4 sonuç gösteriliyor

Sale!

Atatürk Devrimlerinin Simgesi Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’na Armağan

20,00 18,00

Çoksesli müziğin Türkiye’deki tarihi kadar eski ama aynı zamanda Atatürk devrimlerinin simgesi bir kurum: Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası. En eski orkestramız, öğrencilik yıllarımızda ayakta dinlemeyi göze aldığımız, gelmeyen müzikseverin boş yerini kolladığımız, Carmina Burana seslendirildiğinde gişesi önünde kuyruklar olduğumuz…

Sale!

Türkiye’de Arabesk Olayı

27,50 24,75

Daha ilk bakışta iştah kabartan kitaplardan değil, Türkiye’de Arabesk Olayı. Konu, çok işlenmiş, tartışıla tartışıla neredeyse bıkkınlık getirmiş bir konu. Üstelik, yerel kültürle böylesine “köklü” alışveriş içinde bulunan bu konuda kalem oynatan da bir İngiliz, Martin Stokes. Ancak, deyimi mazur görün, kazın ayağı hiç de öyle değil. İbrahim Tatlıses’in İbo Şov’da büyük hizmet olarak fısıldadığı piyasa sırları, açıklamaya çalıştığı piyasa deyimleri, Stokes’un 1992’de yazdığı kitapta yerlerini çoktan almışlar bile.

Türkiye’de Arabesk Olayı, piyasayı anlatan bir kitap değil, piyasayı da anlatan bir kitap. Arabeskin kültürel köklerinden müzikal köklerine, TRT’den müzik dersanelerine ve derneklere, arabesk-sinema bağlantısından gecekondulaşma olgusuna, kayıt stüdyolarından tasavvuf müziğinin Unkapanı öksesine düşmüş formlarına “olay”ı bütünüyle mercek altına yatırıyor ve Stokes’un “formasyon” avantajı sayesinde, sosyal antropolog bakışıyla müzikolog bakışını tam kavrama noktasında birleştiriyor. Evet, ilk anda iştahınızı kabartmayabilir ama Türkiye’de Arabesk Olayı’nın sayfalarında, çok az şarkının verebileceği lezzetler saklı.

Sale!

Fermat’nın Son Teoremi

25,00 20,00

Fermat`nın Son Teoremi`nin kökleri eski Yunan matematiğindedir. Pierre de Fermat (1601-1665), ortaya Yunanlıların hiç aklına gelmemiş bir soru atar, üstelik çözümün bulunabileceği umudunu uyandıran bir de not bırakır. Kendisinin bu soruya bir yanıtı vardır ama çözümün nasıl olduğunu söylemez. Böylece üç yüz yıl sürecek kovalamaca başlar. Fermat`nın Son Teoremi`nin asıl güzelliği, son derece kolayca anlaşılabilecek, basit bir problem oluşudur. Her okul çocuğunun tanıdığı kavramlarla dile getirilebilen bu bulmacayla, Andrew Wiles da okul yıllarında tanışmış ve onu hayatının en önemli tutkusu haline getirmiştir. Wiles işe başladığında, sonradan kullanacağı tekniklerden birçoğu henüz bulunmamıştı bile. En iyi matematikçilerin çalışmalarını birleştirmiş, kimsenin cesaret edemeyeceği bir atılganlıkla fikirleri birbirine bağlayıp yeni kavramlar yaratmıştır. Fermat`nın çözümünde herkes birden çalışmış sayılır, ama birbirinden ayrı ve Fermat`nın Son Teoremi`ni ispatlamak gibi bir amaç gütmeden; çünkü bütün modern matematiğin gücünü seferber etmeyi gerektiren bir ispattı bu. İşte bu kitapta, Fermat öyküsünün tüm zenginliği ve ona hep eşlik etmiş olan tarih ve matematik kronolojik bir düzen içinde ele alınmış, Pythagoras Kardeşliği`nin devrimci ethos`uyla başlayıp Fermat`nın bulmacasını çözmek için Andrew Wiles`ın verdiği kişisel mücadeleyle sona ermiştir. Matematikçiler ve matematiksevenler için….