19–27 / 27 sonuç gösteriliyor

Rembetika

1920`lerde, Büyük Mübadele`nin ardından ortaya çıkan, Pire`nin esrar tekkelerinde serpilip büyüyen, sonraları Atina`nın kulüplerinde kendine yer bulan bir müzik türü rembetika. Doğu Akdeniz duyarlılığı müziğe sinmiş; sözlerse, hem Ege insanının hüznüne, tutkusuna, aşkına yer veriyor, hem de şehirli yeraltı dünyasının pek de saygıdeğer olmayan hayatına. 1965 yılında ilk kez gittiği Yunanistan`da karşılaştığı bu müzik türüne duyduğu ilgiyi kitaplaştıran Gail Holst, Avustralyalı bir müzikolog. Ortaya koyduğu eser, Yunanistan`da dört baskı yapmış. Kuru bir dille yazılmış uzmanlık tezi değil, rembetikanın tüm sıcaklığını duyuran, aynı zamanda bu müziğin tarihçesini ve ana ögelerini tanıtan bir çalışma. Kitabın değerini daha da artıran çok sayıdaki belgesel fotoğrafla, rembetika şarkı sözlerinin çevirisi.

Sale!

Pink Floyd The Wall

4,00 3,20

Özgün Pink Floyd topluluğu müzik hayatına ilk atıldığında gitarda Dave Gilmour`ın yerine Syd Barret yer alıyordu, grubun diğer elemanları ise hiç değişmedi. (…..)

Kentin Türküsü: Anadolu Pop-Rock

1994-2001 arası Cumhuriyet Gazetesi`nde müzik haberleri, yorumları kaleme alırken, Cumartesileri müzik sayfası hazırlarken, özellikle yerli sanatçılarla, akımlarla, olaylarla ilgili doğru, güvenilir kaynak sıkıntısı çektim. Geçmişi sadece yarım yüzyıla uzanmasına karşın yerli popla, rockla ilgili işe yarar bilgi o kadar sınırlıydı ki! Dönemin dergileriyle gazetelerine sıkışmış magazin kokan haberlerin ve söyleşilerin içinden cımbızla ayıklanarak çıkartılmış malzeme de olmasa koskoca sektör adeta tarihsiz kalacaktı. Tabii ki bir dolu bilgi vardı bu haberler ve söyleşiler içinde ama ne derece doğruları yansıttıkları, tatmin edici oldukları da bir başka sorundu. Gazeteciyseniz ne yaparsınız; gidip doğruyu insanlara, kaynağın kendisine sorarsınız değil mi? Bunu da yaptım, ancak her kişiden arzu ettiğim ölçüde sağlıklı bilgi akışını sağlayamadım. Bellekleri zayıflamış, ürettiği plakların isimlerini, o dönem neler olup bittiğini anımsayamayan, bir köşeye hiçbir şekilde not düşmemiş yıldızlarla karşılaştım. Hal böyle olunca, işin başa düştüğünü anladım ve popüler müzik tarihimizi belgeleyenler arasına kenarından köşesinden katılıp çorbada tuzum bulunsun istedim. Anadolu Pop/Rock`la başladım; çünkü müziksever olarak bu işe emek vermiş isimlere sürekli borçlu hissettim kendimi. Bir avuç kentsoylu gencin yüzlerini Anadolu`ya çevirmesine, binlerce yıllık kültürü, gelenekseli evrensele taşıma çabasına saygı duydum. Müziğimizin evrenselleşmesinde en önemli adımlardan biri olarak gördüğüm bu yolun yolcularının serüvenlerini anımsatmak, anlatmak ve geleceğe taşımak, Anadolu Rock`ın Haluk Levent`le başladığını sanan gence, geçmişi on yıla bile ulaşmamış bir grubun ilk yerli progressive temsilcisi olduğunu iddia eden müzik yazarına doğruyu sunmak için yazdım kitabı. -Cumhur Canbazoğlu- (Tanıtım Bülteninden) Not: Poster Abdülkadir Elçioğlu çizimi.

Sale!

Görüntünün Müziği Müziğin Görüntüsü

15,00 12,00

Bu derlemede, Sadi Konuralp`in anısı etrafında bir araya gelen araştırmacılar, film, televizyon ve video ile müzik ilişkilerine kuramsal ve tarihsel açılardan yaklaşırken, görselle işitselin etkileşimini somut örnekler üzerinden tartışıyor ve bu alanda yapılacak çalışmalara öncülük ediyorlar. Sinemada Müzik Kullanımı ve Bir Örnek: Uzak, Oğuz Onaran Türk Sinemasında Müzik: Bir Tarihçe Denemesi, Cem Pekman Televizyonun Müziği: Bir Eklemlenme Öyküsü, Barış Kılıçbay Türkiye`de 1990 Sonrası Müzik Endüstrisi ve Görüntü, Kaan Taşbaşı Sadi Konuralp`in Film Müziği Çalışmalarına Katkısı, Ahmet Gürata Türk Sinemasının Şarkılı Melodram ve Arabesk Filmlerinde Film Müzikleri, Sadi Konuralp Animede Müzik, Sadi Konuralp

Sale!

Elektrogitar Efektleri ve Amplifikatörler

15,00 12,00

Elektrogitar, amplifikatör ve efekt aletleri üçlüsü kullanılmaya başlandığından beri müziği etkileyip değiştirmiş, teknolojiyle birlikte müzikte ifade şekilleri değişmiş ve yeni akımlar doğmuştur. Kullanılan gitar ne kadar kaliteli olursa olsun, kulağa gelen son ses amplifikatör ve efekt aletlerinden geçerek oluştuğundan, elektrogitar çalan birinin, istediği sesi alabilmesi için gitarı olduğu kadar, amlifikatörleri ve efekt aletlerini de tanıması gerekmektedir. Kitapta bu üçlünün en az elektrogitar kadar önemli olan amplifikatör ve efekt aletleri üstünde durulmuştur.

Sale!

Doğaçlama

16,00 12,80

Gitarist Derek Bailey`in bu kitabı, doğaçlamayı, flamenko`dan rock`a, cazdan modern müziğe kadar uzanan geniş bir alandaki farklı uygulamalarıyla ele alan ilk kitaptır. John Zorn, Jerry Garcia, Steve Howe, Steve Lacy, Lionel Salter, Earle Brown, Paco Pena, Max Roach, Evan Parker ve Ronnie Scott gibi ünlü doğaçlamacılarla yaptığı karşılıklı konuşmalarla Bailey, doğaçlama pratiğinde saklı olağanüstü imkanları duru bir anlatımla gözönüne seriyor ve bunu yaparken doğaçlamanın müzik yapmanın temeli olduğunu vurguluyor.

Çoksesli

Gazete ve dergi sayfalarında pek sık olmasa da müzik karikatürlerine rastlarız. Saçı başı dağılmış, elinde bastonuyla bir orkestra şefi simgesi olmuştur bu karikatürlerin. Karikatür kitapları son dönemde oldukça ilgi gören bir tür halini aldı. Toplumsal ironiyi en iyi anlatan karikatürün müziğe bakışını görüyoruz. Tan Oral`ın Sus ve Dinle`si ile Savaş Dinçel`in Çoksesli`sinde. Tan Oral, toplumun müzikle ilgisini karikatürleştirmiş kitabında. Müziğin gelişimi ve değişik sınıflarda algılanışı çıkış noktası olmuş. Tabii bir de müzik tutkusu. Müzik ve müzikçilerin dışında, yaşamımda başka bir şeye pek de imrendiğim söylenemez. Hiçbir şey de, sıkıntılı zamanlarımda müzik kadar beni avutmamıştır, belki çizmek. Yaşamımı dolduran diğer bir uğraştır çizmek. İkisinin çakışması bu durumda kaçınılmazdı. Savaş Dinçel karikatürist ve tiyatro sanatçısı. Onun da yaşamının diğer bir tutkusu müzik. Dinçel daha çok müzikçilerini anlatmış Çoksesli kitabında (Osman Giritli, Hürriyet, 10 Şubat 1991)

Sale!

Caz Müziğinde Akor Dizileri

20,00 16,00

Emprovizasyon caz müziğinin vazgeçilmez bir öğesidir. Emprovizasyonun gizli mekanizmasını tam olarak açıklamak mümkün değildir. Ancak süreklilik gösteren üç elemandan meydana geldiğini söyleyebiliriz. Bunlar melodi, armoni ve ritimdir. Bu elemanlardan hiçbiri yerinden oynatılamaz ve birbirinden ayrı olarak düşünülemez, kısacası melodi armoniyle, armoni melodiyle ve her ikisi de caz müziğine özgü bir ritmik yapıyla içiçedir. Bu kitap emprovizasyon yapmasını öğretmez, ancak nasıl yapıldığı ve hangi temellere dayandığı konusunda bir fikir verebilir. Melodinin akışı ile akorlar arasında bağlantı kurabilmek teorik olarak emprovizasyon aşamasına gelinmesine yardımcı olur. Her icracı melodik hareketleri farklı duyabilir. Burada önemli olan kendi duyguları çerçevesinde kalarak kendi melodilerini çalmasıdır. Öncelikle doğru çalmanın ve sürekli aşama içinde olmanın kuramsal bilgiye bağlı olduğunu unutmamalıdır. Bu kitap, hem icracı, hem de kuramsal bilgi yönünden belli bir düzeye gelmiş müzisyenlerin faydalanacağı ve zaman zaman başvuracakları bir kaynak kitap niteliğinde hazırlanmıştır.

Sale!

Buzuki Erol

7,50 6,00

Erol Örter, 1938 yılı 18 Haziran`ında Kasımpaşa`da doğdu. Babası Osmanlı sarayının yorgancıbaşısı Mustafa`nın oğlu Ahmet Kemal, annesi Sisam Rumlarından Maria`dır. Bir tesadüf eseri eline aldığı buzuki; Erol Örter`in hayatını tersane işçiliğinden, bir rembetika ustası olarak İngiltere`den İsrail`e, Yunanistan`dan Kıbrıs`a, dünyanın çeşitli yerlerindeki tavernalara, gazinolara taşınır. Elinizdeki kitapta onun, kah Buzuki Erol, kah Kosta olarak eşi Despina ile birlikte sürdürdüğü renkli sahne hayatından kesitler bulacak, bir rembetin gözünden dünyanın çeşitli yerlerini ve oradaki insanları tanıyacaksınız. Erol Örter`in yedi bestesinin notasının da yer aldığı kitaptan, buzuki hakkında bilgiler de edinebileceksiniz.