37–54 / 209 sonuç gösteriliyor

Sale!

Atalar Mirası Gönül Yarası Türküler

8,00 7,20

Anadolu insanı yıllar yılı türküleri kendine dert ortağı edinmiş, onları tercüman kılmıştır yaralı yüreğine. Bu yüzden türkülerin her biri mutlaka bir olayın mirasıdır zaten… Çoğu aşk, sevda, ayrılık üzerine yakılmış; ama hasret de var içinde, dert de çile de… Vuslata erememek de var ölüm de zulüm de… Bir milleti anlamanın en kısa yolunun tarifidir türküler ve bu yüzden “Türk’ü tanımak için türkü dinlemek gerekir.” Türküler, insanlarımızı geçmişe bağlayan en önemli köprülerden biridir ve Anadolu toprağı, bu kutlu mekân var oldukça türküler de var olacak ve her bir yanından yepyeni türküler doğacaktır…

Sale!

Mahmut Ragıp Gazimihal’den Seçme Müzik Makaleleri – 2

25,00 22,50

“Mahmut Ragıp Gazimihal’den Seçme Müzik Makaleleri” kitabı iki ciltten oluşmaktadır. Birinci ciltte “Biyografiler”, ikinci ciltte ise “Müzik Kültürü” ile ilgili yazılar yer almaktadır. Bu makaleler Osmanlıca’dan Türkçe’ye çevrilerek araştırmacıların kullanımına sunulmuştur.

…Oldukça çalışkan ve üretken olduğu bilinen Gazimihal, Türk müzik tarihçiliğinin ana kaynaklarından biri olmuş ve kendinden sonra gelen kuşağa aktarılan bilgilerin eşiği durumuna gelmiştir. Türk müzik tarihçiliğinde onun aşılamamasının nedeni, yazarlarımızın Gazimihal’den önceki kaynaklara ulaşmak için yeterli çaba harcamamaları ve onun bıraktığı yerden müzik tarihçiliğinin geliştirilememiş olmasıdır… Onun makaleleri bize coğrafyamızdaki müzik serüvenini, çalgıların tarihini, müzik eğitimini, özellikle halk oyunları ve folklor araştırmalarını oldukça dikkatli ve kendine özgü diliyle aktarır.

…Ülkemizde günümüzde var olan müzik tartışmalarının aynısının yaklaşık yüz yıl önce de var olduğunu görmek biz yeni kuşaklar için oldukça acıdır. Müzikte doğu-batı kavgası, eğitim sistemi önerileri, yıllardır tartışılan ama çözüm bulunmamış olan temel konulara Gazimihal’in değinmiş olduğunu görmek ve aradan geçen zaman içinde bu konulardan bazılarının hala çözümlenmemiş olması kuşkusuz okuyuculara önemli dersler verecek mahiyettedir…

…Eski yazıyı öğrenerek, kütüphanede araştırma yaparak ciddi ve kalıcı eserler üretmek, günümüzün popüler medya ve iletişim destekli hızlı ve kaynağı belli olmayan bilgi üretimine en güzel cevabı teşkil etmektedir…

Prof. Dr. Cihat Aşkın – Keman Sanatçısı

Sale!

Mahmut Ragıp Gazimihal’den Seçme Müzik Makaleleri – 1

20,00 18,00

“Mahmut Ragıp Gazimihal’den Seçme Müzik Makaleleri” kitabı iki ciltten oluşmaktadır. Birinci ciltte “Biyografiler”, ikinci ciltte ise “Müzik Kültürü” ile ilgili yazılar yer almaktadır. Bu makaleler Osmanlıca’dan Türkçe’ye çevrilerek araştırmacıların kullanımına sunulmuştur.

…Oldukça çalışkan ve üretken olduğu bilinen Gazimihal, Türk müzik tarihçiliğinin ana kaynaklarından biri olmuş ve kendinden sonra gelen kuşağa aktarılan bilgilerin eşiği durumuna gelmiştir. Türk müzik tarihçiliğinde onun aşılamamasının nedeni, yazarlarımızın Gazimihal’den önceki kaynaklara ulaşmak için yeterli çaba harcamamaları ve onun bıraktığı yerden müzik tarihçiliğinin geliştirilememiş olmasıdır… Onun makaleleri bize coğrafyamızdaki müzik serüvenini, çalgıların tarihini, müzik eğitimini, özellikle halk oyunları ve folklor araştırmalarını oldukça dikkatli ve kendine özgü diliyle aktarır.

…Ülkemizde günümüzde var olan müzik tartışmalarının aynısının yaklaşık yüz yıl önce de var olduğunu görmek biz yeni kuşaklar için oldukça acıdır. Müzikte doğu-batı kavgası, eğitim sistemi önerileri, yıllardır tartışılan ama çözüm bulunmamış olan temel konulara Gazimihal’in değinmiş olduğunu görmek ve aradan geçen zaman içinde bu konulardan bazılarının hala çözümlenmemiş olması kuşkusuz okuyuculara önemli dersler verecek mahiyettedir…

…Eski yazıyı öğrenerek, kütüphanede araştırma yaparak ciddi ve kalıcı eserler üretmek, günümüzün popüler medya ve iletişim destekli hızlı ve kaynağı belli olmayan bilgi üretimine en güzel cevabı teşkil etmektedir…

Prof. Dr. Cihat Aşkın – Keman Sanatçısı

Sale!

Rock ve Özlem Tekin

24,00 21,60

Popüler müziği toplumsal cinsiyet çerçevesinden anlama çabası içerisinde olan bu çalışma, erkek-üstün rock müzikte bir kadın rock yıldızının deneyimlerine odaklanır. Bununla birlikte toplumsal cinsiyeti bir kimliklenme nedeni olarak kavrar. Kamusal alanın tüm görünümlerinde olduğu gibi erkek egemen popüler müzik endüstrisinin Özlem Tekin örneğinde kadın popüler müzik sanatçılarına yaklaşımını ve ayrıca bu durumun tersi olarak Özlem Tekin’in popüler müzik endüstrisi ile ilişkisini ortaya koymaya çalışır. Bu iki yönlü ilişkiyi hegemonya mücadelesi olarak merkeze taşır.

Sale!

Apollon ve Müzik

16,00 14,40

Müzik sanat dallarının olasılıkla en eskisidir. İlkçağ düşünürleri, müziğin temelini içinde yaşadığımız evrenin doğal ritmik düzenine ve uyumuna bağlamışlardır. Ay, güneş, gezegenler, gece-gündüz, mevsimler, her biri belli bir ritim içinde devinen, belli bir uyum sergileyen nesneler ve olaylardır. Ayrıca insan bedeninin yapısı, işleyişi de müzikteki gibi ritim ve uyum öğelerini taşır. Bugün karmaşık bir sanat dalı olarak uzun yılların eğitimini ve emeğini gerektiren müzik sanatı, diğer sanat dalları arasında en ilkel ve en temel güdülerden kaynaklanmış olanıdır. İlk insanın doğa seslerini yansıtması, kendi sesini rüzgârın, denizin, kuşun sesine benzetmesi, ezginin doğması yolundaki ilk adımlar olmuştur.

Antik Dönem’de gerek günlük yaşam gerekse inanç sistemleri gereğince insanlar özel günler için çok sayıda enstrüman kullanmışlardır. Bu çalgıları iki kategoride incelemek mümkündür. Kültüre ve bölgeye özel, diğeri ise kültürlerin paylaştığı çalgılardır. Çok tanrılı dinlerde tanrı, tanrıların ve yarı tanrıların sembolleri olması gelenektir. Olympos’un 12 büyük tanrısından olan Apollona da şekli, sesi evrimleşerek günümüze kadar uzanan lyra ve kithara atfedilmiştir. Hellen toplumunda müzik yapmak bir ibadetti. Tanrıyla iletişim kurma yoluydu ve şenliklerde insanlar tanrılara müzikle teşekkürlerini sunuyorlardı. Şenliklerde yapılan müzik, dini amaçlıydı, kutsaldı ve ancak tanrılar için yapılabilirdi. Bu müzikten zamanla din dışı birçok yeni form doğmuştur. İşte bu toplumsal işlevlerde çalınan çalgıların en yaygınlarında birisi de lyradır.

Sale!

Sıfırdan Başlamak

24,00 21,60

“Yirmi sekiz yaşımı görebileceğimden emin değilim, fakat bir yandan da son üç yılda o kadar çok güzellik yaşadım ki… Dünya bana hiçbir şey borçlu değil.”

“Jimi ilk kez kendi cümleleriyle; saf ve sansürsüz. Okurken kafamın içinde sesini duyabiliyorum.”
-Leon Hendrix, Kardeşi-

“İçten ve büyüleyici.”
-Observer-

NME dergisi “2013ün En İyi Müzik Kitapları” seçkisinde

“Öğretmen, Kendini nasıl hissediyorsun? diye sorardı ve ben, Bu Marsta insanların kendilerini nasıl hissettiğine bağlı, gibi uçuk bir karşılık verirdim. Ona başka ne diyeceğimi bilemezdim.”

Bu cevabı ceza aldırmıştı çocuk Jimiye. 25 yaşına geldiğinde ise artık kendisi değil onun müziğini dinleyenler Jimi Hendrixin başka bir gezegenden olduğunu düşünüyordu. “Sesler duyuyorum ve onları ben bir araya getirmezsem kimse getirmeyecek” diyordu Hendrix. Müziği ve gitarıyla yaptıkları öylesine özgün ve çarpıcıydı ki hayallerinin peşinde sırtında gitarı yola çıkan “otoban çocuğu”, sadece dört yıl içinde zamanının -ve sonrasında tüm zamanların- en büyük müzik ikonlarından birine dönüştü.

Bu kitabı gerçekten Jimi Hendrix yazdı, her bir cümle ona ait. Sigara paketlerinden otel kırtasiyelerine dek elinin altındaki her kağıt parçasına bir şeyler karalama takıntılı bu genç adam, yaşamın üstünde bıraktığı izleri günlükler, şarkı sözleri, mektuplar ve küçük notlar halinde yazıya dökmüş, yazmadıklarını da röportajlarında seslendirmişti. Sıfırdan Başlamak bu çok parçalı yapbozun birleştirilmesiyle ortaya çıktı. Bu onun hayat hikâyesi. Sadece kendisinin anlatabileceği türden bir hikâye; fazlasıyla dürüst ve saf. Önce yokluk sonra bolluk ve şöhretle başa çıkmak zorunda kalmış bir müzik dahisinin telaşlı, meraklı, yaratıcı ve çelişkilerle dolu zihnine yolculuk.

Atatürk ve Köy Enstitülerinde Müzik Eğitimi

1953 yılında İvriz Köy Enstitüsü’ne giren Prof. Dr. Ali Uçan, Atatürk ve Cumhuriyet Aydınlanması’nı içselleştiren, ”sanatçı|bilimci|eğitimci” kişiliği ile ömrünü eğitim ve öğrenime adamış, kutsanmış bir bilge kişi.

Bakınız bir başka bilge kişi, Mahmut Makal, kitaba yazdığı önsözün ilk paragraflarında ne diyor:

”Köy Enstitüleri, Türkiye’de ve dünyada ezberci eğitime teslim edilmiş çocuklara gerçek eğitimin yolunu açan Türk buluşu özgün eğitim kurumlarıdır.”

Köy Enstitülerinin kapanışı büyük bir talihsizlik olmuştur. Türkiye’nin kentlere göç nedeniyle değişen demografik yapısına uygun bir eğitim politikası saptanamamış, eğitim politik amaçlarla istismar edilen bir alan olmuştur.

İhsan Toksöz

Sale!

Anonim Bir Türkü: Musa Eroğlu

15,00 13,50

Anonim Bir Türkü: Musa Eroğlu, önemli bir bağlama ustası ve türkü sanatçısı Musa Eroğlu’nu bilimsel zeminde ele alıp anlatan bir kitap. Bu kitap aslında, “Türkü Kültüründe Değişim Süreci ve Musa Eroğlu” adıyla hazırlanan doktora tezinin ilgili bölümlerinden oluşmakta.

Söz konusu tezin danışmanlığı yapmış olmam nedeniyle, kitabın yıllara yayılan ortaya çıkış serüvenindeki titizlik ve özeriye yakından tanıklık ettim. Buna bağlı olarak da, bir kültür taşıyıcısı bilincine sahip Musa Eroğlu’nun yaşamını inceleyen ve son dönem türkü kültürünün şekillenmesinde üstlendiği rolü değerlendiren bu kitabın, yarınlara kalacak önemli bir belge niteliği taşıdığı kanaatindeyim.

Prof. Dr. İbrahim Dilek

Sale!

Hulusi Tunca ile Seksenler

23,00 20,70

Efsanevi HEY dergisinin son Genel Yayın Yönetmeni Hulusi Tunca, müzik tarihimizin arşivini paylaşmaya devam ediyor. Hulusi Tunca ile Yetmişler kitabının ardından sıra 80li yıllarda…
1980li yıllarda yaşanan önemli siyasi gelişmelerin müzik tarihimize etkisini anlamak, yazı ve röportajları okumak, HEY dergisinin Türk Müziği ve Pop Müziği listelerini hafta hafta takip etmek için Hulusi Tunca ile Seksenler tam bir başucu kitabı.

Sanatçılar askeri yönetim için aynı görüşte birleşti:
“Mutluyuz. 12 Eylül ülkemize hayırlı olsun.”

Bir 12 Eylül sabahı… Kenan Evrenin sesiyle uyandın mı hiç?

Bülen Ersoy, sahneye çıkabilecek mi?

İlhan İrem: “Yeter artık! Pop Müziği bırakıyorum.”

Zeki Müren: “Müziği son nefesimi verirken bırakacağım.”

Doğumdan çıkınca ilk sorusu; “Kulakları büyük mü?” oldu.
“Minik Serçe” oğlan doğurdu!

Barış Manço, doğum günü pastasına 40 mum yerine 40 hıyar dikti…

Cem Karaca, 10 gün içinde Türkiyeye dönmezse vatandaşlıktan çıkartılacak!

Durul Gence, “Arabesk bir sorun değil bir sonuçtur” dedi…

Ajda Pekkan ilk kez bu kadar dobra dobra konuştu…

Orhan Gencebay yorumluyor: “Her Mecnunun bir Leylası vardır”

Bu topluluğun tüm elemanları üniversiteli
Yeni Türkünün Dünü, Bugünü, Yarını!

Hülya Avşarın Heyin sayfalarına yansıyan ilk tam sayfa haberi…

Ferdi Özbeğen: “Ayıp değil ya… Pavyondan geldim.”

Müziğin Kilometre Taşları

Müziğin Kilometre Taşlarından özel açıklamalara yer veren bu kitap Türk pop müziğinin gizli tarihini de gözler önüne seriyor. Müzik endüstrisinde 1970’ler, 1980’ler ve 1990’lara damgasını vuran müzisyen ve yorumcuların müzik yaşamlarına ait özel itirafları aynı zamanda müzik dünyası ve tarihi hakkında öneli ipuçları veriyor.Müzik tarihinin inişli çıkışlı yollarında ürettikleri ile birer kilometre taşı katan müzisyenlerin açıklamaları sadece müzik meraklıları için değil aynı zamanda müziğe ilgi duyan ve müzik dünyasına giriş yapmak isteyenlere de özel bir rehber olarak derlendi.‘’Michael Kuyucu ile Müziğin K.M. Taşları’’ programı sırasında, öncesinde ve sonrasında yapılan özel sohbetler ve radyo söyleşilerinin özetini içeren bu kitapta tarihe canlı tanıklık yapacak geçmişi bugünün gözü ile değerlendirme fırsatını bulacaksınız.
Bu kitapta yolu müzikten geçen herkesin alacağı hayat dersleri var.

Sale!

Türkiye’nin Birikimleri – Müzisyenler

27,00 24,30

Türkiye’nin Birikimleri dizisi; ilim, fikir, sanat ve akademi dünyamızın zengin birikimini bütüncül bir yaklaşımla ele almayı ve günümüze taşımayı amaçlıyor. Osmanlı’nın son dönemlerinden bugüne kadarki süreçte, hayatları fikirleri ve eserleriyle topluma yön veren, çalışma yaptıkları alanların seyrini şekillendiren yaklaşık 500 isim, 20 kitaptan oluşan telif bir çalışmayla okura ulaşacak. Bu büyük külliyatın üçüncü adımı olan ‘Müzisyenler’de, son yüzyılda Türk müziğinin köşe taşlarını oluşturan sanatkarları bulacaksınız.

Kitapta şu isimler yer almaktadır: Muallim İsmail Hakkı Bey (1866-1937), Lemi Atlı (1869-1945), Ali Rifat Çağatay (1869-1935), Ahmed Irsoy (1869-1943), Rauf Yektâ Bey (1871-1935), Tanbûrî Cemil Bey (1873-1916), Hâfız Sâmi Ünokur (1874-1943), Hüseyin Sâdeddin Arel (1880-1955), Şerif Muhiddin Targan (1892-1967), Refik Fersan (1893-1965), Âşık Veysel Şatıroğlu (1894-1973), Sadeddin Kaynak (1896-1961), Zeki Arif Ataergin (1896-1964), Yesârî Mustafa Âsım Arsoy (1896-1992), Halil Bedî Yönetken (1899-1968), Muzaffer Sarısözen (1899-1963), Münir Nureddin Selçuk (1900-1981), Mahmut Ragıp Gazimihal (1900-1961), Selahaddin Pınar (1902-1960), Sadi Yaver Ataman (1906-1994), Nevzad Atlığ (1925), Alâeddin Yavaşça (1926), Nida Tüfekçi (1929-1993), Kâni Karaca (1930-2004), Yücel Paşmakçı (1935), Bekir Sıdkı Sezgin (1936-1996), Neşet Ertaş (1938-2012).

Sale!

Mozart Viyana’da -Olgunlaşmanın Romanı-

30,00 27,00

W.A. Mozart’ı anlatan bu ikinci kitapta dahi bestecinin Viyana’da geçiridği son on yılı ve ölümü romanlaştırılmış: Babasının koruyucu eli üzerinde olmaksızın, sarayda sürekli bir görev arayışı içinde çırpınan, üzüntüler içinde tutulmayan sözler ve kıskançlıklar yüzünden sonunda umutsuzluğa dönüşen ve yoksulluğu tattıran bir yaşam dilimi. Ama diğer yandan, müzik tarihinin o güne kadar görmediği bir dehanın ateşlediiğ hiç sönmeyen bir yaratma tutkusu ve peşpeşe gelen ölümsüz eserler…

Sale!

Wolfgang Amadeus Mozart

8,00 7,20

Aydınlanma çağının doruk noktasında ortaya çıkan 18. yüzyılın ve dünya tarihinin bugüne kadar gelmiş geçmiş tüm bestecilerinin en büyüklerinden biri olan W.A Mozart müzikal yeteneğini bir harika çocuk olarak gösterdi.

35 yıllık çok kısa yaşamında her türde 626 ölümsüz eser yarattı. Özellikle operalarındaki kişi tiplemeleri ile büyük başarı sağlayan tüm zamanların bestecisi melodinin müziğin özü olduğunu kanıtladı. Türklere duyduğu ilgi ve etkilenmeleri “Türk Marşı”, Saraydan Kız Kaçırma Operası” ve “Türk Konçertosu” gibi eserlerine yansıttı.

Goethe onun için “Mozart müzik sanatında «şil mazi iğin simgesidir. Tıpkı şiirde Shakespeare’nin olduğu gibi. Onun sanat evresinde ortaya çıkması olanaksız bir mucizedir. Mozart bu alemde sonsuza kadar erişilmez bir deha olarak kalacaktır” demiştir.

Sale!

Türkiye Rock Tarihi 1

35,00 31,50

Türkiye Rock Tarihi – 1

İsmet Sıral, Deniz Harp Okulu öğrencilerinden kurulu bir grup, Erol Büyükburç ve Erkin Koray, 1950li yılların ortasında Rockn Rollun ülkemize gelişini haber verdi. Bu başlangıç, Cem Karaca, Moğollar ve Mavi Işıklar gibi isimlerle büyük bir patlamaya dönüştü.

Dünya gençlerini etkileyen trendler, siyasi hareketler ve “Psychedelic” denemeler, 1970li yıllarda buraları da etkiledi. Anadolu pop – rock büyürken alternatif sesler de çıktı.

Tüm bunlardan önce, daha 1920li yıllarda dünyada olup bitenlere kulak kabartan Türkiyenin ilginç bir müzik tarihi var. “Cazcı”lar, “Velveleci”ler, “Çarlistoncu”lar, “Ye Yeci”ler, “Frik”ler ve “Bitli Hippi”ler… Hepsi bu kitapta…

Sale!

Büyük İnsanların Hikayeleri – Mozart’ın Peruğu

5,90 5,31

Büyük İnsanların Hikayeleri – Mozartın Peruğu

Muhtemelen bir tür peruktur.” dedi Hester. “Haklısın Hester,” diyerek yanıtladı Rummage. “O peruk, tüm zamanların en büyük müzisyenine aitti.” “O, Mozartın peruğu olmalı.” dedi Kenzo. “Ama o günlerde…”

Gandi, Leonardo, Galileo ya da Mozart… Kendi alanlarında tüm dünyanın hayranlığını kazanmış, aradan geçen onca zamana rağmen dünyayı bir şekilde etkilemeye devam eden büyük insanlar. Bu büyük insanlara ait özel ve arkasında anlamlı bir hikâye barındıran eşyalar. Dünya üzerinden gelip geçmiş en önemli insanların yaşamını ve yaptıklarını, Digby ve Hester isimli iki kardeşin Bay Rummageın bit pazarı tezgâhında buldukları özel bir eşyadan yola çıkarak anlatıyor.

Büyük İnsanların Hikâyeleri dizisinde, büyük insanların yaşam hikâyelerini heyecanla okurken, onların yaşamları ve yaşadıkları dönemler hakkında çok önemli bilgiler edineceksiniz. Okumak ve öğrenmek hiç bu kadar keyifli olmadı.