9 sonuç gösteriliyor

Sale!

Miles Davis – Otobiyografi

30,00 27,00

Yazıldığından bu yana yaklaşık çeyrek yüzyıl geçmesine karşın, ünlü caz trompetçisi Miles Davis’in otobiyografisi bugün de heyecanla okunuyor.

Musiki İnkılabının Sosyolojisi

Osmanlı İmparatorluğu yıkılıp Cumhuriyet kurulduğunda geleneksel sanatlar arasında toplumun geniş kesimlerinin canlı bir şekilde sürdürmeye devam ettiği belki de tek sanat müzikti. Gerek Batılılaşma karşısındaki direnci gerekse Osmanlı-Şark kimliğiyle özdeşleştirilmiş olması klasik Türk müziğini yeni Türk Devletinin doğrudan hedefi haline getirdi. Ne var ki, resmi kurumlarda dışlanan, devlet destekli basın kampanyaları aracılığıyla her fırsatta aşağılanan 1926’da eğitimi, 1934-36’da ise radyolarda icra edilmesi yasaklanan klasik Türk Müziği, tüm bu baskılara karşı varlığını sürdürdü, hatta toplumsal tabanını daha da genişletti. Bu çalışma klasik Türk müziği geleneğinin, ayakta kalmayı nasıl başardığının, Batıcı politikalar karşısında ne tip uyum ve direnç örüntüleri sergilediğini ve bunların sonucunda nasıl bir dönüşüm geçirdiğini incelemektedir.

Sale!

Elbistan Ağıtları 1

30,00 27,00

Ölüm, deprem, sel, yangın, kaza, cinayet-katliam, savaş, gurbet… ve bunların ayrılmaz parçası durumundaki acı, keder, ıstırap, hasret… hayatın içinden ve hayatla iç içe olgulardır.
İnsanımız bu olgular karşısında; “Paylaşıldıkça azalacağı” esasından hareketle, bir bakıma kendi yükünü hafifletmek, bir bakıma da hemcinslerinin dertlerini paylaşmak üzere elem, özlem, kaygı ve dertlerini mısralara döken şiirler söylemiş, ağıtlar yakmıştır.

Umumi ıstıraplarımıza, içtimai yaralarımıza vurulmuş bir neşterdir;
Ağıtlarımız…

Tüm acı ve dertleri tecessüm ettiren bir çığlıktır, haykırıştır…
Kayıpları unutmamanın, ölüleri diri tutmanın yoludur…
Toplumun sıkıntılarını yansıtan bir aynadır…
Maşerî vicdanda iz bırakmış olay ve şahısların efkar-ı umumiyede yaşaması-yaşatılmasıdır…
Tarihe kayıt düşmedir…
Dilin, kültürün tesbitidir…

Dostluğu, dayanışmayı, kardeşliği pekiştiren, perçinleyen bir bağdır…

Ferdî ve içtimai dertlerimizin hece hece, mısra mısra satırlara dökülmesi; gergef misali nakış nakış işlenmesidir…

Renkli ve zengin kültürü, tarihi, folkloru, dili ve geleneğiyle insanlarının duygu yoğunluklu yaşadığı, şiir koklanıp şiir solunan bir çevrede, Elbistan’ımızda bu türün güzel örnekleri verilmiştir.
Elinizdeki eser, bunları bir araya getirmektedir.

Sale!

Klasik Müzik Rehberi

35,00 31,50

“Bu kitap işitme duyumuzun gelişimiyle ilgili.”
Kitabın yazarı, efsanevi Üç Hürel grubunun solisti, bestecisi ve söz yazarı Feridun Hürel böyle diyor, “Müzik dinlemek, kimi zaman müzik yapmaktan daha zordur!” diye ekliyor ve devam ediyor.
“11. yüzyılda Avrupada başlayan, 17. yüzyılda Johann Sebestian Bachla zirvesine ulaşan ve günümüze kadar devam eden, genel tabirle Klasik Müzik diyebileceğimiz tür, müziğin matematiksel olarak ulaştığı en yüksek düzeyi ifade eder… Ne var ki, bu müziği hakkını vererek dinleyebilmek, daha önemlisi dinlerken haz alabilmek için bilgi sahibi olmak gerekir.”
“Çocuklarınızı klasik müzikle büyütün” önerisi tek başına yeterli anlam ifade etmediği gibi, bilinçsiz seçimlerle onlara zarar vermeniz bile mümkün.
– Çocuklar ana karnındayken veya uyutulurken hangi, oynarlarken hangi parçalar seçilmeli?
– Yeni başlayanlar için, mutlaka dinlenilmesi gereken, ideal bir arşiv oluşturacak eserler hangileri?
– Hangi besteci kaç yıl yaşadı?
– En çok besteci hangi ülkelerde yetişti?
– Hangi besteciler neden daha önemli?
Fotoğrafları ve yaşam öykülerinden önemli kesitleriyle, kronolojik olarak sıralanmış 232 büyük bestecinin ve geniş bir müzik sözlüğünün yer aldığı bu rehberde yukarıdaki soruların cevaplarını da bulacaksınız.
Elinizdeki kitap, sanat, estetik, uygarlık, duygu, saygı gibi kavramların önemini bir hayli yitirdiği, bir “kültür” yozlaşmasının tozu dumana kattığı günümüz ortamında, henüz umudunu yitirmemiş insanların ruhlarını yıkamalarına, daha rafine bir yaşam sürmelerine, daha mutlu ve sağlıklı çocuklar yetiştirmelerine yardımcı olacak bir başucu kitabı/el altı rehberi.
İdeal bir armağan…

Sale!

Noktanın Sonsuzluğu İkinci Kitap

22,50 18,00

Gönül, Allah`ın gözle görülmeyen bahr-ı ahadiyet alemidir ve nasıl Allah bir ise gönül de birdir. Allah, evvelce anlatılanlardan da bildiğimiz gibi, önce tohum olarak insanı yaratmış, bu insan tohumunu kainat olarak geliştirmiş, o kainat ağacından da yine insan tohumu meydana getirmiştir. İnsan kendi kalp aynasına dikkatle nazar ettiğinde kendini görür ama kalp gaflet örtüsüyle örtülü olursa o zaman hiçbir şey görülemez. İnsan, Allah`ı kalbinde bulabilirse miraç etmiş olur. Bir damla ile denizin terkibi aynı olsa da damlaya deniz demek mümkün değildir. Damla, denize düşerse deniz adını alır ama o zaman da damlalığından eser kalmaz. Noktanın Sonsuzluğu, tasavvufun temel kavramlarını derinlemesine açıklayan bir kaynak kitaptır. Lütfi Filiz`in yıllar süren sohbetleri, konuşmadaki akıcı üslup korunarak ve dilin anlaşılır olmasında özen gösterilerek derlenmiştir. Dört ciltten oluşan kitabın ikinci cildi İnsan Bedeni, Ruh ve Bedenler İlişkisi, Akıl, Nefs, Huy-Ahlak-Karakter, Aşk-Sevgi, Gönül, İnsanın Yaratılışı, İnsan hayatı, İnsanın Dünyevi Hayatı, Uhrevi Hayat ve İnsan Terbiyesi konularını içermektedir.