Yazarın Pan Yayıncılık'tan yayınlanmış kitapları:
Altı Derste Müziğin Poetikası
|
|
İGOR STRAVİNSKY
Rusça tam adı İgor Fyodoroviç Stravinski’dir. (doğumu 17 Haziran 1882,
Oranienbaum, Petersburg yakınları, Rus Çarlığı-ölümü 6 Nisan 1971, New
York/ABD), Rus asıllı besteci. I. Dünya Savaşı yıllarından başlayarak
sürekli Rusya dışında yaşamış, özellikle “Ateş Kuşu” (1910), “Petruşka”
(1911), “Bahar Ayini” (1913) ve “Orpheus” (1947 gibi bale müzikleriyle
ünlenmiştir..
Kiev ve Petersburg operalarında ünlenmiş yetenekli bas şarkıcı Fyodor
İgnatiyeviç Stravinski’nin dört oğlundan üçüncüsüdür. Küçük yaşta müziği
sevmiş; babasının evdeki provalarını dinledi; dokuz yaşında piyano,
ardından da armoni ve kontrpuan derslerine başladı. Ama müziğe
yatkınlığına karşın, ailesinin müziği meslek seçmesine izin vermemesi
üzerine ceza hukuku ve hukuk felsefesi öğrenimi için Petersburg
Üniversitesine’ne gönderildi. Üniversiteyi Rimski-Korsakof’un oğluyla
birlikte okumuş, bu arada müzik ilgisi kompozisyona yönelmişti. 1902
yazında Rimski-Korsakof ile tanıştı. Ertesi yıl Rimski-Korsakof’tan özel
ders almaya başladı ve üç yıl kadar (1903-06) ders almayı sürdürdü.
Rimski-Korsakof’la sürekli tartıştığı kompozisyonları, gene onun
aracılığıyla Petersburg’da özel ya da halka açık konserlerde
seslendirildi. Mi-bemol majör Senfoni’nin (1905-07) yanı sıra,
Rimski-Korsakof’un kızına düğün armağanı olarak yazdığı “Feyervek” de
(1908; Havai Fişekler) bu tür konserlerde çalındı. Bu son yapıt
seslendirilmeden hemen önce ölen ustasının anısına yazdığı cenaze ağıtı
(1908) ise Petersburg’da çalındı, ama müziği günümüze ulaşmadı.
1905’te üniversiteden mezun olan Stravinsky 1906’da kuzeni Yekaterina
Nossenko’yla evlendi. 1907’de oğulları Theodore, ertesi yıl da kızları
Ludmilla doğdu..
6 Şubat 1909’da Petersburg’da Stravinsky’nin “Peyerverk” ve “Scherzo
Fantastique” (1907-08) adlı orkestra parçasını dinleyen emprezaryo
Sergey Diaghilev, ondan Rus Balesi’nin 1909 sezonu için çeşitli bale
müziklerinin orkestra düzenlemesini yapmasını istedi. 1910 sezonu içinde
yeni bir bale müziği ısmarladı. Böylece ortaya çıkan “Jar-ptitsa”nın
(L’Oiseau de feu; Ateş Kuşu) 25 Haziran 1910’da Paris Operası’ndaki
büyük başarısı üzerine Stravinsky, piyano ve orkestra için yazmaya
başladığı “Konzertstück”ü (Konser Parçası) Diaghilev’in de ısrarıyla
baleye uyarladı; “Petruşka” adlı bu yapıtı Rus Balesi 1911-1913 arasında
tamamladığı “Lesacre du printemps” (Vesna suyaşçennaya; Bahar Ayini)
adlı bu çalışmasının dinamik müziği 29 Mayıs 1913’te Paris’in Champs
Elysees Tiyatrosu’ndaki ilk gösteride büyük bir skandala yol açtı.
1908-1909 yıllarında başladığı, Hans Christian Andersen’in “Bülbül”
masalına dayanan kısa operası ise, 1913’te sahneleneceği Moskova Özgür
Tiyatrosu’nun dağılması üzerine Diaghilev tarafından uyarlanarak Rus
Balesi’nin 1914 yaz programına alındı. Stravinsky o yaz başladığı “Les
Hoces” (Svadebka; Düğünler) adlı bale kantatını Rus köylü temaları ve
töreleri üzerine kurmaya karar verdi. Savaşın araya girmesiyle ancak
1917’de tamamlayabildiği kompozisyonun orkestra düzenlemesini 1923’e
değin bitiremedi. Rus Balesi’yle ilişkileri yüzünden 1910-14 arasında
Rusya’da fazla kalamamıştı. Savaş yıllarını ise tümüyle İsviçre’de
geçirdi. Ailesinin vereme yatkınlığı da İsviçre iklimini çekici
kılıyordu. İkinci oğlu Soulima 1910’da Lozan’da, ikinci kızı Milena
1914’te Leysin’de doğdu. “Bahar Ayini”nin bazı bölümleriyle Solovey de
(Bülbül) İsviçre’de yazıldı..
Savaş ilerledikçe Stravinsky yalnızca Rusya’dan değil, Rus Balesi’nden
ve merkezi Berlin’de bulunan müzik yayımcısından da koptu. Savaş
sırasında yazdığı kompozisyonların birçoğu için Cenevre’de bir yayımcı
buldu. İsviçreli romancı Ferdinand Ramuz’la birlikte gezginci küçük bir
tiyatro için, “okunacak oynanacak ve dans edilecek” eğlendirici “L
Histoire du soldat”yı (Askerin Öyküsü) yazdı. Savaş bitince Fransa’ya
yerleşerek yaklaşık 20 yıl (1920-39) çeşitli Fransız kentlerinde oturdu.
Bu yıllar da müziğinde de köklü bir değişikliğe giderek önceki üslubunu
belirleyen Rus öğeleri yerine yeni-klasik anlatımı benimsedi. Ama
yepyeni bir tarzda yazabilmek için büyük çaba göstermek zorunda kaldı ve
ancak “örnekleme, deneme ve birleştirme” yılları dediği uzun
çalışmaların ardından, önceki büyük yapıtlarıyla boy ölçüşebilecek
“Oedipus Rex” (1927; Kral Oedipus) ve “Lasymphonie de Psaumes” (1930;
Mezmurlar Senfonisi) gibi yeni yapıtlar verdi..
Savaştan hemen sonra Stravinsky Rus Balesi’yle yeniden, ama bu kez çok
daha gevşek bağ kurdu. Diaghilev’in isteği üzerine 1920’de Giovanni
Battista Pergolesi’nin müziğine dayanan “Pulcinella” (1920) bale
düzenlenmesini yaptı. Bu topluluk için yazdığı son bale “Apollon
Musagete” (1928; Musaların Başı Apollon) oldu. Ertesi yıl Diaghilev öldü
ve topluluk dağıldı..
Rusya’daki mülklerini yitiren Stravinsky gelir sağlamak için yan uğraş
olarak piyanistliğe ve orkestra şefliğine yöneldi. Piyano ve nefesli
çalgılar için konçerto (1923-24), piyano için Sonat ((1924), piyano için
La Majör Serenat (1925), piyano ve orkestra için Capriccio (1929), iki
solo piyano için Konçerto (1935) gibi bazı yapıtlarını da solocu olarak
kendisi için yazdı. Daha çok Avrupa’da turneye çıktıysa da üç kez Kuzey
Amerika’ya (1925, 1935 ve 1937) bir kez de Güney Amerika’ya (1936)
gitti. Bu arada bale müziği yazmayı da sürdürdü. Rus dansçı Ida
Rubinstein’ın 1920’lerin sonunda oluşturduğu topluluk için iki bale
müziği yazdı. Bunlardan “Le Baiser de la Fee”yi (1928; Perinin Öpüşü)
Çaykovski’nin piyano ve vokal müziğinden seçmeler üzerine kurdu.
“Persephone”daysa (1934) Andre Gide’in bir şiirini temel aldı. Ardından,
yeni kurulan Amerikan Bale Topluluğu için “The Card Party”yi (1937;
İskambil Partisi) yazdı.
1938’de büyük kızı veremden ölen Stravinsky 1939’da da karısını ve
annesini kaybetti. II. Dünya Savaşı başlayınca Harvard Üniversitesi’nin
çağrısını kabul ederek 1939-40 öğretim yılında müzik konferansları
vermek üzere ABD’ye gitti. 1940’ta yıllardır tanıdığı oyuncu Vera de
Bosset’yle evlendi. Hollywood’da bir ev satın alarak çeyrek yüzyıldan
fazla karısıyla orada yaşadı.
Savaş yıllarında “Do Majör Senfoni” (1938-40)ve “Üç Bölümlü Senfoni”
(1942-45) adlı iki önemli senfonik yapıt besteledi. 1920’de yazdığı
“Nefesli Çalgılar Senfonileri”nde kullandığı Rusya dönemine özgü müzik
ögelerinin yerine, “Do majör Senfoni”de yeni klasik ilkelerin senfoni
formunda bir özetini verdi. “Üç Bölümlü Senfoni”deyse konçerto ve
senfoninin temel özelliklerini başarıyla birleştirdi.
1948-51 arasında “The Rake’s Progress” (Ahlaksızın İlerlemesi) adlı
yeni-klasik operası üzenrinde çalıştı. Librettosunu W. H. Auden ile
Chester Kalman’ın yazdığı bu operayı bitirince 1939’dan beri ilk kez
Avrupa’ya dönerek yapıtının Venedik’teki Teatro la Fenice’deki ilk
sahnelenişini yönetti. “The Rake’s Progress”i yazarken asistan olarak
Hollywood’daki evine çağırdığı genç ABD’li müzikçi Robert Craft’ın
serial müziğe yakınlığı, Stravinsky’nin artık kendisine dar gelen
yeni-klasik tarzı aşmasına yardımcı oldu. O sıralar henüz pek tanımadığı
Anton von Webern’in, Arnold Schoenberg’in ve Alban Berg’in müziğini
dikkatle inceleyen Stravinsky, başlangıçta tonal müzik çatısı içinde
bazı çekingen serial müzik denemeleri yaptı. Daha büyük ölçekli yapıtlar
olan “Canticum Sacrum” (1955; Kutsal Kantik) ve “Agon” (1953-57)
balesinde modal ve tonal bir müzikle başladıktan sonra tümüyle serial
bir yapıya geçiyor ve sonunda başlangıçtaki modal ve tonal müziğe
dönüyordu. Tümüyle serial kompozisyonlarından ilki olan “Thereni”yi
(1958; Threnoslar), Rusya ve yeni-klasik dönemlerinin başyapıtları kadar
önem taşıyan “Movements” (1959), “Variations” (1964; Çeşitlemeler) ve
“Requiem Canticles” (1966; Requiem Kantikleri) izledi. Bu tarihten sonra
sağlığı bozulan Stravinsky gitgide daha az yazmaya başladı, ama 1970’te
bile hâlâ Bach’ın bazı prelüd ve füglerinin çalgı için
transkripsiyonlarını yapıyordu..
Stravinsky 20. yüzyıl müziğine büyük katkıda bulunmuş, kendine özgü
eleştirel tutumu özellikle ölçü, tempo ve ses gürlükleri açısından
önemli sonuçlar doğurmuştur. Bileşik ölçülü asimetrik kalıpları
araştırmış, müzik cümlelerinde kullandığı figür ve motifleri uzatarak ya
da çıkararak simetrik cümleleme geleneğini yıkmıştır. Müziğe yeniden
kazandırdığı şaşmayan vuruş duygusu birçok bestesinin dansa uygun
düşmesini sağlamıştır. Bazısı ortak çalışma ürünü birçok kitabı da
yayımlanan Stravinsky, Venedik’te San Michele Adası’nda gömülüdür.
Kaynak: Ana Britannica
DİĞER ÖNEMLİ YAPITLARI
Operalar: Mavra (1922). Sahne müziği: Renard (1916; Tilki); Tufan
(1962). Ses Müziği: Yıldızlar Kralı (1911); Babil Kulesi (1944); Missa
(1948); Kantat (1952); Bir Vaaz, Bir Anlatı, Bir Dua (1961); İbrahim ve
İshak(1963). Orkestra Yapıtları: Circus Polka (1942); Od (1943); Bale
Sahneleri (1944). Konçertolar: Re Majör Keman Konçertosu (1931);
Dumbarton Oaks (1938); Ebony Concerto (1945); Yaylı Çalgılar İçin Re
Majör Konçerto (1946). Oda Müziği: Yaylı Çalgılar Dörtlüsü İçin Üç Parça
(1914); Solo Klarnet İçin Üç Parça (1919); Yaylı Çalgılar İçin
Konçertino (1920); Nefesli Çalgılar İçin Sekizli (1923); Duo Concertant
(1932); Eleji (1944;, Yedili (1952); Çiftli Kanon (1959). Piyano
Yapıtları: Piano Rag-Music (1919); iki piyano için sonat (1944).
|