Elif Şafak’ın pembe kapaklı Aşk’ı ellerden, dillerden düşmüyor yayınlandığından beri. Sokakta kitap okuyarak yürüyen insanlar türediler; çoğunun elinde AŞK.

Mevlana ve Şems insanları büyülemeye devam ediyor. Bu konu hazır bu kadar popülerleşmişken aynı konuda yazılmış başka bir kitabı önereceğim. İlk baskısı Aralık 2005’de Pan Yayıncılık tarafından yapılan, Nefrin Tokyay’ın yazdığı Tebriz-in Kış Güneşi. Belki pazarlaması AŞK kadar başarılı yapılamadığından, belki kapak tasarımı o kadar iddialı olmadığından bu kitap nedense el altından yayıldı ancak, üzerine yazılmadı, konuşulmadı pek.

Bu kitabı Hopa’dan Trabzon’a giden sahil yolunda minibüste okumaya başladım bundan 4 sene önce. Manzaranın güzelliğinden mi, Karadeniz’de geçirdiğim günlerin bol oksijeninden mi bilmiyorum garip bir ekstaz hali yaşamıştım okurken, çok iyi hatırlıyorum. Yüreğimi, beynimi, çevremi sarmalayan bir sıcaklıkla coşmuştu için. Aşk bu kadar mı güzel ifade edilir; böylesine incelikli mi örülür bir hikaye diye diye hayran olmuştum hem yazarına, hem Şems’e hem Mevlana’ya…

“Gökteki yıldız yere inmeye görsün. Onu hep yukarıdan görmeye alışmış insaoğlu, ilk şaşkınlığını üzerinden atar atmaz; sanki rüzgar tarafından getirilmiş bir pul gibi ona dokunur, ellemeye kalkar.”
Şems ve Mevlana’nın tanışmaları ve ayrılıkları AŞK’ta da olduğu gibi çeşitli insanların bakış açılarından yazılır bu kitapta da (hatta Elif Şafak’ın Nefrin Tokyay’ı okuduktan sonra; ben şunun daha uzununu yazayim bari dediğinden şüpheleniyorum; kurguları aynı çünkü. Tek fark Tebriz-in Kış Güneşi’nde günümüzde geçen paralel bir hikaye olmaması.) Bu hikayeye, bir nakkaşın gözünden, bir tüccarın gözünden, bir siyasetçinin gözünden, Mevlana’nın oğlu Alaaddin’in ve tabii ki Mevlana ve Şems-i Tebriz-inin gözünden bakıyoruz.
Öyle çok cümlenin altını çizmişim ki:
“Başlangıcı olmayandan sana bağlanan tek şey aşktır.”
“Aynanın yüzünde bir kusur görürsen sakın ola ki aynadan bilme; aynada sonradan olmuş bil. aynada gördüğün her kusuru kendinde bul.”
“Benim aklım, şuurum, gözüm kulağım hep sensin. Benim dilime gelen her şey sensin. Senin gözlerinde yarın bugündür, dün şimdi ve daima.”
Elif Şafak elbette iyi bir yazar; iyi bir araştırmacı ve iyi bir kurgucu ama bunların ötesinde çok iyi bir pazarlamacı… (Açıkçası Aşk’ta dervisin 40 kuralı denen bağlar beni çok kasmıştı. Öyle durduk yerde dervisin bir kuralını ortaya fırlatmak biraz sakil durmuştu.)
Nefrin Tokyay ise sanırım bir şair 🙂 Pazarlamacı değil kesinlikle… ama bana kalırsa Tebriz-in Kış Güneşi Aşk’tan kat kat daha zarif, doyurucu ve özellikli bir kitap… Şiddetle tavsiye ederim.
Tebriz-in Kış Güneşi
Yazan: Nefrin Tokyay
Pan Yayınevi
Aralık.2005
16th June 2009 tarafından yayınlandı
Etiketler: