Sokaknâme Sedat Anar

SokaknâmeBir Sokak Müzisyeninin Kaleminden

İndirimli Fiyat : 60,30TL
Taksitli fiyat : 9 x 7,37TL
978-975-05-2545-2
362375
Sokaknâme
Sokaknâme Bir Sokak Müzisyeninin Kaleminden
İletişim Yayınları
60.30

“Sokakta topladığımız paralarla yaşamaya çalışıyorduk ama sokak müziği bizim için paradan fazlasını ifade ediyordu. Yaşadığımız tüm sıkıntı ve olumsuzluklar bir yana, sokakta müzik yaparken aldığımız keyfi ve hissettiğimiz güzel duyguları yazıya dökebilmem mümkün değil. Sokak müzisyenliği çaresizlik değildir, bir duruştur. Sokakta insanlarla iletişim kurmanızı engelleyen hiçbir şey yoktur. Sokak, insanlarla hemhal olmayı öğretir. (…) Yaşamadığımız hayatın sanatı olmaz...”

Sedat Anar’ın Urfa-Halfeti’de çobanlık yaparken cura çalarak başlayan müzisyenlik macerası üniversite öğrencisi olarak geldiği Ankara’da karnını doyurabilmek için sokaklarda darbuka, gitar, cura çalarak, sonra santura geçerek devam ediyor… Santurun peşinde İran’a gidip üstatlarından öğrenerek yol alıyor… “Resmî” konserlere, festivallere albümlere varıyor. Bugün Sedat Anar, ülkenin saygın, usta müzisyenlerinden biri. Ama o, en az konserler kadar, dost meclislerinde, meşklerde ve yine sokakta çalmakta buluyor zevki. Çünkü “Sanatın eliti yoktur,” diyor: “Sanat, her şeyiyle dünyayı daha iyi bir yer kılma çabasıdır.”

Santur mızrabına adeta silah muamelesi yapan zabıtalar… Önlerine dökülen bozukluklar… Santur, gitar, bendirle Âşık Veysel türküleri seslendirirken başlarına dikilip “Ölürüm Türkiyem” çalmalarını isteyen bıçkın bir engelli… Türlü çeşit insanlar… Sokak ve müzik kadar canlı ve sürprizli, sıcacık bir sokak ve müzik hikâyesi.

  • Açıklama
    • “Sokakta topladığımız paralarla yaşamaya çalışıyorduk ama sokak müziği bizim için paradan fazlasını ifade ediyordu. Yaşadığımız tüm sıkıntı ve olumsuzluklar bir yana, sokakta müzik yaparken aldığımız keyfi ve hissettiğimiz güzel duyguları yazıya dökebilmem mümkün değil. Sokak müzisyenliği çaresizlik değildir, bir duruştur. Sokakta insanlarla iletişim kurmanızı engelleyen hiçbir şey yoktur. Sokak, insanlarla hemhal olmayı öğretir. (…) Yaşamadığımız hayatın sanatı olmaz...”

      Sedat Anar’ın Urfa-Halfeti’de çobanlık yaparken cura çalarak başlayan müzisyenlik macerası üniversite öğrencisi olarak geldiği Ankara’da karnını doyurabilmek için sokaklarda darbuka, gitar, cura çalarak, sonra santura geçerek devam ediyor… Santurun peşinde İran’a gidip üstatlarından öğrenerek yol alıyor… “Resmî” konserlere, festivallere albümlere varıyor. Bugün Sedat Anar, ülkenin saygın, usta müzisyenlerinden biri. Ama o, en az konserler kadar, dost meclislerinde, meşklerde ve yine sokakta çalmakta buluyor zevki. Çünkü “Sanatın eliti yoktur,” diyor: “Sanat, her şeyiyle dünyayı daha iyi bir yer kılma çabasıdır.”

      Santur mızrabına adeta silah muamelesi yapan zabıtalar… Önlerine dökülen bozukluklar… Santur, gitar, bendirle Âşık Veysel türküleri seslendirirken başlarına dikilip “Ölürüm Türkiyem” çalmalarını isteyen bıçkın bir engelli… Türlü çeşit insanlar… Sokak ve müzik kadar canlı ve sürprizli, sıcacık bir sokak ve müzik hikâyesi.

      Stok Kodu
      :
      978-975-05-2545-2
      Boyut
      :
      13,5 x 19,5 cm
      Sayfa Sayısı
      :
      249
      Basım Yeri
      :
      İstanbul
      Baskı
      :
      3
      Basım Tarihi
      :
      2021
      Kapak Türü
      :
      Karton kapakk
      Kağıt Türü
      :
      Kitap kağıdı
      Dili
      :
      Türkçe
  • Taksit Seçenekleri
    • Bonus Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      60,30   
      60,30   
      2
      31,36   
      62,71   
      3
      21,31   
      63,92   
      6
      10,85   
      65,12   
      9
      7,37   
      66,33   
      Maximum Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      60,30   
      60,30   
      2
      31,36   
      62,71   
      3
      21,31   
      63,92   
      6
      10,85   
      65,12   
      9
      7,37   
      66,33   
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat