235–252 / 347 sonuç gösteriliyor

Sale!

Sofie`nin Dünyası

30,00 24,00

Benzer insanların, yüzeysel bilgilerin geçerli olduğu çağımızda, 3000 yıllık geçmişinin hesabını yapamayan insan günübirlik yaşayan insandır diyen Goethe`nin günübirlik insanlarından olmama yolunda ciddi bir adım. 15. yaşgününü kutlamaya hazırlanan Sofi, bir gün posta kutusunda Kimsin yazılı bir not bulur. Bu sorudan hareketle, bütün bir felsefe tarihinde sorulmuş soruları ve cevapları, sürükleyici bir roman kurgusu içinde anlatan Jostein Gaarder, Umberto Eco`nun Gülün Adında Ortaçağ teolojisini romanlaştırma gücünü bu kitabında felsefede gösteriyor. Gaarder (1952) özellikle gençliğe yönelik kitaplarıyla tanınan Norveçli bir felsefe öğretmeni. Sofi`nin Dünyası yayınlandığı 1991 yılından bu yana aralarında Korece, Rusça, Japonca, Arapça gibi diller de olmak üzere kırka yakın dile çevrilmiş ve yayınlandığı her ülkede en çok satan kitap olma başarısını elde etmiştir.

Sale!

Sirk Müdürünün Kızı

15,00 12,00

Sirk Müdürünün Kızı, Sofie`nin Dünyası`nın yazarı Jostein Gaarder`in çağımız aile ve eğitim düzenini eleştirdiği bir roman… Petter, hayalperest bir çocuktur. Ne çocukken ne de sonraları standartlaştırılmak istenen insan modeline uyacaktır. O da zengin hayal gücünü paraya dönüştürmenin bir youlunu bulur ve konu bulamayan yazarlara roman ve hikâye konuları satmayı iş edinir. Yüzlerce kitabın gölge yazarı olan bu yalnız hayalperest, hayal ve gerçeğin iç içe geçtiği romanda, çocukken uydurduğu sirk müdürünün kızı Panina Manina`nın öyküsünü defalarca anlatacak ve yaşayacaktır… Her satırı okuru hayrete düşürecek bir roman…

Portakal Kız

Hayatı seçen ölümü de seçer. Georg, ölümünden 11 yıl sonra babasının kendisine yazmış olduğu uzun bir mektupta zor bir soruyla karşı karşıya kalır. Eğer sana seçme şansı verselerdi, kısacık hayatın ardından öleceğini bile bile yaşamayı kabul eder miydin? Portakal Kız Sofie`nin Dünyası`nın yazarı Jostein Gaarder`in gençler için yazdığı yeni kitabı…. Georg 4 yaşındayken kaybettiği babasından aldığı veda mektubuyla geçmişe bir yolculuğa çıkar. Ona gizemli Portakal Kız`la yaşadığı aşk hikayesini uzun uzun anlatmıştır. Ancak okudukça mektubun, onun geleceğiyle ilgili olduğunu kavrar. Babası onun sorularına artık cevap veremeyecektir, ama sevgiye, hayata ve ölüme dair doğru sorular sormasını sağlayacaktır

Sale!

İskambil Kağıtlarının Esrarı

35,00 28,00

Astronotlar üzerinde yaşam olan başka bir gezegen keşfetse, herkes müthiş şaşırır, ama kendi gezegenlerinin varlığı hiç de şaşırtmıyor onları.Jostein Gaarder, Sofi`nin Dünyasından önce kaleme aldığı İskambil Kağıtlarının Esrarında, insanın kendine ve dünyaya bakışını sorguluyor. İskambil kağıtlarının kişileştirildiği, gerçek ve hayalin iç içe işlendiği kitapta, dünyaya kendini kaptıranlarla görünenin ardındakini gören Jokerler arasındaki karşıtlık sunuluyor okura. Kendini arayan gençlere…

Aynadaki Muamma

Sofi`nin Dünyası, İskambi Kağıtlarının Esrarı, Hayat Kısa romanlarıyla Türk okurlarının yakından tanığı Norveçli yazar Jostein Gaarder bu romanıda, ölüm döşeğindeki bir kız çocuğu ile bir melek arasında geçen konuşmalarla, etten kemikten bir beden içinde bu dünyada yaşamakla, Tanrı`ya yakın olan meleklerin dünyasında yaşamak arasındaki benzerlik ve farkları ele alıyor. Cennetteki melekler asla parçalanmazlar. Çünkü, ruhun ayrılacağı etten ve kemikten bir vücutları yoktur. Dünyada bu böyle değildir. Burada her şey gayet kolay bir şekilde bozulur. Bir dağ bile zamanla aşınır, taşa ve toprağa dönüşür. Doğada olan her şey yavaş bir yangın gibidir. Tüm yaratılış için için yanmaktadır. Yaratılan her şeyi her zaman tümüyle anlamak mümkün değildir. Mesela ben bir kağıda resim çizebilir veya boya yapabilirim. Ama bu, çizdiğim şey olmayı anlıyorum anlamına gelmez. Zaten çizdiğim şey canlı değil ki. Garip olan da bu: Ben canlıyım!

Sale!

Hunlar ve Türkistan

30,00 24,00

İpek Yolu serisinin ilk kitabı İpek Yolu – 1, Çin-Doğu Türkistan isimli eserin yazarı G. Ahmetcan Asena`nın yeni kitabı 2500 Yıllık Çin İmparatorluk Belgelerinde Hunlar ve Türkistan`da yer alan metinler, insanlığın Türkler ve Türkistan hakkında sahip olduğu en eski yazılı belgeler olarak kabul edilen Şi-ki ve Sin Hen-şu gibi Çin İmparatorluk Yıllıkları esas alınarak hazırlanmıştır. Ünlü sinology J. M. de Groot`un (1854-1921) Batı bilim dünyasına kazandırdığı metinler, G. Ahmetcan Asena tarafından notlarla zenginleştirilerek Türk okuruna sunulmaktadır. Orta Asya`nın ve bu anlamda Hunlar ve benzeri adlar altında karşımıza çıkan Türklerin siyasî ve kültürel tarihi yazılırken, devlet ve sosyo-ekonomik yapıları tahlil edilirken, en eskisi 2500 yıl öncesine dayanan bu belgeler esas alınmalıdır. Çin belgelerinden çıkan sonuca bakılırsa, Türk devlet geleneği sanıldığından çok daha eski, köklü ve zengindir. Asya`da Türk olgusu muhtemelen Çin olgusundan da eskidir. Bugünkü Türk terimi Kök Türklerden beri değil, en az MÖ 7. Yüzyıldan beri Asya`da bir boy adı olarak kullanılmaktaydı. Belgelerde, Asya`da yüz yıllar süren Türk hâkimiyetinin oluşması ve ibret verici çöküşünün yanı sıra, Hunların sebep oldukları büyük halk göçleri konusunda çarpıcı bilgiler yer almaktadır.

Sale!

Kenzi Divanı

15,00 12,00

Abdülaziz Şenol, 20. yüzyılda yetişmiş divan sahibi mutasavvıflardandır. Kenzî, Atâyâ-yı Hüdâ`dır hep dile vârid bu Divânım İçinde her ne yazdımsa odur hâl-i perişânım beyitiyle başlayan divanında, 17 yaşında iken tanıştığı tasavvuf felsefesini, ömrünün her safhasında gelişen ve derinleşen düşünce yapısıyla yazdığı şiirlerle dile getirmiştir. Bu divan, Kenzî Aziz Şenol`un elde olan tüm şiirlerinden oluşmuştur ve ciltlerle anlatılacak hakikatlerin bir cilde sığdırılmış halidir.

Sale!

Noktanın Sonsuzluğu Üçüncü Kitap

30,00 24,00

Noktada ne uzunluk, ne derinlik ne de genişlik vardır. Nokta şekilsizdir. Ne zaman harf haline gelirse o zaman şekillenir. Kelimeler mananın suret giymiş halleridir ve sureti tam olarak anlamadan sireti (özü) anlamak mümkün değildir. Gerçek namaz, Allah`a vuslat etmek demektir. Asıl namaz, aynasını bulup onunla görüşmektir. Bu görüşme, hem maddeten hem de manen yapılacaktır. Çünkü O`nun maddesi ile manası birbirinden ayrı değildir. Gerçek anlamıyla oruç, güneşin doğuşundan batışına yani insanın doğumundan ölümüne kadar, kötü ahlaktan ve o ahlak ile yapılacak kötülüklerden sakınmak ve o kötü ahlaka düşmemek olarak algılanmalıdır. Noktanın Sonsuzluğu, tasavvufun temel kavramlarını derinlemesine açıklayan bir kaynak kitaptır. Lütfi Filiz`in yıllar süren sohbetleri, konuşmadaki akıcı üslup korunarak ve dilin anlaşılır olmasına özen gösterilerek hazırlanmıştır. Dört ciltten oluşan kitabın üçüncü cildi Peygamberlik ve Peygamberler, Dinler, İslamiyette Eğitim Mertebeleri, İslamiyette Temel Kavramlar, İman, İbadet, Fark Alemleri, Mertebeler, Huufat-ı İlahiye konularını içermektedir.

Sale!

Noktanın Sonsuzluğu İkinci Kitap

22,50 18,00

Gönül, Allah`ın gözle görülmeyen bahr-ı ahadiyet alemidir ve nasıl Allah bir ise gönül de birdir. Allah, evvelce anlatılanlardan da bildiğimiz gibi, önce tohum olarak insanı yaratmış, bu insan tohumunu kainat olarak geliştirmiş, o kainat ağacından da yine insan tohumu meydana getirmiştir. İnsan kendi kalp aynasına dikkatle nazar ettiğinde kendini görür ama kalp gaflet örtüsüyle örtülü olursa o zaman hiçbir şey görülemez. İnsan, Allah`ı kalbinde bulabilirse miraç etmiş olur. Bir damla ile denizin terkibi aynı olsa da damlaya deniz demek mümkün değildir. Damla, denize düşerse deniz adını alır ama o zaman da damlalığından eser kalmaz. Noktanın Sonsuzluğu, tasavvufun temel kavramlarını derinlemesine açıklayan bir kaynak kitaptır. Lütfi Filiz`in yıllar süren sohbetleri, konuşmadaki akıcı üslup korunarak ve dilin anlaşılır olmasında özen gösterilerek derlenmiştir. Dört ciltten oluşan kitabın ikinci cildi İnsan Bedeni, Ruh ve Bedenler İlişkisi, Akıl, Nefs, Huy-Ahlak-Karakter, Aşk-Sevgi, Gönül, İnsanın Yaratılışı, İnsan hayatı, İnsanın Dünyevi Hayatı, Uhrevi Hayat ve İnsan Terbiyesi konularını içermektedir.

Sale!

Noktanın Sonsuzluğu Birinci Kitap

25,00 20,00

Alem ancak ilimle anlaşılabilir. İlim arttıkça da alemler değişir ve çoğalır. İşte biz bu ayrı ayrı alemleri süratle bir noktada toplayabildiğimizde insan oluruz. Ahiret alemi diye bahsedilen insanın düşünceleridir ve kişi bu alemde hangi düşüncelerle yaşıyorsa gittiği alemde de o düşüncelerle yaşayacaktır. Kainat bir noktadan ibaret iken kalem bu noktayı uzatıp harfleri, o harflerden kelimeleri yazmıştır. Her kelimeye birer isim, her isme de ayrı bir huy verildiği için dağdağalar çoğalmıştır. Eğer insan cümleyi bir noktada toplayabilirse geriye ne kainat, ne de onun dağdağaları kalır. Noktanın Sonsuzluğu, tasavvufun temel kavramlarını, derinlemesine açıklayan bir kaynak kitaptır. Lütfi Filiz`in yıllar süren sohbetleri, konuşmadaki akıcı üslup korunarak ve dilin anlaşılır olmasına özen gösterilerek derlenmiştir. Dört ciltten oluşan kitabın ilk cildi Allah, Sıfat, Esma-yı İlahi, Ef`ali İlahi ve İnsan konularını içermektedir.

Vay Başıma Gelenler

Evvel zaman içinde Kalbur saman içinde Gerçek yitmiş yalan dolan içinde Deve tellal iken Eşek berber iken Anam mutfakta iken Babam yatakta iken Ben uyandım sekizde Okul başlar dokuzda (…) Uzun sözün kısası Sakallısı kösesi Yok mudur bu memlekette, polis amca Bir güzel bir temiz baş Bir doğru lekesiz baş? Vay benim başıma gelenler Vay senin başına gelenler

Sale!

Küçük Prens Üzerine Düşünmek

20,00 16,00

Düşünmek, herhangi bir bilgiye ulaşmanın ilk adımıdır. Oysa düşünme yetisi insanda kendiliğinden gelişme göstermez; işlenmesi gerekir. Araştırıcı ve sorgulayıcı bir zihne sahip olmak herhangi bir bilgiye sahip olmaktan çok daha önemlidir. Felsefe, bir araştırma ve keşiftir; yöntemli, bağımsız eleştirel düşünmektir; kendisinin farkında olmaktır. Bu nedenle arayış içinde olan yetişme çağındaki öğrencilerin, kendilerini tanımak ve geliştirmek için izleyecekleri en sağlıklı yol, bağımsız düşünmekten vazgeçmeden filozofların (öğretmenlerin) düşüncelerinden yararlanmak olmalıdır. Gençlerde felsefe sevgisi, geçmişteki felsefeleri öğretmekle yaratılmaz; ancak gencin günlük deneyimlerinden, yaşadığı problemlerden yola çıkarak uyandırılabilir. Felsefe şimdi ve burada olan üstünde düşünmekle başlar. Çocuklarla ve yetişme çağındaki gençlerle felsefeye başlamanın en iyi yolu onların zengin hayal dünyasına ulaşmamıza izin veren sanat yapıtlarıdır. Küçük Prens üzerine hazırlanan bu kitap, öykü aracılığıyla düşünmeye çağrı ya da felsefeye sanatla yaklaşma denemesidir. (Arka Kapak) Çalışma Düzeyleri ve Programları: Çalışmalar ilköğretim ve ortaöğretim düzeyinde olmak üzere farklı düzeylerde yürütülmektedir. 9 – 12 yaş grubu çalışmaları için Zeyno programı: Bu programın uygulanması Türkiye Felsefe Kurumunun iznine bağlıdır. (Bu eğitimi almış öğretmenlerce yapılması uygundur) 13 – 15 yaş grubu çalışmaları için Küçük Prens programı: Elinizdeki kitap bunun için hazırlanmıştır. Lise felsefe kulüplerinin alt yapısını oluşturmayı amaçlayan felsefe öğretmenlerinin grup çalışmalarında kullanmaları için düşünülmüştür. Aynı zamanda bireysel kullanım olanağı sunarak okullarında bu olanağı bulamayan öğrencilere ulaşmak amacını gütmektedir. Daha geniş kitlelere ulaşma yönünde atılmış yeni bir adımdır bu.

Sale!

Her Yerim Ağrıyor

10,00 8,00

Modern çağın hastalıklarından biri olarak yaygınlaşan fibromiyalji, şiddetli kas-kiriş ağrıları, kronik yorgunluk, uyku bozuklukları, kaygı, hazım güçlüğü gibi belirtilerle kendini gösterir. Uzun zaman anlaşılamayan bu hastalığa yakalanan kişilerin ağrıları yeterli biyolojik bulgular olmadığından önemsenmemiştir. Hasta destek gruplarının baskısıyla, son zamanlarda yapılan ciddi araştırmalar, özellikle kadınlarda sık rastlanan bu hastalıkla ilgili yeni bilgilerin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu kitap, fibromiyalji üzerinde yapılmış en son çalışmaların sonuçlarına, uygulanan geleneksel ve alternatif tedavi yöntemlerine değinmektedir.  (

Sale!

Hayat Kısa

10,00 8,00

Aurelius Augustinus`un felsefi birikimiyle Hıristiyanlık öğretisini kendi hayatı çerçevesinde tartıştığı İtiraflar`ı ortaçağın en önemli metinlerinden biridir. Jostein Gaarder`in, bu itiraflarda sözü geçen sevgilinin bir mektubu olarak sunduğu Hayat Kısa-Vita Breviste Floria Aemilia, bir yanda dünyevi arzularıyla mücadele eden, bir yanda da ruhunu kurtarma çabasındaki bir papazı kadın gözüyle sunuyor okura..

Sale!

Hatırat – Tuna Boyunca Anılarla Ezgiler

40,00 32,00

Şehrimizde yaşam acelesiz bir tempoda sürerdi. Evimiz kahveler ve tavernalarla çevrili küçük üçgen bir meydanı olan şehir çarşısına yakındı. Hemen hemen her gün oradan geçerdim. Çarşının demirbaşlarından biri her renk ve şekilde acadele satan bir Türk şekerleme satıcısıydı. Eugenia Popescu-Judetz müzikolog ve sanat tarihçisidir. Yıllarca Pittsburgh Duquesne Üniversitesi`nde Doğu Avrupa ve Türkiye`nin halk müziği ve seyirlik sanatları üzerine dersler vermiştir. Hatırat-Tuna Boyunca Anılarla Ezgiler, şehirler ve kişiler ekseninde gelişen bir anı kitabıdır. Eugenia Popescu-Judetz`in hayatında önemli yer tutan Cantemir`den Sarı Saltık`a, Panait Istrati`den Yaşar Nabi`ye kadar birçok kişiye; Bükreş`ten İstanbul`a, Adakale`den Dobruca`ya kadar birçok şehre bir minnet borcunun ifadesidir. Kitapta ayrıca, eşi Gheorghe Popescu-Judetz ile yıllar süren derleme çalışmalarının öyküsünü, bu müziklerin notalarını ve kitabın ekindeki CD`de de bu müziklerden örnekleri bulabilirsiniz.

Sale!

Hatıraların Gri Parçaları

12,00 9,60

Kış bahçesinde Duruyorum Beyaz. En uzak yıldıza Bağlı olmayı umarak. Keşke başımın üzerinden Beyaz bir martı Geçse. Fakat, Gece kollarını açıyor, Ve Yakından tanıdığım Tarih öncesine Geri dönüyorum.