7 sonuç gösteriliyor

Sale!

Şerif Muhiddin Targan

95,00 85,50

Modernleşme, Bireyselleşme, Virtüozite

Sale!

Müzik Etnolojisi

14,00 12,60
Sale!

İstanbul’da Eğlence

9,00 8,10

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı, Kültürel Miras ve Müzeler Direktörlüğü tarafından yürütülmekte olup İstanbul Kültür Mirası ve Ekonomisi Envanteri adlı proje kapsamında yayınlanmakta olan bu kitapta, eğlence İstanbul toplumsal yaşamının önemli bir bileşeni olarak ele alınmaktadır. İstanbulda eğlence hayatının tarihini de inceleyen eser, özellikle Cumhuriyet tarihinin son kırk yılını mercek altına alıyor. İstanbul eğlence hayatının hem mekânsal, hem de sosolojik çeşitliliğinin öne çıktığı bu derleme, okura bu çeşitliliği bir arada inceleme ve çeşitli cevrelerin eğlenceye yaklaşımının değişimini izleme fırsatı sunuyor. Volkan Aytar ve Kübra Parmaksızoğlu tarafından derlenen eser; Bizanstan günümüze, rock müzikten arabeske, türkü barlardan “cafe”lere uzanan İstanbulun eğlence hayatını birçok araştırmacı, gazeteci ve uzmanın kaleminden yirmi makaleyle sunmaktadır.

Sale!

İstanbul Kültür ve Sanat Sektörü

10,00 9,00

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı, Kültürel Miras ve Müzeler Direktörlüğü tarafından yürütülmekte olup İstanbul Kültür Mirası ve Ekonomisi Envanteri adlı proje kapsamında yayınlanmakta olan bu kitapta, İstanbul kültür ve sanat sektörünün önde gelen kişi ve kurum sözcüleriyle yapılan söyleşiler derleniyor. Kitapta, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti süreci de çeşitli aktörler tarafından değerlendiriliyor. Gösteri sanatlarından geleneksel sanatlara, müzikten yayıncılığa birçok alan için kültür yönetimi ve politikalarını da tartışmaya açan kitap; yöneticilerin, uzmanların ve sivil toplum örgütlerinin görüşlerine yer veriyor. Çalışmada sektörün önemli mekân ve kurumları hakkında çeşitli bilgiler verilirken, kitabın sonunda okuyuculara tüm bu mekân ve kurumların bir rehberi de sunuluyor.

Sale!

Almanya’da ”Hayali Türkiye”nin Müziği

39,00 35,10

Günümüzde yaşanan küreselleşme olgusu sosyal bilimlerin de kültüre, kültürel ürünler ile toplum arasındaki ilişkilere bakış açısını değiştiriyor. “Kültüre” artık eskiden olduğu gibi sınıflandırılmış, belli bir coğrafi alan içinde, durağan, bileşenleri birbirine bağlı, kapalı bir alanı kapsayan tek bir birim ya da bunun yarattığı bir sistem olarak bakılmamakta; tersine artan hareketlilik ve kültürün, kültürel ürünlerin dolaşımı sonucunda ortaya çıkan farklı etkileşim kanalları, bunların yarattığı değişik boyutlar özellikle kültürel saha araştırmalarında yeni yöntemleri zorunlu kılmaktadır.
Bu aynı zamanda ulusların “hayali cemaatler” olarak tanımlanması gibi “kültürlerin” de kendi içlerinde yarattıkları sözde doğal ilişki ve sonuçların son k ertede “hayali” bir şey olarak ele alınması sonucunu doğurmaktadır. Bu alanda en hareketli süreç ise etno-müzikoloji konusunda yapılan saha araştırmalarında ve bu anlamda “müzik kültürünün” tasvirinde yaşanmaktadır.

Kendisi de bir etno-müzikolog olan Martin Greve, altı yılı aşkın bir süre içinde çok boyutlu araştırmalar yaparak yazdığı eserinde, Almanya’da yaşayan Türkiyeli göçmenlerin yaratmış olduğu müzik yaşamını tüm boyutlarıyla ele alıyor. Kendi tanımlamasıyla “Hayali Türkiye”de müzik yaşamının oluşumunu, Alman şehirlerindeki “Türk müzik yaşamı”nı, müzisyenleri, müzik eserlerini, buralardaki “müzik alemi”nin yarattığı ticari olanakları vb. inceliyor.

Sale!

İstanbul’un Festivalleri

9,00 8,10

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Kültürel Miras ve Müzeler Direktörlüğü tarafından yürütülmekte olup İstanbul Kültür Mirası ve Ekonomisi Envanteri adlı proje kapsamında yayınlanmakta olan bu kitap festival olgusunu incelerken kentin geniş katılımlı kültür ve sanat etkinliklerinin değerlendirmesini yapıyor. hem İstanbulun kamusal alanda birarada eğlenme kültürünü hem de sanat etkinliklerinin daha geniş bir kitleye yayılma yönünde gösterdiği çabayı inceleyen eser bunların şehir ekonomisi açısından önemini de vurguluyor. Serhan Adanın derlediği kitap İstanbulda özel ve sivil girişimler tarafından düzenlenen festivaller kadar merkezi ve yerel yönetimler eliyle düzenlenen etkinlikleri de ele alarak okura festivalleri siyasal ve ekonomik bağlamında değerlendirme ve sürdürülebilirliklerini sorgulama fırsatı sunuyor.