Sale!

Akılla Bir Konuşmam Oldu

22,00 19,80

Fazıl Say’ın müzik ve fikir paylaştığı yazılardan oluşan bir kitap

Karşılaştır

Açıklama

İnsan iyi hissederse iyi yaşar.

“İyi” ile sarmalandığında iyi şeyler üretir.

İyi hissetmeyi, iyiye inanırsa bulur.

 

“İyi”yi kimi insan Tanrı’da bulur, kimisi meleklerde.

Kimisi çiçeklerde, kimisi ağaçlarda.

 

Kimisi aşkta, kimisi sevgilide, kimisi çocuklarda,

kimisi müzikte, kimisi fizikte.

 

İyiden aldığımız güçle yaşarız.

İyinin dokunduğu yerden filizleniriz.

İyiden aldığımız güçle yaptıklarımız “umut” olur.

 

Tabular ve önyargılarla insanlar birbirini düşman ilan ediyor.

Çok da iyi bir dünya değil aslında burası.

 

Yine de umutlarınızı yok etmeyin. Bu evrende iyi de var.

 

Sabırlı ol. Güçlü ol. İçine çek nefesi.

Hayatı, iyiyi içine çek.

“Evrendeki iyiden asla vazgeçme.”

Ek bilgi

Yazarı

Fazıl Say

Dil

ISBN

Kağıt/Cilt

Basım Tarihi

Basım Yeri

Baskı

Boyut

Sayfa Sayısı

Yayınevi

Hoşunuza gidebilir…

Sale!

Piyanist – Besteci – Dünya Yurttaşı: Fazıl Say

19,90 17,91

Dünyanın birçok ülkesi, dünyaca ünlü bu piyanisti onurlandırmak üzere birbiriyle yarışıyor. Aldığı otuza yakın uluslararası ödül bunun kanıtı. Avrupa Birliği onu “Kültür Elçisi” unvanıyla doğu ve batı ülkelerinin kültürleri arasında köprü kurmakla görevlendiriyor. Salzburg Festivalinin açılış konseri onun dünya prömiyeri ile açılıyor.
Japonya, 2009da Tokyoda adına bir festival yapıyor. Fransa ve Almanyada ona özel geceler düzenleniyor. O ise, sanatıyla ve tüm varlığıyla, insanlığın müzikal sesini yükseltme çabasıyla yaşıyor.

Fazıl Say, dünya mükemmel olmadığı için sanat var, diyen ve kendisini dünya yurttaşı olarak tanımlayan bir insan. “Türkiyenin önümüzdeki 55 yıl içerisinde uluslararası platformda politik anlamda etkin bir rolü olacağını ve dünyada önemli ilk on ülke arasına gireceğini düşünüyorum. Fakat kültürel yaşama gelince: bir sanatçı için Türkiyede yaşamak günümüzdeki kadar zor olmamıştı.” diyerek, derdini ortaya koyan bir sanatçı. “Ülke, çağdaş anlayışta olanlar ve devleti yöneten partiyi oluşturan İslamcılar olmak üzere, ikiye bölünmüş durumda. Onların sözü geçiyor. Bu nedenle diğer taraf -ki ben de kendimi burada görüyorum- çok dertli. Haksız da değil. İran gibi mi olacağız sorusunu yöneltmek sıradan bir kuruntu değil; bir ölçüde gerçeğin ta kendisi.” Diyebilecek kadar cesur biri.

Her çağda ve her coğrafyada görülen, gericiliğe muhalefet etme görevini yerine getiren tüm gerçek sanatçılar gibi, Fazıl Say da, ülkesindeki çarpıklık ve bozukluklara dikkat çekmeyi görev ediniyor. Fazıl Sayın sanatçı duyarlılığıyla ortaya koyduğu bu muhalif tutumu, yurdumuzun emperyalizm ve yobazlık kıskacından kurtuluşu yolunda
verilen mücadeleye katkı sağlıyor. Elinizdeki kitap, Fazıl Sayın özel yaşamına ve sanat kariyerine dair bilinmeyen pek çok konuya ışık tutmanın yanı sıra bu katkının da altını çiziyor.

Sale!

Metin Altıok Ağıtı

6,00 5,40

Bu kitap, Fazıl Say’ın “Metin Altıok” başlıklı eserinin neden ve nasıl sansür edildiğini açıklığa kavuşturmak üzere yayınlandı. Kitabın ilk kesiminde, 3 Temmuz 2003 akşamı İstanbul’da Açıkhava Tiyatrosu’nda pervasızca uygulanan bu sansürün en yakın tanığı olan Can dündar’ın iki yazısını, olay sonrasında Zeynep Oral’ın ve Ali Sirmen’in konuyu duyarlıkla ele alan yazılarını, ayrıca Derya Sazak’ın bir müzik eserinin sansürüne ışık tutmak için Fazıl Say ile yaptığı röportajı bulacaksınız.
Kitabın ikinci kesiminde ise 3 Temmuz 2003 akşamı Açıkhava Tiyatrosu’nda bulunan 5000 müzik dinleyicisine ücretsiz dağıtılan program kitapçığının tıpkıbasımı yer alıyor. Söz konusu program kitapçığı, şairin kızı ve yakın dostları tarafından hazırlanırken, Fazıl Say’ın eserindeki “final” bölümünün sansürleneceği tabii ki bilinemiyor.

O günden bugüne nereye gelindi? İçinde bulunduğumuz 2008 yılı, Türkiye’de sansürün kaldırılışının 100’üncü yıldönümüdür. Yayınevi olarak biz de 100’üncü yıl kutlamalarına katılmak için, tam bir “belgesel” niteliği taşıyan bu kitabı yayınlıyoruz.

Sale!

Fazıl Say’ı Yetiştiren Hocalar

10,00 9,00

Değerli Fazıl Say hayranı,

İşte Fazıl Sayın virtüöz olmasına katkıda bulunan bütün Türk hocalar: Ali Kaya, Mithat Fenmen, Kamuran Gündemir, İlhan Baran, Ertuğrul Oğuz Fırat, İstemihan Taviloğlu ve Amerikadaki Hocası David Levine.

Bir elin parmaklarından daha az sayıda ama fedakar, değerli ve yetkin… Fazıl, hocaları açısından çok şanslıydı. Hocalar konusunda hiçbir şanssızlık yaşamadı. Olaysız, pürüzsüz, zaman kaybetmeden Türkiyedeki eğitimini tamamladı.

Yeri doldurulması çok zor olan bu değerli hocalarına teşekkürü bir borç bilir şükranlarımı sunarım.
(Tanıtım Bülteninden)