Kumanova’dan Zeytinburnu’na Bir Rumeli Delikanlısı Arif Şentürk

Kıymetli sanatçımız Arif Şentürk’ün sesini bilmeyen, tanımayan herhalde yoktur ülkemizde.

Rumeli havaları denince akla ilk gelen sanatçılarımızdan biri, kendisidir. Rumeli’nin havasını teneffüs etmiş, suyunu içmiş herkes onun türkülerinde bir kez daha yaşar maziyi. Bir kez daha yaşar yolculuğu. Bir kez daha yad eder, köyünden toprağından kalkıp Anadolu yollarına düşenlerin hatıralarını. Yaşamamış olanlara da yaşatır Arif Şentürk bunları. Dolayısıyla hem tarihimiz için; hem de sanatımız, türkülerimiz için vazgeçilmez bir simadır o.

Onun sesinde, aslında yüz yıllık Rumeli hikayemizin acı tatlı hatıraları saklıdır.

1940’larda Makedonya-Kumanova’dan kalkıp Anadolu topraklarına gelen bir ailenin çocuğu olan Arif Şentürk, ülkemizde kendine has bir müzik tarzı oluşturmuştur.

Her Rumeli türküsü, onun sesinde bir başka çınlar. Sesi, müziği, bize bambaşka bir hissiyattan seslenir.

Biz, neşenin içindeki hüznü ondan öğrenmişizdir.
Hüznün ve acının içindeki umudu bize o öğretmiştir.

Böyle sanatçılar, her milletin medar-ı iftiharıdır. Arif Şentürk, önce Zeytinburnu’nun, sonra da bütün ülkemizin iftihar kaynağı ve baş tacıdır.

Savaşlar, zaferler veya yenilgiler nihayet milletin hafızasından silinebilir. Ama türküler kaybolmayan hafızamızdır.

Türkülerimizi dinleyerek, neler yaşadığımızı yeniden hatırlayabiliriz. Göç yollarında her defasında bir kez daha yürüyebilir, hayatın çilesini ve mutluluğunu bir kez daha hissedebiliriz. Velhasıl, geçmişin acılarını ve sevinçlerini, her türküde yeniden yad ederiz.

Bu bakımdan türküler, bizim en değerli arşivimizdir. Arif Şentürk gibi sanatçılarımızın dilinden milletimizin hafızasına aktarılırlar ve orada dipdiri yaşamaya devam ederler.

Kıymetli sanatçımızın hayatına adanmış bu kitapla, bir kez daha selamlıyoruz kendisini. Ve diyoruz ki; onun dilinde susmayacaktır hiç Rumeli’mizin sesi.
-Murat Aydın, Zeytinburnu Belediye Başkanı-
(Tanıtım Bülteninden)

Karşılaştır

Açıklama

Kıymetli sanatçımız Arif Şentürk’ün sesini bilmeyen, tanımayan herhalde yoktur ülkemizde.

Rumeli havaları denince akla ilk gelen sanatçılarımızdan biri, kendisidir. Rumeli’nin havasını teneffüs etmiş, suyunu içmiş herkes onun türkülerinde bir kez daha yaşar maziyi. Bir kez daha yaşar yolculuğu. Bir kez daha yad eder, köyünden toprağından kalkıp Anadolu yollarına düşenlerin hatıralarını. Yaşamamış olanlara da yaşatır Arif Şentürk bunları. Dolayısıyla hem tarihimiz için; hem de sanatımız, türkülerimiz için vazgeçilmez bir simadır o.

Onun sesinde, aslında yüz yıllık Rumeli hikayemizin acı tatlı hatıraları saklıdır.

1940’larda Makedonya-Kumanova’dan kalkıp Anadolu topraklarına gelen bir ailenin çocuğu olan Arif Şentürk, ülkemizde kendine has bir müzik tarzı oluşturmuştur.

Her Rumeli türküsü, onun sesinde bir başka çınlar. Sesi, müziği, bize bambaşka bir hissiyattan seslenir.

Biz, neşenin içindeki hüznü ondan öğrenmişizdir.
Hüznün ve acının içindeki umudu bize o öğretmiştir.

Böyle sanatçılar, her milletin medar-ı iftiharıdır. Arif Şentürk, önce Zeytinburnu’nun, sonra da bütün ülkemizin iftihar kaynağı ve baş tacıdır.

Savaşlar, zaferler veya yenilgiler nihayet milletin hafızasından silinebilir. Ama türküler kaybolmayan hafızamızdır.

Türkülerimizi dinleyerek, neler yaşadığımızı yeniden hatırlayabiliriz. Göç yollarında her defasında bir kez daha yürüyebilir, hayatın çilesini ve mutluluğunu bir kez daha hissedebiliriz. Velhasıl, geçmişin acılarını ve sevinçlerini, her türküde yeniden yad ederiz.

Bu bakımdan türküler, bizim en değerli arşivimizdir. Arif Şentürk gibi sanatçılarımızın dilinden milletimizin hafızasına aktarılırlar ve orada dipdiri yaşamaya devam ederler.

Kıymetli sanatçımızın hayatına adanmış bu kitapla, bir kez daha selamlıyoruz kendisini. Ve diyoruz ki; onun dilinde susmayacaktır hiç Rumeli’mizin sesi.
-Murat Aydın, Zeytinburnu Belediye Başkanı-
(Tanıtım Bülteninden)

Ek bilgi

Dil

ISBN

Sayfa Sayısı

Kağıt/Cilt

Boyut

Basım Yeri

Basım Tarihi

Yayınevi