Sale!

Çin-Doğu Türkistan

50,00 40,00

Karşılaştır

Açıklama

Bu kitabı yazma fikri, bir Çin gezisi esnasında oluştu. Aslında bir kültür gezisiydi bu; fakat bir yerde yaşlı Törüngey ile tanıştım ve onun büyüsüne kapıldım… Başta kendimize, sonra bütün dünyaya Batı`nın gözüyle bakmaya alıştığımız için, zamanla Asya`nın zenginliği ve derinliği karşısında mahçup oldum. Aklımın Batı`da, gönlümün Doğu`da olduğunu anladım. Sırtımızı döndüğümüz Doğu topraklarında kalan köklerimiz, izlerimiz ve anılarımız, sandığımızdan daha güçlü ve çok yönlüdür. Atalarımızın yüksek yaratıcılık ruhu, sentez ve uyum kabiliyetine işaret eden örnekler karşısında hüzünle gururu bir arada yaşadım; kendimi manen daha güçlü hissettim ve geleceğe daha iyimser bakmayı öğrendim. Zamanım oldukça bir tarafta İpek Yolu`nun çeşitli güzergâhlarını geziyor, diğer tarafta kitabım için bilgi topluyordum. Araştırmalarım derinleştikçe, konuyla ilgili Doğu ve özellikle Batılı yabancı kaynakların zenginliği karşısında şaşırdım. İpek, bu yollara adını veren zarif bir semboldür; gizemli bir zenginliğin, akıllara durgunluk veren bir oluşumun ve gücün sembolüdür. Bu yollar, tıpkı ipek böceğinin maruz kaldığı acılı değişim süreci gibi, dramatik ama heyecanlı bir değişimin sembolüdür. Bu yollardan kimler geldi, kimler geçti? Kim yarı yolda kaldı, kim hedefine vardı? Kimbilir, yolculuğu Baykal kıyılarında başlayıp, Fransa Alpleri`nde son bulan Hunlu, bu uzun yolculuğu esnasında kaç kıyafet, kaç din ve kaç dil değiştirdi? İpek Yolu başlığıyla yayımlanacak olan serinin bu ilk kitabında Çin-Doğu Türkistan`ı ele alıyorum. Serinin ikinci kitabı ise Batı Türkistan ve Kafkasya üzerine olacak. Gelin, beraber gizemli bir yolculuğa çıkalım… -G. Ahmetcan Asena-

Ek bilgi

Dil

ISBN

Sayfa Sayısı

Kağıt/Cilt

Boyut

Basım Yeri

Basım Tarihi

Hoşunuza gidebilir…

Sale!

Altay Bilik

20,00 16,00

Altay Bilik, kadim Türk Tanrı dini (Tenricilik) esaslarına dayanan bir bozkır yaşam felsefesidir. Binlerce yılın süzgecinden geçen bir Türk yaşam tecrübesi, bir halk bilgeliğidir. Türklerin geleneksel imparatorluk dinidir. Bilgi, marifet, bilgelik ve bilimin bir sentezidir. İlahî uyum ve ilahî dengeden bahseden bir inançtır. Yaratılmış herşeyin Yaratıcı ile bir Bir`lik teşkil ettiğini vurgulayan, İslamî terminoloji ile söylemek gerekirse, kendine mahsus kavrayışı ile vahdet-i vücudcu bir anlayıştır. Ona göre insan, yaradılmışların en yücesidir; makro kosmosun bütün bilgi ve enerjilerini ihtiva eden bir mikro kosmostur. Evrenin sırrını anlamak icin insana bakmak yeterlidir! Tanrı ile insan arasında mutlaka bir aracı gerekmez. İnsan aslında mutlak Bir ile sürekli iletişim halindedir, ama bu arada üçüncü gözü (gönül gözü) kapanan insan bunun farkında değildir. Yüzeysel bakıldığında Altay inancı bugün çok kaotik bir resim arzediyor. Genel anlamda kabul gören bir adı, bir tanımı yoktur. Tenricilik, Altay Can, Kamlık ve benzeri adlarla anılıyor. Tanrılar, kudaylar, burkanlar, ruhlar, iyeler, göksel ve yersel enerjiler, ışınlar ve benzeri gizemli terimlerden bahsediyor. Putperest mi, tek tanrılı mı, çok tanrılı mı? İnsanın zihnini karıştırıyor. Fakat anlamaya çalıştıkça sır veriyor: Çokluğun arkasındaki nihaî Tek`likten, küllî akıldan, mutlak yaratıcıdan, bilinen ve bilinmeyen herşeyin birliğinden, âlemlerden, ruhun boyutlarından, göksel ve yersel enerjilerden, kutsal doğadan, maddenin dördüncü boyutundan sözediyor. Canlı yaş ağaç dalının ateşe atılmasını yasaklıyor. Tanrı insanı yaratırken, onun kendisine benzemesini istedi. diyor. Altay Bilik, Altay Türklerinin kadim Türk kültür zenginliği bazında ulusal kimliklerini yeniden diriltme yolunda bir milli uyanış denemesidir. Kökü binlerce yıl öncesine dayanan bir çağdaş efsane, bir mutlu geçmiş arayışıdır.

Sale!

Hunlar ve Türkistan

40,00 32,00

İpek Yolu serisinin ilk kitabı İpek Yolu – 1, Çin-Doğu Türkistan isimli eserin yazarı G. Ahmetcan Asena`nın yeni kitabı 2500 Yıllık Çin İmparatorluk Belgelerinde Hunlar ve Türkistan`da yer alan metinler, insanlığın Türkler ve Türkistan hakkında sahip olduğu en eski yazılı belgeler olarak kabul edilen Şi-ki ve Sin Hen-şu gibi Çin İmparatorluk Yıllıkları esas alınarak hazırlanmıştır. Ünlü sinology J. M. de Groot`un (1854-1921) Batı bilim dünyasına kazandırdığı metinler, G. Ahmetcan Asena tarafından notlarla zenginleştirilerek Türk okuruna sunulmaktadır. Orta Asya`nın ve bu anlamda Hunlar ve benzeri adlar altında karşımıza çıkan Türklerin siyasî ve kültürel tarihi yazılırken, devlet ve sosyo-ekonomik yapıları tahlil edilirken, en eskisi 2500 yıl öncesine dayanan bu belgeler esas alınmalıdır. Çin belgelerinden çıkan sonuca bakılırsa, Türk devlet geleneği sanıldığından çok daha eski, köklü ve zengindir. Asya`da Türk olgusu muhtemelen Çin olgusundan da eskidir. Bugünkü Türk terimi Kök Türklerden beri değil, en az MÖ 7. Yüzyıldan beri Asya`da bir boy adı olarak kullanılmaktaydı. Belgelerde, Asya`da yüz yıllar süren Türk hâkimiyetinin oluşması ve ibret verici çöküşünün yanı sıra, Hunların sebep oldukları büyük halk göçleri konusunda çarpıcı bilgiler yer almaktadır.