Sale!

Geçmişin Musiki Mirasına Bakışlar

40,00 32,00

Bülent Aksoy, Avrupalı Gezginlerin Gözüyle Osmanlılarda Musıki, Sermüezzin Rifat Bey`in Ferahnak Mevlevi Ayini kitapları ile Eugenia Popescu-Judetz ve Béla Bartók`tan yaptığı çevirilerle müzikoloji çevrelerinin yakından tanıdığı bir isim. Aksoy`u kitapları dışında yıllardır Açık Radyo`da sürdürdüğü programlarıyla Türk musıkisi tutkunları da izliyor. Bülent Aksoy, Geçmişin Musıki Mirasına Bakışlar isimli bu yeni kitabında yirmi yılı aşkın bir zamandır çeşitli sanat ve kültür dergilerinde yayımladığı deneme, makale ve incelemelerden bazılarını bir araya getiriyor. Kimi yazılarda deneme ile inceleme iç içe geçiyor. Bunun belli bir sebebi var, o da, musıki mirasımıza, musıkimizin sorunlarına eğilirken her zaman musıkinin kendi iç sorunlarının teknik çerçevesi içinde kalamamamdır. Yakın geçmişin dertleri musıkinin içindeki siyasetlerle, ideolojilerle iç içe geçmiştir bir kere. Aynı türden dertler daha uzak geçmişe gidince bile bir noktada nüksedebiliyor. Birtakım kemikleşip adeta resmîleşmiş yargılar hemen karşınıza çıkıyor. Böylece, musıki ile ilgili konular musıkinin dışına sarkmaya başlıyor; buradaki yazılarda olduğu gibi. -Bülent Aksoy

Karşılaştır

Açıklama

Bülent Aksoy, Avrupalı Gezginlerin Gözüyle Osmanlılarda Musıki, Sermüezzin Rifat Bey`in Ferahnak Mevlevi Ayini kitapları ile Eugenia Popescu-Judetz ve Béla Bartók`tan yaptığı çevirilerle müzikoloji çevrelerinin yakından tanıdığı bir isim. Aksoy`u kitapları dışında yıllardır Açık Radyo`da sürdürdüğü programlarıyla Türk musıkisi tutkunları da izliyor. Bülent Aksoy, Geçmişin Musıki Mirasına Bakışlar isimli bu yeni kitabında yirmi yılı aşkın bir zamandır çeşitli sanat ve kültür dergilerinde yayımladığı deneme, makale ve incelemelerden bazılarını bir araya getiriyor. Kimi yazılarda deneme ile inceleme iç içe geçiyor. Bunun belli bir sebebi var, o da, musıki mirasımıza, musıkimizin sorunlarına eğilirken her zaman musıkinin kendi iç sorunlarının teknik çerçevesi içinde kalamamamdır. Yakın geçmişin dertleri musıkinin içindeki siyasetlerle, ideolojilerle iç içe geçmiştir bir kere. Aynı türden dertler daha uzak geçmişe gidince bile bir noktada nüksedebiliyor. Birtakım kemikleşip adeta resmîleşmiş yargılar hemen karşınıza çıkıyor. Böylece, musıki ile ilgili konular musıkinin dışına sarkmaya başlıyor; buradaki yazılarda olduğu gibi. -Bülent Aksoy

Ek bilgi

Dil

ISBN

Sayfa Sayısı

Kağıt/Cilt

Boyut

Basım Yeri

Basım Tarihi

Yazarı

Bülent Aksoy

Yayınevi

Hoşunuza gidebilir…

Sale!

Cüneyd Orhon Anlatıyor: Radyo Günlerim

20,00 16,00

Bu kitapta Radyo Günlerim adı altında yayımlanan metin bir radyo mülakatıdır. On altı oturum sonunda ortaya çıkan bu mülakat 1999-2000 ve 2000-2001 yayın dönemlerinde Açık Radyo`da (Istanbul, 94.9 FM) Radyo Anıları adıyla yayımlanan uzun bir dizinin bir bölümüdür. Kitabın ekindeki CD`de sözü geçen programlardan bir seçki bulunmaktadır. Türk musıkisi açısından bambaşka bir anlamı vardır devlet radyosunun. Radyo en az elli yıl boyunca bu musıkinin en etkili yayın kurumu ve icra ortamıydı. Kendi icracısını kendi yetiştirmek zorunda kalan radyo, bu yöndeki faaliyetiyle zaman zaman bir okul kimliği de kazanmıştı. Radyonun musıki programları yeni bir icra biçimi de getirmiştir. Kısacası, radyo musıkisi diyebileceğimiz yeni bir icra şekillenmiştir musıki hayatında. Radyo günlerini bu kitapta toplanan on altı saatlik bir söyleşi içinde dile getiren Cüneyd Orhon sadece bir radyo icracısı değil, Ankara, İstanbul, İzmir radyolarının, daha sonra da TRT`nin hemen hemen her kademesinde resmi görevler yüklenmiş bir radyo yöneticisi, bir radyo adamıydı. Osmanlı-Türk musıkisinin devlet radyosu çatısı altında süren icrası bu musıkinin tarihinde mutlaka incelenmesi gereken bir yeni dönemeçtir. Radyo tarihi hakkında bugüne kadar çeşitli kitaplar yayımlandı. Ama bu kitabın onlardan önemli bir farkı var: Cüneyd Orhon, devlet radyosu bünyesinde yürütülen musıki çalışmalarını benzerine pek az rastlanabilecek ölçüde ayrıntılı bir biçimde, radyonun içini dışını bilen bir yetkili olarak tanıtıyor. Radyo tarihinin sayfaları bu söyleşilerde bir bir çevrilirken, üstü kapalı konuları gözler önüne sermekten sakınmıyor, yeri geldikçe de bizi radyo dünyasının atmosferine sokuyor.