir Ses…

18,00 16,20

Yakından tanımış olan herkes fikir birliğiyle kabul edecektir ki Nurhan Hekimoğlu,müzik dünyamızın son döneminde, yaşayışı ve davranışları, zevkleri, sanata bakışı, mesleki hassasiyetleri, kısacası müzik hayatımızın içindeki tepeden tırnağa renkli varlığıyla, “sanatkar” kavramının belirttiği tipin nasıl olması gerektiğini gösterilebilecek en özel örneklerden birini oluşturdu.
İçine dönük ve nev’i şahsına münhasır dünyasının bir dışa vurumu biçimindeki günlüklerinden oluşan bu kitap, gerçek bir sanatkar olan bu “özel” adamın kırküç yıllık -kısa sayılabilecek- ömrüne etkide bulunan ruhi dinamikleri ortaya koyuyor olması bakımından çarpıcı bir belge niteliğini taşıyor. Bu sözümüzden de anlaşılacağı üzere elinizdeki bu kitabı bir müzikolojik eser olduğu iddiasıyla yayınlıyor değiliz.

Sale!

Ses Teknikleri

20,00 18,00

Büyüleyici Bir Sese Sahip Olmanın Pratik Yolları

Kaliteli bir yaşam için kendinizi iyi ifade etmeniz, duygu ve düşüncelerinizi en doğru şekilde diğerlerine aktarabilmeniz için sesinize ve nefes alışınıza dikkat etmeniz gerekir. Konuşmada akıcılık ve anlaşılırlık öne alındığında, güzel, iyi ve özlü bir anlatım yapılır. Etkili bir konuşma için iyi eğitilmiş bir ses gerekir.
Şarkı söyleseniz de, telefonla hizmet verseniz de, müşteri temsilcisi, öğretmen, sanatçı, yönetici, siyasetçi vs. olsanız da başarınız sesinizi ne kadar etkili kullandığınıza bağlıdır. Bu yüzden diğerleri üzerinde etkili olabilmeniz ve hedeflerinize ulaşabilmeniz için ses ve nefes tekniklerini bilmeniz ve iyi uygulamanız çok önemlidir.
Konuşma ve şarkı söyleme, sesinizi kullanma sanatıdır. Bu kitabı, tüm duygu ve düşüncenizi diğerlerine ulaştırabileceğiniz en etkin yolun sesiniz olduğunu bilerek okumaya başladığınızda, sesiniz vasıtasıyla gücün kaynağına inebilir, içinizdeki büyücüyü ortaya çıkarabilir ve sesin büyüsünü her alanda kullanabilirsiniz.

Sale!

Türk Halk Oyunları’nda Hareket Analizi

25,00 22,50

Halk Oyunları bir toplumun kültürel birikimleriyle oluşan ve dolayısıyla ait olduğu toplumun özelliklerini bünyesinde barındıran kültür ürünleridir. Diğer danslarda olduğu gibi, oluşumundaki ana unsurlar mekân, zaman ve bedendir. Oyunlar, beden ve bedende oluşan hareketler aracılığı ile oluşur. Hareketlerin oluşumunda kültürel özelliklerin yanı sıra bedeninin anatomik olanakları da göz ardı edilmemelidir. İnsan hareketlerinin bilimsel bir yaklaşımla incelenmesi de kuşkusuz sadece halk oyunları alanında değil, vücudun kullanımı ile ilgili tüm spor ve sanat dallarında kaçınılmaz bir gerçektir ve giderek artan bir bilinçle yapılmaktadır.

Bu kitapta; halk oyunlarının biçimlenmesinde önemli bir yer tuttuğuna inanılan hareket unsuru, oluşumundaki belirgin özellikler taşıyan diğer unsurlardan ayrı olarak, tek başına ele alınmaktadır. Hareketlerin incelenmesi, her halk oyunları türünün kendine ait temel pozisyon ve hareketlerinin tespit edilmesini, türlerin karakteristik yapılarının hareket bazında ortaya konmasını ve türler arasındaki ayırımların ve etkileşimlerin görülmesini mümkün kılmaktadır. Hareketlerin anatomik açıdan öğretilebilir olma özelliğine sahip olması da uygulamalı bir alan olan halk oyunlarında önemli bir yer tutmaktadır. Bütün bu incelemeler neticesinde; insan vücudunda anatomik olarak var olan hareketlerin halk oyunlarında ne şekilde kullanıldığı ve bunların Bar, Halay, Horon, Karşılama, Hora ve Zeybek oyunlarına göre farklılıklar gösterip göstermediği ile ilgili elde edilen sonuçlar içerikte yer almaktadır.

Gevrekzade Hafız Hasan Efendi ve Musiki Risalesi

Gevrekzade Hafız Hasan Efendi (1727-1801), Sultan I. Abdülhamid Han ve Sultan III. Selim Han dönemlerinde Osmanlı Devleti’nde hekimbaşı olarak görev yapmıştır. Geleneksel İslam tıbbı yanında Arapça ve Farsça’ya olan vukufu sayesinde, başta tıp olmak üzere bir çok konuda telif ve tercüme eserler vermiştir. Geleneksel Osmanlı Hekimliğinin son temsilcilerinden biri olan Gevrekzade’nin er-Risaletü’l-Müsikiyye mine’d-Devai’r-Ruhaniyye adlı eseri, psikolojik ve fiziksel bazı rahatsızlıkların müzikle tedavi ve bu tedavinin yöntemlerini konu almaktadır. Konusunun yalnızca müzikle tedaviye tahsis edilmesi, tek nüsha olması ve müellif hattıyla yazılması gibi özelliklerinden dolayı eser son derece önemlidir.

Sale!

Flamenko – Tutku, Politika ve Popüler Kültür

15,00 13,50

İspanya deyince akla ya flamenko ya da boğa güreşi gelir. Ateşli danslar, yanık seslerle ilişkilendirdiğimiz, tutku dolu, şaşaalı flamenko, tarihinden ve içeriğinden kopuk, turistik bir gösteri olarak sunulur bizlere. Halbuki bağırdan kopup gelen o çığlıkların ardında, daha sessiz, daha mahir bir söylem yatar. William Washabaugh, bu görünümün perde arkasını, flamenko müziğinin tarihsel, toplumsal ve siyasal içerimlerini bu kitapta derinlemesine inceliyor. Geniş kitlelere apolitik bir eğlence biçimi olarak tanıtılmış olsa da, flamenko hem Franco yandaşlarının hem de karşıtlarının stratejik planlarında önemli bir rol oynamıştır. İspanya`yı, son yüzyıllık tarihinde yöneten askeri diktatörlerin, cumhuriyetlerin ve meşruti monarşilerin hepsi de kültürel programlarına flamenkoyu bir biçimde dahil etmişlerdir. Flamenkoya atfedilen klişelerden biri de yılgın, acılı, kederli insanın müziği olmasıdır. Halbuki Washabaugh, Flamenko, bezgin adam tarafından söylenen bir şarkı değildir; aksine dinç olmak isteyen bezgin şarkıcıların ve bezgin olmak isteyen dinç şarkıcıların, hatta bazen her ikisi de olmak istemeyen şarkıcıların söylediği bir şarkıdır diyerek flamenkoya dair yerleşik klişeleri sorguluyor bu kitabında. Flamenkonun yeşerdiği ve içinde var olduğu sosyal, kültürel ve tarihi bağlamları anlama çabasında olan Washabaugh, İspanya`da popüler kültürün oluşumunu, yapısını çözümlemek için flamenko müziğini kullanıyor ve flamenkonun politik çıkarlar uğruna nasıl ve nelere dönüştürüldüğünü araştırıyor. Bu ayrıntılı çalışma, okuru, otantiklik ve tarih kavramlarını da yeniden değerlendirmeye yöneltiyor. Washabaugh`un zengin izlediğini takip ederken flamenkonun alt metinlerini keşfe çıkıp İspanyol halkının pek çok etnik kökeni barındıran rengarenk bütününü, bunu korumak adına kullandığı ironiyi, metonimileri, bedenlerine sinmiş başkaldırıyı ve direnişi merakla okuyacaksınız. Hem Flamenko fenomenini hem de Endülüs toplumunun başka unsurlarını anlamak için çok değerli bir katkı – South European Society and Politics

Kes Yapıştır: Kültür, Kimlik ve Karayip Müziği

Kes Yapıştır ritimlerin, herkesin kullanımına açık olduğu ve istenildiği gibi bir araya getirilebildiği müzük türlerini anlatıyor:Reggae, kalipso, ska, blues, soul, rock, punk, luebeat, rap, hip hop… Dick Hebdige, bu müzik türleriyle Afrika müzikleri arasındaki geçişler ve değişimleri kölelerin günlük yaşam pratikleri, ritimler, çalgılar ve danslardan örneklerle gösterirken XX. yüzyıl popüler müzik tarihinin Afrika ve Karayip eksenli bir versiyonunu sunuyor. Afrika`dan koparılıp köle olarak satılan Kunta Kinte`den Jamaika`daki Rastafaryanlara, ses sistemlerine, soru cevap örüntüsünü kullanan dj`lerin dub ve talk overlarına , müziğin yanı sıra bir giyim kuşam modası da yaratan rap ve hip hop`un ortaya çıktığı İngiltere ve Amerika`ya uzanan bir tarih bu…Reggae müziğinin dinsel ayin ve vaazlardan, İncil`deki anlatılardan neleri ödünç aldığını; Rastafaryanların hangi koşullarda ortaya çıktığını; sesw sistemi, kayıt ve radyo teknolojisindeki ddeğişikliklerin müziğin üretim ve alımlanışını nasıl değiştirdiğinin; Clash, Slits, Eric Clapton gibi grup ve şarkıcıların reggae gibi siyahların müzikleriyle nasıl buluştuğunu gözler önüne seriyor. Hebdige, bu müzik türleri arasındaki ilişkileri anlatırken metinlerarası bir yolculuğa çıkarıyor okuyucuyu. Bir “hipertext“i andıran kitabında, bir “merkez“ olamayacağını göstermek istercesine gazete ilanlarından, turizm broşürlerinden, şarkı sözlerinden, müzisyen ve prodüktörlerle yapılan söyleşilerden ve daha bie sürü kaynaktan yararlanıyor. Bu müzik türlerinin yalnızca eğlence mekanlarında tüketilen bir meta değil aynı zamanda azınlıklar için bir kendinin ifade aracı olduğunu, hayatta kalma mücadelesi verenelerin dilinde eşşiz bir silaha dönüştüğünü, “büyük-resmi anlatılar“a karşı bir “karşı-anlatı“ özelliği taşıdığını gösteriyor Dick Hebdige. Silahınız olmayabilir ama tükürebilirsiniz…