5 sonuç gösteriliyor

Sale!

Müzik Eğitimi Ve Öğretimi

20,00 18,00

Yeni programların ışığında güncellenen bu kitap; müzik kuramları, okul müzik eğitiminde kullanılan müzikler, çocuğun müziksel gelişimi ve sesin eğitimi, istiklal marşımız, ilköğretim kurumlarında müzik öğretimi tasarımı, ritim kalıplan öğeleri, solfejler, şarkılar, vurmalı tartım ve ezgi çalgılan/orff Yöntemi olmak üzere dokuz bölümden oluşmaktadır. Eğitim fakülteleri sınıf öğretmeni yetiştirme yaklaşımında-modelinde ders kitabı olarak kullanılmak üzere yapılan bu çalışma aynı zamanda ilköğretim ve okul öncesi eğitim kurumlannda görev yapan sınıf, müzik, okul öncesi öğretmenlerine de yardım edici, yol gösterici ve ışık tutucu niteliktedir.

Sale!

Radyoculuk Geleneğimiz ve Türk Musikisi

19,00 17,10

“Türk musikisinin bilhassa 20. yy.da yaşadığı kırılma ve dönüşümler üzerinde yadsınamaz bir ağırlığı olan, bununla beraber araştırmacıların kimi kısa soluklu incelemeler dışında ilgisini pek de çekmemiş bir merci de, Radyodur. Oysa 1927de yayına başlayan Radyo, çeşitli aşama ve kurumsallaşmalardan geçerek, 1990larda yayın dünyasına dâhil olan özel teşebbüse dayalı “kardeşlerini” de yayına almak suretiyle bugüne uzanmış; bu süreç içinde de musiki üzerinde sanılandan çok daha kritik bir noktayı işgal etmiştir.

Bu çalışmada, radyoculuk serüvenimiz başlangıcından bugüne bütün kurumlarıyla masaya yatırılmış, musiki üzerinde belli bir tesiri olduğu düşünülen tüm uygulamalar inceleme konusu edilmiştir. Bu yapılırken de musiki üzerinde müspet bir etkisi olduğu görülen uygulamalarla, musikiyi menfi yönde etkilediği düşünülen kimi teşebbüsler ayrı ayrı, analitik ve argümantatif bir yaklaşımla ele alınmıştır. Beş bölümden müteşekkil bu ana katmanın öncesi ve sonrasına ise, “radyoculuğum başlamasından önce musikiye mekân oluşturarak benzeri bir işlevi geçmişte üstlenmiş, dolayısıyla radyoya bir anlamda selef teşkil eden kurum ve alanlara ilişkin bir ön değerlendirme” ile “radyoculuk serüvenimizin musiki üzerindeki rolünü panoramik ve eleştirel bir biçimde sunan bir son söz” ilave edilmiştir. Böylelikle, musiki üzerinde yeri ihmal edilmemesi gereken Cumhuriyet öncesi kurumlar ile Cumhuriyet sonrası Radyonun işlevleri bir bütün olarak sunulmaya çalışılmıştır.”
Baskı Yılı:2012

Donizetti Paşa – Osmanlı Sarayının İtalyan Maestrosu

Tarihimize Donizetti Paşa olarak geçen ve meşhur opera bestecisi Gaetano Donizetti’nin ağabeyi olan İtalyan asıllı Giuseppe Donizetti, Napoléon Bonaparte’ın bandosunda flütçü olarak görev yapmış ve sonra II. Mahmud’un kurduğu Muzika-yı Hümâyun bünyesinde Osmanlı bandolarına baş eğitmen olarak tayin edilmişti. Emre Aracı’nın Bergamo, uzun soluklu araştırmalar sonucu kaleme aldığı ve ölümünün 150. yılında yayımlanan Donizetti Paşa biyografisi ona ait bilinmeyen pek çok yeni eser, mektup, fotoğraf ve diğer görsel materyalin yanı sıra, eski kaynaklardaki bilgilerin yeniden değerlendirildiği kapsamlı bir çalışma özelliğini taşıyor. Konservatuarlarda okutulması gereken kaynak kitap niteliğindeki bu araştırma aynı zamanda tarih ve müziksever herkesin ilgiyle okuyacağı, William Ashbrook’un da deyimiyle, hayatı “tam bir opera buffa konusu olabilecek” bir şahsiyetin renkli bir yaşam öyküsü.

Sale!

Türk Edebiyatında Mesnevi Tercüme ve Şerhleri

22,50 18,00

Mesnevî klasik edebiyatımızda, her biri kendi arasında kafiyeli ikişer mısradan oluşan uzun şiirlere verilen addır. Bununla birlikte zaman içinde anlam daralmasına uğrayarak Mevlânâ`nın mesnevî biçiminde yazdığı eserin adı haline gelmiş ve mesnevî denildiğinde akla, binlerce mesnevî arasından sadece Mevlânâ`nın Mesnevî`si gelmektedir. Mevlânâ, bütün tecrübelerini ve birikimini kendisini sevenlerine aktarma ihtiyacı duymuş, özelde Hüsâmeddin Çelebi`ye, genelde bu yola girmek isteyen herkese, yolun tehlikelerinden haberdar etmek, yolculuklarını sağ ve salim tamamlamak için gerekli uyarılarda bulunmak üzere Mesnevî`sini telif etmiştir. Mevlânâ`nın Mesnevî`si yazıldığından itibaren, Hint alt kıtasından Ortaasya içlerine, Kafkaslardan Arap yarımadasına, Anadolu`dan Doğu Avrupa`ya kadar çok geniş bir coğrafyada asırlardan beri tercüme ve şerh edilmektedir. Bu çalışmada Mesnevî`nin yalnızca Türkçe yapılmış tercüme ve şerhleri ele alınmıştır.