37–54 / 94 sonuç gösteriliyor

Sale!

Neden New York Neden İstanbul

20,00 16,00

Neden New York Neden İstanbul isimli kitabımda iki kentin ortak yönlerini ele almaya çalıştım. Bu fikir 1992`de, bir iş nedeniyle gittiğim Venedik`te oiuşmaya başladı ve on sene sonra New York`ta tamamlandı. Bu çalışma, hem İstanbul`u bir Venedikli gözüyle görebilmemi sağladı, hem de İstanbul`un dil, din ve kültürde New York`u andıran bir açik kent olabilmesi için neden Osmanlıların gelişini beklediğini anlayabilmeme yol açtı. Bu bağlantı iki kentin benzerliklerini araştırmamda çıkış noktam oldu. Aralarındaki 8000 km.`lik mesafe ve 300 senelik zaman farkına rağmen bu iki etnik merkezin açık kent olmada edindikleri başarılar inanılmaz benzerlikler göstermektedir.

Sale!

Metin Erksan Sineması

15,00 12,00

Tutku, mülkiyet gibi temalara eğitmesi, yalnız, saplantılı kişilerin hikâyelerini anlatması, büyük fotoğraflar, mankenler gibi görsel öğeleri kullanması ve özellikle 196O`lı yıllardan itibaren yaptığı filmlerde gözlenen sinema dilinin ortaklığı dolayısıyla Metin Erksan`ı sinemamızın az sayıda `aufeur`lerinden biri ve önde geleni kabul etmek gerekir. Metin Erksan`ın filmlerinde kullandığı düşünce yapılarını incelediğimizde; mülkiyet, mülke sahip olma İsteğinin doğurduğu suç ve ceza, yine bu düşünce yapılarına bağlı olarak tutku, tutkunun uzantısı olarak cinsellik ve gerçekçilik temalarıyla karşılaşırız.

Sale!

Varidat

20,00 16,00

Muhayyelât`ı ile tanıdığımız ve edebiyat tarihimizde ayrıcalıklı bir yere koyduğumuz Aziz Efendi`nin şaşırtıcı bir hayat hikâyesi vardır: XVIII. yüzyıl Girit`inde doğar, İstanbul`a gelip Divan-ı Humâyun`da kendine seçkin bir yer bulur, Osmanlı sefiri olarak gittiği Berlin`de sessiz sedâsız vefat eder. Hayatı hakkındaki ayrıntılar bilinmez, ama o yüzyıl içerisinde bu denli farklı coğrafyaları bir ömre sığdırmak mutlaka sıra dışı tecrübeleri ve olağanüstü düşünceleri netice vermiş olmalıdır. Muhayyelât`ı ve Vâridât`ı bunun bir göstergesidir. Aziz Efendi devlet adamlığı ve edebiyatçılığıyla birlikte bir sûfîdir: Hakikati bulma isteğine kendini kaptırmış, detaylarını anlatmasa da bu uğurda çeşitli yollara bağlanmış ve döneminin tasavvuf kültürünü yakından tanımış, sonrasında kalbine gelenleri dile dökebilmiş bir sûfî. Mânevî yolculuğu esnasında gördüğü hakikatleri, çözdüğü meseleleri, anladığı incelikleri hiç sakınmaksızın yazmıştır Aziz Efendi ve eserine Vâridât adını vermiştir. Arınmış bir kalpten kaynaklanan her sözün insana hakikatin bir yönünü aydınlatacağı, nefsin bir başına ilhâm ile hezeyânın arasını ayıramayacağı, mâsivâyı terkin ne anlama geldiği, Allah sevgisinin mahiyeti, Hakk`ı bilenleri bilmenin insan açısından hayatî önemi, rüyaların insana verdikleri, bu dünyada yapılanların ahirette nasıl şekilleneceği ve daha pek çok konu Vâridât`ta işlenir. İnsana insanla varmayı ve hakikati yine hakikatle bulmayı benimseyen bir sûfî olarak Aziz Efendi dile getirdikleriyle benzer tasavvufî metinler içerisinden sıyrılır, pek rastlanmayacak satırlarla okuyucusunu karşılar. Tecellîyi kesintiye uğratmamak için yazmıştır Aziz Efendi ve artık muhatap onun sözleri arasında kendine düşecek hissenin peşindedir. Öyle ya, kimin neyi nerede bulacağı bilinmez…

Sale!

Yeni Bir Hayat

20,00 16,00

Bir TOC (Theory of Constraints) Romanı. Memur zihniyetinden nasıl kurtuluruz? İster başka birinin şirketinde maaşlı olalım, ister küçük veya büyük kendi işimiz olsun, eğer iyi para kazanmak istiyorsak, kendi işimizin patronluğunu üstlenebilmeliyiz. Aksi halde hak ettiğimiz parayı kazanamayız. Bunun için öncelikle parasal okuryazar olmalı ve paranın dilini öğrenmeli, ardından zihinsel haritamızda para kazanma yollarımızı tıkayan yanlış varsayımlarımızı, damarlarımızdaki kan dolaşımını engelleyen pıhtıları temizler gibi söküp atmalıyız. Ardından parasal zekâmızı geliştirmemiz gerekecektir. Bunu da marketing uygulamaları içinde pişerek yaparız. Böylelikle iyi para kazanma adayı oluruz. Parasal okuryazarlıktan, parasal zekâya giden yolun sonunda Yeni Bir Hayat başlar. Hangi eğitim düzeyinde olursak olalım yeni bir hayat hepimiz içindir. Günümüzde En zararlı bağımlılıklarımız uyuşturucu, şeker ve `maaş`tır; bu roman `maaş` bağımlılığından nasıl kurtulacağımız üstünedir.

Sale!

Patronla Tartışmalar 1

19,00 15,20

Bu kitabı sadece Patronlar mı Okumalı? Patron: Bir şeyde anlaşalım: Patron deyince ben yalnızca kendimi anlamıyorum. Benim patron yelpazem çok geniş. İş Geliştirme Grubu (İGG): Siz kuruluşun yönetici ortağısınız, liderisiniz. Çoğunluk patron deyince yalnızca sizi anlıyor. Oysa biz, tüm üst, orta ve ilk kademe yöneticilerle birlikte, gelişme potansiyeli gördüğümüz yönetici adayları da tartışmanın tarafı olabilsin istiyoruz. Tüm yöneticiler artık patron gibi düşünebilmelidir. Patronla Tartışmalar 1 tüm yönetici ve yönetici adayları için yazılmıştır. Organizasyona kârlılık penceresinden bütünsel bakabilmenin kolaylığını ve keyfini sunmaktadır. Patron: Bunları duyduğuma sevindim, aynı yöne bakıyoruz, tüm yöneticilerin patron gibi düşünmeye yönlendirilmesini önemli buluyorum. Bu çözümler Türkiye`de Uygulanabilir mi? Patron: Türkiye`de darboğaz yönetiminin hangi alanlardaki çözümlerini uyguladınız? İGG: Finansal değerlendirme ve üretim planlaması ve uygulaması. Müşterimiz olan firmanın yöneticileriyle birlikte, hem finansal değerlendirme hem de üretim planlaması ve uygulaması için, yeni yöntemler geliştirdik. Yakaladığımız kapasite kazancı çok etkileyici: % 65. Müşterimiz hiç yatırım yapmadan çalışma verimini artırarak kendi yöneticilerinin uygulamaları ile aldı bu sonucu. Biz yalnız yönlendirici kolaylaştırıcı olduk. Patronla Tartışmalar 1`de bu uygulamaları tüm ayrıntılarıyla okurlarımızla paylaşıyoruz.

Sale!

Nakit Makinesi İş Romanı

20,00 16,00

Bu kitap, ticari kuruluşlarda satış sürecinin, Darboğaz Yönetimi (TOC) araçlarıyla sistematik olarak nasıl yönetileceğini bir roman şeklinde tartışmaktadır. Satış yeteneği ile satış operasyonunun TOC araçlarıyla yönetilmesinin birlikteliğinden doğan sinerji, sürekli daha iyi sonuçlar alınmasını sağlamaktadır. Darboğaz Yönetimi (TOC), son yirmi yıldır uygulanan bir yönetim felsefesidir. Kurucusu E. M. Goldratt`dır. Tüm diğer yönetim yaklaşımları sosyal bilimlerin (felsefe, tarih, ekonomi…) yöntemlerini kullanırken TOC doğal bilimlerin (fizik, kimya, biyoloji…) yöntemlerini kullanmaktadır. Bu nedenle etkileri çok güçlü olabilmektedir. TOC`nin iddiası, 3-6 ay içinde kârlılıktaki artışın başlayacak olmasıdır. Darboğaz Yönetiminin (TOC) güçlü etkisini sağlayan onun çözüm araçlarıdır. Operasyon, Finans-Muhasebe, Proje Yönetimi, Dağıtım, Marketing, Satış, İnsan Yönetimi ve Strateji için yönetim araçları vardır. Nakit Makinesi, operasyon çözümü başta olmak üzere bu araçların çeşitli bölümlerinin satış sürecine uygulanmasının romanıdır.

Sale!

İstanbul’u Dolaşırken

40,00 32,00

Hilary Sumner-Boyd ve John Freely`nin kaleme aldığı İstanbul`u Dolaşırken (Strolling through Istanbul) 40 yıl sonra Türkçe`de.

Sale!

İstanbul ve New York`ta Tarih Boyu Çokkültürlülük

15,00 12,00

…Aralarındaki 8000 kilometrelik mesafeye, 300 senelik zaman farkına ve uygulamalarında gösterdikleri farklılıklara rağmen, İstanbul ve New York, açık kentlilikteki tutumlarında inanılmaz benzerlikler göstermektedirler. New York`un insan mozaiği Bağımsızlık Savaşı sırasında başlayan federal bir uluslaşma isteğinin devamı. İstanbul mozaiği ise toplamı nerdeyse 1500 yılı bulan, üç ayrı inancın getirdiği bir birikim: Bizans ve Osmanlı`nın imparatorluk dönemiyle Türkiye Cumhuriyeti`nin uluslaşma devresinde yürüttüğü, laikleşme, modernleşme ve demokrasi devrimleri. … Ahmet Gürsoy`un 2005 yılında yayımlanan Neden New York Neden İstanbul isimli kitabında, bu iki kentin çokkültürlülükte yarattığı benzerlikler birbirleriyle karşılaştırılmıştı. İstanbul ve New York`ta Tarih Boyu Çokkültürlülük isimli bu yeni kitapta, yine bu iki kentin çokkültürlülük yoluyla elde ettikleri tolerans birikiminin ülkelerine kazandırdığı önemli atılımlar karşılaştırılmakta ve bunların Ekim 2009`dan beri tartışılan açılım konusuyla olan bağlantısı irdelenmektedir. Kitap, tarihte ilk defa, Türklerin insan haklarını tanıyan ve koruyan kanunları 1456`da, dünya kamuoyuna sunmaları ve bu hakların devamlılığını sağlamak için de, sivil toplum anlayışını oluşturan bir sistem kurup nasıl 460 yıl yaşattıklarını gösteriyor. Ve bundan 320 yıl sonra, binlerce kilometre uzakta, Amerika`nın New York kentinde, aynı özgürlük, eşitlik, kardeşlik arayışının kendini nasıl tekrarladığını gözler önüne seriyor. Farklı dil, farklı din ve farklı kültürleri, asimile etmeden devam ettiren; bu beraberlikten doğan gücün, ülkenin huzuru, emniyeti ve mutluluğu için kullanılmasına Çokkültürlülük ve bunun getirdiği ilerlemenin değerlendirilmesine de Tolerans Birikimi diyen yazar, bu kavramların tarih içindeki gelişimini de okurla paylaşıyor.

Sale!

Natürmort

12,00 9,60

Muhteşem. Var olmanın gelip geçiciliğine dair büyük bir şiirsel çalışma. Bütün gücüyle duyulara hitap eden bir kitap. -Marcel Reich-Ranicki- 2008 yılında Almanca`nın en önemli edebiyat ödülü sayılan Georg Büchner Ödülü`nü kazanan Josef Winkler, Roma`da hayatın nabzının attığı yerlere götürüyor bizi. Bir yanda Vittorio Emanuele Meydanı`nda hafta içi kurulan pazarın dur durak bilmeyen hareketliliği, diğer yanda pazar günleri Vatikan`ın önünde bekleşen insanların inanç, ticaret ve cinsellikle çevrili dünyası. Her ne kadar kitabın ana kahramanı balıkçı tezgâhında çalışan ergenlik çağındaki Piccoletto olsa da, zaman zaman oğlanın çevresinde akıp giden şehir yaşantısı ön plana çıkıyor. Otobüste, metroda sallana sallana seyahat eden yolcular, bağırış çağırışlarıyla ortalığı yıkan alıcı ve satıcılar; okura renklerini, kokularını ve irkiltici yanlarını sanki yanı başındaymışçasına hissettiren bir et ve balık pazarı; dinî mekânlar; orada burada bekleyen hacılar, turistler, dilenciler, fahişeler, seyyar satıcılar, uyuşturucu bağımlıları, evsizler… Gördüklerini adeta bir film kamerası gibi en ince ayrıntısına kadar kaydeden yazarın dur durak bilmeyen sonsuz resim galerisi okuyanda baş döndürücü bir duygu yoğunluğuna yol açıyor. Sözcüklerini bir besteci titizliğiyle seçen Winkler, dualara özgü ritmik tekrarlarla dolu şiirsel diliyle ölüm, cinsellik ve din konulu dev bir natürmort çıkarıyor karşımıza.

Sale!

Kimya Güzeldir

30,00 24,00

ama Fizik de güzeldir, Biyoloji de…

Yunus Emre

Gül Alırım Gül Satarım Ben dost ile dost olmuşam Kimseler dost olmaz bana Münkirler bakar gülüşür Selam dahi vermez bana Ben dost ile dost olayım Ölmezden evvel öleyim Canımı kurban vereyim Dünya baki kalmaz bana Ben aşık-ı biçareyim Baştan ayağa yareyim Ben bir deli divaneyim Aklım da yar olmaz bana Kimseler bilmez halimi Aşk odu yaktı canımı Seçmezem soldan sağımı Namus u ar olmaz bana…

Sale!

Sofie’nin Dünyası

40,00 32,00

Felsefe tarihi üzerine bir roman

Sale!

Sirk Müdürünün Kızı

20,00 16,00

Sirk Müdürünün Kızı, Sofie`nin Dünyası`nın yazarı Jostein Gaarder`in çağımız aile ve eğitim düzenini eleştirdiği bir roman… Petter, hayalperest bir çocuktur. Ne çocukken ne de sonraları standartlaştırılmak istenen insan modeline uyacaktır. O da zengin hayal gücünü paraya dönüştürmenin bir youlunu bulur ve konu bulamayan yazarlara roman ve hikâye konuları satmayı iş edinir. Yüzlerce kitabın gölge yazarı olan bu yalnız hayalperest, hayal ve gerçeğin iç içe geçtiği romanda, çocukken uydurduğu sirk müdürünün kızı Panina Manina`nın öyküsünü defalarca anlatacak ve yaşayacaktır… Her satırı okuru hayrete düşürecek bir roman…