1–18 / 31 sonuç gösteriliyor

Sale!

Tango Böyle Bir Şey!

20,00 18,00

Tango neden bütün dansların içinde özel bir yere sahiptir?
Yoksul mahallelerden çıkıp kentin lüks salonlarına dalabildiği için mi? Bedenleri buluşturup, acıyı ve sevinci aynı ateşte eritebildiği için mi? Tango cinsellik midir, yoksa güven duygusu mu? İlgi görmek, etrafındaki kişilerle iletişimde bulunmak mı?
Ahşap bir zemin üzerinde tesadüfen yürürken, birkaç küçük tango adımı atma dürtüsü nereden gelir? Gardrobunuzda baskın renk olan “tango siyahı” sayesinde kendi potansiyelinizi ortaya çıkarmanın, kendinizi gerçekleştirmenin mutluluğu mudur bu? En yorgun, uykusuz ve bitkin halinizde bile beyninizin içinde tango yapabilmenin hafifliği mi?
Bir tango süresince yaşadığınız “kaybolma ve bulunma” duygusu sayesinde artık hep tangoyla varolacağınızı bilirsiniz. Elinizdeki kitapta Yeşim Narter bu duygunun dünyasını anlatır.
Yılların deneyiminden beslenen Yeşim Narter, okurları Arjantin’den alıp Türkiye’deki tangoya kadar geniş bir alanda, ağır ve ritmik adımlarla dolaştırıyor. Tangonun bir dans ve müzik türü olmanın ötesinde, birbirimizle ve dünyayla iletişim kurmanın sanatsal bir yolu olduğunu gösteriyor. İnsanı mutlu hissettiren iki temel öğeyi, “ritim” ile “dokunuş”un mükemmel birliğini dile getiriyor.
Tango, yalnızca bir dans değil fiziksel, duygusal ve ruhsal varlığımızın bütün ihtiyaçlarını karşılayabilen bir varoluş biçimidir. Kendini tanımanın ve ifade etmenin en güzel yolu.
Tangonun kökeni hakkında üretilmiş pek çok iddiadan birini de Arjantinli yazar Borges dile getirir:
Bilgi kaynaklarımın tümünün hemfikir olduğu gerçek şudur ki; tango genelevlerde doğmuştur. Dansının şehvet ve cinsellik taşıyan hareketleri, sözlerinin içerdiği müstehcen imalar, mahallelinin ayartıcı ve baştan çıkarıcı bulduğu bu müzik ve danstan kızlarını uzak tutmaları, öğrenme / öğretme, pratik ya da gösteriş amacıyla sokak aralarında erkek erkeğe yapılan figürler, bütün bunlar da tangonun nerede doğduğuna dair birer gösterge niteliği taşıyor.

Klasik Bale Bir Duygu Dansıdır

İzmirde ilk bale okulunu 1995 yılında açan “İzmirlilerin Bale Hocası” Sevinç Altıntaş, sahne ve eğitinmcilik birikimini kitap haline getirdi. 20 yıllık sahne hayatını noktaladıktan sonra, yaklaşık 40 yıl bale öğretmenliği yapan Altıntaşın Klasik Bale Bir Duygu Dansıdır isimli kitabı bale öğrenci ve öğreticileri için kaynak kitap niteliğide taşıyor. Bale üzerine duygularını da aktaran Sevinç Altıntaş kitabının ikinci bölümünü bale tekniğine ayırdı.

Sale!

Bale’ye Hazırlık El Kitabı – 1 (CD ekli)

20,00 18,00

Bu kitap niçin hazırlandı?

Okul Öncesi eğitim veren, özel- resmî – yarı resmî kurumların bir çoğunda, Baleye Hazırlık Eğitimi de verilmektedir. Bu alanda, öğretmen için, öğrenci için, velîler için, yardımcı bir kitaba, bir kılavuz kitaba gereksinme vardı. Baleye Hazırlık El Kitabı, bu gereksinmeyi karşılamak amacıyla hazırlandı.

Kitabın İçeriği

Bu kitapta, Baleye hazırlık eğitimi, sistematik ve pedagojik bir anlayışla ele alınıyor.

Beden hareketlerine, çocuksu oyunlarla başlanıyor, bu yoldan adım adım gidilerek, dans hareketlerine ulaşılıyor.

Eğitim konusu olan her beden hareketi, fotoğraflarla gösteriliyor, yalın bir anlatımla açıklanıyor ve tanımlanıyor.

Kitabın son bölümünde, her hareketin doğrusunu-yanlışını gösteren fotoğraflar, görsel örnekleri zenginleştiriyor (Kitapta toplan 246 fotoğraf, 19 çizim var).

Müzik eşliğinde dans

Dans müziksiz olmaz. Bu amaçla kitaba ek olarak bir de CD veriliyor. CD içinde, her dans için seçilmiş özel bir müzik bulunuyor (Toplam 19 müzik). Bu müzikleri öğretmen eğitimde, öğrenciler ve velîler ise evlerinde kullanabilirler.

Bu Kitaptan Kimler Yararlanabilir?

Baleye hazırlık eğitiminde bu kitap, sistematiğiyle – içeriğiyle öğretmene yardımcı olabilir. Öğrenciler ve velîler de bu kitaptan yararlanabilirler.

Küçük öğrenci, öğrendiği beden hareketlerinin fotoğraflarını bu kitapta görebilecek, evde de anne – abla bu kitaba bakarak küçüğe yardımcı olabilecek, CD’deki müzikler eşliğinde dans etmesini izleyebilecektir.

Böylece, baleye hazırlık çalışmaları, kılavuz kitap yardımıyla evde de devam edebilecektir.

Kısacası bu kitap, öğretmenin yanı sıra, öğrenciye ve onun velîsine de kılavuzluk edecek, yardımcı olacaktır.
Bu kitap, okul öncesi eğitimde kullanılacağı gibi, okul çağındaki çocukların baleye hazırlık eğitiminde de kullanılabilir. Sİ

Sale!

Mevlevilikte Sema Ve Musiki

50,00 45,00

Birçok değerli araştırma ve kitaba imza atmış olan, dostluğuyla iftihar ettiğim Prof.Dr.Fuat Yöndemli, bu kez “Mevlevîlik” konusunu ele almış, çok geniş bir literatür taramasıyla meydana getirdiği “Mevlevîlikte Semâ ve Musikî” adlı çok kapsamlı kitabıyla Mevlevîliğin âdeta tomografisini çıkarmış. Kendisini ne denli tebrik etsek azdır. Biz, olgulara “gönül” ile değil, “akıl” ile bakmak zorundayız. Prof. Yöndemli, eşsiz değerdeki bu eserini böyle vücuda getirmiştir. Onu ne kadar övsek azdır.

(Burhan Oğuz’un bu eser için yazmış olduğu önsözden)

Özüne bakacak olursak, İslam’da ne var, ne yok; cevap çok nettir, İslam’da dans ve şarkı görmüyoruz. İslam’ı, ritüellerinde dans ve şarkı olmayan din olarak tarif edebiliriz. Alevîlikte ise hem dans ve hem de şarkı olduğunu görüyoruz. Demek ki varsa yoktur. Bu o kadar öyledir ki, Konya’daki “döner dervişler” uzun zamandır, sağlam Müslümanlar tarafından hoş karşılanmamıştır, eskiden sadece turistler ilgileniyorlardı. Şimdi her işimiz turistik olmaya başladı. Nerede o eski Müslümanlar, diyoruz ve arıyoruz…

(Yalçın Küçük: Ders 1 Küçülme Savaş, s.374)

“Semazenlerin hiç başı döner mi?” ve “Semazenlerin başı neden dönmüyor?” soruları, Konya’ya sema törenlerini seyretmeye gelenlerin en çok sordukları ve cevabını aradıkları sorulardır. Bu eser bir hekim gözüyle, bu sorulara cevap vermek için planlanmıştır. Ancak böyle tıbbî bir konuya girmeden önce, Mevlâna ve Mevlevîlik hakkındaki genel bilgiler okuyucuya aktarılmıştır. UNESCO tarafından 2007’nin “Mevlâna yılı” olarak ilan edilmesi dolayısıyla, bu eser yeniden gözden geçirilerek, önceki baskılarda bulunmayan yeni bölümler ilave edilmişti

Sale!

Giresun Türküleri ve Oyun Havaları

10,00 9,00

Kahve koydum fincana
Hele bakın Mican’a
Kör olası Kel Seyit
Nasıl kıydın bu cana

Giresun , tarihi bakımdan olduğu kadar , kültür-sanat hayatı yönünden de oldukça verimli bölgelerimizden biridir. Geleneksel müzik yaşantısı da emsalleri arasında kendisini kolayca hissettiren bir karakteristik kimlik taşır. Geçmişte çok önemli sanatçılar yetiştirmesine rağmen maalesef müzik kültürü açısından Giresun ve çevresi ile alakalı yapılmış çok az çalışma vardır. Üstat Ömer Akpınar tarafından ortaya konulan bu çalışma bu alandaki eksiği bir nebze olsun kapatacak niteliktedir. Onun belleğinden ve kaleminden dökülen emsalsiz nağmeler, mazide kalmış pek çok hatıra bu kitapla okuyucu karşısına çıkmaktadır.

Sale!

Sovyet Dönemi Türkmen Folkloru

18,00 16,20

Sovyetler Birliği Döneminde Türkmenistan'da Folklor Politikaları ve Çalışmaları (1917-1954)
Dr. İhsan Kalenderoğlu

Sale!

Türk Halk Oyunları’nda Hareket Analizi

25,00 22,50

Halk Oyunları bir toplumun kültürel birikimleriyle oluşan ve dolayısıyla ait olduğu toplumun özelliklerini bünyesinde barındıran kültür ürünleridir. Diğer danslarda olduğu gibi, oluşumundaki ana unsurlar mekân, zaman ve bedendir. Oyunlar, beden ve bedende oluşan hareketler aracılığı ile oluşur. Hareketlerin oluşumunda kültürel özelliklerin yanı sıra bedeninin anatomik olanakları da göz ardı edilmemelidir. İnsan hareketlerinin bilimsel bir yaklaşımla incelenmesi de kuşkusuz sadece halk oyunları alanında değil, vücudun kullanımı ile ilgili tüm spor ve sanat dallarında kaçınılmaz bir gerçektir ve giderek artan bir bilinçle yapılmaktadır.

Bu kitapta; halk oyunlarının biçimlenmesinde önemli bir yer tuttuğuna inanılan hareket unsuru, oluşumundaki belirgin özellikler taşıyan diğer unsurlardan ayrı olarak, tek başına ele alınmaktadır. Hareketlerin incelenmesi, her halk oyunları türünün kendine ait temel pozisyon ve hareketlerinin tespit edilmesini, türlerin karakteristik yapılarının hareket bazında ortaya konmasını ve türler arasındaki ayırımların ve etkileşimlerin görülmesini mümkün kılmaktadır. Hareketlerin anatomik açıdan öğretilebilir olma özelliğine sahip olması da uygulamalı bir alan olan halk oyunlarında önemli bir yer tutmaktadır. Bütün bu incelemeler neticesinde; insan vücudunda anatomik olarak var olan hareketlerin halk oyunlarında ne şekilde kullanıldığı ve bunların Bar, Halay, Horon, Karşılama, Hora ve Zeybek oyunlarına göre farklılıklar gösterip göstermediği ile ilgili elde edilen sonuçlar içerikte yer almaktadır.

Sale!

Ahmet Rasim’in Gözüyle İstanbul Folkloru

10,00 9,00

Büyük bir imparatorluk şehri olan ve tarihi boyunca pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmış olan İstanbul çok zengin bir folklor mirasına sahiptir. Yüzyıllar boyunca sürekli değişen ve kültürler arasında değişerek birbirine aktarılan bu folklor mirası geniş bir araştırma konusu oluşturur. Bu çalışmada İstanbullu bir yazar olan ve İstanbulu eserlerine konu edinip pek çok yönüyle yansıtan Ahmed Rasimin eserlerinden hareketle İstanbul folklorunu tespit etmek amaçlanmıştır.

Sale!

Sadi Yaver Ataman’ın Gözüyle İstanbul Folkloru

8,00 7,20

Nezire Gamze Ilıcak, Sadi Yaver Ataman’ın Gözüyle İstanbul Folkloru adlı çalışmasında halkbilimci ve müzikolog Sadi Yaver Ataman’ın eserlerinin ışığında bir dönemin İstanbul hayatını incelemektedir. Ataman’ın İstanbul folkloruna gösterdiği özel ilgi sonucunda ortaya çıkan eserlerin ve bir halkbilimci olarak gerçekleştirdiği bilimsel çalışmanın derlendiği bu kitap, bir envanter niteliğindedir.

İstanbul’un halk edebiyatı ürünleri, eğlence hayatı ve gündelik yaşamı içinde yer alan birçok öğeyi ele alan bu çalışma, 20. yüzyılın başlarındaki İstanbul yaşantısına ve dolayısıyla sosyal, ekonomik ve kültürel tarihine ışık tutmaktadır.