127–144 / 178 sonuç gösteriliyor

Sale!

Müziği Okumak Cilt 2

20,00 16,00

Müziği Okumak isimli bu kitap, İrkin Aktüze`nin 1985 yılından günümüze kadar Uluslararası İstanbul Festivali`nin program kitapları için yaptığı parça açıklamalarını temel almaktadır. İrkin Aktüze ayrıca festival için yapılan ancak program değişikliği nedeniyle yayınlanmayan, çeşitli özel konserler ile radyo yıllarında hazırladığı programları ve besteciler için önemli gördüğü bazı eserlerin yanısıra Türk bestecilerinin radyolarımızda, plaklarda ve konserlerde seslendirilen eserlerini de alarak, kitabı zenginleştirdi. Kısa ya da ayrıntılı özgeçmişler bestecilerle ilgili kitaplarda bulunabileceğinden, 400 kadar bestecinin solo, oda müziği, orkestral, vokal, koral gibi her türde eserinin açıklamalarını içeren ve bu nedenle de çok geniş kapsamlı olan Müziği Okumak`ta, bestecinin yaşamındaki yeri ve bestelenmesinde etkin olan olayları ya da duyguları anlatmayı yeğlerken, az çalınan ve az tanınan besteciler için de birer özgeçmiş verildi. Bu ciltte yer alan besteciler: Cabezon, Caccini, Cage, Casals, Castello, Castelnuovo-Tedesco, Casterede, Castrucci, Cavalli, Cernohorsky, Chabrier, Charpentier, Chausson, Cherubito, Chopin, Cilea, Cimarosa, Copland, Corelli, Couperin, Cowell, Crumb, Crusell, Czerny, Çaykovski, Dalvimare, Damase, Daniel-Lesur, Darmar, Debussy, Delerue, Delibes, Delius, Demiriş, Devienne, Diabelli, Domeniconi, Dondeyne, Desire, Donizetti, Doppler, Doqland, Dubois, Dukas, Duparc, Dupre, Durante, Durufle, Dusek, Dutilleux, Dvorak, Eben, Elgar, Enescu, Erdeli, Erkin, Falla, Faure, Feld, Franck, Françaix, Frescobaldi, Froberger, Furchheim, Gabrieli, Galuppi, Geminiani, Genee, Gerhard, Gershwin, Ginastera, Giordani, Giuliani, Glazunov, Glinka, Gluck, Godard, Godefroid, Göldberg, Goltermann, Gorecki, Gorzanis, Gounod, Granados, Gretry, Grieg, Grofe, Grosskopf, Guastavino, Gubaidulina, Guerrero, Guinjoan, Güneş.

Sale!

Müziği Okumak Cilt 1

25,00 20,00

Müziği Okumak isimli bu kitap, İrkin Aktüze`nin 1985 yılından günümüze kadar Uluslararası İstanbul Festivali`nin program kitapları için yaptığı parça açıklamalarını temel almaktadır. İrkin Aktüze ayrıca festival için yapılan ancak program değişikliği nedeniyle yayınlanmayan, çeşitli özel konserler ile radya yıllarında hazırladığı programları ve besteciler için önemli gördüğü bazı eserlerin yanısıra Türk bestecilerinin radyolarımızda, plaklarda ve konserlerde seslendirilen eserlerini de alarak kitabı zenginleştirdi. Kısa ya da ayrıntılı özgeçmişler bestecilerle ilgili kitaplarda bulunabileceğinden, 400 kadar bestecinin solo, oda müziği, orkestral, vokal, koral gibi her türde eserinin açıklamalarını içeren ve bu nedenle de çok geniş kapsamlı olan Müziği Okumak`ta, bestecinin yaşamındaki yeri ve bestelenmesinde etkin olan olayları ya da duyguları anlamayı yeğlerken, az çalınan ve az tanınan besteciler için de birer özgeçmiş verildi. Bu ciltte yer alan besteciler: Albinger, Adams, Aguado, Akın, Akses, Alfonso, Alnar, Altenburg, Anderson, Andre, Arel, Arne, Arnold, Atterberg, Ayala, Bacarisse, Bach, Balakiref, Baran, Barber, Barrios, Bartok, Başeğmezler, Beethoven, Bellini, Berg, Berio, Berkeley, Berlioz, Bernstein, Bertoni, Bizet, Bloch, Boccherini, Boismortier, Boito, Bolling, Bonnet, Borodin, Boulzes, Boyce, Böhm, Brahms, Briccialdi, Britten, Brosse, Brouwer, Bruch, Bruckner, Bull, Busoni, Buxtehude, Byrd.

Johann Sebastian Bach

Johann Sebastian Bach! Kısaca evrensel müziğin en yüce ismi diyebiliriz. Bu ismi yaşatmak ve ona hizmet etmek tüm müzisyenlerin görevidir. Bu kitap bir Türk pianisti tarafından, Bach hakkında bilgisini tazelemek veya daha derin araştırmalara yönelmek isteyecek genç müzisyenlere, müzikseverlere arkadaşça yardımcı olabilmek amacıyla yazıldı.

Sale!

İstanbul Oda Orkestrası ve Hamit Alacalıoğlu

5,00 4,00

Dört-beş yaşlarında ike annem babam, elimden tutup konserlere götürürlerdi beni. Bir küçük orkestra anımsıyorum on–on iki kişilik. Başlarında da ufak bir boylu bir adam vardı. Tatlı tatlı çalarlardı, süslü, kocaman salonlarda. Geçenlerde annemin eski resimlerini karıtırırken bir broşür geçti elime. Kapağındaki fotoğrafta baktım… Bu benim o zamandan beri hiç unutamadığım küçük orkestra… İstanbul Oda Orkestrası… Yöneten Dr. Hamit Alacalıoğlu…. Dikkatlice karıştırdım broşürü. Sanırım 63-64 yıllarında basılmıştı. O zamana kadar çaldıkları salonlar, çaldıkları eserler, aldıkları eleştirilerden pasajlar…

Sale!

Hatırat – Tuna Boyunca Anılarla Ezgiler

40,00 32,00

Şehrimizde yaşam acelesiz bir tempoda sürerdi. Evimiz kahveler ve tavernalarla çevrili küçük üçgen bir meydanı olan şehir çarşısına yakındı. Hemen hemen her gün oradan geçerdim. Çarşının demirbaşlarından biri her renk ve şekilde acadele satan bir Türk şekerleme satıcısıydı. Eugenia Popescu-Judetz müzikolog ve sanat tarihçisidir. Yıllarca Pittsburgh Duquesne Üniversitesi`nde Doğu Avrupa ve Türkiye`nin halk müziği ve seyirlik sanatları üzerine dersler vermiştir. Hatırat-Tuna Boyunca Anılarla Ezgiler, şehirler ve kişiler ekseninde gelişen bir anı kitabıdır. Eugenia Popescu-Judetz`in hayatında önemli yer tutan Cantemir`den Sarı Saltık`a, Panait Istrati`den Yaşar Nabi`ye kadar birçok kişiye; Bükreş`ten İstanbul`a, Adakale`den Dobruca`ya kadar birçok şehre bir minnet borcunun ifadesidir. Kitapta ayrıca, eşi Gheorghe Popescu-Judetz ile yıllar süren derleme çalışmalarının öyküsünü, bu müziklerin notalarını ve kitabın ekindeki CD`de de bu müziklerden örnekleri bulabilirsiniz.

Sale!

Görüntünün Müziği Müziğin Görüntüsü

15,00 12,00

Bu derlemede, Sadi Konuralp`in anısı etrafında bir araya gelen araştırmacılar, film, televizyon ve video ile müzik ilişkilerine kuramsal ve tarihsel açılardan yaklaşırken, görselle işitselin etkileşimini somut örnekler üzerinden tartışıyor ve bu alanda yapılacak çalışmalara öncülük ediyorlar. Sinemada Müzik Kullanımı ve Bir Örnek: Uzak, Oğuz Onaran Türk Sinemasında Müzik: Bir Tarihçe Denemesi, Cem Pekman Televizyonun Müziği: Bir Eklemlenme Öyküsü, Barış Kılıçbay Türkiye`de 1990 Sonrası Müzik Endüstrisi ve Görüntü, Kaan Taşbaşı Sadi Konuralp`in Film Müziği Çalışmalarına Katkısı, Ahmet Gürata Türk Sinemasının Şarkılı Melodram ve Arabesk Filmlerinde Film Müzikleri, Sadi Konuralp Animede Müzik, Sadi Konuralp

Flüt Metodu

Devlet sanatçısı Gülşen Tatu`nun genç flütçülere kendi bilgi ve tecrübelerini ana dillerinde sunmak amacıyla hazırladığı flüt metodu. İzmir`de doğan Prof. Gülşen Tatu, İzmir Devlet Konservatuarından mezun olduktan sonra aynı kurumda asistanlık yaptı. DAAD bursunu kazanarak gittiği Almanya`da Essen ve Freiburg Müzik Akademilerinde Prof. Rütters ve dünyaca ünlü Prof. Aurele Nicolet ile çalışıp Solistlik Diploması aldı. Daha sonra Prof. Nicolet`in teklifini kabul eden sanatçı, onun üç yıl boyunca asistanlığını yapıp aynı zamanda Güney Batı Radyo Senfoni Orkestrasındaki Solo-Flütist görevini sürdürdü. Eğitimci olarak kısa sürede göstermiş olduğu başarılı çalışmalar nedeniyle Karlsruhe ve Stuttgart Müzik Akademilerinden de teklif aldı ve bir süre her üç akademide doçent olarak çalıştı. 1986 senesinde Trossingen Müzik Akademisine Profesör olarak atandı. Aynı yıl İstanbul Senfoni Orkestrasına Solist Sanatçı olarak atanan Gülşen Tatu, şimdi bu görevini İzmir Devlet Senfoni Orkestrası Devlet Sanatçısı olarak sürdürmektedir. Avrupa ve Uzak Doğu ülkelerinde sayısız başarılı konserler veren, kayıtlar yapan Gülşen Tatu, ayrıca flüt kurslarında dünyanın birçok ülkesinden gelen öğrencileri yetiştirmektedir. Gülşen Tatu en önemli uluslararası flüt yarışmalarında ödüller almıştır: 1977 Prag/Çekoslovakya 1978 Freiburg/Almanya 1978 Stuttgart/Almanya SDR Televizyon Yarışması 1978 Paris/Fransa 1978 Markneukirchen/Almanya 1985 Kobe/Japonya Sanatçı, Türkiye`de verdiği flüt kursları ile genç flüt sanatçılarına destek olmaya devam etmekte, başarılı olanları yurt dışında eğitmektedir. İngiltere, Norveç, Macaristan Müzik Akademilerinde misafir profesör olarak kurslar veren sanatçı, 2004 yılında New York Flüt Derneği tarafından konserler ve seminerler vermek üzere davet edilmiştir. Manhattan School of Music, Mannes School of Music ve Juillard School of Music`de kurslar vermiştir. W. A. Mozart`ın tüm flüt konçertoları CD kayıtlarına ilave olarak, 2004 yılında flüt-gitar ikilisi için yeni CD çalışmalarını programına almıştır.

Sale!

Eskiçağ Kilikia Çalgıları

15,00 12,00

Eskiçağ insanının sesleri, ezgileri, kısaca müziği, günümüze ulaşamamış olsa da, aynı insanların müzik aletlerini ve müzisyenleri betimledikleri kabartma ve çizimlerden o dönemin müziğine dair fikir edinebiliyoruz. Akdeniz`in kuzey doğu ucunda, bir yandan deniz, diğer yandan da kara yollan üzerindeki konumuyla önemii bir pozisyona sahip olan Kilikia`da, Luvi, Hurri, Geç Hitit, Arami ve Sami gibi değişik etnik grupların bir arada yaşamış olması, bölge müziğinin ve çalgılarının çeşitlilik kazanmasına ve zenginleşmesine yol açmıştır. Bu araştırmada, bulunan kabartma ve çizimlerden yola çıkarak, Kilikia BÖlgesi`nin antik çağlardaki enstrümanları incelenmiştir.

Esatiz-i Elhan

Rauf Yekta Bey (1871-1935), Türk müziğinin ünlü isimlerini konu alan bir dizi risale yazmış, bunlardan Zekai Dede, Abdülkadir Meragi ve Dede Efendi`ye ilişkin olanlarını yayımlayabilmiştir. Meraklısı, bu risalelerin çeviriyazılarını bu kitapta birarada bulabilecektir.

Sale!

Elit Bir Fahişenin Öyküsü

18,00 14,40

İçlerinden birinin, yaşamında gerçek bir aşk duyduğunu, bundan acı çektiğini, bundan öldüğünü öğrendim. Öğrendiğimi de okura anlattım. Bir görevdi bu. Bu sözler, Alexandre Dumas Fils`in, dünyaca meşhur Kamelyalı Kadın romanının son sayfasından… Verdi, elit bir fahişenin dokunaklı hikâyesini anlatan bu eserden aldığı ilhamla, tüm operaları arasında en çok sevilecek ve hatırda kalacak, birbirinden güzel ezgilerle dolu, meşhur La Traviata`sını bu romandan sonra besteledi. Ufuk Çakmak Elit Bir Fahişenin Öyküsü başlıklı incelemesinde, opera edebiyatının en ışıklı zirvelerinden birini teşkil eden bu yapıtı mercek altına alıyor. Yazar, La Traviata`nın müziksel ve dramatik bir analizini yaparken, okuru sanatın değişik türleri ve on dokuzuncu yüzyıl operaları arasında küçük gezintilere davet ediyor.

Sale!

Elektrogitar Efektleri ve Amplifikatörler

15,00 12,00

Elektrogitar, amplifikatör ve efekt aletleri üçlüsü kullanılmaya başlandığından beri müziği etkileyip değiştirmiş, teknolojiyle birlikte müzikte ifade şekilleri değişmiş ve yeni akımlar doğmuştur. Kullanılan gitar ne kadar kaliteli olursa olsun, kulağa gelen son ses amplifikatör ve efekt aletlerinden geçerek oluştuğundan, elektrogitar çalan birinin, istediği sesi alabilmesi için gitarı olduğu kadar, amlifikatörleri ve efekt aletlerini de tanıması gerekmektedir. Kitapta bu üçlünün en az elektrogitar kadar önemli olan amplifikatör ve efekt aletleri üstünde durulmuştur.

Sale!

Doğaçlama

16,00 12,80

Gitarist Derek Bailey`in bu kitabı, doğaçlamayı, flamenko`dan rock`a, cazdan modern müziğe kadar uzanan geniş bir alandaki farklı uygulamalarıyla ele alan ilk kitaptır. John Zorn, Jerry Garcia, Steve Howe, Steve Lacy, Lionel Salter, Earle Brown, Paco Pena, Max Roach, Evan Parker ve Ronnie Scott gibi ünlü doğaçlamacılarla yaptığı karşılıklı konuşmalarla Bailey, doğaçlama pratiğinde saklı olağanüstü imkanları duru bir anlatımla gözönüne seriyor ve bunu yaparken doğaçlamanın müzik yapmanın temeli olduğunu vurguluyor.

Günsüz Günce / Müziğin Çevresinden Esintiler

…Gerçekte bu kitap başlıyor sayılmaz. Bitiyor da sayılmaz. Başlıyor gibi görünüyorsa da bir yerde (1984), başladığı yer orası değil. Hiçbir yer. Bittiği yer de bir bitiş değil. Hiç olmazsa, bilebildiğimce, henüz değil. İkisinin arasındakilerse günlerin birbirini izleyişine uymuyor. Başlarmış gibi göründüğü yılın ardından gelen bölümler, yıllar önceden de olabilir, sonradan da. Adı üstünde: Günsüz Günce. Öyleyse, okura bir öneri: baştan sona okunması gerekmez bu kitabın. Sondan başa okunması da gerekmez. Oradan buradan okunması iyi olur. Ama her okur özgürdür bildiği, dilediği, alıştığı gibi okumaya. Okumamaya da. Okunmayacaksa, dilerim ki rafta dururken sırtı dışarıya doğru olsun kitabın. En azından adım görünür böylece…

Sale!

Other Words

10,00 8,00

New York`ta yaşayan ünlü bestecimiz İlhan Mimaroğlu, kitaplarını bugüne kadar sadece Türkçe olarak yayımlamıştı. İlk kez bu kitabında ABD`de İngilizce yazılmış yazılarını bir araya getirdi. Yazılar; gazete yazıları, program ve plak notları ile konuşma metinlerinden oluşuyor.

Geldim Gördüm Geçtim Gittim / Bir Özgeçmiş

Tarkovski`nin filminde adamın biri göz göre göre yakıyor kendini. Benzin döküyor üstüne başına, çakıyor çakmağı, cayır cayır yanmaya başlıyor herkeslerin gözü önünde. Bir de gramofon getirmiş. Yanarken Beethoven`in Dokuzuncu Senfonisi çalsın diye. Bozuk dönüyor gramofon. Bütün insanlar kardeştir. Yeni öğrendi bütün insanların kardeş olmadığını da o yüzden umutsuzluğa düşüp mü kendini ateşe verdi? Bilmiyor muydu bütün insanların kardeş olmadığını? Kimi üvey kardeştir, kimi bacanak, kimi elti, dünür, enişte, görümce… Olsa olsa bütün insanlar akrabadır. Akrep etmez akrabanın akrabaya ettiğini. Bunu da mı bilmiyordu?

Sale!

Ertesi Günce

10,00 8,00

Arka kapakta kitabı sattıracak sözler gerektiğine göre bu yolda bir çaba göstersem iyi olur. Reklamları örnek alsam? Sizi şaşırtacağız. Ben de sizi şaşırtmak istediğim için bakalım nasıl şaşırtacaklarmış. Giyim kuşam bir adam, deveye binmiş. New York sokaklarında geziyor. Şaşırdınız mı? Ne ki, kitabıma vereceğiniz paranın deve olacağını sanabileceğiniz için, sakınsam iyi olur bu örnekten. Aşkın rahminde gözü görmez balıklar gibiyiz. Pantolon satılabiliyorsa bu sözle, kitap niye satılmasın? Olmadıysa bunlar, kitabımın içindekileri sayıp dökmeye başlasam olacağı tutar belki. Neler yok neler! Var olmak ya da olmamak, dünyanın bir türlü gelmeyen sonu, ıslık çalan gökdelen, Kafokistan`da kopan kıyamet, beni alıp götürmeye geldikleri gün… Postmodern de var kitabımın içinde, sanatın işe yarayıp yaramadığı da var. Hele hele müzik de var. Pavarotti, Paul McCartney, İbrahim Tatlıses, Michael Jackson, Led Zeppelin, Mussolini`nin piyano çalan oğlu, oturma odası kertenkeleleri… Madonna da var. Biliyor musunuz polis ne demiş Madonna`ya? O da var. Mozart da var. Kambersiz düğün olur mu? Gene mi bir reklam? Kulaklarınızı gece okuluna gönderiniz. Altında Mozart`ın resmi. Kulaklarınızı gece okuluna küçük bir gece okuluna küçük bir gece müziği için mi göndereceksiniz? Onadn da söz ediyorum kitabımda. Ama sözünü daha çok ettiğim, gündüzlerin koskoca bir hiçlik müziği: Eine grosse Nichtigkeitmusik. Yetti mi? Yetmediyse şu da var. Günce deyip dururken, baktım günlük demeye başlamışlar. Yumurta gibi. Buldum en iyisini! Yumurta niyetine alın bu kitabı.

Çoksesli

Gazete ve dergi sayfalarında pek sık olmasa da müzik karikatürlerine rastlarız. Saçı başı dağılmış, elinde bastonuyla bir orkestra şefi simgesi olmuştur bu karikatürlerin. Karikatür kitapları son dönemde oldukça ilgi gören bir tür halini aldı. Toplumsal ironiyi en iyi anlatan karikatürün müziğe bakışını görüyoruz. Tan Oral`ın Sus ve Dinle`si ile Savaş Dinçel`in Çoksesli`sinde. Tan Oral, toplumun müzikle ilgisini karikatürleştirmiş kitabında. Müziğin gelişimi ve değişik sınıflarda algılanışı çıkış noktası olmuş. Tabii bir de müzik tutkusu. Müzik ve müzikçilerin dışında, yaşamımda başka bir şeye pek de imrendiğim söylenemez. Hiçbir şey de, sıkıntılı zamanlarımda müzik kadar beni avutmamıştır, belki çizmek. Yaşamımı dolduran diğer bir uğraştır çizmek. İkisinin çakışması bu durumda kaçınılmazdı. Savaş Dinçel karikatürist ve tiyatro sanatçısı. Onun da yaşamının diğer bir tutkusu müzik. Dinçel daha çok müzikçilerini anlatmış Çoksesli kitabında (Osman Giritli, Hürriyet, 10 Şubat 1991)