Yeni
Şostakoviç Bilsay Kuruç

Şostakoviç Elli Yıl Sonra

%10 indirimli
350,00TL
315,00TL
Taksitli fiyat: 9 x 38,50TL
Temin süresi 1 gündür.
Stok Kodu
978-625-418-469-7
Boyut
16,5 x 22
Sayfa Sayısı
140
Basım Yeri
İstanbul
Baskı
1
Basım Tarihi
Kasım 2025
Kapak Türü
Karton Kapak
Kağıt Türü
1. hamur
Dili
Türkçe
978-625-418-469-7
362852
Şostakoviç
Şostakoviç Elli Yıl Sonra
315

20. yüzyıl büyük devrimlerin, savaşların, ulusal kurtuluş mücadelelerinin ve karşıdevrimlerin çağıydı. Politikada olduğu kadar kültür-sanat alanında da büyük kırılmalara ve yaratıcı patlamalara gebeydi. Şostakoviç, özelde senfoni türünde genelde müzik dünyasında yeni ufuklara çağlayan bir yataktır. Yüzyılın ortasında yönünü arayan insanla “müzik düşüncesi” üzerinde buluşarak kendi sesini aramış; insanın çok boyutlulukla yüklü “dramı”nı yine onun yaratıcı gücüne duyduğu güvenle aşmaya çalışmıştır. O, uygarlığın derin dokusuna, kendi kumaşında biçtiği evrensele kucak açan bir yorum kattı. Sovyet insanının gündelik tasalarını; 1905 ve 1917 Devrimlerini, İçsavaşı, tarımda kolektivizasyonu, İkinci Dünya Savaşı’nı hep derinlikle, incelikle, ülke sevgisiyle evrensel biçime bürüdü. Soğuk Savaş’ın antikomünist histerisine kapılmadan, özgün bir hümanizma geliştirdi. Bu tarihsel uğrak bizi “Şostakoviç’i nasıl dinlemeli?” sorusuna getiriyor. Dinleyiciyi, Soğuk Savaş’ın yarattığı tahribatla şekillenen “piyasa mahkûmu” olmak zorunda değil. Bilakis, müzik önünde “kendi saygınlığını bilen kişi” olmak zorunluluğundadır. Cumhuriyet bilgesi Bilsay Kuruç, yalın ama özlü çalışmasında, Şostakoviç’i tarihsel bağlamı içinde incelerken hem salt tüketici konumuna itilmeye çalışılan “müzikseverlik” fikrine meydan okuyor, müziğin kolektif doğasını anımsatıyor hem de Sovyet kültür yaşamına dair –Soğuk Savaş yalanlarına pabuç bırakmadan– derin ipuçları veriyor.

20. yüzyıl büyük devrimlerin, savaşların, ulusal kurtuluş mücadelelerinin ve karşıdevrimlerin çağıydı. Politikada olduğu kadar kültür-sanat alanında da büyük kırılmalara ve yaratıcı patlamalara gebeydi. Şostakoviç, özelde senfoni türünde genelde müzik dünyasında yeni ufuklara çağlayan bir yataktır. Yüzyılın ortasında yönünü arayan insanla “müzik düşüncesi” üzerinde buluşarak kendi sesini aramış; insanın çok boyutlulukla yüklü “dramı”nı yine onun yaratıcı gücüne duyduğu güvenle aşmaya çalışmıştır. O, uygarlığın derin dokusuna, kendi kumaşında biçtiği evrensele kucak açan bir yorum kattı. Sovyet insanının gündelik tasalarını; 1905 ve 1917 Devrimlerini, İçsavaşı, tarımda kolektivizasyonu, İkinci Dünya Savaşı’nı hep derinlikle, incelikle, ülke sevgisiyle evrensel biçime bürüdü. Soğuk Savaş’ın antikomünist histerisine kapılmadan, özgün bir hümanizma geliştirdi. Bu tarihsel uğrak bizi “Şostakoviç’i nasıl dinlemeli?” sorusuna getiriyor. Dinleyiciyi, Soğuk Savaş’ın yarattığı tahribatla şekillenen “piyasa mahkûmu” olmak zorunda değil. Bilakis, müzik önünde “kendi saygınlığını bilen kişi” olmak zorunluluğundadır. Cumhuriyet bilgesi Bilsay Kuruç, yalın ama özlü çalışmasında, Şostakoviç’i tarihsel bağlamı içinde incelerken hem salt tüketici konumuna itilmeye çalışılan “müzikseverlik” fikrine meydan okuyor, müziğin kolektif doğasını anımsatıyor hem de Sovyet kültür yaşamına dair –Soğuk Savaş yalanlarına pabuç bırakmadan– derin ipuçları veriyor.

Tüm Kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 315,00    315,00   
2 163,80    327,60   
3 111,30    333,90   
6 56,70    340,20   
9 38,50    346,50   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat