235–252 / 331 sonuç gösteriliyor

Sale!

En Güzel Piyano Düetleri (CD’li)

20,00 18,00

En Güzel Piyano Düetleri klasik dönemden, 20. yüzyıla kadar uzanan piyano edebiyatından seçilmiş en güzel eserleri içermektedir. Bu kitap ile siz piyano öğretmenlerine ve öğrencilerine piyano eğitiminin her aşamasında kullanabileceğiniz geniş bir dağarcık sunulmaktadır. Bu düetler ile başlangıç düzeyinden, daha ileri düzeye kadar olan piyano öğrencilerinin eğitimi hedeflenmektedir.

Piyano öğretmenleri, eğitimlerinin başlangıcından itibaren piyano öğrencilerine düet öğretmenin ne kadar önemli olduğunu bilmektedirler. Düetler ile öğrencilerin “birlikte çalma” becerisinin yanı sıra “deşifre çalma” becerisi de kolaylıkla geliştirilebilecektir. Öğretmen ile beraber çalınan ilk düetler öğrenciye zengin bir müzikal tecrübe kazandıracaktır. Bu nedenle, kitabın başında sunulan öğrenci-öğretmen düetlerinde öğrenci bölümleri sadece 5-parmak pozisyonundan oluşmakta ve kolaydan, zora doğru sıralanmaktadır. Zengin armonilerden oluşan öğretmen bölümü daha ileri düzeydeki bir öğrenci tarafından da çalınabilir. Bu düetler iki piyanistin aynı piyanoda çalmasının ötesinde, ikiden fazla grupların aynı anda, ayrı ayrı piyanolarda da çalabileceği mükemmel eserlerdir.

Bu kitabın hazırlanması sürecinde her bir eser için farklı edisyonlar dikkatli bir şekilde gözden geçirilmiştir. Eserler içerisinde en iyi cümle bağları, artikülasyonları ve parmak numaraları verilmeye çalışılmış ve ölçüler çalışma esnasında kolay takip edilebilmesi için numaralandırılmıştır. Primo ve secondo bölümleri daha kolay çalınabilmeleri için ayrı sayfalara yazılmıştır. Bazı eserlerin daha kolay okunabilmeleri için primo ve/veya secondo bölümlerinin nota yazılım yerleri değiştirilmiştir. Eserler mümkün olduğunca kolaydan, zora doğru sıralanmasına rağmen, piyano eğitimcileri öğrencilerine eser seçerken istedikleri sırayı takip edebileceklerdir. Ayrıca, hazırlanan CD kaydı öğrencilerin ve öğretmenlerin, eserleri önceden dinleyerek seçim yapabilmelerine yardımcı olacaktır.

Piyano düetleri, besteciler ve eserleri hakkında bilgilere de kitapta yer verilmiştir. Eserler içerisinde kullanılan müzik terimlerinin açıklamaları ise kitabın sonunda yer alan “Terimler Sözlüğü” bölümünde yer almaktadır.

Sale!

Şan için Piyano Eşlikli Türküler

20,00 18,00

Bu kitapta, toplam yirmi tane halk türküsü yer almaktadır. Türkülerin seçiminde olabildiğince değişik makam, usul ve yöre farklılığı olmasına özen gösterilmiştir. Bu bağlamda kitap birbirinden farklı 8 makamı, 6 usulü, 17 yörenin türkülerini içermekte ve coğrafik dağılım bakımından da neredeyse Anadolu’nun bütün bölgelerini kapsamaktadır.

Kitaptaki türküler, ses sınırları bakımından çoğunlukla orta ses bölgeleri için uygun olmakla beraber, daha kalın ve ince sesler için de aktarımlar yapılmıştır. Bu nedenle kitabın en sonunda yer alan sekiz türkü, iki faklı tonda yazılmıştır. Ayrıca her eserin başına, kullanıcılara yardımcı olmak bakımından “ses sınırı göstergesi” eklenmiştir.

Kitabın beraberinde verilen ve türkülerin sadece piyano eşliklerinin yer aldığı (audio) CD ile istenilen eserin piyano eşliğinde söylenebilmesi amaçlanmıştır. Kullanım kolaylığı olması bakımından da, her eserin başında “CD sıra numarası” (track) belirtilmiştir.

Erdal Tuğcular, halk türkülerimizi ele aldığı bu kitapta mükemmel bir kompozisyon anlayışı sergilemiştir.

Türkülerimizin söz ve müzik ilişkisinin özünü çok iyi kavramış ve eserlerin piyano eşliklerini bu anlayış çerçevesinde yazmıştır. Burada kullandığı müziğe hiç yabancılık çekmezsiniz, çok sadedir ve zorlama yoktur. Yeni bir eser yaratma ön görüşüyle hareket etmemiş piyanoya büyük ve özden kopuk hareketler vermemiştir.

Piyano eşliği son tahlilde türkünün arkasında ve onunla bütünleşmiş, özu ona dayalı adeta “çoksesli bir meydan sazıdır”. Anadolu türkülerimizin özünü hiç bozmadan kabul eden değerli bestecimiz Erdal Tuğcuların çok beğendiğim bu çalışmalarından, “Türk Ezgileri” isimli CD çalışmamda ve ayrıca
MSGSU Devlet Konservatuvarında uzun yıllar verdiğim “Türkçe Metinli Müzikli Diksiyon Derslerimde” çok yaralandım.

Yaptığı çalışmalarla türkülerimizi tam da beklediğim gibi ele alan bestecimiz, her zaman sözünü ettiğimiz “yerelden evrensele” gitme yolunda büyük başarı kazanmıştır.
-Prof. Mesut İKTU-Bariton

Sale!

Özsoy Operası / Atatürk ve Adnan Saygun (CD’li)

19,90 17,91

Boyut Yayıncılık müzikseverleri, Cumhuriyet tarihini de aydınlatan muhteşem bir yaşam öyküsüyle buluşturuyor. Üstelik elde bulunan tek kaydıyla Özsoy Operası’nın 1982 Ankara gösteriminin yer aldığı CD-ROM da kitapla birlikte sizin oluyor.

“Özsoy Operası / Atatürk ve Adnan Saygun” başlıklı eser, Türk müzik tarihinin en değerli sanatçılarından Adnan Saygun’un yaşamı ve eserlerini yakın dostları Halit Refiğ, Gülper Refiğ ve kendi kaleminden cümlelerle anlatırken, Mustafa Kemal Atatürk’le ilişkisi ve Cumhuriyet Tarihi’nin önemli gelişmeleri hakkında da çok önemli ve özel bilgiler sunuyor. Gülper Refiğ; Atatürk Dönemi’ndeki Musıki Devrimi’yle anlatılan müzik tarihimizin ardından, Adnan Saygun’un çocukluğu ve gençliği, eşi Nilüfer Hanım’la tanışma hikayesi, unutulmaz Yunus Emre Oratoryosu’yla müziğimizin dünyaya açılması ve Cumhuriyet Tarihi’nin ilk operası Özsoy’a dair anıları, tarihe ışık tutan bu değerli kaynakta okuyucularla paylaşıyor. Özsoy Operası, kitapla gelen CD içinde, tüm müzikseverlere sunuluyor.

Sale!

Taburede 60 Yıl

32,00 28,80

Bu kitapta bir piyano virtüözünün sanki yanımıza oturup bütün doğallığı ile anlatmaya başladığı atmış yıllık sanat hayatı ve seksen yıllık acılı, mutlu, başarılı, zorlu, mücadele içinde geçen yaşamı yer almakta.
Küçük bir çocuk iken ellerine hayran olduğum, sürekli piyano klavyesinde hızla hareket eden parmaklarına bir mucize gözüyle baktığım, her sabah beni piyanosunun güzel sesi ile uyandıran, her konserini en önde izlediğim bana bakıp ta ne zaman gülümseyecek ve göz kırpacak dediğim, her seyahatinden eve dönüşün de heyecanla ona sarılmayı beklediğim babam Ergican Saydam.
Yalnızca mükemmel bir baba olmadı bana aynı zaman da bir sanatçı olarak, sanatı fikirleri, hocalığı, çalışkanlığı ve konsertist olarak profesyonelliği ile örnek aldığım kişi oldu.

Sale!

Müzikte Geniş Soluklar

14,90 13,41

” ‘Müzikte Geniş Soluklar’… müzik üzerine düşünme, müziğe düşünsel bir içerik katma konusunda bir hayli çorak olan ülkemizin sanat yaşamında gerçekten ‘geniş soluk’ aldırtacak bir çalışma, ciddi ve önemli bir adım sayılmalıdır.”
-İlhan Usmanbaş-

“Leyla Pamir ‘Müzikte Geniş Soluklar’… ile giderek bir ses çöplüğüne dönüşen günlük müzik dünyamızda bir ‘vaha’, bu yozlaşmadan ötürü sürekli ‘getto’laşan kaliteli müzik çevremize de bir geniş soluk alma fırsatı oluşturuyor… Mutlaka öğrenilmesi, anlaşılması gereken büyük çağdaş müzik yapıtlarına yaklaşmak isteyenler, Leyla Pamir’in ‘Müzikte Geniş Soluklar’ kitabını mutlaka okumalılar.”
-Onat Kutlar-

“Yazar, 18. yüzyıldan 20. yüzyıl ortalarına kadar belli başlı bestecilerin sanatından, bu sanatçıların tekniğinden, üslubundan ve özgünlüklerinden söz ederken, felsefeye, edebiyata, resim ve tiyatro sanatlarına gönderide bulunuyor. Böylece, çağdaşlık kavramının, sanat ve düşünce alanından bağımsız bir kavram değil, bu türlerin bir toplamı olduğunu gösteriyor bizlere. ‘Müzikte Geniş Soluklar’, müzik literatürümüzde bir eşi olmayan soluk ve boyutta bir inceleme / deneme. Meslekten müzisyene olduğu kadar, tüm sanatçılara, yazarlara, şairlere, düşünürlere ve aydın müzikseverlere sesleniyor.”
-Ferit Edgü-

“Sayın Pamir’in, Viyana Klasiklerinden günümüze kadar gelen dönemlerin en önemli yaratıcılarını, büyük ve yorucu bir emekle inceledikten sonra kaleme almış olduğu bu özlü eser… uzun zamandır çok az sayıda eserle yetinmeye adeta alışmış olan çok-sesli müzik kitaplığımızı harekete geçirmiş, hatta canlandırmıştır…”
-Cevad Memduh Altar-

Sale!

Bir Halkın Müziği Caz

15,00 13,50

Caz, Siyahların Amerikan toplumunda beyaz ırkçılığına, Ku-Klux-Klan’a, ırk ayrımcılığına karşı verdikleri uzun ve acılı mücadeleler boyunca, Amerikan Yerlileri ve dünyanın hemen her köşesinden gelen göçmenlerle birlikte ezenlere karşı ortak bir mücadele ve ortak bir kültüre doğru gelişme ve bütünleşme içinde yarattığı özgün ve önemli bir müziktir. Caz, bugün, eğrisi ve doğrusuyla uluslararası bir sanat ve insanlığın kültür hazinesinin demirbaşlarından biridir. Cazı daha yakından anlayabilmek için, cazın yaratıcısı olan Amerika’nın siyah insanlarının tarihini, beyazların tarihi kadar incelemek ve bir bileşim halinde kavramak gerekir. Bu aynı zamanda, hem dünya çapında bir emperyalist güç, hem de siyah, beyaz ve pek çok başka ırktan oluşan halkıyla çok değerli sanat, bilim, müzik ve kültür birikimleri ve insanları yetiştiren bir ülke olan bugünkü Amerika’yı daha iyi anlamak için gereklidir.

Sale!

Yalan.. Sanat Konuşmaları

8,00 7,20

Neşeyi anlatan sesler vardır. Bu bazen halay çekenlerin boğuk çığlığı veya horonun cezbesine kapılanların keskin ıslığı olur. Acıyı anlatan sesler vardır. Bu bazen, koca bir ömrün bir derdini sezdiren bir “ah..”, veya içe akan gözyaşlarını gönüllere ulaştıran bir ağıt olur.
Anasının boynuna atılan yavrunun sesi vardır.

Birbiri üstüne kıvrılan dalgaların sesi vardır.

Gökyüzünde kanat çırpan kartalın sesi vardır.

Ve nihayet, şuur altının el yordamıyla sezilen yolundan, rüyalar iklimine götüren sesler vardır.

Sale!

Gürer Aykal Bir Cumhuriyet Çocuğunun Orkestra Şefi Olarak Portresi

20,00 18,00

Ben ilk kez bir orkestra şefinin portresini yazdım. Tutkulu ve başarılı bir Cumhuriyet çocuğunun dünyasını sizinle paylaşmanın kıvancını yaşıyorum.

Evin İlyasoğlu

Dört Mevsim

18. yüzyılda, Venedik’te, müzik ve aşk her şeyden daha üstün tutuluyor, ergenlik çağına gelen iki güzel kızkardeş içinse, şehrin tutkuları baş döndürücü bir şekilde birbirine karışıyordu.

Chiaretta ve Maddalena, birbirlerinden gündüz ve gece kadar farklıdır. İki kızkardeş henüz bebekken, Venedik’in, bahçesine bırakılan bebekleriyle nam salmış hastanesi ve dünyaca ünlü müzik akademisi Ospedale della Pietà’nın (Pietà Hastanesi’nin) basamaklarında bırakılmışlardır. Ateşli ruhlu ve asi Chiaretta, Venedik’in büyük aristokrat ailelerinden birine gelin girerek zaman içinde şehrin en güçlü kadınlarından biri haline gelir. Maddalena ise bir keman virtüözü olur ve Antonio Vivaldi için ilham kaynağına dönüşür. Dört Mevsim, Venedik’in 18. yüzyıldaki halini ve bu iki sıradışı kadının yaşamlarını ve aşklarını renkli bir hayal gücüyle zenginleştirerek anlatıyor.

“Müzik ve 18. yüzyıl Venedik’inin tehlikeli, seçkin dünyası, bu iki öksüz kızkardeşin şiirsel ve romantik hikayesi için muhteşem bir fon oluşturmuş.”

Stephanie Cowell, Marrying Mozart’ın yazarı

“Laurel Corona’nın Dört Mevsim adlı eseri, dahi rahip/besteci Vivaldi’nin egzotik dünyasına yerleştirilmiş bu iki kızkardeşin hikayesini ve Venedik’in 18. yüzyıldaki ortamını son derece etkileyici bir üslupla anlatıyor. Sonuç: Yüreklerin ve tarihin güçlü bir kreşendosu!”

Karen Harper, The Last Boleyn ve The First Princess of Wales’ın yazarı

“Hiç Venedik’e gitmedim, hiç keman çalmadım veya bir melodi bile bestelemedim ama Dört Mevsim’i okuduktan sonra, üçünü de yaptığımı ve böylece aşkın alabileceği birçok biçimi daha iyi anladığımı hissediyorum. Tebrikler, Laurel Corona.”

Sally Gunning, The Widow’s War ve Bound’un yazarı

“Corona, 18. yüzyıldaki Venedik ve Vivaldi’yi yaşama döndürerek aşk, tutku ve müzik hakkında çarpıcı bir hikaye anlatıyor.”

Lauren Willig, The Secret History of the Pink Carnation’ın yazarı

Sale!

Müzikte Estetik

11,00 9,90

Batı müzik tarihinin temel setetik sorunları üzerine kaleme alınmış, kuramsal çözümlemenin disiplinlerarası bir çerçevede serimlendiği ayrıcalıklı bir müzikal estetik perspektifi. Müzik estetiğini eleştirel bir incelemeye tabi tutarken araştırma alanlarını ve nesnelerini titizlikle tanımlıyor Fubini. Müzik estetiğinin özerk bir ifade biçimi olarak görüldüğü Antik Yunan kültüründeki müzik düşüncesinden 1900'lerin müzik anlayışına varan bir tarih aralığı. Müzikal formların doğaları ve kültürel kaynakları, tematik müzik anlayışlarının değişim dinamiği ve devingenliği, alımlayıcının müziği kavrayışındaki temel öncüller ve tabii dinleme pratikleriyle tamamlanan kuramsal ve tarihsel bir çatı.

Sale!

Platon’da Müzik

12,00 10,80

Platon, müziğin eğitici ve etik değeri sayesinde insan ve toplum eğitimindeki önemini günümüzden yaklaşık 2500 yıl önce ortaya koymuştur. Onun müzik anlayışının temel kavramı olan armoni (harmonia) yani uyum, aynı zamanda insan ruhu ve evrenin uyumunu kapsar ve bir ölçüde Pythagorasçı anlayışın Platon’daki yansımasıdır.

Platon’un müzik anlayışı, bazı yönleri ile zaman içinde birçok felsefeci ve müzikçi tarafından eleştirilmiştir. Bunlardan ilki öğrencisi Aristoteles’tir. Aristoteles, müziğin sadece bir boş zaman doldurma etkinliği olduğunu, dolayısıyla her yurttaşın müzikle uğraşması zorunluluğunun, gereksiz olduğunu savunur. Epikuros, Demokritos, Philodemos gibi daha birçok filozof bu listeye eklenebilir.

Çıkarılacak sonuç şu olabilir; müzikten felsefeye ve felsefeden müziğe giden genel bir yaklaşım ve geliştirilecek bir bakış açısı, bu iki disiplini daha da zenginleştirebilecektir. Bu çalışmanın bu yönde atılmış bir adım olarak değerlendirilmesi doğru olacaktır.
-Nesrin Akan-
(Tanıtım Bülteninden)

Sale!

100 Opera

20,00 18,00

Opera sanatının anayurdu İtalya’dır. Rönesans’ın başlıca merkezlerinden biri olan Floransa, çağımız müzikli sahne eserlerinin de beşiği sayılır. İncelemelerden, opera fikrinin bu şehirdeki bazı müzikçi ve şairlerin birleşerek eski Yunan oyunlarına benzer eserler yazmak istemelerinden doğduğu anlaşılıyor. Örnek olarak “Yunan Trajedisi” alınınca, eşlik edecek müziğin nasıl olacağı ve Peri tarafından 1594 de bestelenen ‘Dafne’ adlı ilk opera sanat çevrelerinde büyük heyecan uyandırmıştı.

Sale!

Senfoni

9,50 8,55

Senfoni üzerinden yapılacak bir incelemenin klasik müziğin türlü alanlarına açılan bir müzikal tür çözümlemesi olması beklenir. Sözgelimi Haydn’ın bir senfonisi üzerine yapılan bir araştırma, klasik idealin birçok formunu içeren birçok tarihsel kesite açılır. Hafif müzik ve caz gibi türlerin bile zaman zaman senfoniye has klasik bir yapıyı benimsediği dikkate alınırsa, bu çapraz soruşturmanın önemi anlaşılır. Bu özlü çalışma, kapsamı bakımından ansiklopedik bir inceleme olduğu iddiasını taşımasa da, bu ayrıcalıklı müzikal türün tarihi ve teknik özellikleriyle ilgili ufuk açıcı bir tartışma sunuyor.

Sale!

Blues

9,50 8,55

Önceleri bir kaynak tür olarak kabul gören Blues, artık bağımsız ve özellikli bir müzikal ifade biçimi olarak dünyanın dört bir tarafında ilgi görüyor. Kökenlerindeki başkaldırı ve hüznün yenilikçi bir müzikal from olarak yeniden doğuşu, yaratıcılıklarını bu alanda sivrilten birçok öncünün varlığıyla mümkün olabilmiştir. Bugün Blues adı altında toplanan müziklerin evrensel niteliği, her türlü kaynak çözümlemesinin özünde bulunan bir insanlık durumuyla bu müzikal biçimin yarattığı benzersiz uyumda aranmalı. Konunun saygın uzmanlarından Herzaft’ın kaleminden “Tarihsel ve çağdaş bir Blues panoraması”.

Sale!

Salsa Ve Latin Caz

10,50 9,45

Güney ve Orta Amerika ile Karayıpler’in otantik ritimlerinin harmanlandığı salsa, yeni dünya’da cazla iç içe geçerek etkisi tüm dünyaya yayılan benzersiz bir müziğin doğuşunu müjdeledi. Farklı enstrümanların farklı kültürel etkilerle karışması, melez amao oranda karakteristik bir ritmin miladı sayıldı hep. Sadece kendisine has bir müzik sahnesinin değil, aynı zamanda tarihsel ve toplumsal bir anlam örgüsünün de inşa edici özellikleriyle yüklü salsa ve latin caz, farklı kültür evrenlerinin besleyici etkileriyle gelişti. Müzik dünyasının başat eğilimlerinden birinin tüm renkliliğiyle çözümlendiği bir kılavuz kitap.

Sale!

Tango

9,50 8,55

Buenos Aires’in, Başkentin yitik ve sefih mahallesi Palermo’nun tüm hüznünü taşıyan bir müzik tango. Bir müzik olmanında ötesinde, Latin Amerika kaynaklı bir insanlık mirasının en görkemli, en etkileyici renklerinden biri. Kendi kültürel coğrafyası, kendi sosyal arka planı ve kendine has efsaneleriyle müzikal bir olgu olmanın sınırlarını aşan tango, dünya çapında yarattığı etkinin büyüklüğüyle de birçok tarihsel, sanatsal ve akademik incelemenin konusu olmuştur.