4 sonuç gösteriliyor

Sale!

Sûrnâme – Sultan Ahmet’in Düğün Kitabı

150,00 135,00

Sûrnâme Osmanlı dönemi Türk edebyatında sünnet, evlenme ve tahta çıkma münasebetleriyle yapılan şenlikleri anlatan eserlere verilen ortak addır. Bu eserlerin önemi, yazıldıkları zamanı bütün yönleriyle yansıtmaları, bu yüzden de araştırmalar için zengin kaynaklar olmalarıdır. Bilinen surnâmeler içinde en genişi, en şöhretlisi ve Türk kültür tarihi açısından en önemlisi Vehbî’ninkidir…
Bir büyük devlet düze­ni, bu düzeni yöneten insanlar, pek çok ilgi çekici yönüyle günlük hayat, bizim insanımızın meydana getirdiği bir şe­hir kültürünün olanca zenginliği, bugün yalnızca övünç duyulabilecek bir üstünlüğü yansıtan bütün sesler, renkler ve görüntüler ve daha neleriyle yaşanmış bir tarih dönemi… ihtişam ve bu ihtişama yaraşır bir devlet düğünü ve şöleni …

XVIII. yüzyılın ilk çeyreğinde, olumsuz gelişmelere rağmen yine de gününün en büyük imparatorluğu ve bu imparatorluğun büyüklüğünü o günün dünyasına gösteren bir sultan: Sultan III. Ahmet ve benzersiz bir dil ve üslupla bu devlet düğününde olan biteni bütün ayrıntısıyla aktaran bir dil ve kalem ustası: Vehbî. Biri devlet ihtişamını, diğeri bu ihtişama yaraşır bir dil ve sanat kudretini temsil eden iki insan: Sultan Ahmet ve Vehbî … ve göz kamaştırıcı bir düğün ve şölen. Nakkaş Levnî’nin minyatürleriyle süslenen Vehbi’nin Sûrnâme’sine bu yüzden bir de alt başlık koyduk: Sultan Ahmet’in Düğün Kitabı…

Sale!

Bach: Yaşamı ve Eserleri

30,00 27,00

“Yüzyılı aşkın bir süredir Almanyanın Thüringen ve Saksonya bölgesindeki şehirlerde müzik işçileri olarak çalışan bir aile, zaman içinde oluşturduğu piramidi neredeyse tamamlamıştı. Piramidin tepe noktasını oluşturacak son taş da 21 Mart 1685 günü yerine yerleşti.” Bach ailesine yeni bir üye daha katılmıştı. Vaftiz babalarının ön isimlerini alan bebek, kilise defterine Johann Sebastian Bach olarak kaydedildi.

Aydın Büke, çok sesli müziğin en önemli ismi olan Bachın serüvenini, yaşadığı dönemin tarihsel çerçevesinden bizlere aktarıyor. Bachın bugüne dek ayrıntısıyla işlenmeyen eserleri kitapta geniş yer tutarken, tanınmış eserlerinin de farklı yönlerine işaret ediliyor.

Sale!

Mozart: Bir Dahinin Sosyolojisi Üzerine

25,00 22,50

Ünlü alman sosyolog Elias, 1781 yılında henüz b,r “dahi” kavramını tanımayan bir toplumda “dahi”nin yaşadığı karşıtlıkları saptarken, diğer yandan da doymak bilmeyen bir sevgi ihtiyacı duyan Mozart’ı insana özgü nitelikleri açısından ele alıyor.

Deha, Mozart’tan önce de vardı. Ancak, daha önceki hiçbir deha ve onun ürünleri iletişim araçları ve kitle kültüründeki memetik bulaşma aracılığıyla onunki kadar yaygın ve bilinir hale getirilmemişti. Forman’ın 1984’te çektiği Amadeus filminin ardından 80’lerin kalanını kaplayan Mozart çılgınlığı, büyük sanatçının 250. doğum günü dolayısıyla yeniden canlanacak gibi görünüyor.

Sale!

İslam Açısından Müzik ve Semâ

35,00 31,50

Müziği gök cisimlerinin devinirken çıkardığı ses olarak tanımlayan Pitagoras’ı dikkate alacak olursak başlangıçta müzik vardı. Bu yüzdendir ki onsuz bir dünya tasavvur etmemiz mümkün değil. Durum böyle olunca dinler açısından da müzik kaçınılmaz bir şekilde büyük önem taşımıştır. Süleyman Uludağ, bu incelemesinde oniki asırlık bir zaman diliminde, büyük ve meşhur âlimler tarafından yazılı ve sözlü olarak tartışılan bir mevzuda araştırma yapmanın güçlüklerine rağmen, konuyu doyurucu bir şekilde okurun önüne seriyor. İslam dininde müziğin nasıl algılandığını bu konudaki uzun tartışmaları, kelâmcıların, fıkıhçıların, mutasavvıfların, hadisçilerin iddialarını, yorumlarını ortaya koyuyor.Müzik ve Semâ müzikle beslenmemiş ruhların “hasta” olduğunu iddia edenler ile müziğin hasta ettiği kişilerden söz edenlerin, onun şeytani yönüne vurgu yapanların tartışmalarını merak eden okurlar için eşsiz bir kaynak.