2 sonuç gösteriliyor

Türklerde Müzik

Mehmet Kaygısız bu çalışmasında, Türk toplumunda müziğin tarihsel gelişimi sonusunu bütün yönleriyle ele alıyor.

Yazar, Türklerde müziğin gelişimini araştırırken, bir yandan da Türk toplumunun ekonomik, sosyal, idari, askeri, ideolojik ve siyasi süreçlerini tahlil ediyor ve bu süreçler arasındaki bağları ortaya koyuyor.

Kitapta yer alan bazı konu başlıkları şunlar:

Osmanlı Devlet Düzeni; Klasik Düzenin Bozulması; Yenileşme Çabaları (Batılılaşma); Batılılaşmanın Eleştirisi; Osmanlı Kültürünün Kökleri ve Etkilendiği Kültürler; Osmanlı Aydını ve Düşünceleri; Osmanlı Sanatı; Osmanlı’da Müzik; Sanat Müziği; Halk Müziği; Cumhuriyet Dönemi; Cumhuriyet’in İlanı; Hilafet’in Kaldırılması; Laikliğin Önemi; Cumhuriyet Ulusçuluğu; Cumhuriyet Döneminde Müzik; Atatürk’ün Müzikle İlgili Görüşleri; Çağdaş Türk Müziği’nin Gelişme Süreci; Cumhuriyet Dönemi Besteciliği; Çağdaş Müziğin Eleştirisi; Cumhuriyet Döneminde Geleneksel Müzik; Popüler (Hafif) Müzik; Popüler Kültür ve Rock…

Sale!

İllâ ki Cemile Cevher Söylesin

45,00 40,50

Cemile Cevher’in hayatını yazmak, dağınık hatıraları ve görsel-işitsel belgeleri bir araya toplamak, yeterince yazılmamış bir dönemin tarihçesini kaydetmek ve bütün bu belge ve bilgileri kurgulayıp birleştirmek bir hayli zor oldu. Zira Cemile Cevher’in sanat hayatına atıldığı 1950’li yıllar, sanki büyük bir değişim ve dönüşümün de orta noktası idi… Cumhuriyet dönemi kültür-sanat politikalarının uygulamaya geçirildiği 1930’lu yıllarda cereyan eden siyasal, sosyal ve kültürel olaylar, yeni yeni şahsiyet kazanan resmi ve özel kültür-sanat kurumları ve bu kurumların yasal sanat uygulamaları, 1950’li yıllarda gelişen sürecin aktörlerini de kuvvetli bir şekilde yönlendirmeye ve etkilemeye başlamıştı… Ve bu dönemin gün yüzüne çıkan aktörlerinden birisi de halk müziği sanatçı tipleri, derlemecileri ve uygulayıcıları idi. Bu bağlamda bir grup müzik adamının yarattığı sosyo-kültürel etkiler, 1950’li yıllarda ivme kazanan değişimin tanımlanmasını ve Cemile Cevher’in hayatının bir parçası olarak değerlendirilmesini de zorunlu kılıyordu. Zor olan da aradan geçen yarım asırlık sürecin izini sürmek ve karanlıkta kalan bir döneme ışık tutmaktı. İtiraf edeyim ki bir yazar olarak bu dönemi çok sevdim ben. Bir itiraf da Cemile Cevher’in titizliğine dair… Çünkü hatıralarından, bilgisinden ve elindeki materyallerden sınırsızca yararlandığım Cemile Cevher’i tanıdıktan sonra, sanatçı titizliğinin ve duyarlılığının ne demek olduğunu çok daha iyi anladım.

Süleyman Şenel