37–54 / 152 sonuç gösteriliyor

Sale!

Bağlama Metodu – Bağlama Düzeni

20,00 18,00

Temel düzeyde bir başlangıç metodu
Usuller
Makamlar
Basit tartımlar
Sağ ve sol el teknikleri

Sale!

Alevi Müzik Uyanışı

16,00 14,40

Bu çalışmada, Orta ve Doğu Anadolu’dan İzmir’in Limontepe Mahallesi’ne göç eden Alevilerin ritüel içi-ritüel dışı müzik pratikleri, ‘Alevi müzik uyanışı’ çerçevesinde ele alındı. Ekonomik ve politik etkenlerden dolayı İzmir’in Limontepe Mahallesine göç eden Alevi cemaati, 1994’te, içinde cem evi de bulunan ‘Ehl-i Beyt İnanç Eğitim ve Kültür Vakfı’nı kurdu. Bu çalışma, dört yıl süren inceleme, alan araştırması, gözlem ve görüşmelere dayanmaktadır.

Aleviler, karma etnik topluluklardan oluşmuş, Ortodoks Müslümanlardan oldukça farklı inanç pratiklerine sahip Heterodoks Müslümanlardır. Hilafette Hz. Ali’nin yanını tutmaktadırlar, soydan gelen dini liderlere (dede) sahiptirler ve şiir, müzik ve dansla (cem) ibadet etmektedirler.

Müziksel bir terim olarak uyanış, çağdaş yaşamın gereği olarak sönmekte olduğuna inanılan bir müzik geleneğinin, kültürünün ya da üslubunun, paradoksal bir biçimde hızla revaç bulmaya başlaması olarak tanımlanabilir. Türk yöresel müziği formatındaki Alevi müziğinin, tıpkı diğer yöre müzikleri gibi Cumhuriyet Dönemi müzik politikalarının etkisiyle kayıt edilmesi, notalanması ve arşivlenmesi durumunu, Alevi müzik uyanışının bir startı olarak görmek gerekir. Türkiye’de 1980’lerde başlayan serbest piyasa ekonomisinin kültür endüstrisine ve TRT dışındaki kitle medyası oluşumuna katkısı ise, Alevi müzik uyanışını körükleyen diğer bir unsurdur. Alevi müzik uyanışıyla, öncelikle kitle medyası ve müzik endüstrisi ile ilişkili endüstriyel pratiklerin ve çeşitli icra ortamlarında gerçekleştirilen endüstriyel olmayan pratiklerin, daha önce görülmedik ölçüde canlanmasına işaret edilmektedir.

Sale!

Anonim Bir Türkü: Musa Eroğlu

15,00 13,50

Anonim Bir Türkü: Musa Eroğlu, önemli bir bağlama ustası ve türkü sanatçısı Musa Eroğlu’nu bilimsel zeminde ele alıp anlatan bir kitap. Bu kitap aslında, “Türkü Kültüründe Değişim Süreci ve Musa Eroğlu” adıyla hazırlanan doktora tezinin ilgili bölümlerinden oluşmakta.

Söz konusu tezin danışmanlığı yapmış olmam nedeniyle, kitabın yıllara yayılan ortaya çıkış serüvenindeki titizlik ve özeriye yakından tanıklık ettim. Buna bağlı olarak da, bir kültür taşıyıcısı bilincine sahip Musa Eroğlu’nun yaşamını inceleyen ve son dönem türkü kültürünün şekillenmesinde üstlendiği rolü değerlendiren bu kitabın, yarınlara kalacak önemli bir belge niteliği taşıdığı kanaatindeyim.

Prof. Dr. İbrahim Dilek

Sale!

Elbistan Ağıtları 2

30,00 27,00

Ölüm, deprem, sel, yangın, kaza, cinayet-katliam, savaş, gurbet… ve bunların ayrılmaz parçası durumundaki acı, keder, ıstırap, hasret… hayatın içinden ve hayatla iç içe olgulardır.
İnsanımız bu olgular karşısında; “Paylaşıldıkça azalacağı” esasından hareketle, bir bakıma kendi yükünü hafifletmek, bir bakıma da hemcinslerinin dertlerini paylaşmak üzere elem, özlem, kaygı ve dertlerini mısralara döken şiirler söylemiş, ağıtlar yakmıştır.

Umumi ıstıraplarımıza, içtimai yaralarımıza vurulmuş bir neşterdir;
Ağıtlarımız…

Tüm acı ve dertleri tecessüm ettiren bir çığlıktır, haykırıştır…
Kayıpları unutmamanın, ölüleri diri tutmanın yoludur…
Toplumun sıkıntılarını yansıtan bir aynadır…
Maşerî vicdanda iz bırakmış olay ve şahısların efkar-ı umumiyede yaşaması-yaşatılmasıdır…
Tarihe kayıt düşmedir…
Dilin, kültürün tesbitidir…

Dostluğu, dayanışmayı, kardeşliği pekiştiren, perçinleyen bir bağdır…

Ferdî ve içtimai dertlerimizin hece hece, mısra mısra satırlara dökülmesi; gergef misali nakış nakış işlenmesidir…

Renkli ve zengin kültürü, tarihi, folkloru, dili ve geleneğiyle insanlarının duygu yoğunluklu yaşadığı, şiir koklanıp şiir solunan bir çevrede, Elbistan’ımızda bu türün güzel örnekleri verilmiştir.
Elinizdeki eser, bunları bir araya getirmektedir.

Sale!

Elbistan Ağıtları 1

30,00 27,00

Ölüm, deprem, sel, yangın, kaza, cinayet-katliam, savaş, gurbet… ve bunların ayrılmaz parçası durumundaki acı, keder, ıstırap, hasret… hayatın içinden ve hayatla iç içe olgulardır.
İnsanımız bu olgular karşısında; “Paylaşıldıkça azalacağı” esasından hareketle, bir bakıma kendi yükünü hafifletmek, bir bakıma da hemcinslerinin dertlerini paylaşmak üzere elem, özlem, kaygı ve dertlerini mısralara döken şiirler söylemiş, ağıtlar yakmıştır.

Umumi ıstıraplarımıza, içtimai yaralarımıza vurulmuş bir neşterdir;
Ağıtlarımız…

Tüm acı ve dertleri tecessüm ettiren bir çığlıktır, haykırıştır…
Kayıpları unutmamanın, ölüleri diri tutmanın yoludur…
Toplumun sıkıntılarını yansıtan bir aynadır…
Maşerî vicdanda iz bırakmış olay ve şahısların efkar-ı umumiyede yaşaması-yaşatılmasıdır…
Tarihe kayıt düşmedir…
Dilin, kültürün tesbitidir…

Dostluğu, dayanışmayı, kardeşliği pekiştiren, perçinleyen bir bağdır…

Ferdî ve içtimai dertlerimizin hece hece, mısra mısra satırlara dökülmesi; gergef misali nakış nakış işlenmesidir…

Renkli ve zengin kültürü, tarihi, folkloru, dili ve geleneğiyle insanlarının duygu yoğunluklu yaşadığı, şiir koklanıp şiir solunan bir çevrede, Elbistan’ımızda bu türün güzel örnekleri verilmiştir.
Elinizdeki eser, bunları bir araya getirmektedir.

Sale!

Bağlama Öğretiminde Yeni Bir Yöntem

18,90 17,00

Bağlama öğretimine yeni bir yöntem kazandıran bu kitap bağlama konusunda sizler için ne kadar önemli bir kaynak olacağını, kitabın içeriğinden faydalanırken göreceksiniz. Kitap, seslemede kullanılan araçlar, bedensel kuruluş, notalamada kullanılan temel işaretler ve parmak hareketlerinin düzenlenimi gibi temel başlıklar altında toplanmış ve içerik olarak sizlere yeni bir yöntem sunmuştur, bağlama konusunda size çok şey katacağını düşündüğümüz bu kitabın 2010 baskısını sizlere sunmaktan mutluluk duyarız.

Sale!

Türkülerden Seçmeler – 100 Temel Eser

7,00 6,30

Türküler; halkın acısını, derdini, mutluluğunu, kısacası duygu ve düşüncelerini genellikle hece ölçüsü kullanılarak anlatan, bentler ve nakaratlardan oluşan sözlü gelenek ürünleridir.

Bu kitap, türkü ile ilgili araştırma yapmak, türkülerimizi okumak ve tanımak isteyen toplumun her kesimine hitap edecek nitelikte bir eserdir. Bu eserde okuyucular, hem türkü kavramı ve çeşitleri ile ilgili bilgi sahibi olabilecek hem de yurdumuzun çeşitli yöresinden seçilmiş türkülerle buluşabilecektir.

Kültürümüzün sonraki nesillere taşınması adına bir katkı olması dileğimizle…

Sale!

Kürt ve Alevi Tarihinde Horasan

40,00 36,00

“Horasan” olgusu, özellikle Kuzey Kürdistan ve Anadolu Alevi Kürtler`i için, hayati denecek ölçüde son derece önemli bir konudur. Nasıl olmasın ki! Son birkaç kuşaktan Alevi Kürtler`in önemli bir bölümü, neredeyse ağızbirliği etmişcesine “Horasan`dan geldikleri ve Türk oldukları” savıyla, bilerek veya bilmeyerek bir “kimlik saptırması ya da karartması” içine girerlerdi… Alevi Türkmenler`in büyük çoğunluğu da, Orta Asya yerine Horasan`dan geldiklerini söylerdi. İşin daha garip ve ilginç yanı ise, Horasan`dan geldiklerini iddia eden bu insanların yine büyük çoğunluğu; biri Hazar denizi`nin güneydoğusunda “Horasan” adıyla bir eyaleti, Erzurum`a bağlı bir “Horasan” kazasının ve Güney Kürdistan`da bu adla anılan bir yerleşkenin bulunduğunu bilmeden, sözkonusu söylemi tekrarlayıp dururlardı.

Sale!

Türk Halk Müziği Solfejine Giriş

10,00 9,00

İçindekiler :

– Kullanılanı Bazı İşaretlerin Anlamları ve Kısaltmalar
– Müzik
– Türk Müziği
– Bölüm 1: Makamlar
– Bölüm 2: Usuller

Sale!

Türk Halk Müziğinde Türler

20,00 18,00
Çalışmamız, “tür” teriminin kapsamı ışığında “Türk Halk Müziği”ni sınıflandırma çalışması olarak nitelendirilebilir.
Sale!

Klasik Gitar için 30 Türkü Düzenlemesi

17,00 15,30

Bu kitapta topladığım ezgilerin düzenlemeleri uzun yılları almıştır. Söz konusu çalışmaların ortaya çıkma nedenlerinden biri, seksenli ve doksanlı yıllarda piyasada nota bulmakta çekmiş olduğum güçlük; bir diğer nedeni de çevremdeki insanlara klasik gitar için yazılmış eserlerin hitap etmeyişidir. Yapmış olduğum düzenlemelerin, gitara yeni başlayanlara katkı yapabileceği umudu ile elinizdeki bu kitapçık oluşturulmuştur. Saygılarımla…

Ahmet Cemal Ediboğlu

Sale!

20. Yüzyıl Aşık Şiiri Geleneğinde Kadın Aşıklar

12,00 10,80

Bu kitap, kadın âşıkların, âşık şiiri geleneği içindeki durumlarını ve âşık şiirine katkılarını incelemektedir. Eserde âşık tarzı şiir sanatının bakış açısından kadın âşıklara bakmak suretiyle incelemeler derinleştirilmekte, kadın âşıkların, âşık şiiri geleneği bağlamında sanatçı kişilikleri değerlendirilmektedir. Kadın âşıkların âşık sanatına başlamaları, âşıklıkları, usta – çırak geleneği ile ilgileri gibi veriler değerlendirilmekte ve şiirlerinden yola çıkılmaktadır. Burada adı geçen isimler kadın âşıkların gelenek içindeki durumlarını belirlemek için örnek olarak seçilmişlerdir.

Kimi zaman ailesinde tanınmış âşıkların bulunmasıyla saz ve söz meclisleriyle küçük yaştan tanışma imkânı bulmuş, kimi zaman da saza el sürmesine, şiirlerini çevre ile paylaşmasına izin verilmemiş olan kadınlar son yıllarda ‘er meydanı’ âşıklar meclislerinde boy göstermeye başlamışlardır. 20. yüzyılda âşıklık geleneğinin içinde bulunduğu değişim-dönüşüm kadın âşıkların lehine olmuştur. Kadın sanatçı sayısının eski yüzyıllara oranla fazla olması ve âşık şiirinin hemen her çağı gibi bu çağın da kendi özelliklerini göstermesi ve usta kadın saz şairlerinin yetişmiş olması sebebiyle konu 20. yüzyıl kadın âşıkları olarak belirlenmiştir.

Kadınlar, sözlü şiir geleneğinde merkezî öneme sahip isimsiz halk sanatkârları, sözlü geleneğin en önemli icracısı ve aktancisıdırlar. Ancak sözlü şiir sanatına âşık olarak katkıları yakın zamana kadar gereken ilgiyi görmemiş ve eserleri çoğu kez anonim halk şiiri hanesine yazılmıştır.
(Arka Kapak)

Elazığ Müzik Kültürü 1 – 2

Elazığ-Harput Müziği, deyim yerinde ise tam bir Türk Müziği Harmanı’dır. Öyle ki, Türk Müziği’nin ana damarlarını belirleyen eser çeşitleri, Elazığ-Harput Havaları içerisinde de mevcuttur. Hem de hatırı sayılır nitelik ve nicelikte.
“Şarkı, Türkü, Hoyrat, Gazel
Nağmeleri sade, güzel
Türk Müziği sever isen
Bir de bir gün Harput’a gel”
Yukarıdaki dörtlüğüm bu fikri biraz daha açıklıyor sanırım.
Yöre havalarının ülkemiz müzik kültürü içerisindeki önem ve değerine gelince; zaten ulusal ve yöresel birçok sanatçı ve araştırmacının uzun yıllar ötesinden günümüze uzanan bilimsel yazı ve yorumları, bu durumu çok açık olarak tespit ve teslim etmiştir. Hakikaten ritmik hoyratları, mayası, divanı, şirvanı, peşrevi, çalgıları, gazelleri, çaydaçırası, versağı, müstezatı, muhalifi, tecnisi, oyun havaları, tasavvuf eserleri ile Elazığ Yöresi; ülkemiz müzik kültürünün en önemli ve en özgün kalelerinden biridir.
Evvelce Salih Turhan’la beraber yazdığımız ve Elazığ Belediye’since 2009 yılı şubat ayında bastırılan “Elazığ-Harput Havaları” külliyat kitabımızda, yöreye ait toplam 335 eserin notası ve standart güftesi yer almıştı.
Fakat yöre müziği, hem nağme hem de güfte yönünden çok dinamik ve canlıdır. Mahalli Sanatçıların bu alanda sanki dokunulmazlığı vardır. Aynı hoyratı-gazeli ve türküyü her sanatçı kendine göre yorumlar ve kendi seçtiği mani ve sözlerle icra eder. Bu nedenle de bazen aynı ezgiyi, değişik sanatçıların yorumu ile ayrı ayrı notaya almak zorunda kalmışızıdır. Gerçi yorumların tümünü notaya almak mümkün değil ise de, sözlerin tümünü metin olarak kitaplara almak mümkündür.
Kitap, mahalli sanatçıların kendine has bu özgün hallerine ve Elazığ’da mahalli musıkî yaşantısının geçmişine ışık tutmak amacıyla iki cilt olarak hazırlanmıştır. İkinci cilt, tamamen mahalli sanatçıların sanatsal ağırlıklı hayat öyküleri, hatıraları ile arşiv fotoğraflarına ayrılmıştır. Bu hayat öyküleri içerisinde, Harput’un hakikaten o büyüleyen musıkîsi ve folkloru hakkında çok ilginç, değişik ve heyecan verici bilgiler mevcuttur.
Kısaca ikinci ciltte son yüzelli yıllık bir dönemde yaşamış yüzlerce mahalli ses ve saz sanatçısı ile bazı ilgili kültürel şahsiyetlerin sanatsal yaşamları incelenmiş; değişik araştırma konuları, çok sayıda eski düğün-meşk ve konser fotoğrafı ile içerik desteklenmiştir.
Birinci ciltte ise; genel Elazığ müzik kültürü bilgileri yanında, yöre ezgilerinin tümünün yaşayan tam ve en doğru güftelerini bulacaksınız. Sanatçıların okuyuşlarından derlenen ve binlerce ses kaydından ve mevcut yazılı kaynaklardan kıyaslamalı olarak doğrulanan güftelerin kıta ve manilerinin karşısında, çoğu zaman okuyucularının ismi de belirtilmiştir. Ayrıca eser başlıklarının hemen altında kronolojik sıraya göre eserin kayda değer güfte derleyicileri, kaynak kişileri ve makam ve usûl bilgileri verilmiştir. Sayfa altlarında ise ezginin önemi, özellikleri vs. hakkında gerekli açıklama ve notları bulacaksınız. Bu açıklama ve notların sizleri bazen Elazığ-Harput Havaları konusunda çok çarpıcı ayrıntılara ulaştıracağını rahatlıkla söyleyebilirim.
Birinci ciltte toplam 339 adet Elazığ ezgisine yer verilmiştir. Bunlardan 294 adedi sözlü, 45’i ise oyun havası ve saz eseridir. Sözlü olanların 189’u türkü, 44’ü hoyrat ve uzun hava, 14’ü gazel ve 47’si ise tasavvuf eseridir.
İlave olarak 10 adet yöresel beste, 41 adet yakın bölge türküsü, 15 adet klasik gazel ve bazı ulusal kahramanlık türkülerimizin güftesi de yine bu ciltte yer almaktadır.
‘Elazığ-Harput Müziği’nin Tarihi Gelişimi’nden ‘Yeni Derlenmiş Türkü Hikâyeleri’ne; ‘Harput’ta Kürsübaşı Geleneği’nden ‘Harput Gazellerinin Türkçe Anlamı’na; ‘Harput Müziği Form Tanımları’ndan ‘Harput Müziği’nde Şiirler’e; ‘Elazığ’ın Ünlü Türküleri Listesi’nden ‘Örnek Harput Fasılları Listeleri’ne; ‘Elaziz Halkevi-1936 Notalı Derleme Listesi’nden ‘İshak Sunguroğlu’nun Notalı Derleme Listesi’ne; ‘TRT Repertuarındaki Elazığ Ezgileri Listesi’nden ’nden ‘Elazığ-Harput Müziği Hakkında Kitaplar’a; Elazığ Meşklerindeki Türk Sanat Müziği Fasıl Listeleri’nden ‘Elazığ Tarih ve Coğrafya Bilgileri’ne ve Gakgoş’un Tanımı’na kadar onlarca konu başlıklı bilgi-belge ve fotoğraf da, birinci cildin diğer içeriğini oluşturmaktadır.
Çalan-söyleyen, yöneten, araştıran, derleyen-notalayan ve özetle uzun yıllar kaynağından yetişen bir kültür gönüllüsü olarak, Harput-Elazığ Müzik Kültürü üzerine yeni, doğru ve güncel kitaplar yazılması ihtiyacını görmek, benim için elbette zor değildi. O halde;
“Kültürel bir uğraşı olarak işe başladım,
Zaman içinde uzmanlaştım,
Üzerime görev düştüğünü anladım,
Bu kitap böyle çıktı ortaya”… diyorum.
Hazırladığım bu kitapta da (yazarı bulunduğum “Elazığ-Harput Havaları” kitabında olduğu gibi), mevcut yayınlara oranla tam iki kat daha fazla Elazığ Türküsü yer almaktadır.
Sonuç olarak 25 yıllık bir araştırma sonucu 165 adedi tarafımızca ilk defa derlenip kayıtlara geçirilmiş toplam 340 eserlik Elazığ Havaları Güldestesi’nin güfte-metin ve inceleme bilgileriyle, onları nakış nakış işleyip günümüze ulaştıran mahalli sanatçıların hayat öyküleri ve hatıralarını kapsayan genel bir “Elazığ Müzik Kültürü” kitabından bahsediyorum.
Faydalı olması dileği ile…

Şemsettin TAŞBİLEK
Yük. Müh.
Araştırmacı Sanatçı