7 sonuç gösteriliyor

Sale!

Üzeyir Hacıbeyli

18,00 16,20

Türk dünyasının müzik yıldızı

Sivâsî İlâhiler

Vasıl olmaz kimse Hakk’a cümleden dur olmadan
Kenz açılmaz şol gönülden ta ki pür-nûr olmadan
Sür çıkar ağyarı dilden ta tecelli ide Hakk
Padişah konmaz saraya hane ma’mûr olmadan

Şemseddin Sivâsî hazretlerinin asırlar önce kaleme aldığı gazelindeki bu ifadeler hala gönlümüzde bir karşılık bulmakta; bu eserlere yapılan besteler de türlü makamlarla dilimizdedir.

Sale!

Âşık Veysel Türküz Türkü Çağırırız

15,00 13,50

1894 yılında Sivas ilimizin Sarkışla ilçesinin Sivrialan köyünde dünyaya gelen, küçük denilebilecek yaşta iki gözünü de kaybeden, kırk yaşından sonra “dili çözülen”, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün beğenisini kazanan, 1965 yılında Türk diline yaptığı hizmetlerden dolayı Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kendisiyle ilgili özel kanun çıkarılan Âşık Veysel Şatıroğlu, yirminci yüzyılda yetişen en büyük saz şairlerimizdendir. O, sadece bir âşık değil, aynı zamanda esprileriyle, hikayeleriyle Türk insanının kalbinde taht kuran büyük bir saz şairidir.

Yaşadığı dönemde ve günümüzde “Türküm” demekten çekinen bir çok kişiye cevap verircesine, “Türküz, türkü çağırırız” diyebilen saz şairimiz yine Aşık Veysel’dir.

Sale!

Tanbur Metodu

35,00 31,50

Usta icracı EMİN AKAN tarafından hazırlanan bu metod; Türk Mûsıkîsinin otantik sazları içerisinde birinci sıradadır. Ses eğitiminde ve icrada yardımcı saz olup, perdeli ses yapısı ve tınısı ile de diğer otantik sazlarımızın öncüsü konumundadır.

Akan, Türkiye’de ilk açılan İTÜ ve İzmir Devlet Türk Müziği Konservatuarlarında hocalık ve Devlet Klasik Türk Müziği topluluğunda tanbur sanatçısı olarak da görev yaptı.

Tanbur Metodu 1970 yılında TRT Kurumu tarafından ödüle layık bulunan, bilimsel ve öğretici bir kitaptır.

Sale!

Yeni Bir Hayat

20,00 16,00

Bir TOC (Theory of Constraints) Romanı. Memur zihniyetinden nasıl kurtuluruz? İster başka birinin şirketinde maaşlı olalım, ister küçük veya büyük kendi işimiz olsun, eğer iyi para kazanmak istiyorsak, kendi işimizin patronluğunu üstlenebilmeliyiz. Aksi halde hak ettiğimiz parayı kazanamayız. Bunun için öncelikle parasal okuryazar olmalı ve paranın dilini öğrenmeli, ardından zihinsel haritamızda para kazanma yollarımızı tıkayan yanlış varsayımlarımızı, damarlarımızdaki kan dolaşımını engelleyen pıhtıları temizler gibi söküp atmalıyız. Ardından parasal zekâmızı geliştirmemiz gerekecektir. Bunu da marketing uygulamaları içinde pişerek yaparız. Böylelikle iyi para kazanma adayı oluruz. Parasal okuryazarlıktan, parasal zekâya giden yolun sonunda Yeni Bir Hayat başlar. Hangi eğitim düzeyinde olursak olalım yeni bir hayat hepimiz içindir. Günümüzde En zararlı bağımlılıklarımız uyuşturucu, şeker ve `maaş`tır; bu roman `maaş` bağımlılığından nasıl kurtulacağımız üstünedir.

Geldim Gördüm Geçtim Gittim / Bir Özgeçmiş

Tarkovski`nin filminde adamın biri göz göre göre yakıyor kendini. Benzin döküyor üstüne başına, çakıyor çakmağı, cayır cayır yanmaya başlıyor herkeslerin gözü önünde. Bir de gramofon getirmiş. Yanarken Beethoven`in Dokuzuncu Senfonisi çalsın diye. Bozuk dönüyor gramofon. Bütün insanlar kardeştir. Yeni öğrendi bütün insanların kardeş olmadığını da o yüzden umutsuzluğa düşüp mü kendini ateşe verdi? Bilmiyor muydu bütün insanların kardeş olmadığını? Kimi üvey kardeştir, kimi bacanak, kimi elti, dünür, enişte, görümce… Olsa olsa bütün insanlar akrabadır. Akrep etmez akrabanın akrabaya ettiğini. Bunu da mı bilmiyordu?