Sale!

Gülzar-ı Musiki

32,00 28,80

Karşılaştır

Açıklama

Dönemin mûsikî anlayışı ve mûsikîye bakış üzerine bazı değerlendirmelerde bulunan yazar giriş bölümü olan “İfâde-i Mahsûsa” da güzel san’atların önemli bir kısmını teşkîl eden mûsikî ilminden söz ederken, “Sanâyi-i nefisenin (güzel san’atların) aksâm-ı kesîresinden (çoğu
bölümlerinden) bir kısm-ı mühimminî teşkîl eden fenn-i mûsikî (mûsikî ilmi) ki urûk-ı hissiyyâttın (hislerin köklerinin) vâsıta-i ihtizâzıdır (titreşim aracıdır). Rûha müteallik keyfiyyât-ı bedî’atü’l-cereyânını (beğenilen, takdîr edilen yeni durumların akışını) bir edâ-yi
beliğ (belâgatla yerine getirme) ve fasîh (açık ve düzgün) ile tebliğ içün yegâne vâsıta olması haysiyyetiyle (i’tibâriyle) hâiz olduğu ehemmiyyeti der-pîş-i tefekkür (düşünmeyi göz önünde tutma) ve teemmül (dikkatle tefekkür) edilince erbâb-ı rağbet ve iştiyâkın (güçlü istek ve ârzû duyan kimselerin) derhâl anın(onun) dâire-i feyz-i bâhiresinden (ışıklı,parlak ilim-irfân dâiresinden) vücûd-pezîr (vücûd bulan, meydan gelen) olmuş olan âsâr-ı pür-mesârre (çok zevkli eserlere) müncezib (gönül vermiş) olması bir emr-i tabîîdir (tabîî iştir). “diyerek mûsikînin önemi ve insan rûhu üzerindeki etkisini dile getirmiş; usûl ve makâmları müşevveş (anlaşılmaz, karmakarışık) olan bir takım âmiyâne (âdice, bayağı) şarkılara kitapta yer verilmediğinden, yer verilen eserlerin de önceki üstâdlar ile dönemin önemli bestekârlarına ait seçilmiş makbûl eserler olduğundan bahsetmiştir.