Sale!

Hallac

12,00 9,60

922 yılında Bağdat`ta devrin halife ve ulemasının ortak kararıyla şehit edilen Hallac, o günden bugüne, bir efsane olarak hem halkın arasında dilden dile dolaşmakta, hem saray şairlerinin hem de halk ozanlarının eserlerinde varlığını sürdürmektedir. Doğu`da ve Batı`da hiçbir İslam mutasavvıfı onun kadar aksiseda bulmamıştır. Hallac`ı bilen herkes onun cezbe halinde söylediği meşhur Ene`l-Hakk (Ben Yaratıcı Hakikatim) sözünü de bilir. Vahdet-i vücudu yaşayan birinin, içten gelen haykırışı olan bu söz yanlış anlaşılmış, onun Ben Tanrı`yım dediğini sananlar dinlerini korumak adına ona düşman olmuşlardır. Oysa Hallac`ı Ahmed Yesevi`nin, Mevlânâ Celâleddin Rumî`nin gözünden görmek gerekir. Onlara göre Hallac rahmete ve kurtuluşa ermiş bir âlimdi. Hallac, varlığını İslam`ın mutlak tek Tanrı inancına adayan bir dervişti. O bütün varlığıyla buna tanıklık etmek istiyordu; bunun için de bilinçli olarak her türlü çileyi sineye çekiyordu. Onun, şahsi Tanrı tecrübesini ve Tanrı`yı arayış çabalarını dile getirdiği şiirleri ve paradoksları bugün de okuyucuyu cezbetmekte ve düşünmeye sevketmektedir. Şimdi okuyucunun önünde iki seçenek var: Hayatın gerçek mânâsını derinleştirmek üzere kendini kor gibi yanan Tanrı ateşine bırakmak ya da Hallac`ı tehlikeli bir muhalif olarak görüp mahkûm eden zihniyetin yanında yer almak.

Karşılaştır

Açıklama

922 yılında Bağdat`ta devrin halife ve ulemasının ortak kararıyla şehit edilen Hallac, o günden bugüne, bir efsane olarak hem halkın arasında dilden dile dolaşmakta, hem saray şairlerinin hem de halk ozanlarının eserlerinde varlığını sürdürmektedir. Doğu`da ve Batı`da hiçbir İslam mutasavvıfı onun kadar aksiseda bulmamıştır. Hallac`ı bilen herkes onun cezbe halinde söylediği meşhur Ene`l-Hakk (Ben Yaratıcı Hakikatim) sözünü de bilir. Vahdet-i vücudu yaşayan birinin, içten gelen haykırışı olan bu söz yanlış anlaşılmış, onun Ben Tanrı`yım dediğini sananlar dinlerini korumak adına ona düşman olmuşlardır. Oysa Hallac`ı Ahmed Yesevi`nin, Mevlânâ Celâleddin Rumî`nin gözünden görmek gerekir. Onlara göre Hallac rahmete ve kurtuluşa ermiş bir âlimdi. Hallac, varlığını İslam`ın mutlak tek Tanrı inancına adayan bir dervişti. O bütün varlığıyla buna tanıklık etmek istiyordu; bunun için de bilinçli olarak her türlü çileyi sineye çekiyordu. Onun, şahsi Tanrı tecrübesini ve Tanrı`yı arayış çabalarını dile getirdiği şiirleri ve paradoksları bugün de okuyucuyu cezbetmekte ve düşünmeye sevketmektedir. Şimdi okuyucunun önünde iki seçenek var: Hayatın gerçek mânâsını derinleştirmek üzere kendini kor gibi yanan Tanrı ateşine bırakmak ya da Hallac`ı tehlikeli bir muhalif olarak görüp mahkûm eden zihniyetin yanında yer almak.

Ek bilgi

Çevirmen

G. Ahmetcan Asena

Dil

ISBN

Sayfa Sayısı

Kağıt/Cilt

Boyut

Basım Yeri

Basım Tarihi